Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/167 E. 2022/274 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/167
Karar No
2022/274
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO:2023/778 Esas KARAR NO:2025/11 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ:30/11/2022 NUMARASI:2021/167 E. - 2022/274 K. DAVA:FSEK - Tecavüz DAVA TARİHİ:18/07/2019 BİRLEŞEN DAVADA DAVA:FSEK - Tazminat BİRLEŞEN DAVADA DAVA TARİHİ:17/09/2020 KARAR TARİHİ:08/01/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde; firmaya bağlı yayıncılık grubuna ve gene bu TV kanallarına ithafen daha evvel 2012, 2017 ve 2018 yılların da Beyoğlu ....Noterliğinden müvekkilleri olan ve ortak yetkili ...'çe temsil edilen şirketler tarafından davalı şirkete keşide ettirilmiş 03.09.2012 tarihli ve ... Yevmiye numaralı ve 01.06.2017 tarihli ... Yevmiye numaralı, 29.09.2017 tarihli ve ...Yevmiye numaralı, gene 04.10.2017 tarihli ve... Yevmiye numaralı, 21.09.2018 keşide tarihli ve ... ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamelerle ... Grubunun talep ve iddialarına cevaben, taraflarına keşide ettikleri ihtarnamelere konu bu filmlerin kendi arşivlerinde bulunmadığına ve onlara bu cihetle iade edemeyeceklerine, yani ihtarnamenin gereğini yerine getiremeyeceklerine dair 02.11.2017 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamelerine atıf yaparak ve bunları da hatırlatarak, yönetmen ...'ye ait olup da, müvekkilleri olan bu iki firmaya fikri mülkiyet haklarının sözleşmelerle temlik edilmiş on dört film olmak üzere, toplamda on altı adet TV filmi ve bu filmler dışından 1994 öncesi yıllara ait başkaca filmler dahil, seksen beş adetin üzerinde filme dair değişik argümanlarla da ispatlanacağı, çok uzun süredir davalı yayıncılık platformuna bağlı değişik TV kanallarında ve gene taraflarınca kopyaları satılıp başka kanallarda yayınlatılan bu TV filmlerinin izinsiz yayınlanmasından dolayı bugüne kadar müvekkili firmanın fikri mülkiyet haklarının zarara uğradığını belirterek, film orijinallerinin iadesi, bu nedenlerle seksen beş adetten daha fazla TV filmi için FSEK m.80 delaleti ile FSEK m.68'e göre her film için yayın tecavüzünün işlendiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla bölüm yayını başına 100.000 TL den az olmamak üzere izinsiz telif gösterim-yayın bedelleri ile resmi bilirkişice kanuni tarifeye göre saptanacak, eğer akdi satış bedellerini havi sözleşmeler varsa bunların baz alınıp resmi ve ehil bilirkişice saptanacak telif hakkı bedellerinin üç katına kadar tazminatın müvekkili firmaya ödenmesini, master kayıtlar başkalarına satılmışsa, kaybolmuşsa veya imha edilmişse başka TV kanallarına da bedel karşılığında kopyaları satılmışsa bölüm başına 100.000 TL master kayıt bedelinin müvekkiline ödenmesi, analog ve digital ortamlarda muhtemel yayının tecavüzü refi yoluyla önlenmesi ve hala davalı şirket bünyesindeki TV kanalları ve sanal platformlarda telifsiz-izinsiz yayınlarına bu tüm fillerinden varsa yayınlarının gene tecavüzün ref'i yoluyla durdurulmasına ve bu şayet genel yayınlanma ihtimaline binaen bu yayınların hukuka aykırılıklarının tespitine ve bunun için dava tensip zaptı ile birlikte ara karar oluşturulup dava sonuna kadar ve dava sonunda davalarının kabulü halinde kesin tedbire dönüşmek üzere FSEK m.80 kapsamında müvekkili olan firmaların mali ve sanatsal hakları ve hukuki güvenliği için başta ivedilikle bu muhtemel yayınların başlamadan tecavüzün refi yoluyla önlenmesi ve şayet yayınları devam ediyorsa yayınların hukuka aykırılıklarının tespitine ve durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talebinin net olarak anlaşılamamakla birlikte arabuluculuk yoluna başvurulmaksızın dava açılmasının usulsüz olduğunu, davacının film isimlerini bile belirtmeksizin açtığı davada Anayasa'dan kaynaklanan savunma haklarının kısıtlandığını, davacı tarafça dava dilekçesi ve eklerinde tam olarak hangi filmler için hak sahipliği iddia edildiğinin net olmadığını, davacının mezkur eserler üzerinde hak sahibi olmadığından davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, hak sahibi olmayan davacının açmış olduğu davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafından ısrarla talep edilen film master kayıtlarının müvekkili şirketinin uhdesinde bulunmadığını, davacının maddi tazminat talebinin yersiz ve fahiş olduğunu iddia ederek, öncelikle arabuluculuk şartı yerine getirilmeksizin açılmış davanın usulden reddine, bu talebinin yerinde görülmemesi halinde davacının haksız ve mesnetsiz davasının esastan reddine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. TEFRİK KARARI:Mahkemece 2021/167 Esas sayılı davada 06/03/2020 tarihli duruşmada davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin işbu dosyadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiş, tefrik edilen dava Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/125 Esas sırasına kaydı yapılmış ve mahkemece 16/06/2020 tarih, 2020/90 Karar sayılı kararı ile "Davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine" karar verildiği görülmüştür. BİRLEŞEN DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde; firmaya bağlıyayıncılık grubuna ve gene bu TV kanallarına ithafen karşı daha evvel 2012, 2017 ve 2018 yıllarında Beyoğlu ...Noterliğinden müvekkilleri olan ve ortak yetkili ...'e temsil edilen şirketler tarafından şirketlerine keşide ettirilmiş 03.09.2012 tarihli ve ... Yevmiye numaralı ve 01.06.2017 tarihli ...Yevmiye numaralı, 29.09.2017 tarihli ve ... Yevmiye numaralı, gene 04.10.2017 tarihli ve ... Yevmiye numaralı, 21.09.2018 keşide tarihli ve ... ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamelerle ... Grubunun talep ve iddialarına cevaben taraflarına keşide ettikleri bu filmlerin kendi arşivlerinde bulunmadığına ve onlara bu cihetle iade edemeyeceklerine, yani ihtarnamenin gereğini yerine getiremeyeceklerine dair 02.11.2017 tarihli ... Yevmiye numaralı ihtarnamelerine atıf yaparak ve bunları da hatırlatarak, yönetmen ...'ye ait olup da müvekkilleri olan bu iki firmaya fikri mülkiyet hakları sözleşmelerle temlik edilmiş on dört film olmak üzere toplamda on altı adet TV filmi ve bu filmler dışından 1994 öncesi yıllara ait başkaca filmler dahil seksen beş adetin üzerinde filme dair değişik argümanlarla da ispatlanacağını, uzun süredir davalı yayıncılık platformuna bağlı değişik TV kanallarında ve gene taraflarınca kopyaları satılıp başka kanallarda yayınlatılan bu TV filmlerinin izinsiz yayınlanmasından dolayı bugüne kadar müvekkili firmanın fikri mülkiyet haklarının zarara girdiğini, seksen beş adetten daha fazla TV filmi için FSEK m.80 delaleti ile FSEK m.68'e göre her film için yayın tecavüzünün işlendiği bölüm yayını başına 100.000 TL den az olmamak üzere izinsiz telif gösterim-yayın bedelleri ile resmi bilirkişice kanuni tarifeye göre saptanacak, eğer akdi satış bedellerini havi sözleşmeler varsa bunların baz alınıp resmi ve ehil bilirkişice saptanacak telif hakkı bedellerinin üç katına kadar tazminatın ve 50.000 TL manevi tazminatın müvekkili firmaya ödenmesini talep ve dava etmiştir. MAHKEME KARARI:Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 