Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/10 E. 2021/61 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/10
Karar No
2021/61
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2021/804 KARAR NO:2024/1773 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:10/02/2021 NUMARASI:2018/347 Esas - 2021/147 Karar BİRLEŞEN İSTANBUL 21.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2019/412 ESAS 2019/31 KARAR SAYILI DOSYASI DAVANIN KONUSU:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:25/12/2024 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili şirket ile davalı arasında 30/06/2016 tarihinde imzalanan ... Uygulamaları Lisans Sözleşmesi kapsamında... Hizmeti kiralaması yapıldığını, bu sözleşme ile verilecek kiralama hizmetinin yıllık periyotlarda taksitler halinde faturalandırılacağı kararlaştırıldığını, davalı ile imzalanan sözleşme gereği 2016, 2017 ve 2018 yıllarında kiralama hizmeti sağlandığını, sözleşme gereği ödenmesi gereken bellerin 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin bedellerin ödendiğini, 2018 yılına ilişkin sözleşme kapsamında müvekkili tarafından tanzim edilen 8.071,20 Euro bedelli 3 adet fatura bedelinin ödenmediğini beyanla toplam 24.213,60 EURO alacağın sözleşme gereği faturaların ödeme tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan ....B. EURO efektif satış kuru üzerinden tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesi ile; asıl davaya konu ... Uygulamaları Lisans Sözleşmesi kapsamında 2019 yılına ilişkin sözleşme kapsamında müvekkili tarafından tanzim edilen 8.071,20 Euro bedelli 2 adet fatura bedelinin de ödenmediği iddiası ile toplam 16.142,40 alacağın sözleşme gereği faturaların ödeme tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan T.C.M.B. EURO efektif satış kuru üzerinden tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP:Asıl ve birleşen davada avalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili ile davacı arasında 30/06/2016 tarihinde ... Yazılım Kurumsal Lisans Destek Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre davacının bu davaya konu programı lisanslı olarak müvekkiline kiralama borcunu ve müvekilinin de bu lisanslı kiramala karşılığında para ödeme borcunu üstlendiğini, müvekkilinin 2016 ve 2017 yılları için sözleşmenin gereklerini ifa ettiğini, bu destek sözleşmesinin bedellerinin davacı şirkete ödendiğini, ancak müvekkilinin 2018 yılında sözleşmelere konu program ve ürünleri kullanamamasını davacı tarafa yazılı ve sözlü olarak defalarca bildirmesine rağmen hiçbir sonuç alamadığını, bunun üzerine 12/03/2018 tarihinde sözleşmeyi tüm hükümler çerçevesinde feshettiğini açıklayan ihtarnameyi davacıya gönderdiğini, ancak davacı tarafça ihtarnameye cevap verilmediğini, davacı şirketin, müvekkili şirkete karşı .... ve .... No'lu faturaya dayalı örnek 7 ilamsız takip başlatıldığını, müvekkilinin ise kendisine karşı başlatılan bu icra takiplerine itiraz ettiğini, ... no'lu icra takibine 05.12.2018 tarihinde ve ... no'lu icra takibine ise 15.09.2018 tarihinde haksız ve hukuka aykırı şekilde yapılan bu takiplere itiraz ettiğini ve takipleri durdurduğunu, davacının hukuka aykırı olarak alacaklı olduğunu iddia etmesi ve haksız olarak icra takibi başlattığını bildiği için icra takibi prosedürünün devamı olan itirazın