Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/14845 E. 2021/2469 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/14845
- Karar No
- 2021/2469
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1839 KARAR NO : 2024/1703 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/10/2018 (Dava) - 30/12/2022 (Karar) NUMARASI : 2018/1209 Esas - 2022/1128 Karar DAVA : Tazminat BAM KARAR TARİHİ : 21/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/11/2024 İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/12/2022 tarihli ve 2018/1209 Esas - 2022/1128 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 21/02/2016 günü kaza yerinde durmayarak uzaklaştığından plakası sonradan belirlenebilen davalı sürücü ...’in, yönetimindeki ... plakalı araç ile ters yönden yola girmesi üzerine ... plakalı aracın bu araca çarpmamak için sürücüsünün sola doğru direksiyon manevrasıyla kontrolünü kaybetmesi ve kavşağın içine dalmasıyla kavşağın orta refüjdeki kaldırımda karşıya geçmek üzere bekleyen yaya müvekkili ...’ya çarparak ağır yaralanmasına sebebiyet verdiğini, sonra duramayarak karşı trafiğe ait kısma geçerek dava dışı sürücüsü ... olan ... plakalı araca çarpması sonucunda yaralamalı ve maddi hasarlı kazanın meydana geldiğini, ... plakalı ZMM sigortacısının davalı ... Sigorta A.Ş. olduğunu, İMM sigortacısının davalı ... Sigorta Şirketi olduğunu, bu aracın kısa süreli kiralama ile rent a car olarak ticari işleteninin ve sahibinin davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. olduğunu; ... plakalı aracın ise kısa süreli kiralama ile rent a car olarak ticari işleteninin ve sahibinin ... olduğunu, ZMMS sigortacısının ... Sigorta A.Ş. olduğunu, olayla ilgili ceza yargılamasının İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2016/289 Esas ve 2017/367 Karar sayılı dava dosyasında yürütüldüğünü, bu dosyada trafik uzmanı bilirkişi ...’den bilirkişi raporu aldırıldığını, bu rapora göre yaya ...’nun ve ... plakalı araç sürücüsü ...’ın kusursuz, ... plakalı araç sürücüsü ...’in asli kusurlu, ... plakalı araç sürücüsü ...’nün tali kusurlu olduğunu; ceza dosyasında aldırılan kesin raporda müvekkili ...’nun tamamen iyileşmesinin mümkün olmadığının belirlendiğini ve Fethiye Devlet Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu’nun 08/06/2017 tarihli 1148 sayılı raporu ile % 82 engelli olarak belirlendiğini, Ortaca Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2017/560 Esas sayılı dosyasında vasi tayinine ilişkin davada Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu’nun 20/03/2018 ve 742 sayılı raporunda “halen akli dengesinin akıllıca yaşam sürmek için yeterli olmadığı, kendi işlerini göremez durumda olduğu” hususunun belirlendiğini ve vasi tayini gerektiği görüşüne varıldığını, bu mahkemenin 04/05/2018 tarihli 2018/290 Karar sayılı kararı ile ...’nun kısıtlanarak eşi ...’nun vasi olarak atandığını, bu müvekkilinin kaza sonrasında bilinç kaybı yaşadığından uzun süre ailesini hatırlayamadığını, ismini ve en basit kelimeleri unuttuğunu, halen kazayı hatırlamadığını, mevcut raporlarındaki engel oranının gerçek durumunu yansıtmadığını, 22/02/1954 doğumlu müvekkili ...’nun 21/02/2016 kaza tarihinde 62 yaşında olduğunu, SGK tarafından karşılanmayan tedavi ve diğer giderlerin belirlenmesinin gerektiğini, kaza sonrası pek çok gider yapıldığını, toplu taşımadan yararlanamadığını, zorunlu devam eden muayene ve kontroller için İzmir’e ve Ortaca Merkez’deki ve Fethiye’deki hastanelere zorunlu olarak gidilip gelindiğini, davayı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açtıklarını, müvekkillerinin davalılardan hiçbir maddi ve manevi yardım görmediklerini, müvekkillerinin tamamının davaya konu kaza nedeniyle büyük manevi zarar gördüklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve şimdilik davanın HMK’nın 107. maddesi anlamında belirsiz alacak ve tespit davası olarak müvekkilinin SGK tarafından karşılanmayan her türlü muayene, ilaç, taşıma, yol ve bakıcı giderlerinden doğan giderleri için şimdilik 1.000,00 TL, güç kaybı tazminatı olarak 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi tazminatın davalı sürücüler ve işleten-maliklerden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle, davalı ZMMS sigortacılarından sigorta poliçelerinde belirtilen sorumluluk limitlerini aşmamak üzere başvuru/ihbar tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle, ZMMS poliçe limitini aşan miktar bulunması ve ayrıca sigorta poliçelerinde klozun bulunması halinde sıralı sorumluluk nedeniyle poliçede belirtilen sorumluluk teminat limitlerini aşmamak üzere ZMMS sigorta poliçe limitini aşan miktara olay tarihinden işleyecek avans faiziyle davalı İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortacısından olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...’ya vesayeten ...’ya ödenmesine; davacı ... için 150.000,00 TL, eşi ... için 150.000,00 TL ve çocukları ... ve ... için 75.000,00’er TL olmak üzere toplam 450.