30/11/2022 tarihli 2021/167 E. - 2022/274 K. sayılı kararıyla; "...FSEK'den doğan haklara tecavüzün tespiti ile maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden öncelikle mahkememizce incelenmesi ve davacı tarafça ispat edilmesi gereken husus "eser" vasfı ile "eser sahipliği" kavramlarıdır. Somut olayda, davacının davaya konu ettiği dizilerin üzerinde davacının eser sahipliği sıfatının bulunup bulunmadığı hususu mahkememizce yapılan araştırma ve sunulan deliller ile ispatlanabilmiş değildir. Zira davacının haklarını devraldığını beyan ve iddia ettiği bu dizilerin üzerinde devreden tarafın hak sahipliğini ispat eder mahiyette eser işleme belgesi sunulamamış; yine söz konusu dizilerin hareketli görüntüleri bulunmadığından eser vasıfları incelemeye tabi tutulamamıştır. Tüm bu nedenlerle davacının ispatlanmayan asıl ve birleşen davasının ayrı ayrı reddine" karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMİ:Asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davaya konu eserler üzerinde müvekkilinin hak sahibi olduğuna dair tüm delillerini iki kez mahkemeye sundukları halde davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,Davanın konusunun yazar, yönetmen ve yapımcı olan ...nin ... Film altında vücuda getirdiği ... TV ile anlaşılarak yapılan Dijital teknoloji ile üretilen dizi film ve TV filmleri olduğunu, bu tür eserlerin yapım tarihleri itibariyle kanunlar gereği (mülkiyetleri televizyon şirketleri adı altında yapılırdı.) TV şirketine ait bu eserler bilindiği üzere 2001'in 4110 sayılı kanunu ile eser sahiplerine geri döndüğünü, bu vesile ile eserlerin haklarını ve mülkiyetlerini geri almak üzere dava açtıklarını,Dava konusu olan diğer iki eser sahibi yapımcı ...— ... Film, ... ve ... isimli eserleri Kültür Bakanlığında eser işletme çıkarılmış olmasını rağmen ve 95 öncesi yapılmış olmasına rağmen bilirkişi incelemelerinde gerekli araştırmanın yapılmadığını,Diğer taraftan yapımcı, yönetmen ... — ... Film ve ...Film şirketinin ... ve ... isimli eserlerinin de sinema eseri olması hasebiyle pelikül 35 mm teknolojisi ile çekilmiş olmasından bu dava ile ana master olarak tanımladığımız negatif mülkiyetleri televizyon şirketine satıldığını,Daha önceleri bu film ve dizilerin dijital bantlardan saklandığından yeni gelişen teknoloji ile server adı verilen dijital depolara aktarılarak saklandığını, bu yüzden masterların bu depolarda olup olmadığını tanıkların bilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki mahkemenin görevlendirdiği bilirkişi heyetinin davalı yayın grubunun arşivinde bir araştırma yapmadığını, davalı grup yetkililerinin de böyle bir araştırma zahmetine girişmediğini,Bu açıklamalar neticesinde bilirkişilerin de tespit ettiği 3 tane eserlerinin tekrar yayınlandığı ve masterlarının televizyon kurumlarında olduğu açık ve bariz şekilde anlaşıldığını, diğer taraftan sinema için yapılmış olan ... — ... Film ve ... — ... Film —...Film filmlerinin yeni teknoloji ile saklanabilir olmadığından ellerinde olmamasının mümkün olduğunu, ancak yayınlanabilir bant ya da dijital bant olarak mevcut olduğunun bilindiğini, bilirkişi tarafından tespit edilen... ve ... filmlerinin dijital bantlarının iadesinin yapılabileceği,Uygulamaları bilmeyen bilirkişilerin araştırma ihtiyacı bite duymadıkları bir konuda verdikleri beyanlarının mahkemeyi aydınlatmadığını, bu yüzden mahkemenin doğru bilgilendirilmediğini, Talep edilmiş olan bilgi ve belgeler eserlerin kopyalarının DVD olarak, eserlerin belgeleri fotokopi olarak mahkemeye sunulursa eser sahipliğinin