kaldırılması veya itirazın iptali yoluna gitmediğini, çünkü müvekkilime karşı yapılan icra takibinin ve alacak iddiasının haksız ve kötüniyetli olduğunu, sözleşmenin fesih önellerine uyarak sözleşmeyi fesheden müvekkilime karşı, 2019 yılına ait sözleşme bedelinin tahsili amacıyla da işbu davalar açıldığını, 2018 yılına ait bedeller de tahsil edilemediği için bu dava yoluna başvuran davacı yine aynı yolla 2019 yılına ait bedellerin de bu şekilde tahsilini istendiğini, bu nedenle de diğer hukuki yollardan sonuç alamayınca işbu haksız davaları açtığını beyanla asıl ve birleşen davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece, " Taraflar arasında düzenlenen ... Uygulamaları Lisans Sözleşmesi kapsamında düzenlenen 5 adet 40.356 Euro tutarlı kurumsal destek bakım hizmet faturalarından 8.071,20 Euro'luk 3 adet toplam 24.213,60 Euro'luk faturaların davacı ve davalı yan ticari defterlerinde aynı miktarda kayıtlı olduğu, davalı tarafından davacının düzenlediği asıl dava ve birleşen davaya konu faturaların ticari defterlerine işlediği, incelenen talimat raporunda; davalının ticari defter ve kayıtlarına davacının 2018 yılında düzenlediği Kurumsal Destek Bakım Bedeli faturalarını kayıtlara alıp ardından iade faturaları kesildiği, 2019 yıllarına ait ise herhangi bir kaydın bulunmadığı bildirilmiş olup, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve lehlerine delil vasfı taşıdığı anlaşılmıştır.Buna göre; asıl dava ve birleşen davanın temelinde, taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan iki tarafın da edimi ifa yükümlülüklerin yerine getirilmesine dayalı yıllık kurumsal destek hizmet ilişkisi kapsamında, davacı tarafından, davalıya gönderilen 5 adet toplamı 40.356,00 Euro tutarlı faturalar nedeniyle davacının, davalıdan alacağının bulunup, bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Somut olayda davalı tarafından Gaziantep ...Noterliğinin... yevmiye numaralı 12.03.2018 tarihli ihtarnamesi ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiği ve fesih bildirimi ile kesmiş olduğu iade faturalarını davacının sözleşmede yazılı adresine gönderdiği ve davacı tarafından sözleşmede belirtilen süre içerisinde adres değişikliği bildirimi kendilerine yapılmadığı iddia edilmiş ise de; davacı firmanın yaptığı adres değişikliğini davalıya 25/08/2017 tarihli iadeli taahhütlü posta ile bildirdiğinin dosyaya sunulan belge ile sabit olduğu, bu haliyle davalı tarafından davacının adres değişikliğini bildirdiği tarihten 7 ay kadar sonra Gaziantep...Noterliğinin ... yevmiye numaralı 12.03.2018 tarihli fesih ihtarnamesini davacı tarafın eski adresine gönderdiği ve sözleşmenin feshinin usulüne uygun olarak davacıya bildirilmediği ve davalı tarafından asıl davaya konu faturaların önce deftere işlendiği daha sonra iade faturası düzenlendiği, ancak faturalara yönelik süresinde yapılmış herhangi bir itiraz bulunmadığı, yine alınan rapor içeriğine göre; sözleşme konusu lisanslama hizmetinin, ayrıca danışmanlık ve destek hizmetlerinin sözleşme göresi içerişinde verildiği mail kayıtları ile sabit olduğu, ayrıca dava konusu olan 21.05.2018 tarihli ... numaralı 8.071,20 Euro tutarlı, 29.08.2018 tarihli ... numaralı 8.071,20 Euro ve 24.10.2018 tarihli... numaralı 8.071,20 Euro tutarlı faturaların yazılım lisanslama bedelini içerdiği, taraflar arasında