Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/167 E. 2022/543 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/167
Karar No
2022/543

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/2049 KARAR NO : 2025/240 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/06/2022 NUMARASI : 2021/167 E. - 2022/543 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28/06/2022 tarih ve 2021/167 E. - 2022/543 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davacı ile davalı arasında imzalanan taşıt sözleşmesi uyarınca, davacıya ait ... plakalı otobüs ile davalının şehirlerarası otobüs taşıma işi yaptığını, davalının yolculara bilet kestiğini, bilet parasının tamamını tahsil edip kendi komisyonunu kestikten sonra otobüs sahibine kalan parayı ödediğini, davacı tarafından yolcu taşıma faturası düzenlendiğini, davalı tarafından ise komisyon faturası düzenlendiğini, davalının 2017 yılı ikinci yarısından itibaren yolculardan peşin aldığı taşıma ücretlerini ödememeye başladığını, davalının muhasebe kayıtlarının usulüne uygun olmadığını ve ödeme niyetinin de olmaması nedeni ile hesap mutabakatının sağlanamadığını, şimdilik tespit edilen alacağın tahsili için davalı aleyhinde Kayseri 5 İcra Müdürlüğünün 2018/9405 Esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluna özgü icra takibi başlattıklarını, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, davalının borca vaki itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini ve davalının takibe konu alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borçlu olmadığı gibi alacaklı olduğunu, müvekkilinin muhasebe kayıtlarının usulsüz olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini ve davacının dava konusu miktarın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı vekilinin 30/03/2021 tarihli dilekçesi ekinde ödeme belgesi sunduğu; davacı asilin isticvap edildiği ve 16/11/2021 tarihli celsede alınan beyanında ödeme makbuzlarında imzası bulunan ...'ın oğlu, ...'ın kardeşi olduğunu, ... ile ise herhangi bir akrabalığı bulunmadığını, davalı tarafça sunulan tahsilat makbuzlarındaki imzalar adı geçen kişilere ait olup olmadığını ve bu kişilerin bu paraları alıp almadıklarını bilemediğini, ancak kendisine ödenen para bulunmadığını, hakkı olan parayı istediğini, kendisinin davalı otobüs şirketinde üç tane aracının bulunduğunu, bu üç aracı oğlu ve kardeşi ile birlikte işlettiklerini, ama onların hiç bir zaman gelip gitmediklerini, dolayısıyla onlara yapılan ödemeyi kabul etmediğini, alacağının baki olduğunu, dava konusu alacağı ödenmediği için daha sonraki tarihte araçlarını çalıştırmadığını beyan ettiği; dosyamız kapsamında ticari defterlerin incelemesi amacıyla bilirkişi incelemesi yapıldığı, ödeme evraklarından davacının kabulünde olan ödemeler düşüldükten sonra davacının bakiye alacağının 22.447,98-TL olduğu, davalıya yemin deliline dayanması nedeniyle yemin teklifi hatırlatıldığı, davalı tarafın yemin deliline başvurmadığı, ticari defterlerle belirli olduğundan alacağın likit olması karşısında icra inkar tazminatına hükmedildiği, davacı kötü niyetli görülmediğinden kötü niyet tazminatının uygun görülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, kapatılan Kayseri 5. İcra Müdürlüğünün 2018/9405 esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın kısmi iptali ile; 22.447,98-TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa tahsil edilene kadar ticari avans faizi uygulanmasına, itirazın iptaline karar verilen 22.447,98-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının müvekkilinden alacağı bulunmadığını, davaya konu icra takibinde cari hesap alacağına dayanılmış olup, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi ve cari hesap ilişkisi bulunmadığını, bu yöndeki itirazları değerlendirilmeden dosya kapsamına aykırı rapora göre karar verildiğini, yerleşik Yargıtay kararlarına göre itirazın iptali davasında icra takibine dayanak belge ile sorumlu olunduğunu, bilirkişi tarafından açık hesap ilişkisi adı altında inceleme yapılarak rapor düzenlendiğini, davacı tarafın müvekkili ile arasındaki taşıt kira sözleşmesini feshettikten sonra alacağı olduğunu bildirmediğini, davacı tarafından baştan bu yana müvekkilinden hiç bir ödeme almadığını iddia ettiğini, ödeme belgeleri sunulduktan sonra ödeme belgelerinde ismi ve imzası olan ödemeleri kabul ettiğini, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığının sabit olduğunu, davacının beyanında "ödeme mazbuzlarında imzası bulunan ... benim oğlum olur, ... ise kardeşim olur,...benim davalı otobüs şirketinde üç tane aracım vardı, bu üç aracı oğlum ve kardeşim ile birlikte işletirdik" şeklinde beyanda bulunduğunu, davacı adına oğlu ve kardeşinin ödeme aldığını sabit olduğunu, mahkemece davacının oğlu ve kardeşine yapılan ödemelerin dışlanmış olmasının hatalı olduğunu, davacının kötü niyetli olarak icra takibi yaptığını, alacağın likit olduğu gerekçesiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin, hatalı olduğunu, yargılama harç ve giderlerinin de hatalı hesaplandığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, yapılan bilirkişi incelemesine göre, davacı tarafça düzenlenen toplam 25.981,58-TL tutarındaki faturaların tamamının davalının ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, davalı tarafça ödemeye ilişkin altında davacı ile oğlu ..., kardeşi ... ve ... adına atfen atılı imzalar bulunan belgeler sunulmuş ise de, davacının isticvabında sadece adına atılı imzaların bulunduğu belgeleri kabul ettiği, bu ödemelerin tutarının 3.533,60-TL olduğu, ifanın kural olarak alacaklıya veya yetkili temsilcisine yapılması gerektiğinden, diğer ödeme belgelerinin borcun ifasını kanıtlamadığı, somut uyuşmazlık yönünden alacak tutarı belirlenebilir, bilinebilir ve hesap edilebilir olduğundan alacak likit kabul edilerek icra inkar tazminatına hükmedilmesinde ve mahkemece hükmedilen yargılama harç ve giderinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.533,42-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 383,35-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 1.150,07-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 07/02/2025 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/02/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/167, K. 2022/543, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-167-e-2022-543-k-208849363386