Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 2021/1255 E. 2024/233 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1255
Karar No
2024/233
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2021/1255

KARAR NO: 2024/233

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 13/02/2018

NUMARASI: 2015/137 Esas - 2018/164 Karar

DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat

KARAR TARİHİ: 13/02/2024

Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların kızının 13/02/2004 tarihinde geçirdiği trafik kazası neticesinde hayatını kaybettiğini, plakası tespit edilemeyen araç için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulüne, davacı baba ... için 607,80 TL, davacı ... için 1.216,75 TL 'nin 06/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, desteklik tazminatı hesabında, aynı kazada vefat etmiş bulunan kişinin yapılan hesaplamada destek alacak kişiler arasından çıkartılarak destek paylarının diger mirasçılar olan davacı anne ve babaya dağıtılarak ayrı ayrı hesap yapılması gerektiğini, aynı kazada vefat eden ... için 14.Asliye Ticaret Mahkemesinde 2015/381 esas sayılı dosyasında aynı bilirkişi ... imzalı raporda Yargıtay kararı doğrultusunda paylar esas alınarak hesaplama yapıldığını, bu raporun dosyaya sunulduğunu, Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı destekten yoksun kalma tazminatlarının hesaplanmasında TBK'nin uygulanmasına ilişkin kararı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 14/01/2021 tarih, 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar sayılı yaşam süreleri bakımında TRH 2010 tablosunun esas alınmasına ilişkin kararının esas alınması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Öncelikle, destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup diğer kısmının davacı olmadığı durumda, talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir. Ancak vefat, evlilik ya da destek alma ihtiyacının sona ermesi gibi nedenlerle destek almaktan çıkan kişinin payı diğer destek alanlara aktarılarak hesaplama yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda somut olayda Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, "(...) Müteveffa bu olay sebebiyle ölmeyip sağ kalmış olsa idi aynı olayda vefat eden eşi ve çocuğuna da destek olacağından davacı anne ve babanın destek süresi ve müteveffanın gelirindeki payları belirlenirken aynı olayda vefat eden eşi ve çocuğunun da destek süresi ve payı da belirlenecektir." şeklindeki kabul doğrultusunda destek (davacıların kızı) ... ile aynı kazada vefat etmiş olan ...'un eşi ... ve oğlu ... yönünden destek payları hesap edilerek davacıların payları belirlenmiştir. Ancak, yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında, davacılar anne ve babanın destek tazminatı hesabı yapılırken destek ile aynı kazada vefat etmiş eş ve çocuk için de pay ayrılması doğru bir hesap tarzı olmayıp desteklik tazminatı hesabında vefat etmiş olan diğer eş ve çocuk destek alacak kişiler arasından çıkartılarak bu kişilere ayrılması gereken desteklik payı destek tazminatı alabilecek diğer kişiler (davacılar) arasında dağıtılarak hesaplama yapılması gerekirken yazılı olduğu şekilde hatalı hesaplama yöntemine göre belirlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru olmamış, davacılar vekilinin istinaf itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Diğer yandan, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel içtihatlarında tazminat hesaplamalarında TRH 2010 tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, desteğin ve davacıların kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresinin belirlenmesinde PMF 1931 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılması doğru olmayıp TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak işleyecek (bilinmeyen) devrede de, her yıl gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yönteminin kullanılması suretiyle destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması gerektiği, bu yöne ilişen istinaf itirazının da isabetli olduğu kabul edilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/02/2024

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/1255, K. 2024/233, T. 13.02.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-40-hukuk-dairesi-2021-1255-e-2024-233-k-a5a411ec1ec4