daha kolay tespit edilebileceğini, Gerek dava, gerekse cevaba cevap ve son beyan layihaları ve iki defa sundukları delillerle hem bu sinema eserleri üzerindeki FSEK m.68 anlamında telif hak sahipliklerinin hem de bu yayın haklarına vaki tecavüzü de belgelediklerini, buna rağmen davanın haksız ve tuhaf bir gerekçe ile reddedildiğini, adeta hukuk garabeti, hatta cinayeti işlendiğini belirterek, arz ve izah ettikleri sebepler ve resen nazara alınacak sebepler bağlamında usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme hükmümün bozulması ile dava dosyasının yerel mahkemesine geri gönderilmesi veya istinafça yeniden lehimize olarak film masterlerinin kendilerine iadesi ile telif hakkı kendilerine ait olan ve davalı yayın grubuna bağlı platformlarda yapılmış haksız ve izinsiz TV film yayınlarından dolayı yayın başına sundukları TV satış sözleşmelerindeki akdi bedeller esas alınıp akdi telif ücreti ve üç katına kadar telif tazminatının davalı yayın grubunun aleyhine, kendilerinin lehine olarak hükmedilmesine ve de istinaf yargılama giderlerinin de hüküm altına alınmasını ve istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını talep etmiştir. DELİLLER:Davalı vekilinin 22/01/2020 tarihli dilekçesi ile, ... ve ... A.Ş.ile ... A.Ş. arasında akdedilen 10/10/2019 tarihli birleşme sözleşmesini ibraz ettiği görülmüştür.Davacı vekilinin 26/12/2019 tarihli davasını somutlaştırma dilekçesinin ekinde dosyaya sunduğu Lisans Sözleşmesi ve ekleri incelendiğinde; ... A.Ş. ve ... Film Video-... arasında 26/11/2007 tarihinde imzalanan bir sözleşme olduğu, ekindeki listede yer alan 89 adet sinema filmiyle ilgili lisans sözleşmesi yaptıkları, 05/03/2009 tarihli ek protokol ile de 8 filmin değiştirilmesi konusunda anlaştıkları tespit edilmiştir. Davacı vekili dosyaya sunduğu 12/10/2022 tarihli dilekçesi ile; müvekkilinin sadece ... Film .... Şti. olduğu halde sehven dilekçeye ... Şirketini de yazdıkları için UYAP’ta müvekkili şirketlerin iki tane gözüktüğünü beyan ederek, kendilerinden kaynaklanan hatanın tashihini ve UYAP’ta sadece ilk şirketin (... FİLMCİLİK) adının kalarak ikinci şirketin kaydının silinmesini talep etmiş, Mahkeme hakimince talebin duruşmada değerlendirilmesine karar verildiği halde, bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince dinlenen davalı tanığı ... beyanında; her iki firmayı da tanıdığını, hali hazırda davalı firma bünyesinde 20 yıldır çalıştığını, hali hazırda yerli yapımların satın alınması ile ilgili birimde olduğunu, çalıştığı süre boyunca davalı firmada master kayıt dedikleri kayıt orijinallerinin hiçbir zaman tutulmadığını, zaten bu kayıtların gelmediğini, ya Mimar Sinan Üniversitesi'nde negatiflerin tutulduğu bir birimde tutulduklarını ya da bazen firma sahiplerinin kendi bünyelerinde bunları bulundurduklarını, zira bu kayıtların bakımının zor olduğunu, mesela... Film’in kendisinde bulunan bazı kayıtları kendilerine göndermek istediğini, ancak kabul etmediklerini, kendilerinde her zaman bu orijinal kayıtların kopyası niteliğinde bulunan kasetlerin bulunduğunu, bu kasetleri bünyelerinde bulundurduklarını, bunların ya betecam ya da hardisk şeklinde olduğunu, ... sistemini kullandıklarını, ...odasında kasetlerin sisteme aktarıldığını, kaydedildiğini, kasetlerin daha sonrasında sahibine iade edildiğini, sistemdeki halini kullandıklarını beyan etmiştir.Davalı tanığı ... beyanında; 2012 yılından beri davalı bünyesinde çalıştığını, hali hazırda 2 buçuk yıldan beri içerik alım direktörü olduğunu, daha önce de yine içerik alım departmanında çalıştığını, davalı