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faiziyle davalı sürücüler, işleten-maliklerden ve sigorta poliçelerinde manevi tazminat klozu bulunması halinde poliçedeki sorumluluk limitlerini aşmamak üzere davalı İMM sigortacısı şirketlerden müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı itirazında bulunduklarını, ceza dosyasındaki kusur oranlarını kabul etmediklerini, müvekkilinin kaza günü söz konusu yolda ters yönden gitmediğini, müvekkilinin kusurlu olmadığını, davaya konu yola bakan güvenlik kamera kayıtlarının ceza yargılamasında incelenmesi gerektiğini, mahkemece kusur oranlarının belirlenmesi için rapor aldırılmasını istediklerini, yine davacıların dava dilekçesinde ileri sürüldüğü şekilde maluliyetinin oluşup oluşmadığının ve bunun kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığının araştırılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere ileri sürülen maluliyet oranını kabul etmediklerini, istenen manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu, davada ileri sürülen alacak kalemlerinin yargılamayı gerektirdiğini, davayı kabul etmediklerini savunarak, davanın öncelikle zaman aşımı yönünden, aksi durumda esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkilinin araç kiralama işiyle uğraştığını, filosunda bulunan araçları üçüncü kişilere kiraladığını, KTK anlamında işleten sıfatına haiz olan kişinin davalı ... olduğunu, zira; aracın bu kişiye kiraya verildiğini, müvekkilinin işleten sorumluluğu ortadan kalktığı için davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkilinin ... plakalı aracı çıkabilecek rizikolara karşı ZMM ve İMM sigortaları ile sigortalattığını, bu nedenle hukuki olarak sorumluluğu sigortalayanlara devrettiğini, bu nedenle tazminat isteklerinin muhatabı olamayacağını, bunun yanı sıra kusur durumunun, kazanın ileri sürüldüğü şekilde gelişip gelişmediğinin, meydana gelen kalıcı ve geçici maluliyet durumunun mahkeme tarafından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, manevi tazminat isteği yönünden aşırı zenginleşme doğuracak kadar yüksek istekte bulunulduğunu, kabul etmediklerini savunarak, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesi ile özetle; ... plakalı aracın 22/01/2016-18/12/2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere artan mali sorumluluk (İhtiyari Mali Mesuliyet) sigorta poliçesi ile sigortalandığını, toplam 500.000,00 TL’lik kombine artan mali mesuliyet limitinin belirlendiğini, dosyada kusur durumunun, davacının müterafik kusurunun belirlenmesi gerektiğini, yine davacının kaza öncesinde var olan rahatsızlıklarının maluliyet tayininde dikkate alınması gerektiğini, istenen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, olayın iş kazası olup olmadığının ve davacı tarafa SGK tarafından bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin belirlenmesi gerektiğini, yalnızca ZMMS limitlerinin üzerinde kalan hasarlar yönünden İMM poliçesine husumet yöneltilebileceğini, sonuç olarak müvekkilinin sorumluluğunun ihtiyari mali mesuliyet sigortası genel şartlarının A.1 maddesi gereğince yalnızca ZMMS limitlerini aşan zararlarda ve yalnızca aşan kısım için söz konusu olabileceğini, istenen manevi tazminat miktarını kabul etmediklerini, avans faizi istenemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile özetle; ... plakalı aracın ZMMS poliçesinin müvekkili tarafından düzenlendiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davacının kazadan kaynaklı maluliylet oranının ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından belirlenmesinin gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve diğer giderler tedavi giderleri kapsamında olduğundan SGK tarafından karşılanmasının gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkilinin sorumluluğunun yalnızca sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limiti ile sınırlı olduğunu, tazminat hesabında gelirin asgari ücret olarak alınması ve hesabın trafik sigortası genel