Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/134 E. 2022/116 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/134
Karar No
2022/116
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1676 - 2024/1857 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1676 KARAR NO : 2024/1857 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 31/03/2022 NUMARASI : 2021/134 E. - 2022/116 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 31/03/2022 tarih ve 2021/134 Esas - 2022/116 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2019/128896 sayılı ve "..." ibareli başvurusunun, davalı Şirketin "..." ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da dava konusu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığını, ayrıca davalı Şirketin redde mesnet markaları mobilyacılık sektörü dışında kullandığını ispatlayamadığını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'ın 08.03.2021 tarih, 2021-M-1099 sayılı kararının iptali ile tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, süresinde davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında beyanlarında, tarafların markları arasında iltibas bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru ile redde mesnet 2010/81600 ve 2015/92741 sayılı markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler yönünden, SMK' nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunduğu ancak, davacının, başvurunun yayına itiraz aşamasında kullanım ispatı talebinde bulunduğu, kullanım ispatına tabi olan 2010/81600 sayılı markanın kullanıldığının ispat edilemediği, dolayısıyla anılan marka yönünden SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının oluşmayacağı, redde mesnet diğer markanın ise kullanım ispatına tabi bulunmadığı, dava konusu YİDK kararının 2015/92741 sayılı markadan farklı olarak 2010/81600 sayılı marka kapsamında yer alan 35. sınıf“Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri” bakımından iptali koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ,TÜRKPATENT YİDK'nın 08.03.2021 tarih 2021/M-1099 sayılı kararının sayılan 35. Sınıf hizmetler yönünden iptaline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin başvurusunun, ... rahibelerinin hastalara şifa dağıttığı tarihi binanın yöneticisi olan ... 'nin soyadı olan "..." ibaresinden oluştuğunu, diğer taraftan tarafların faaliyet alanlarının da farklı olduğunu, davalı Şirketin mobilya sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalının faaliyet alanında bulunmayan mal ve hizmet sınıflarında marka yedeklemesi yaptığını, kötü niyetli davrandığını, davalı Şirketin markalarını kullandığını ispatlayamadığını, usulüne uygun kullanım ispatı taleplerinin sadece redde mesnet 2010/81600 sayılı yönünden dikkate alınmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, davacının kullanım ispatı talebinin SMK Yönetmeliği'nin 29. maddesinde belirtilen şekle uygun olmadığını, bu nedenle de değerlendirilmediğini, YİDK kararının iptali talebiyle açılan davada YİDK tarafından değerlendirilmeyen itirazların ilk derece mahkemesi tarafından incelenmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, müvekkilinin "..." ibareli seri markalarının bulunduğunu, anılan ibareyi meşhur ve maruf hale getirdiğini, "..." ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanının da asli unsuru olduğunu, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddini istemiştir GEREKÇE :1-Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun tescil işlemlerine devam edilmesi istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2-Davalılar vekillerinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince, işlem dosyasının incelenmesinden, davacının "şekil+..." ibaresinin, 29, 30, 35 ve 43 sınıf mal ve hizmetler yönünden tescili için yaptığı 2019/128896 sayılı başvurusuna, davalı Şirketin 2010/81600, 2012/82694, 2015/92741 sayılı ve "..." ibareli markalarına dayalı olarak itiraz ettiği, başvuru sahibi davacı Şirketin itiraza karşı görüşünde, davalı Şirketin markalarının sadece bir sınıfta kullanıldığını, markalarını kullandığını ispatlaması gerektiğini belirttiği, davalı Şirketin itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından dava konusu başvuru ile davalı Şirketin 20108/81600 ve 2015/9241 sayılı markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunduğu gerekçesiyle kabul edilerek, dava konusu başvurunun reddine karar verildiği, başvuru sahibi davacının bu karara itirazının da, davacının itiraz karşı görüşünde ileri sürüdüğü kullanım ispatı talebinin SMK Yönetmeliği'nin 29. maddesinde belirtilen şekle uygun olmadığı, dava konusu başvuru ile davalı Şirkete 2010/81600 ve 2015/92741 sayılı markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle YİDK'ın 2021-M-1099 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacı tarafa 10.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği ve davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 07.05.