imzalanan .. Uygulamaları Lisans Sözleşmesinin 3, 4. ve 5. maddeleri uyarınca ... uygulamaları yazılımının 3 yıllık kiralandığı, 3 yıllık kiralama bedelinin her yıl üçer aylık periyotlayda 6.840 Euro + KDV olarak faturalandırılacağı sözleşmede açıkça belirtildiği, ancak ve ancak davalı şirketin 30/06/2019 tarihinden 90 gün önce haber vermek koşuluyla sonraki yıllar için yazılımının kullanımım durdurabileceği, yazılımda lisanslama belirli süreler ile sınırlı olduğu, ilgili yazılım ister kullanılsın ister kullanılmasın belirli süreler için alınan ve geçerli olan yazılım lisanslarının sona erdirilmesi ancak yazılım lisans bitiş süresinin tamamlanması ile mümkün olduğu, bu bağlamda dava konusu faturaların yazılım lisanslama bedelini kapsaması nedeniyle davalı şirketin 3 yıllık yazılım lisanslama bedelinin son yılını kapsayan işbu faturalardan sorumlu olması gerektiği anlaşılmıştır. Ayrıca taraflar arasında akdedilen sözleşme 'fatura tarihinden itibaren 10 gün için ödenmediği takdirde "aylık %1,5 Euro faiz hesaplanacağı" hüküm altına alındığı anlaşılmakla hüküm kurmaya elverişli 22/01/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda " Asıl davanın kabulü ile 24.213,60 Euro (8.071,20 Euro için 31/05/2018 tarihinden itibaren, 8.071,20 Euro için 08/09/2018 tarihinden, 8.071,20 Euro için 04/11/2018 tarihinden itibaren) işleyecek aylık 1,5 oranında gecikme faizi ile birlikte ... Merkez Bankasının Euro cinsinden efektif satış kuru üzerinden davalıdan tahsiline, birleşen davanın kabulü ile 16.142,40 Euro'nun (8.071,20 Euro için 30.05.2019 tarihinden ve 8.071,20 Euro için 30.05.2019 tarihinden itibaren) işleyecek aylık 1,5 oranında gecikme faizi ile birlikte ... Merkez Bankasının Euro cinsinden efektif satış kuru üzerinden davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili asıl ve birleşen davada yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Bilirkişi tarafından davacı şirket tarafından kesilen faturalara müvekkilim şirket tarafından itiraz edilip edilmediği, edildi ise hangi faturaya hangi tarihte itiraz edildiği, müvekkilim şirket tarafından iade faturası kesilip kesilmediği, kesildi ise hangi tarihte kesildiği hususları yönünden hiçbir inceleme yapılmadığını, müvekkilim şirket tarafından davaya konu faturalar ticari deftere kaydedilmeksizin iade faturası gönderildiğini, bu itibarla davaya konu sözleşmeye ilişkin hizmetin verildiğinin davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini,Bilirkişi tarafından raporda sunulan söz konusu mail yazışmalarını kabul etmemekle birlikte; ilgili yazışmalar 2016 ve 2017 yıllarına ait olup, o dönemlere ilişkin olarak müvekkilim şirket tarafından ödeme yapılmış olup, 2016-2017 yıllarına ilişkin olarak taraflar arasında zaten bir ihtilaf bulunmadığını, bu nedenle bilirkişi tarafından yapılan teknik inceleme sonucunda ulaşılan mail yazışmaları baz alınarak müvekkilim şirkete hizmet verildiğine ilişkin yapılan tespite itibar edilmesi mümkün olmadığını, nitekim aşağıda detaylı olarak yapmış olduğumuz açıklamalar doğrultusunda müvekkilim şirket 2018 yılında davacıdan sözleşmeler kapsamında herhangi bir lisans veya uygulama almadığını, müvekkilim şirket tarafından davaya konu sözleşmeler feshedilmiş olup, sözleşmenin feshedilmiş olduğu gerek şifahi olarak, gerek mail yolu ile gerekse de