şartlarına uygun olarak yapılması gerektiğini, müvekkilinden istenebilecek faizin yasal faiz olması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın 18/12/2015- 18/12/2016 tarihleri arasında ZMMS poliçesi ile davalı şirket adına maluliyet halinde kaza tarihi itibariyle kişi başına 310.000,00 TL azami sorumluluk hadleri ile müvekkiline sigortalı olduğunu, söz konusu maddi teminat miktarının müvekkilinin bu poliçeden doğan sorumluluğunun üst limiti olduğunu, müvekkilinin manevi tazminattan sorumluluğunun bulunmadığını, nitekim bu isteğin müvekkiline yöneltilmediğini, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkilinin sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olabileceğini, öncelikle kusur oranının ve ardından maluliyet oranının belirlenmesinin gerektiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatı başta olmak üzeer tedavi ve bakım giderlerine ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafın dava öncesinde kanunun belirlediği belgeleri müvekkiline iletmediğini, bu nedenle müvekkilinin ancak dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulabileceğini savunarak, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; dava konusu müvekkili adına kayıtlı olan aracın geçici bir süre müvekkili adına kayıtlı olup, bu işlem muvazaalı olduğundan geçersiz olduğunu; müvekkilinin, ... ile ortaklık yaptığı ve ... adı altında araç kiralama işine yeni başladığı dönemlerde ... ile aynı çevrede ...’ı işletmesi nedeniyle tanıştığını, aaman zaman kiralık araç gerektiğinde birbirlerine müşteri gönderdiklerini, kaza tarihinden kısa bir süre önce ...’nın mali olarak problem yaşama ihtimali olduğundan muvazaalı olarak toplamda yaklaşık 10 kadar aracını müvekkiline ve ortağına noterde geçici süre ile devrettiğini ncak araçları kiraya vermeye ve kullanmaya kendisinin devam ettiğini, bu işlemi sadece olası ekonomik probleme karşı mal kaçırmak amacı ile muvazaalı yaptığını, yaklaşık 3 ay sonra da araçların devrini yine kendi üzerine aldığını, muvazaalı işlemler geçersiz olduğundan müvekkilinin bu dava açısından sorumluluğunun doğmadığını savunarak, ...’nın davaya dahil edilmesine, müvekkili açısından davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince; "...1-Davacı ...’nun açtığı maddi tazminat davasının KABULÜ ile; a-413.451,09 TL’si sürekli iş göremezlik tazminatı ve 761.091,50 TL’si bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 1.174.542,59 TL maddi tazminatın (davalı ... Sigorta A.Ş.’nin bu miktarın poliçe teminat limiti olan 310.000,00 TL’lik kısmı ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydı ile; davalı ... Sigorta A.Ş.’nin bu miktarın poliçe teminat limiti olan 310.000,00 TL’lik kısmı ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydı ile; davalı ... Sigorta A.Ş.’nin bu miktarın olan 167.379,70 TL’lik kısmı ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydı ile) davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihleri olan 09/09/2017 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 21/02/2016 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...ya verilmesine, b-14.288,20 TL’si geçici iş göremezlik tazminatı ve 12.000,00 TL’si tedavi ve tedavi amaçlı yol gideri tazminatı olmak üzere toplam 26.288,20 TL maddi tazminatın davalılardan ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihleri olan 09/09/2017 tarihinden itibaren, davalılar ..., ... San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 21/02/2016 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılar ... Sigorta A.Ş., ... Sigorta A.Ş., ..., ... San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ...’tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...ya verilmesine, 2-Davacı ...’nun açtığı manevi tazminat davasının KABULÜ ile; 150.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan dava tarihinden itibaren, davalılar ..., ... San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ...’ yönünden ise kaza tarihi olan 21/02/2016 tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Sigorta A.Ş., ..., ... San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ...’tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...ya verilmesine, Davacı ...’un açtığı manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; 75.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan dava tarihinden itibaren, davalılar ..., ... San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 21/02/2016 tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Sigorta A.