Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/87 E. 2021/144 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/87
Karar No
2021/144
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/352 - 2025/622 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/352 KARAR NO : 2025/622 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/04/2021 NUMARASI : 2020/87 E. - 2021/144 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) Dairemizce verilen 15/12/2023 tarih ve 2021/1815 Esas 2023/1656 sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24/12/2024 tarih ve 2024/1442 Esas 2024/9373 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili ... Toptan Satış Mağazaları A.Ş’nin, "Organize Toptan Ticaret” sektöründe faaliyetlerini sürdürmek üzere 2001 yılında kurulduğunu, yakın zamanda başlattığı internet mağazası ile toptan yanında perakende satışa başladığını, iştigal konusundaki faaliyetlerini, kendisine ait markalarla birlikte, “...” esas unsurlu markaların oluşturduğu bir marka portföyüyle sürdürdüğünü, dava konusu 2019/70742 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda asli unsur olan "..." kelimesinin müvekkilinin önceki tarihli 2003/38044 sayılı “...” markası ile birebir aynı olduğunu, kullanım itibariyle de yine market alışverişlerindeki eylem olan "seçerek almak" eylemini içerdiği için müvekkilinin itirazına dayanak olarak gösterdiği diğer marka olan 2016/87123 numaralı "... market" markasını çağrıştırdığını, aynı mal/hizmet grubunda, aynı esas unsur olan "..." ibaresi üzerine, aynı kavramsal kurgu ile kurgulanan davalıya ait marka ile müvekkili markaları arasında karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimalinin kaçınılmaz olduğunu, müvekkili markalarının yaygın kullanıldığını ve tanınmış olduğunu, dava konusu markanın kullanımı halinde ilişkilendirme ihtimali ve tanınmışlık nedeniyle haksız kazanç sağlanacağını, aynı hizmet grubunda faaliyet gösteren müvekkilinin ve markasının itibarının zedeleneceğini, davalının başvurusunda iyi niyetli olmadığını ileri sürerek, davalı ... Perakende Gıda San. Ve Tic. A.Ş. adına 35. sınıftaki bir kısım mal/hizmet için tescil edilen 2019/70742 sayılı “...'' markasının hükümsüzlüğüyle sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Şirket vekili, davacının müvekkilinin ... markasını ..., AL ve R şeklinde ayırarak değerlendirme yapmasının ve kendisinin ... markasına dayanarak hükümsüzlüğünü talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının mesnet markaları ile dava konusu markadaki ortak unsurun "..." ibaresi olduğunu, fakat müvekkili başvurusunda asıl ve ayırt edici unsurun bir bütün halinde, tek kelime olan "..." ibaresi olduğunu, davacının markalarındaki esas unsur olan “benzerleri arasından hoşa gideni, iyi olanı, üstün bulunanı almak ya da yararlanmak üzere bir yana ayırmak” anlamına gelen ... ibaresinin, 35/5. sınıf için tanımlayıcı olduğunu, müvekkilinin “...-AL” ifadesinden oluşan başvurusunun, TÜRKPATENT tarafından tanımlayıcı olduğundan bahisle reddedildiğini, müvekkili markasıyla sunulan 35. sınıf hizmetlerden yararlanacak ortalama yararlanıcı veya tüketicilerin, sadece bu ibareyi işletmesel kaynağı gösteren bir işaret olarak algılamalarının mümkün olmadığını, markaların, bütünsel olarak tamamen farklı bir etki bıraktığını, iltibasın söz konusu olmadığını, bu nedenle ayırt edici niteliği olmayan "..." ibaresinin markalarda ortak olarak yer almasının, karıştırılma ihtimaline yol açmayacağını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin yerleşik kararları uyarınca davacının genel nitelikte tescil edilmiş “mağazacılık hizmetlerini” içeren markasına dayanarak başkalarının gerçekleştirdiği somutlaştırılmış ürün ve hizmetleri içeren 35/5. sınıftaki hizmetleri içeren marka tescil başvurusuna itiraz edebilmesi için, adına tescilli markasını sonraki marka tescil başvurusu içerisinde bulunan mallar bakımından kullanarak bu hizmeti sunduğunu ispat etmesinin gerektiğini, müvekkilinin davacının markalarına benzer bile olmayan markasını kötü niyetli tescil ettirdiği iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, tanınmışlık ve kötü niyet iddialarının da karıştırılma ihtimali ve hükümsüzlük iddialarıyla birlikte reddedilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markalarında ortak ... kelime unsuru yer almasına rağmen, markaların görsel mizanpajının oldukça farklı olduğu ve kullanılan ilave kelime unsurunun markayı davacı markasından uzaklaştırdığı, taraf markalarının kolaylıkla ayırt edilebildiği ve markaların bütünsel olarak birbirleriyle ilişki kurulabilecek nitelikte bir görsel algı uyandırmadığı, dava konusu markaların kapsamlarında aynı hizmetlerin bulunduğu ancak, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığı, buna göre dava konusu markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davalı markasının hükümsüzlük ve terkin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu "..." ibareli markanın, müvekkilinin Türkiye'nin 81 iline toplam 1627 şube ile yayılan mağazalar zincirinin adı olan "... Market" markası ile