firmanın sisteminde; bir film almaya karar verdiklerinde bu filmi almak üzere yapımcı firma ile bir lisans sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşme kapsamında söz konusu filmin master kayıtlarını yapımcı firmadan aldıklarını ve bu master kayıtları cinegy adı verilen dijital bir kayıt sistemine aktardıklarını, daha sonra bu dijital kayıtlar üzerinden kanunlar gereği yapmaları gereken bir takım sansürlemeleri yapan bir ekibin olduğunu, kaydın RTÜK kuralları gereğince sansürlenerek izlenebilir bir hale getirildiğini ve o şekilde yayına sunulduğunu, master kayıtları yapımcı firmadan aldıktan sonra bu işlemleri yapıp iade süreçlerinin maksimum 20 gün olduğunu, bu işlemler yapıldıktan sonra davalı firmanın hiçbir master kaydı bünyesinde bulundurmadığını, hem kayıtların kaybolma ihtimalini bu şekilde bertaraf ettiklerini, hem de master kayıtları depolayacak ve onları koruyacak fiziki imkanlarının olmadığını, şu anda sistemlerinde bütün ... Medya'nın içerisinde bulunan kanallar bulunduğu için milyonlarca bu şekilde kaydedilmiş içerik olduğunu, davalı firma ... ve ... A.Ş. iken de sisteminin aynı şekilde olduğunu ve o firma adı altında da bünyesinde master kayıtları bulundurmadıklarını beyan etmiştir.İlk derece mahkemesince alınan 08/08/2021 tarihli raporda; "Uyuşmazlığın değerlendirilebilmesi için davacının davaya konu filmler üzerinde hak sahipliğinin tespitinin gerektiği, bunun için Kültür ve Turizm Bakanlığı telif Hakları genel Müdürlüğünden davaya konu edilen filmlerin sinema eseri işletme belgeleri ile filmlere ilişkin varsa sözleşme ve diğer kayıtların celbinin ve davacı tarafça filmlere ilişkin hak sahipliği belgelerinin dosyaya ibrazının gerekli olduğu, Yine davacı taraf dosyaya sunduğu flash bellekte ..., ...VE ... isimli filmlere ilişkin yayın kayıtlarını ibraz etmiş, ancak davaya konu ettiği diğer filmlere ilişkin kayıtlar dosyaya ibraz edilmemiş olmakla bu filmlere ilişkin de kayıtların dosyaya ibrazından sonra eser vasfı, yayınlara ilişkin değerlendirmenin yapılabileceği" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.Aynı bilirkişi heyetinden alınan 08/08/2021 tarihli ek raporlarda; "kök rapordaki değerlendirmelere ek olarak; davacının dava dilekçesinde 85 filmden bahsettiğini, sunduğu USB'de 7 dizi filme ilişkin foto ve küpür sunduğu, USB içeriğinde yer alan 7 dizi filmle ilgili hak sahipliğine ilişkin bir delile rastlanmadığından davacıların davaya konu dizi filmlere ilişkin hak sahibi olup olmadığının değerlendirilemediği, yine söz konusu dizi filmlere ilişkin kayıtlar da dosyaya sunulmadığından eser vasfı ve yayınların davalılarla ilgisi hususunda net bir değerlendirmenin yapılamadığı" hususlarını rapor ettikleri görülmüştür.Aynı bilirkişi heyetinden alınan 28/09/2022 tarihli ek raporlarında; "Takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, davacının ibraz ettiği devir sözleşmesi dikkate alındığında devre konu filmleri davacıya devreden ...-... Film’in bu filmlerin devre yetkili hak sahibi olup olmadığının tespitinin gerektiği, Ek raporda da belirtildiği üzere bunun için eser işletme belgelerine ihtiyaç olduğu, ancak Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü’nün 01.06.2022 tarihli cevabi yazısına göre; dava konusu dizi filmlere ilişkin herhangi bir işletme belgesi kaydına rastlanmadığının bildirildiği, bu durumda dosyada filmlerin hareketlgörüntüleri ve işletme belgeleri de bulunmadığından eser vasfı ve yayınların davalılarla ilgisi hususunda net bir değerlendirme yapılamadığı" hususlarını rapor etmişlerdir. G E R E K Ç E:Asıl dava, haklarının davacıya ait olduğu iddia edilen filmlerle ilgili FSEK’ten kaynaklanan mali ve manevi haklarına tecavüzün tespiti ve önlenmesi, filmlerin master kayıtlarının davacıya iadesi, birleşen dava ise bu tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasıdır.Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya üzerinde resen yapılan incelemede; dava dilekçelerinde davacı olarak iki ayrı şirket adı yazılmasına rağmen, davacı vekili dosyaya sunduğu 12/10/2022 tarihli dilekçesi ile; müvekkilinin sadece .... Şti. olduğu halde sehven dilekçeye ... Şirketini de yazdıklarını belirterek, ... Şirketinin davada taraf olmaktan çıkartılmasını talep ettiği halde ilk derece mahkemesince bu konuda bir karar verilmediği, ancak davada taraf değişikliği de yapılmadığı görülmüştür.HMK’nun 124/1. maddesi uyarınca davada iradi taraf değişikliği ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. HMK’nun 124/3. maddesi uyarınca, maddi hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edilir. Bu yasal düzenlemeye göre somut olay incelendiğinde; davacı vekilinin dava dilekçesine iki şirketi de davacı olarak yazdığı, her iki şirkete ait vekaletname sunduğu, dilekçesinin ekinde sunduğu ihtarnameler arasında ... Filmcilik şirketinin gönderdiği ihtarnamenin de mevcut olduğu, 12/10/2022 tarihine kadar sunduğu beyan dilekçelerinde her iki şirketin de dava konusu eserler üzerinde hak sahibi olduğunu beyan ettiği, davayı açarken hangi şirket adına dava açtığını bilemeyecek durumda olmadığı, ortada haklı nedene dayalı bir yanılgı bulunmadığı, bu durumda maddi bir hatadan söz edilemeyeceği gibi, davanın açılışından yaklaşık üç yıl sonra taraf değişikliği talep edilmesinin dürüstlük kuralıyla da bağdaşmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davada taraf değişikliği yapılmamasının usule uygun olduğu anlaşılmıştır.Dosya incelendiğinde ilk derece mahkemesince ön inceleme duruşmasında dava konusu uyuşmazlığın; davaya konu edilen ve davacı vekilinin 26/12/2019 tarihli dilekçesi ekinde listelenen filmlerin eser vasfına haiz olup olmadığı, eser sahipliği ve bu eserlerin mali haklarının kimde olduğu, davalının bu eserleri haksız ve hukuka aykırı yayınlamak suretiyle davacının haklarına tecavüz edip etmediği, tecavüz vuku bulduysa sonuçlarının nasıl ortadan kaldırılacağı, tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, oluştuysa miktarı hususlarında olduğunun tespit edildiği, davacı vekilinin de bu tespite itiraz etmeyerek tutanağı imzaladığı anlaşılmıştır.Davacı vekilinin asıl ve birleşen dava dilekçelerinde davaya konu ettikleri eserlerin isimlerini bildirmediği, yalnızca 85’ten fazla filmle ilgili hakları hak sahiplerinden devraldıklarını beyan ettiği, daha sonra 26/12/2019 tarihli somutlaştırma dilekçesinde, ekte sunduğu lisans sözleşmesine konu edilen ve sözleşme ekinde listesi buluna 89 adet filmle ilgili dava açtıklarını beyan ettiği, dava dilekçesinin ekinde delil olarak sunduğu ihtarnamelerde adları geçen filmlerin bu 89 adet film listesinde ve ek protokol ile değiştirilen film listesinde adlarının yer almadığı tespit edilmiştir.Davacı vekili dava dilekçelerindeki bu beyanlarına rağmen, 01/09/2021 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde bu kez ... (13 Bölüm), .... (13 Bölüm), ... (66 Bölüm), ... (54 Bölüm), ... (13 Bölüm), ... (1 Bölüm), ... (1 Bölüm), ... (13 Bölüm), ... (13 Bölüm), ... (1 Bölüm), ... (1 Bölüm), ... (4 Bölüm), ... (13 Bölüm),... (1 Bölüm), ... (6 Bölüm), ... (8 Bölüm) olmak üzere toplam 16 adet dizi filmle ilgili 223 bölümün izinsiz