Ş., ..., ... San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ...’tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...’ya verilmesine, Davacı ...’nun fazlaya ilişkin isteğinin reddine, Davacı ...’un açtığı manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan dava tarihinden itibaren, davalılar ..., ... San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 21/02/2016 tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Sigorta A.Ş., ..., ... San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ...’tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...’ya verilmesine, Davacı ...’nun fazlaya ilişkin isteğinin reddine, Davacı ...’un açtığı manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan dava tarihinden itibaren, davalılar ..., ... San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 21/02/2016 tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Sigorta A.Ş., ..., ... San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ...’tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...’a verilmesine, Davacı ...’un fazlaya ilişkin isteğinin reddine..." şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararın İsmail bakımından hükmedilen manevi tazminat miktarı, avans faiziyle ve müşterek ve müteselsil sorumluluk halleri ile davacı müvekkilleri bakımından diğer lehe olan kısımlarına bir diyeceklerinin olmadığını, usul, yasa ve uygulamaya aykırı olarak yerel mahkemece kalıcı sakatlık, geçici iş göremezlik, yol giderleri, diğer iyileşme evresi tedavi giderlerinin hükümdeki gibi değerlendirilmesinin kabul edilemez olduğunu, talep attırım dilekçesi ile itirazları baki ve fazlaya dair hakları saklı olmak kaydıyla dava değerini arttırdıklarını, aktüerya raporundan sonra iki kez asgari ücreti artışı yapıldığını, bu durumun karar kesinleşinceye kadar dikkate alınması gerektiğini, hem maddi tazminatın ZMMS'yi aşan kısmından hemde tazminat sorumluğundan davalılardan ... Sigorta Şirketi'nin avans faizinden sorumluluğunun dava tarihinden itibaren hükmedilmesinin hatalı olduğunu, sorumluluğunun kaza tarihi olan 21/02/2016 tarihi olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının ülkenin ekonomik koşulları değerlendirildiğini az kaldığını, kabul etmediklerini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece delillerin tamamı toplanmadan karar verildiğini, trafik sicilinde malik görünen kişinin, karine olarak aracın işleteni sayıldığını, bunun nedeninin, trafik kazasında sorumlu olan şahsın kolayca belirlenmesi ve zarar görenin zararının en kısa sürede giderilmesini sağlamak olduğunu, sicilde malik olarak görünen kişinin her zaman aracın işleteni olmayacağını, müvekkilinin sadece trafik sicilinde malik gözüktüğünü, aracın işleteninin hiç bir zaman olmadığını, araç satış sözleşmelerinde de yazılı araçların ve kazaya karışan aracın hiç bir aracın sigortasını müvekkilinin yaptırmadığını, araçların kısa süreli olarak sicilde müvekkili adına kayıtlı olmasına rağmen hiç bir zaman bu araçlar üzerinde hakimiyet kurmadığını, talep ettikleri belgelerin yerel mahkemece istenilmiş olması halinde bu durumun ortaya çıkacağını, ZMM sigortasını yaptıranın dahi müvekkili olmadığını, yerel mahkemece hüküm gerekçesinde kişinin kendi muvazaasından yararlanamayacağından bahisle savunmalarına itibar edilmediğini, ancak muvazaayı kendi lehine yapan müvekkili olmadığını, müvekkilinin sadece ...'nın muvazaalı işlemine katılmış olduğunu, aracın gerçek anlamda aracın işleteni olmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece manevi tazminat bakımından fahiş tutar üzerinden hüküm kurulduğunu, somut olayda kasıt bulunmadığını, tarafların sosyo-ekonomik durumları ve zarar boyutu karşısında, hükmedilen manevi tazminatların çok yüksek olduğunu, yerel mahkemece avans faizine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflarınca tazminat sorumluğuna ilişkin müşterek ve müteselsil sorumluluk olarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu olay itibariyle hüküm anındaki bakiye poliçe limitinin belirlenmesi yönünden bir tespit ve değerlendirme yapılmaması sebebiyle hükmün bozulması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin yalnızca sigortalı/işleten ve araç sürücüsünün 3. Kişilere verdiği zararlardan poliçe teminatı kapsamında sorumluluğu bulunduğunu, ... plakalı aracın kiralama sözleşmesi ile ...'e kiraya verilmiş olduğunu, sigortalının herhangi bir sorumluluğu olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sigortalı/işleten ve sigortalı araç sürücüsü açısından müşterek ve müteselsil sorumluluk kapsamında herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, davacının sürekli iş göremezlik oranı nazara alındığından bakıcı zararı bulunmadığını, ayrıca, bakıcı gideri talebine ilişkin tazminatın sürekli sakatlık teminatı kapsamında ayrı değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, ZMSS Genel Şartları uyarınca geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderinin poliçe kapsamında olmadığını, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, 09/09/2017 tarihinden itibaren avans faize hükmedilmesini kabul etmediklerini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının maluliyet oranı %66 olarak kabul edilse dahi, sürekli bakıma muhtaçlık bakımından genel şartlardaki tabloda tespit edilen oranın %69'un altında bir maluliyet oluştuğunu, bu nedenle davacının sürekli bakıcıya ihtiyaç duyduğu tespiti yapılarak tazminat hesaplanması ve bu kabulü göre karar verilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, söz konusu kararın, müvekkili şirketin sigortalı sürücüsünün %25 kusuruna göre sorumlu tutulduğu tazminat yönünden hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri tazminatı taleplerinin yasa değişikliği ile SGK'nın sorumluluğuna eklenen tedavi kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli bu giderlerden davalı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu uyuşmazlığın, poliçe tanzim tarihi olan 22/12/2015 tarihi itibariyle yeni genel şartlara tabi olduğu halde hatalı bir şekilde TRH tablosu ve progresif rant yöntemi dikkate alınarak hesaplama yapılmasının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, %0 teknik faiz ile hesaplama yapılmasını kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmemekle, poliçe teminat limitinin 310.000 TL olduğu halde, kararda sorumlu tutuldukları toplam tazminat miktarı yönünden bu limitin aşılmasının kararın kaldırılması sebebi olduğunu, ayrıca davanın haksız fiil niteliğinde olduğu halde, yasal faiz yerine avans faizi kararı verilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti. Vekili katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, somut olayda, müvekkili şirket ve ... arasındaki araç kiralamasının uzun süreli olduğunu, araç sürücüsünün, kazaya karışan aracı müvekkili şirket adına değil, tehlike sorumluluğunun da dahil olarak kendi ad ve hesabına kullanıldığını, bu nedenle somut olayda müvekkili şirketin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin aleyhine olacak şekilde tazminata hükmedilmiş ise de, dava dosyasından mevcut bulunan ... Sigorta A.Ş.'nin düzenlediği ZMMS poliçesinin ölüm/sakatlık giderleri teminatı kapsamında olduğunu, bu tutarı aşan kısmın ise ... Sigorta A.Ş'nin düzenlediği Artan Mali Sorumluluk Poliçesi ile teminat altına alındığını, davacının iyileşme evresi zararları ve tedavi giderlerinin ... Sigorta A.Ş.'nin düzenlediği ZMMS poliçesinin teminat altına alınan sağlık giderlerinden karşılanması gerektiğini, bu tutarın ZMMS teminatı kapsamını aşan tutar için ... A.Ş.'nin düzenlediği ... Poliçesi ile teminat altına alınan kısımdan karşılanması gerektiğini, müvekkili şirket ve ... Sigorta A.Ş. Arasında düzenlenen, ... Sigortası Sözleşmesinde manevi tazminatlarında teminat altına alındığını, bu nedenle davacının talep ettiği, maddi ve manevi tazminatlar açısından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, geçici-kalıcı işgöremezlik, bakıcı gideri ve manevi tzminatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm taraf vekililerince ayrı ayrı istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. 1-) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Başvuru Süresi" başlıklı 345. maddesinde "İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır." düzenlemesine yer verilmiştir. "Sürelerin Bitimi" başlıklı 92.maddesinde; "(1) Süreler gün olarak belirlenmiş ise tebliğ veya tefhim edildiği gün hesaba katılmaz ve süre son günün tatil saatinde biter. (2) Süre; hafta, ay veya yıl olarak belirlenmiş ise başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biter. Sürenin bittiği ayda, başladığı güne karşılık gelen bir gün yoksa, süre bu ayın son günü tatil saatinde biter." düzenlemelerine yer verilmiştir. HMK 346.madde hükmünde de; "(1)İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. (2)Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar." denilmiştir. Yerel mahkeme kararının davalı ... Sigorta A.