noter kanalı ile gönderilen ihtarname yolu ile davacı yana bildirildiğini, davacı taraf, dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonra sunmuş olduğu 06.01.2020 tarihli beyan dilekçesi ile şirketlerinin adres değişikliği yapmış olduğunu ve söz konusu adres değişikliğinin müvekkil şirkete bildirmiş olduğunu iddia etmişse de söz konusu iddialar gerçeğe aykırı olmakla birlikte iddianın genişletilmesi yasağı gereğince iddialara zaten itibar edilmesi mümkün olmadığını, ayrıca ilgili tebligatın zaten usulsüz yapıldığını, hiçbir şekilde fatura bedellerinin ödenmesi gerektiğini kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafaça talep edilen faizin de kabulüne karar verilmiş olması hukuka aykırılık teşkil ettiğini ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Asıl ve birleşen dava yazılım lisans sözleşmesinden kaynaklanan yazılım lisans kiralama bedeli alacağına istinaden düzenlenen fatura alacağın tahsili istemine ilişkindir.Taraflar arasında 30/06/2016 tarihinde .. Yazılım Kurumsal Lisans Destek Sözleşmesi imzalanmış, sözleşmede davacı "...", ... "..." olarak anılmış, sözleşmenin mali hükümler başlıklı maddesi " ...; ... "... Yazılım Kullanma Lisans Bedeli"nin %22'sine tekabül eden ve EK1'de belirtilen meblağı (KDV Hariç) Yıllık Kurumsal Destek ücreti olarak Ek 1'de belirtilen şekilde ...'e ödemeyi kabul ve taahhüt eder. Müşteri bu sözleşme ile sahip olacağı bedeli Ek 1'de yer alan Kurumsal Destek ücretini yine Ek 1'de belirtildiği şekilde ödemeyi kabul ve taahhüt etmektedir. Kurumsal destek hizmetinin bedeli Avrupa Para Birimi (Euro) cinsinden tespit edilmiş olup, bedelin tamamı tarafların işbu sözleşme'yi imzalamasını müteakip, Ek 1'de belirtildiği şekilde, fatura tarihindeki cari ...Bankası döviz satış kuru esas alınarak hesaplanacak Türk Lirası karşılığında, KDV ilave edilmek suretiyle faturalandırılacaktır. Taraflar arasında sözleşme hükümlerinin uygulanmasında temel alınan para birimi Avrupa Para Birimi (Euro)'dur. Müşteri tüm ödemelerini Euro olarak yapmakla yükümlüdür. Müşterilerinin ödemelerini Euro yerine Türk Lirası olarak yapması halinde ..., fatura tarihi ile ödeme tarihi arasında aleyhine oluşacak döviz kuru farklarını ayrıca Müşteri'ye faturalayacaktır. Kur farkından kaynaklanan bu faturalar faturanın tanzim tarihinden itibaren en geç (10) iş günü içerisinde ...'e ödenecektir. Ek 1'de belirlenen ödemelerin zamanında yapılmaması halinde ...'ın Euro bazında aylık %1,5 gecikme faizi talep hakkı doğar."Sözleşmenin "..." başlıklı tebligat hususunun düzenlendiği 9.1.bendinde "9.1. Taraflar bu Sözleşme'de belirtilen yazılı adreslerinin tebligat adresleri olduğunu, adres değişikliğini diğer tarafa 30 (otuz) gün öncesinden yazılı olarak bildirilmediği taktirde bu adreslere yapılacak tebligatların geçerli tebligat sayılacağını, bu adrese yapılamayan tebligatların dahi geçerli tebligatlarla aynı hukuki sonuçları doğuracağını peşinen kabul ve taahhüt ederler." şeklinde kararlaştırılmıştır.Davaya konu lisans kiralama hizmetine ilişkin düzenlenen aynı tarihli ek protokolde, yazılımlar için kira bedeli yıllık 27.360,00 Euro + KDV olarak belirlenmiş, müşterinin işbu protokoller ile birlikte 3 yıllık kiralama yapacağını taahhüt etmiş, müşterinin 30/06/2019 tarihinden 90 gün önce haber vermek koşulu ile sonraki yıllar için yazılım kullanımını durdurabileceği ve yıllık kiralama bedelinin üçer aylık periyotlarda 6.840,00 Euro +KDV olarak faturalandırılacağı ve fatura tarihi + 30 gün içinde ödeneceği kararlaştırılmıştır. Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmış olup alınan raporda özetle; 2016 yılına ait 3 adet, 2017 yılına ait 4 adet, en son 31/12/2017 tarih 8.071,20 Euro olmak üzere toplam 7 adet fatura bedellerinin davalı tarafından ödendiği, asıl davaya konu 2018 dönemine ait 3 adet ( 21/05/2018 - 29/08/2018- 24/10/2018 tarihli ) 8.071,20 Euro tutarlı faturalar ile birleşen davaya konu 2018 döneminin son üç aylık dönemi ile 2019 dönemine ait 20/05/2019 tarihli 8.071,20 Euro tutarlı iki adet fatura bedelinin ödenmediği, 2018 dönemine ait 3 adet faturanın davalının ticari defterlerinde önce kaydedildiği, 21/05/2018 tarihli faturanın 24/05/2018 tarihinde, 29/08/2018 tarihli faturanın 30/08/2018 tarihinde, 24/10/2018 tarihli faturanın 06/11/2018 tarihinde iade faturası düzenlendiği tespit edilmiştir.Davalı tarafından, davacıya keşide edilen Gaziantep ...Noterliğinin ... yevmiye numaralı 12/03/2018 tarihli ihtarname ile; "...Davalı, davacıya sözleşmelere konu program ve ürünleri kullanamaması ve bu hususu davalıya yazılı ve sözlü olarak defalarca bildirmesine rağmen hiçbir sonuç alınamaması sebebiyle, bütünüyle tüm hükümler çerçevesinde sözleşmeyi fesh ettiğini..." ihtar etmiş olup ihtarname, 16.03.2018 tarihinde işyerinin mahalle kayıtlarında kaydı olmadığından merciine iade edildiği görülmüştür.Davacı tarafından, davalı şirkete gönderilen iadeli taahhütlü posta ile adres değişikliğinin davalıya bildirildiği belirtilmiştir. Posta ileti belgesi incelendiğinde evrakın üzerinde "konu: adres değişikliği bildirimi" olarak yazılmıştır. Davacı tarafça sunulan eki belgede; davacı şirketin "... Ümraniye/İstanbul" olan adresinin 01/09/2017 tarihinden itibaren "... Ataşehir/İstanbul" olarak değiştiği belirtilmiş, yazılı bildirim ve gönderiler için bu adresin kullanılması istenilmiştir. Posta evrakı davalı şirket adresinde ...'e 29/08/2017 tarihinde teslim edilmiştir.Hükme esas alınan 21/01/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle ;"Davacı şirket kayıtları üzerinde yapılan teknik incelemelerde; taraflar arasında gerçekleşen mail yazışmalarına ulaşıldığı, işbu mail yazışmaları içerikleri tetkik edildiğinde, yazılım modüllerinin canlı kullanıma alındığı, canlı sonrası destek hizmetlerinin de sağlandığı, danışmanlık aktiviteleri ve canlıya geçişten sonra müşteri onayıyla faturaların ödendiğine dair bilgilere ulaşıldığı, yine ... iş ortağı tarafından davacı şirkete gönderilen e-mail içerikleri tetkik edildiğinde; davacı şirket aracılığıyla alınan... müşteri lisanlarına ait listede davalı şirketin de tanımlı olduğu, davalı şirket için sözleşmenin 30.06.2016 tarihinde imzalandığı, lisanslamanın 05.07.2016 tarihinde başlayıp 04.07.2019 tarihinde sona ereceği belirtildiği, ayrıca ... sistemlerinin kalite ölçüm raporlarında da davalı şirkete hizmet verildiğine dair verilere ulaşıldığı, İşbu tespit ve veriler ışığında, sözleşme konusu lisanslama hizmetinin, ayrıca danışmanlık ve destek hizmetlerinin sözleşme süresi içerisinde verildiği mail kayıtları ile sabit olduğu, ayrıca dava konusu olan 21.05.2018 tarihli 8.071,20 Euro tutarlı, 29.08.2018 tarihli 