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Somut olaya uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; mahkemece alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 29, 30 sınıf mallar ve 43 sınıf hizmetler davalı Şirketin redde mesnet 2010/81600 ve 2015/92741 sayılı markaları kapsamında, başvurunun tescil edilmek istendiği 35. sınıf "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat- ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri" ise sadece redde mesnet 2010/81600 sayılı marka kapsamında yer almaktadır. Dava konusu başvuru kapsamında yer alan ve 29 ve 30 sınıf malların satışına özgü 35. sınıf hizmetler ile redde mesnet markalar kapsamında yer alan 29 ve 30. sınıf mallar , ticari bir malı üreten işletmenin ürettiği malı satmasının, işin doğası gereği ve ticari faaliyetinin zorunlu bir sonucu olduğundan benzerdir. Bu duruma göre, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği tüm mal ve hizmetler yönünden, dava konusu başvuru ile redde mesnet 2010/81600 ve 2015/92741 sayılı markalar arasında emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleştiği kabul edilmiştir. Marka işaretlerinin karşılaştırmasına gelince; dava konusu başvuru "şekil+...", redde mesnet markalar ise "..." ibarelerinden oluşmaktadır. Dava konusu başvuruda yer alan şekil unsuru ayırt ediciliği bulunmayan tali unsur niteliğinde olduğundan dava konusu başvurunun asli unsuru "..." ibaresidir. Bu ibare ile redde mesnet markaların asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi arasında, tek harften kaynaklanan bir farklılık bulunduğu, bu farklılığın dava konusu başvurunun asli unsurunu oluşturan ibarenin, redde mesnet markalar da olduğu gibi "nikol" olarak telaffuz edilecek olması dava konusu başvuruyu redde mesnet markalardan yeterince farklılaştırmadığı kanaatine varıldığından dava konusu başvuru ile redde mesnet marka işaretleri arasında da SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunduğu kabul edilmiştir.. Esasen dava konusu başvuru ile redde mesnet 2010/81600 ve 2015/92741 sayılı markalar arasında, gerek marka işaretleri bakımından gerekse de başvurunun tescil edilmek istendiği tüm mal ve hizmetler yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunduğu ilk derece mahkemesinin de kabulünde olup, taraflar arasındaki asıl uyuşmazlık davacının, davalı Şirketin başvuruya itirazına karşı görüşünde ileri sürdüğü kullanım ispatı talebinin usulüne uygun olarak yapılıp yapılıp yapılmadığı, bu bağlamda kullanım ispatına tabi olan 2010/81600 sayılı redde mesnet markanın iltibas değerlendirmesinde dikkate alınıp alınamayacağı noktasındadır. Zira redde mesnet 2015/92741 sayılı markanın tescil tarihinden dava konusu başvuru tarihine kadar 5 yıllık süre geçmediğinden, kullanım ispatına tabi değildir. SMK'nın 19/2 maddesi "6. maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir." hükmünü havi olup SMK'nın Uygulanması Yönetmeliği'nin 29/2. maddesinde de kullanımın ispatı talebinin açık, net ve koşulsuz olarak yapılması gerektiği, bu talepte, kullanımın ispatı istenilen markaların tescil numaralarının açıkça belirtilmesinin zorunlu olduğu aksi halde talebin yapılmamış sayılacağı düzenlenmiştir. Somut olayda da dava konusu başvuru sahibi davacı, başvuruya itiraza karşı görüşünde kullanımın ispatı talebinde bulunmakla birlikte, davalı Şirketin hangi markasının hangi sınıflarda kullanımının ispatını talep ettiğini belirtmeden genel olarak davalı Şirketin markalarının 20 ayrı sınıfta tescilli olduğunu ancak yine hangi sınıfta kullanıldığını belirtmeden sadece 1 sınıfta kullanıldığını ileri sürmüştür. Davacının kullanım ispatı talebinin bu şekli itibariyle SMK'nın Uygulanması Yönetmeliği'nin 29/2 maddesi uyarınca açık, net ve koşulsuz olduğunun, bu bağlamda da usulüne uygun bulunduğunun kabulü mümkün değildir. Buna göre, anılan Yönetmelik hükmü uyarınca davacının kullanım ispatı talebi yapılmamış sayılacağından ve iltibas değerlendirmesinin redde mesnet olan 2010/81600 sayılı marka da dikkate alınarak yapılması gerektiğinden ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü doğru olmamış, davalılar vekillerinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde bulunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle, dava konusu başvuru ile redde mesnet 2010/81600 ve 2015/92741 sayılı markalar arasında başvuru kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler yönünden SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında iltibas koşullarının oluştuğu, davacının usulüne uygun bulunmayan kullanım ispatı talebinin SMK'nın 29/2 maddesi uyarınca yapılmamış sayılacağı, buna göre dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar ..., ... Mobilya Dekorasyon İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 31/03/2022 gün ve 2021/134 Esas - 2022/116 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, 3-Davanın REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30-TL’nin düşümü ile kalan 368,3‬0-TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 7-Davalı kurum tarafından istinaf aşamasında yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine, 8-Davalı şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan 44,00-TL posta masrafı, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan yargılama giderinin 264,70-TL davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, 9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333), 10-Davacıdan alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70-TL harcın düşümü ile bakiye 346,90-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 11-Davalılara tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara ayrı ayrı iadesine, 12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 22/11/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/12/2024 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/134, K. 2022/116, T. 07.05.2021, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-134-e-2022-116-k-630355251e45