Ş. vekiline 01.03.2023'de tebliğ edildiği, davalı vekilinin istinaf isteminin ise 22.03.2023'de yapıldığı görülmekle, istinaf başvurusunun süresinde olmadığı anlaşılmıştır. İstinaf başvurusu süresinde olmadığı takdirde HMK' nın 346/1. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, ilk derece mahkemesince ret kararı verilmediği takdirde HMK'nın 352/1-c. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf başvurusunun reddine karar verilebileceğinden, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin süresinde olmayan istinaf dilekçesinin usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 2-) Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davacılar lehine takdir edilen manevi tazminat miktarının olayın oluş şekline göre tarafların kusur durumları, mağdurda meydana gelen yaralanmanın ağırlığı nazara alındığında hak ve nesafete uygun takdir edildiği, davalı ... kendi muvazaasına dayanamayacağından işleten olmadığı yönündeki savunmasına itibar edilmemesinin yerinde olduğu, sigorta şirketlerinin teminat limiti ile sorumlu oldukları, kazaya sebebiyet veren araçların ticari olması sebebiyle avans faizine hükmedilmesi gerektiği, tedavi ve bakıcı giderlerinden sigorta şirketlerinin sorumlu olduğu, aktüer hesabın TRH 2010 ve progresif rant yöntemine göre doğru şekilde hesaplandığı anlaşılmakla, davalı vekillerinin tüm, davacılar vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 3-) ZMSS Genel Şartları'nın A.5-c maddesiyle, zarar görenin tedavisinin tamamlanmasından sonra tespit edilen sürekli maluliyetine bağlı sürekli (ömür boyu) bakıcı giderlerinden, sürekli sakatlık teminatı ve bu teminata ilişkin limit dahilinde sigortacının sorumlu olacağı düzenlemesi yapılmıştır. Ancak; 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'na karşı yapılan başvurular üzerine, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu iptal kararı gereği; sigorta teminatına giren ve girmeyen zararların belirlenmesi; zarar sigorta teminatına girmekle birlikte, poliçedeki hangi teminata girdiği belirlemesinin, ZMSS Genel Şartları'na göre yapılması mümkün değildir. Anılan belirlemelerin, KTK ve bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde de Borçlar Kanunu hükümlerine göre yapılması gerektiği açıktır. Bu itibarla; Anayasa'ya aykırı olduğu için bir kısım hükümleri iptal edilen ZMSS Genel Şartları'na ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin kararı, KTK, BK ve yerleşik Yargıtay uygulamaları dahilinde belirleme yapılması gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı gereği, ZMSS Genel Şartları'nın A.5-c maddesine göre bakıcı giderlerinin sürekli sakatlık teminatı kapsamında kabul edilmesinin mümkün olmadığı; sürekli bakıcı gideri zararının, AYM iptal kararı da dikkate alınarak Yargıtayın önceki yerleşik uygulamaları gereği, tedavi giderleri teminatında yer aldığı hususları hep birlikte ele alındığında; davaya konu edilen sürekli bakıcı gideri zararının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından karşılanması gerektiği dikkate alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı biçimde karar verilmesi doğru olmamıştır( aynı yönde bknz Yargıtay 4. HD, 07.06.2021 tarih, 2021/14845 E. - 2021/2469 K.). Davalı zmms şirketlerinin tedavi giderleri teminat limiti ayrı ayrı 310.000,00 TL olup toplamda 620.000,00 TL'lik bu limitler tüketilse dahi, davacının tedavi giderlerinden sayılan geçici işgöremezlik, bakıcı gideri ile yol ve tedavi giderleri toplamının 787.379,70 TL olduğu ve bu durumda bakiye bedelin 167.379,70 TL olduğu, dolayısıyla davalı İMM sigortacısı ... Sigorta A.Ş.’nin bu bedel yönünden sorumluluğu devam ettiğinden bu davalı yönünden ilk derece mahkeme kararının geçerliliğini koruduğu anlaşılmıştır. Açıklanan bu sebeplerle kararın davacı lehine kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından Dairemizce davanın esası hakkında HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıda yazılı şekilde karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nun 352-(1)-c) maddesi gereğince süre yönünden USULDEN REDDİNE, 2-Davalılar vekillerinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE; İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1209 Esas - 2022/1128 Karar ssayılı kararının HMK'nın 353-1-b-2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE, "a-413.451,09 TL’si sürekli iş göremezlik tazminatı ve 761.091,50 TL’si bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 1.174.542,59 TL maddi tazminatın (davalı ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.’nin sürekli işgöremezlik tazminatından poliçede yer alan sakatlık teminatı limiti olan 310.000,00 TL ile, bakıcı gideri tazminatından ise poliçede yer alan tedavi gideri teminatı limiti olan 310.000,00 TL ile ayrı ayrı sınırlı sorumlu tutulmalarına; davalı ... Sigorta A.