karıştırılmadan var olup olamadığı irdelenmeksizin hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu markaya eklenen "..." ibaresinin markayı müvekkiline ait markalardan uzaklaştırmaya yetmediğini, müvekkiline ait "..." ve "... Market" ibareli markaların seri marka niteliğini haiz olduğunu, sınırsız sayıda farklı marka belirleyebilecek seçeneğe sahip iken, davalının, müvekkili şirkete ait markanın, aynı sınıfta ve aynı hizmetler için ayırt edilemeyecek kadar benzerini mükerrer olarak tercih etmesinin, iyiniyetli olunmadığını ve müvekkili şirketin tanınmışlığından fayda sağlama amacını açıkça ortaya koyduğunu, dava konusu markanın esaslı unsurunun "..." ibaresi olmasının ve müvekkili markaları ile aynı ibareli, görsel, işitsel ve kavramsal açıdan fark yaratmayan ve müvekkili markasını çağrıştıran marka tescil ettirilmesinin kötüniyeti ispatladığını, müvekkiline ait "..." ve "... Market" ibareli markaların, davalının 26.07.2019 tarihli başvuru konusu markasından önce, aynı sınıfta (35. Sınıf) ve aynı ürünler için tescil edilmiş olduğunu, taraf markaların sözcük unsurları ve şekil yönünden de ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizin 15/12/2023 tarih ve 2021/1815 Esas - 2023/1656 Karar sayılı kararıyla, dava konusu marka kapsamında 35. sınıf hizmetlerin yer aldığı, uyuşmazlık konusu anılan hizmetler davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer alan hizmetlerle aynı ve benzer olduğundan, taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, markalar arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, "..." ibaresinin özellikle 35.05. sınıfa giren hizmetler açısından ayırt edici niteliği düşük ise de, ayırt ediciliği zayıf markaların da korunmasının esas olduğu, dava konusu markada yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, dava konusu marka ile davacının davaya mesnet markaları arasında, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, en azından ortalama tüketicilerce markaların ilişkilendirileceği ya da dava konusu markanın davacı Şirketin seri markalarından biri olarak algılanacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne, markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir. YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 24/12/2024 TARİH VE 2024/1442 ESAS - 2024/9373 KARAR SAYILI İLAMININ ÖZETİ: Dairemiz kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine anılan Yargıtay ilamı ile özetle; 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre, markalar arasında karıştırılabilecek ölçüde benzerlik bulunup bulunmadığının tespiti yapılırken markaların görsel, işitsel ve kavramsal özelliklerinin bir bütün olarak dikkate alınmasının gerektiği, ilk derece mahkemesince, taraf markaları arasında görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik olmadığı sonucuna ulaşılmışsa da Bölge Adliye Mahkemesince markaların ilişkilendirileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği ancak davacı markasının "..." ibaresinden oluştuğu, davalı markasında bulunan "..." ibaresinin markayı davacı markalarından farklılaştırdığı, buna göre taraf markalarında farklı unsurların ön plana çıkartılması, sesçil ve görsel olarak farklılık yaratılması nedeniyle markaların benzer olmadığı ve ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir. GEREKÇE : Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur. Dairemizce uyulmasına karar verilen bozma ilamında da açıklandığı üzere, davalı şirketin dava konusu "..." ibareli marka başvurusu ile davacı şirkete ait "..." asıl unsurlu itiraza mesnet markaları arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira davacı markasının "..." ibaresinden oluştuğu, davalı markasında bulunan "..." ibaresinin markayı davacı markalarından farklılaştırdığı, buna göre taraf markalarında farklı unsurların ön plana çıkartılması, sesçil ve görsel olarak farklılık yaratılması nedeniyle markaların benzer olmadığı ve ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, bu bağlamda hükümsüzlük koşullarının da oluşmadığı anlaşıldığından, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 54,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 561,00-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından temyiz aşamasında yapılan 180,00-TL posta masrafı, 2.107,80-TL temyiz kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 2.287,8‬0-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), 7-Davacıdan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10-TL harcın, davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 8-Davalı kendisini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T' nin 2/4 maddesine göre hesaplanan 16.000,00-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Dair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı şirket vekillerinin yüzlerine karşı yapılan açık yargılama sonucunda 26/03/2025 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/03/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/87, K. 2021/144, T. 26.07.2019, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-87-e-2021-144-k-8956e4967e19