Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/12907 E. 2022/6237 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/12907
- Karar No
- 2022/6237
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2022/757 KARAR NO: 2024/1745 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 30/11/2021 NUMARASI: 2019/432 Esas - 2021/864 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 16/10/2024 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/09/2016 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Ankara istikametinden Bursa istikametine seyri sırasında belirli bir kilometreye gelindiğinde aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek tek taraflı trafik kazası gerçekleştiğini, meydana gelen trafik kazası sonucunda yolcu konumunda bulunan müvekkilinin ağır derecede yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili için 100 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalı ... plakalı aracın, 01.09.2016 tarihinde yaptığı trafik kazası nedeniyle, müvekkili sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine 135.470,28 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğinden temerrüde düşmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin faiz sorumluluğunun ancak dava tarihinden itibaren söz konusu olacağını, bu nedenle talep edilen faize ve faiz oranına tamamen itiraz ettiklerini, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın zamanaşımı bakımından reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece hüküm verilmeden önce itirazları doğrultusunda İstanbul ATK 2. Üst Kurulundan rapor alınması gerekirken alınmadığını, eksik ve hatalı incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu, mahkemece mevzuat doğrultusunda, hükme dayanak alınmaya elverişli olmayan 2. Kurul raporuna itirazları doğrultusunda bir kez de ATK Üst Kurulundan rapor alması gerekirken, alınmadığını, müvekkilinin üst safhadaki mağduriyetine rağmen, gerçek maluliyet oranı belirlenmeden, eksik ve hatalı incelemeye dayalı olarak düzenlenen İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesinin 04/10/2021 tarihli raporunun aynen benimsenmek suretiyle hüküm kurulması ve müvekkilinin gerçek kalıcı iş göremezlik oranını tespit etmeden karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’unda ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları). Mahkemece hükme esas alınan 29/09/2021 tarihli Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan raporda; davacı ...'in 01/09/2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları Hakkında Yönetmelik Kapsamında; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin olay/kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceğini tespit edilerek bildirilmiştir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri ve yeni tarihli muayene belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına; Devlet Hastanesinden alınan engelli sağlık raporu olduğundan çelişkiden söz edilemeyeceğine göre bu yöne değinen istinaf itirazları yerinde değildir.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/10/2024