Ş.’nin tazminatın 167.379,70 TL’lik kısmı ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydı ile) davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihleri olan 09/09/2017 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 21/02/2016 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...ya verilmesine, b-14.288,20 TL’si geçici iş göremezlik tazminatı ve 12.000,00 TL’si tedavi ve tedavi amaçlı yol gideri tazminatı olmak üzere toplam 26.288,20 TL maddi tazminatın davalılardan ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihleri olan 09/09/2017 tarihinden itibaren, davalılar ..., ... San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 21/02/2016 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılar ... Sigorta A.Ş., ... Sigorta A.Ş., ..., ... San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ...’tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...ya verilmesine, c-Davacı ...’nun açtığı manevi tazminat davasının KABULÜ ile; 150.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan dava tarihinden itibaren, davalılar ..., ... San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ...’ yönünden ise kaza tarihi olan 21/02/2016 tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Sigorta A.Ş., ..., ... San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ...’tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...ya verilmesine, ç-Davacı ...’un açtığı manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; 75.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan dava tarihinden itibaren, davalılar ..., ... San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 21/02/2016 tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Sigorta A.Ş., ..., ... San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ...’tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...’ya verilmesine, Davacı ...’nun fazlaya ilişkin isteğinin reddine, d-Davacı ...’un açtığı manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan dava tarihinden itibaren, davalılar ..., ... San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 21/02/2016 tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Sigorta A.Ş., ..., ... San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ...’tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...’ya verilmesine, Davacı ...’nun fazlaya ilişkin isteğinin reddine, e-Davacı ...’un açtığı manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan dava tarihinden itibaren, davalılar ..., ... San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 21/02/2016 tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Sigorta A.Ş., ..., ... San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ...’tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...’a verilmesine, Davacı ...’un fazlaya ilişkin isteğinin reddine, f-Maddi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 82.028,75 TL harçtan peşin alınan 1.543,81 TL harcın ve 4.175,31 TL tamamlama harcının düşülmesi ile kalan 76.309,63 TL harcın (davalı ... Sigorta A.Ş.’nin bu miktarın 38.763,89 TL’lik, davalı ... Sigorta A.Ş.’nin bu miktarın 38.763,89 TL’lik ve davalı ... Sigorta A.Ş.’nin bu miktarın 10.636,54 TL’lik kısmı ile sınırlı olarak sorumlu olmaları kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, Hazine'ye gelir kaydına, g-Manevi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 22.200,75 TL harcın davalılar ... Sigorta A.Ş., ..., ... San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, h-Davacının yatırmış olduğu 35,90 TL'si başvurma harcı, 1.543,81 TL'si peşin harç ve 4.175,31 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 5.755,02 TL'nin (davalı ... Sigorta A.Ş.’nin bu miktarın 2.923,44 TL’lik, davalı ... Sigorta A.Ş.’nin bu miktarın 2.923,44 TL’lik ve davalı ... Sigorta A.