yayınlandığını belirterek buna ilişkin deliller sunmuş, yine 12/04/2022 tarihli bilirkişi raporuna beyan dilekçesi ile, kendilerinin 85 film değil 7 dizi filmin mali hak sahipliğinden mevzu bahisle davalarını ikame ettiklerini, ancak vekil olarak başta sehven 7 dizi film üzerinden dava açtığını, gerçek dizi film sayısının 16 olduğunu, bölüm adetleri ile birlikte 223 bölüm olduğunu, yani dava konusu telif haklarına haiz filmlerin 85 film değil 16 adet dizi film olduğunu, bunun ıslahına gerek olmadığını, maddi bir hata olduğunu beyan ettiği, davasını ıslah etmek için süre talep etmesine rağmen ıslah talebinde de bulunmadığı tespit edilmiştir.Davalı vekili davacı tarafça bu aşamada sunulan delillerin sunulmasına muvafakat etmediklerini beyan etmiş, asıl ve birleşen davaların konusunu oluşturan filmlerin değiştirilmesine de açıkça muvafakat etmediği tespit edilmiştir.Bu durumda ilk derece mahkemesince HMK’nun 26/1. maddesinde tanımlanan taleple bağlılık ilkesi uyarınca 26/12/2019 tarihli dilekçe ekindeki 89 adet filmle ilgili dava açıldığından, yalnızca bu filmlerle ilgili değerlendirme yapılması gerekirken, dava konusu olmayan dizi filmlerle ilgili değerlendirme yaparak karar vermesi doğru olmamışsa da, dava konusu 89 adet filmle ilgili de davacı taraflar hak sahibi olduklarını ispatlayamadıklarından, ilk derece mahkemesince sonuç olarak asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesi yerindedir.Ancak, Mahkememizce kararın gerekçesi değiştirilmiş olduğundan, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, kazanılmış haklar korunarak yeniden hüküm kurulmasına, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-Asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE,2-6100 sayılı HMK.'nın 355/1 ve 353/1-b-2 maddeleri gereğince BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 30/11/2022 tarihli 2021/167 E. - 2022/274 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,Asıl davanın REDDİNE, Birleşen davanın REDDİNE,3-İlk derece yargılaması yönünden; 2-Asıl davada, davacı tarafça yatırılan 1.707,75 TL peşin harçtan, alınması gereken 615,40 TL harcın mahsubu ile arta kalan 1.092,35 TL harcın, karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine, 3-Asıl davada, davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 4-Birleşen davada, davacı tarafça yatırılan 170,78 TL peşin harcın alınması gereken 615,40 TL harçtan mahsubu ile arta kalan 444,62 TL harcın davacılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-Birleşen davada davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4 maddesine göre, reddedilen maddi tazminat davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacılardan alınarak davalıya verilmesine,6-Birleşen davada davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen manevi tazminat davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 7-Asıl davada ve birleşen davada davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafça yapılan 100,00 TL yargılama giderinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-İstinaf yargılaması yönünden; a-Asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine, b-İstinaf yargılaması sırasında davacılar tarafından yapılan 984,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 451,00 TL tebligat ve posta giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,10-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 08/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/167, K. 2022/274, T. 01.06.2022, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-167-e-2022-274-k-dd10ed29510a