Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/532 E. 2023/446 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/532
- Karar No
- 2023/446
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1977 KARAR NO : 2024/2298 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/06/2023 NUMARASI : 2020/532 ESAS - 2023/446 KARAR DAVA KONUSU : İtirazın İptali KARAR YAZIM TARİHİ : 27.12.2024 İSTEM : Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... Kooperatifi ile müvekkili arasında kooperatife ait ... ili,... İlçesi, ... Mahallesi, ... mevkiinde kain, ... ada, 1 parsel üzerinde yer alan A Blok üzerinde bulunan 32 dairelik taşınmaz , B blok üzerinde bulunan 32 dairelik taşınmaz ve G Blok üzerinde bulunan 32 dairelik taşınmazların satışının esas ve koşulları hakkında protokol düzenlenip taraflarca imzalandığını, bu protokol çerçevesinde söz konusu taşınmazın üzerindeki hacizler ile birlikte 2.600.000,00 TL karşılığında müvekkiline devredileceği hususunda mutabakata varıldığını, borçlu kooperatifin taşınmazlarının üzerinde bulunan kamu hacizlerinin kaldırılması için, kooperatifin 20.05.2016 tarihli 95.286,98 TL ve 25.05.2016 tarihli 107.448,55 TL tutarlı Menemen Vergi Müdürlüğü ile Menemen Belediyesi nezdindeki toplam 202.735,53 TL olan vergi borcunu ödediğini, davalının yapılan protokol çerçevesinde taşınmazın mülkiyetini müvekkiline devretmediği gibi taşınmazları 3. bir kişiye sattığını, davalının sebepsiz zenginleştiğini, davacının taşınmazı satın alabilmek için ödediği 202.735,53 TL'yi sebepsiz zenginleşme hükümleri nedeniyle iadesi için 02/12/2019 tarihinde Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğünün 2019/14434 esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhine başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazının iptali ile icra takibinin devamına, davalı aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde; 20.05.2016 ve 25.06.2016 tarihlerinde kooperatifin daire teslimlerini gerçekleştirdiğinden davanın dava şartı yokluğundan, ayrıca ödeme tarihleri nazara alındığında davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiş, esasa yönelik olarak ise; bir dönem müvekkil kooperatif başkanı olarak görev yapan ...'in somut olayın vukuu bulduğu tarihte kooperatifi hiçbir zaman tek imza ile temsile yetkili kılınmadığını, kooperatifin en az 3 veya 4 kişinin ortak imzası ile temsil edilebileceği şeklinde kararlar alındığını, ...’in müvekkil kooperatif adına davacı yan ile yapmış olduğu protokolden ancak kendisinin sorumlu olabileceğini, kooperatifin sorumlu tutulamayacağını, kararların ancak yönetim kurulu karar defterine yazılarak ve temsile yetkili yönetim kurulu üyelerinin imzaları ile kayıt altına alındığını, o dönem kooperatif başkanı olan ... hakkında bu tür benzer olaylardan kaynaklı Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemelerinde davalar bulunduğunu ve cezalar aldığını, müvekkili kooperatifin borç yükü altına sokacak anlaşmaların yapılmasının genel kurulda karar altına alınmak zorunda olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : "...taraflar arasında satıcı sıfatıyla ... Kooperatifi adına ... ile alıcı sıfatıyla ... ve davacı ... arasında imzalanan ve satış bedeli, üzerindeki hacizlerle birlikte 2.600.000,00 TL olarak belirlenen protokolde, satıcı kooperatifin Vergi Dairesi ile Çiğli Belediyesi”ne olan borçlarının, kooperatif adına alıcılar tarafından ödeneceğine dair açık bir hüküm olmadığı buna karşılık Protokolün 3. maddesi, “.,, Alıcı taraf tapuyu üzerine aldıktan sonra tapu