Ş.’nin bu miktarın 802,17 TL’lik kısmı ile sınırlı olarak sorumlu olmaları kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, ı-Davacının yapmış olduğu 2.107,60 TL'si posta-tebligat gideri 700,00 TL'si bilirkişi ücreti, 1.200,00 TL'si Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Adli Tıp Bilirkişi Kurulu Raporu ücreti ve 323,00 TL'si adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 4.330,60 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 4.002,69 TL'sinin (davalı ... Sigorta A.Ş.’nin bu miktarın 2.199,86 TL’lik, davalı ... Sigorta A.Ş.’nin bu miktarın 2.199,86 TL’lik ve davalı ... Sigorta A.Ş.’nin bu miktarın 1.291,65 TL’lik kısmı ile sınırlı olarak sorumlu olmaları kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, i-Davacı ...'nun maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 144.066,46 TL vekalet ücretinin (davalı ... Sigorta A.Ş.’nin bu miktarın 73.183,11 TL’lik, davalı ... Sigorta A.Ş.’nin bu miktarın 73.183,11 TL’lik ve davalı ... Sigorta A.Ş.’nin bu miktarın 20.080,93 TL’lik kısmı ile sınırlı olarak sorumlu olmaları kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, j-Davacı ...'nun manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 23.500,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta A.Ş., ..., ... San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ...’tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...'ya verilmesine, k-Davacı ...'nun manevi tazminat davası kısmen kabul edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 12.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta A.Ş., ..., ... San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ...’tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...’ya verilmesine, l-Davacı ...'nun manevi tazminat davası kısmen reddedildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 12.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılar ... Sigorta A.Ş., ..., ... San. Tic. Ltd. Şti. ve ...'a eşit olarak verilmesine, m-Davacı ...'nun manevi tazminat davası kısmen kabul edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta A.Ş., ..., ... San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ...’tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...’ya verilmesine, n-Davacı ...'nun manevi tazminat davası kısmen reddedildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılar ... Sigorta A.Ş., ..., ... San. Tic. Ltd. Şti. ve ...'a eşit olarak verilmesine, o-Davacı ...'un manevi tazminat davası kısmen kabul edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta A.Ş., ..., ... San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ...’tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...'a verilmesine, ö-Davacı ...'un manevi tazminat davası kısmen reddedildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılar ... Sigorta A.Ş., ..., ... San. Tic. Ltd. Şti. ve ...'a eşit olarak verilmesine, p-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine," ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, 4-İstinaf İncelemesi Yönünden Harç ve Yargılama Masrafları; a-Davacılar istinafı yönünden; davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, Davacılar tarafından yapılan istinaf başvuru harcı 492,00 TL ve tebligat ve posta gideri 424,00 TL olmak üzere toplam 916,00 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine verilmesine, b-Davalı ... Sigorta A.Ş. istinafı yönünden; alınması gerekli 21.176,10 TL harçtan peşin yatan 5.638,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.537,15 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, c-Davalı ... istinafı yönünden; alınması gerekli 104.229,50 TL harçtan peşin yatan toplam 25.852,45 harcın mahsubu ile bakiye 78.377,05 TL harcın davalı ...'tan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, ç-Davalı ... .... Ltd. Şti. istinafı yönünden; alınması gerekli 104.229,50 TL harçtan peşin yatan toplam 25.852,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 78.377,05 TL harcın davalı ... ... Ltd. Şti.'nden tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davalı ... ... Ltd. Şti. tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, d-Davalı ... Sigorta A.Ş. istinafı yönünden; alınması gerekli 33.634,45 TL harçtan peşin alınan 8.029,41 TL harcın mahsubu ile bakiye 25.605,04 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, e-Davalı ... Sigorta A.Ş. istinafı yönünden; yatırılan istinaf karar harcının başvurunun usulden reddine karar verilmiş olması nedeniyle karar kesinleştiğinde ve talebi halinde ilk derece mahkemesi tarafından kendisine iadesine, istinaf başvuru harcının hazineye irat kaydına, Davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/11/2024