8.071,20 Euro tutarlı ve 24.10.2018 tarihli 8.071,20 Euro tutarlı faturaların yazılım lisanslama bedelini içerdiği, taraflar arasında imzalanan ... Uygulamaları Lisans Sözleşmesinin 3., 4. ve 5. maddeleri uyarınca ... uygulamaları yazılımının 3 yıllık kiralandığı, 3 yıllık kiralama bedelinin her yıl üçer aylık periyotlarda 6.840 Euro + KDV olarak faturalandırılacağı sözleşmede açıkça belirtildiği, ancak ve ancak davalı şirketin 30.06.2019 tarihinden 90 gün önce haber vermek koşuluyla sonraki yıllar için yazılımının kullanımını durdurabileceği, yazılımda lisanslama belirli süreler ile sınırlı olduğu, ilgili yazılım ister kullanılsın ister kullanılmasın belirli süreler için alınan ve geçerli olan yazılım lisanslarının sona erdirilmesi ancak yazılım lisans bitiş süresinin tamamlanması ile mümkün olduğu, bu bağlamda dava konusu faturaların yazılım lisanslama bedelini kapsaması nedeniyle davalı şirketin 3 yıllık yazılım lisanslama bedelinin son yılını kapsayan işbu faturalardan sorumlu olduğu" değerlendirilmiştir.Somut olayda; asıl ve birleşen davaya alacağın, 2018 yılı ile 2019 yılının ilk üç aylık dönemine ait üçer aylık periyotlarda ödenmesi kararlaştırılan 6.840,00 Euro +KDV olarak kararlaştırılan lisans kiralama bedeli alacağına istinaden düzenlenen toplam 5 dönem KDV dahil toplam 40.356 Euro fatura alacağıdır. Davalı vekili her ne kadar sözleşmenin davacıya keşide edilen Gaziantep ...Noterliğinin ... yevmiye numaralı 12/03/2018 tarihli ihtarnamesi ile feshedildiğini ileri sürmüş ise de lisans kiralama bedeline ilişkin düzenlenen 30/06/2016 tarihli protokolde davaya konu yazılım lisansının davalıya 3 yıllığına kiralandığı, davalının süresinde önce fesih hakkı bulunmadığı gibi sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiği de ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere davaya konu yazılımların davalının kullanımına hazır halde olduğu, davalı taraf ister kullansın ister kullanmasının, haklı nedenlerle sözleşme feshedilmediği sürece 30/06/2019 tarihine kadar sözleşmede kararlaştırılan KDV dahil 8.071,20 TL üçer aylık lisans kiralama bedelini davacıya ödemekle yükümlü olduğu, faturaların tanzim tarihinden itibaren en geç (10) iş günü içerisinde ödenmemesi halinde davacının Euro bazında aylık %1,5 gecikme faizi talep hakkı bulunduğu, davaya konu faturaların 2018 yılı ile 2019 yılının ilk üç aylık dönemine ait sözleşme ile kararlaştırılan ödenmeyen lisans kiralama bedelleri olduğundan davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davalı vekilinin asıl ve birleşen dosya yönünden istinaf başvusunun ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmiş, aşağıda şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin asıl ve birleşen dosya yönünden istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının GELİR KAYDINA, 3-Harçlar Kanunu gereğince asıl ve birleşen dosya yönünden ayrı ayrı alınması gereken toplam 855,20 TL istinaf karar harcının, davalı tarafça yatırılan 4.559,40 TL harçtan mahsubu ile arta kalan 3.404,20 TL'nin ilk derece mahkemesince asıl ve birleşen dosya davalısına İADESİNE, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/12/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/10, K. 2021/61, T. 30.06.2019, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-10-e-2021-61-k-f96d673a19bc