üzerindeki hacizlerden kaynaklı borçların tamamını ödeyecek, anlaşmaya konu olan 2.600.000,00 TL tutarından dolayı kalan bakiyeyi kooperatife ödeyecektir. ...” şeklinde hüküm bulunduğu,protokolün tek başına ... tarafından imzalanması nedeniyle hayata geçirilmesi mümkün olmadığı bu nedenle son olarak ... Kooperatifi Yönetim Kurulu ile ... arasında 15.02.2021 tarihinde bir Protokol 25.12.2017 tarihinde, Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi İmzalandığı sözleşme bedeli 2.600.000,00 TL olarak belirlendiği ,tapu kayıtlarından ... İli, ... İlçesi, ... Mahellesi, ... Ada, 1 Parsel üzerinde inşa edilen A, B ve G Bloktaki bağımsız bölümlerin, 12.07.2019 tarihinde satış yolu ile ... adına tescil ettirildiği, icra takip tarihi itibariyle davalının zamanaşımı definin yerinde olmadığı ,davacı ...'ın protokole dayanarak, davalı kooperatifin Vergi Dairesi ile Çiğli Belediyesi'ne olan borçlarını ödediğini iddia edip, rücuen kooperatiften talep ettiği ,davalı tarafın ise, ...'in tek başına kooperatifi temsil etme hak ve yetkisinin olmadığı; bu nedenle ... ile imzalanan Protokolün geçersiz olduğu; geçersiz protokole dayanarak yapılan ödemenin kooperatiften talep edilemeyeceğini iddia etiği ,incelenen defter, kayıt ve belgelere göre, sadece Genel Kurulu toplantıya çağırmak üzere yetkilendirilen ...'in kendisine verilen yetkileri de aşarak, ... ve ... ile protokol imzaladığı ,... in tek başına kooperatifi temsil ve ilzama yetkili olmadığı belirgin ise de davacı tarafından talep edilen alacağın kooperatif adına Çiğli Belediyesi ve Vergi Dairesi'ne yapılan ödemelerden oluştuğu, 25.05.2016 tarihinde, ...'ın, ... Bankası Menderes Şubesindeki hesabından, Çiğli Belediyesi'nin, aynı bankanın Çiğli Şubesindeki mevduat hesabına 107.448,55 TL havale edildiği dekonta, “... Belediyenin alacağı ... tarafından yatırıldığı, Çiğli Belediyesi'ne yapılan ödemenin, davalı kooperatifin borcuna karşılık ve davacı ... tarafından yapıldığı, davalı kooperatifin böyle bir borcunun bulunmadığını veya ödemenin davacı ... tarafından yapılmadığının iddia ve ispat edemediği bu haliyle, kooperatife ait olan bir borcun, davacı ... tarafından ödenmesiyle, kooperatifin sebepsiz olarak zenginleştiği,Menemen Vergi Dairesi'ne yapılan ödemenin ise 2005 yılından başlayarak, 2016/Mart ayına kadar süreçte, ... Yapı Kooperatifi tarafından ödenmesi gereken yargı harçları ile stopaj vergisi, vergi kaybı cezası ve damga vergisi gibi borçların ödenmediği; 20.05.2016 tarihinde tüm ceza ve vergi borçlarının ödendiği Menemen Vergi Dairesi'nin 28.11.2019 tarihli raporundaki icmale göre tahsilat toplam 95.286,98 TL olduğu, ödeme belgelerinde, ödemelerin davacı ... tarafından yapıldığını gösteren her hangi bir kayda rastlanmadığı ,mevcut belgenin Menemen Vergi Dairesine yapılan ödemenin, davacı ... tarafından yapıldığının kabulü için yeterli olmadığı davacının da bu ödemenin kendisi tarafından yapıldığına dair herhangi bir belge ve kayıt da sunamadığı , ancak 2016 yılına ait kooperatif ticari defterleri bilirkişi tarafından incelenememiş ise de bilgisayardan alınan 01.01.2016 / 31.12.2016 dönemine ait Mizan incelendiğinde Mizana göre davalı kooperatif, davacı ...'a, 160.000,00 TL borçlu olduğunun kayıt edildiği, davacının 160.000,00 TL alacaklı olduğu, davalının kendi kayıtlarına göre 160.000,00 TL borçlu olduğunu bilebilecek durumda olduğu ve bu miktar üzerinde yaptığı itirazın haksız olduğu anlaşılmış 160.000,00 TL asıl alacak üzerinden davanın kabulü ile yine bu miktar üzerinden davalının icra inkar tazminatı talep