Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/63 E. 2021/171 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/63
- Karar No
- 2021/171
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1806 - 2024/2062 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1806 KARAR NO : 2024/2062 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/05/2021 NUMARASI : 2020/63 E. - 2021/171 K. DAVACILAR : VEKİLLERİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) Taraflar arasında görülen davada aNkara 4. Fikri vee Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/05/2021 Tarih ve 2020/63 Esas - 2021/171 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacılar vekili, müvekkili şirketlerin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde "..." ve "..." ibaresi geçen onlarca tescilli markasının bulunduğunu, "..." markasının da müvekkili ... A.Ş. adına tescilli olduğunu, "www...com.tr" adlı resmi internet sitesi kanalıyla ürün ve hizmetlerini tanıttığını, bayilerinin, fiziki ortamda müvekkili şirket adına internet abonelik işlemleri yaptığını, bunun dışında hiçbir gerçek veya tüzel kişinin, ilgili markaları kullanma ve abonelik işlemi yapma hak ve yetkisinin bulunmadığını, hal böyleyken davalı tarafın ... adresinde müvekkili şirketlere ait "Şekil+...'', ''Şekil+...'' ve ''..." markalarının hukuki dayanaktan yoksun olarak tabelalarda, afişlerde ve her türlü görsellerde kullanıldığını ileri sürerek, fazlaya ve tazminata ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının marka tecavüzü ile haksız rekabet eylemlerinin, tespitine, önlenmesine, durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 13.03.2020 tarihli ek dava dilekçesinde; dava dilekçesindeki taleplerinin kapsamına müvekkili şirket adına tescilli ''...'', ''...'' markalarının da eklenerek markalara yönelik tecavüzün tespiti ve men'ini talep etmiştir. Davalı ...'a usulüne uygun dava dilekçesi ve duruşma günü içerir tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermediği gibi duruşmalara da katılmamış ve savunmada bulunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; davalı taraf kullanımı ile davacıların "..." ibareli tescilli markaları arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama (hedef) tüketicileri iltibasa düşürecek derecede iltibas düzeyinde benzerlik oluştuğu, davalı eyleminin SMK 7 ve 29. madde kapsamında marka tecavüzü, TTK 54 ve devamı maddeleri kapsamında haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı taraf eyleminin davacılara ait "..." ibareli tescilli marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, bu ibarelerinin davalı tarafça her türlü şekilde kullanılmasının men'ine, önlenmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu ... İletişim adlı işletmenin müvekkili tarafından işletilmediğini ve bu konuda ilk derece mahkemesinin herhangi bir araştırma yapmadan karar verdiğini, müvekkilinin kendisine hataen dava açıldığını düşündüğünden, davanın hiçbir aşamasında beyan verilmediğini, 13.03.2020 tarihli ek dava dilekçesinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, bu işlemin iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında olup hukuka aykırı bulunduğunu, bilirkişi raporunda '...'' markalarının tecavüz ve haksız rekabete konu olabileceği kanaatine ulaşılamamış olmasına rağmen, ilk derece mahkemesince gerekçe gösterilmeden bilirkişi raporuna aykırı karar verildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 22/7/2020 tarihli 7251 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." halinde bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine gönderilmesine, duruşma yapmadan kesin olarak karar verir. Somut uyuşmazlıkta da davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde, davalının müvekkiline ait markayı nerelerde kullandığına ilişkin olduğunu bildirdiği ve davacının çalışanları tarafından çekildiği anlaşılan bir kısım fotoğraflara dayanılmış, bu fotoğraflar dışında mahkeme huzurunda yaptırılmış herhangi bir delil tespiti incelemesi veya başka bir delil sunulmamıştır. Dosyanın incelenmesinden yargılama devam ederken mahkemece verilen 13.03.2020 tarihli ihtiyati tedbir kararının Ankara 5. İcra Dairesinin 2020/3706 E. sayılı dosyasında infaz edildiği anlaşılıyor ise de bu konudaki belge veya tutanaklar da dosyaya sunulmamıştır. Anılanlar dışında dava konusu eylemlerin işlendiği ileri sürülen "..." adresinde bulunan işletmenin kimin tarafından işletildiğine veya davalı olarak gösterilen ...'ın bu işletme veya tecavüz eylemi ile ilgisinin ne olduğuna dair dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. İlk Derece Mahkemesince her ne kadar bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de bu inceleme dosya üzerinden ve davacı tarafından sunulan fotoğrafların, davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturup oluşturmayacağı konusu ile sınırlı olarak yapılmış, mahkemece davalının somut davada ileri sürülen eylemlerle ilişkisi açıklığa kavuşturulmamıştır. İlk derece mahkemesince 13.03.2020 tarihli tensip tutanağının 11 no'lu ara kararı ile mahalli mahkemesince delil tespiti yaptırılmasına karar verilmişse de davacı vekili ile görüşülüp bu ara kararının gereğinin yerine getirilmesinden vaz geçildiği belirtilmiştir. Oysa 6100 sayılı HMK.'nın 194. maddesi uyarınca taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar. Bunun dışında tarafların yerinde tespit edilebilecek delilleri önceden tespit ettirmek ve sunmak gibi bir zorunlulukları bulunmamaktadır. Davalının dava konusu eylemler ile ilgisinin ne olduğunun, diğer bir deyişle husumetin davalıya doğru yöneltilip yöneltilmediği hususunun mahkemece re'sen incelenmesi gerektiği tabiidir. Bu gerekliliğe uyulmaması, 6100 sayılı HMK’nın 7251 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 353/1-a-6. maddesi uyarınca "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." halini oluşturur. Her ne kadar dava dilekçesi ve bilirkişi raporları davalıya bizzat tebliğ edilmiş ve davalı tarafça yargılama boyunca bir savunmada bulunulmamış ise de bu durumun, davalının HMK'nın 308/1. maddesi anlamında kendisine husumet yöneltilmesini kabul ettiği anlamına gelmeyeceği açıktır. Nitekim ilk derece mahkemesi kararının tebliği üzerine, davalı vekili mahkeme kararına karşı bu yönden istinaf itirazında bulunmuştur. Bu durum karşısında mahkemece, gerekli görülürse mahallinde keşif yaptırılması veya 13.03.2020 tarihli ihtiyati tedbir kararının infaz edildiği Ankara 5. İcra Dairesinin 2020/3706 E. sayılı dosyasındaki belge veya tutanakların getirtilmesi veya resmi makamlardan bilgi sorulması suretiyle davalı ...'ın dava konusu fiil ile ilişkisi açıklığa kavuşturulmadan, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile, Ankara 4.Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/05/2021 tarih 2020/63 E. - 2021/171 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davalı tarafından yatırılan 80,70 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde anılan davalıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/12/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/12/2024 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.