etmekte haklı olduğu sonucura varılmış, Her ne kadar kısa kararda sehven Karşıyaka 4 İcra Müdürlüğünün 2019/4434 E sayılı dosyası yazılmış ise de, dosya numarasının 14434 olduğu anlaşılmakla gerekçeli kararda bu husus düzeltilmiştir..." gerekçesiyle; "1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının Karşıyaka 4 İcra Müdürlüğünün 2019/14434 E sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın 160.000,00 TL asıl alacak bakımından iptali ile takibin 160.000,00 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek devamına, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 160.000,00 TL üzerinden hesaplanan 32.000,00 TL icra inkar tazminat tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İstinaf başvurusunda bulunan davalı dilekçesinde özetle; davacının sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında iade talebinde bulunduğunu, zamanaşımı süresinin yanlış değerlendirildiğini, 2016 yılı defterleri bulunmadan iş bu dosyada ihtimale binaen karar verilmiş olmasının usul ve yasaya tamamen aykırı olduğunu, Menemen Vergi Dairesine yapılan ödemeleri davacı kendisinin yaptığını kanıtlayamamışken ve ispat yükü davacıda olmasına rağmen davacının kanıtlayamadığı kısım yönünden davanın kabul edilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, 2016 yılı mizan kayıtları dayanağı belgelerin olup olmadığı dikkate alınmadan, defter ve belgeler bulunmadan koşulsuz doğru kabul edilmesinin mümkün olmadığını, ...'in imzaladığı protokolün geçersiz olduğunu ve yine ...'in kooperatif adına tek imza ile davacı lehine geçersiz bir senet düzenlediği ve iş bu eski yöneticinin görev yaptığı dönemdeki usulsüzlükleri nedeniyle Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığını, görevi döneminde mizana tamamen belgesiz kayıt yaptırmış olmasının ihtimalinin yüksek olduğunu, mizan kaydındaki miktarın, davacının talep ettiği meblağ ile de birebir uyuşmadığının belli olduğunu, ...'in tek imza ile kooperatifi hiçbir zaman temsil etme yetkisi olmadığından protokolün Kooperatifi bağlamayacak mahiyette bir protokol tanzim edildiğini, bunun yanında, yine ... tarafından 16.05.2016 düzenleme tarihli 500.000-TL bedelli ... adına senet düzenlendiğini, bu senedin ... tarafından kooperatif aleyhine icra takibine konu edildiğini, senedin ...'a ... tarafından verilmiş olmasının gerekçesinin mahkemece hiç değerlendirilmediğini, söz konusu ... tarafından imzalanan senedin de kooperatif açısından herhangi bir bağlayıcılığı bulunmadığından İzmir 4 İcra Hukuk Mahkemesince takibin iptaline karar verildiğini, kooperatifin mizan kayıtlarında bu bedelin "karar gereği" hesaba yazıldığı açıklaması bulunmakta ise de bu hususta alınmış hiçbir yönetim kurulu kararı bulunmadığını, kooperatif aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini, vekalet ücreti ve masrafların karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak davasıdır. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına göre ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı; 1)Davalının, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/06/2022 tarih ve 2020/532 E. 2023/446 K. sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)Alınması gereken 10.929,60-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 2.732,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 8.197,20-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3)İstinaf aşamasında davacının gider avansından karşılanan 40,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27.12.2024 günü oy birliği ile karar verildi.