Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/351 E. 2022/120 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/351
- Karar No
- 2022/120
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1417 - 2024/1574 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1417 KARAR NO : 2024/1574 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/04/2022 NUMARASI : 2020/351 E. - 2022/120 K. DAVACI : VEKİLİ DAVALI VEKİLİ DAVANIN KONUSU :Marka İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/04/2022 tarih ve 2020/351 Esas - 2022/120 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin ticaret unvanının klavuz unsurunu oluşturan ve müvekkili ile özdeşlen "..." ibareli marka başvurularının davalı Şirketin 2006/25588 sayılı markası nedeniyle reddedildiğini, ancak davalının bahsi geçen markasını müvekkilinin tescil için başvurduğu 5.ve 10 sınıf mallarda kullanmadığını ileri sürerek, davalı Şirketin 2006/2588 sayılı markasının tescilli bulunduğu 5. ve 10. sınıf tüm mallar yönünden iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Şirket yetkilisi, davanın 5 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, diğer taraftan 556 sayılı KHK'nın 14. maddesinin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptali edildiğini, iptal kararının 06.01.2017 tarihinde resmi gazetede yayımlandığını, 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı SMK'nın 9. maddesinde markanın 5 yıllık kesintisiz kullanılmaması halinde iptaline karar verilebileceğinin düzenlendiğini, 5 yıllık sürenin SMK'nın yürürlüğe girdiği tarih olduğunu, buna göre kullanmama nedenine dayalı iptal davasının ancak 10.01.2024 tarihinden itibaren açılabileceğini, davacının marka başvurularının müvekkilinin markaları ile benzer olup iltibas neden olacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu markanın davanın açıldığı 06/11/2020 tarihten başlamak üzere geriye yönelik son 5 yıl içerisinde 5 ve 10. sınıfta yer alan emtialar açısından ciddi kullanımının davalı tarafça kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu 2006/25588 tescil markanın kapsamında yer alan 05 ve 10. sınıftaki tüm mallar yönünden kullanılmaması nedeniyle iptaline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, davanın 5 yıllık hak dürücü süre ve zamanaşımı süresi geçirildikten sonra açıldığını, müvekkili tarafından çok uzun süre önce tescil ettirilen dava konusu markanın davacı tarafça hiçbir itiraza uğramaması, uzun süre sessiz kalınıp dava açılması ve davacının kendi adına marka tescili yaptırmamış olmasının iyi niyet kurallarına, hakkaniyete uygun düşmediğini, bilirkişi raporlarının yüzeysel şekilde hazırlandığını, dava konusu markanın Ankara'nın önde gelen ve tanınan göz hastalıkları merkezine ait bir marka olduğunu, iptali istenen malların bahsi, geçen göz merkezinde kullanıldığını, dava konusu markanın tescil kapsamında yer alan ürünlerin müvekkilinin faaliyet kapsamında bulunan ürünler olduğunu, bir göz hastanesinin sağlık ürünlerini ya da ilaçları kullanmadığından söz edilmeyeceğini, mal ve hizmet sınıfları farklı olsa da bağlantılı mal/hizmetlerin aynı tür sayılabileceğini, bu durumda her bir ürün için kullanım ispatının aranmayacağını, kaldı ki davacının dava dilekçesinde tıbbi alanda hizmet sunmadıklarını ifade ettiğini, bu nedenle dava açmakta hukuki yararının da bulunmadığını, ayrıca müvekkili Şirketin tıbbı hizmetlerde tescilli olan markasının 5 ve 10 sınıflarda yer alan ve tıbbi hizmetlere bağlantılı bulunan ürünlerde kullanılacak olmasının iltibasa sebebiyet vereceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılasını ve davanın reddini istemiştir. GEREKÇE : Dava, kullanmama nedeniyle markanın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava tarihi itibariyle somut olaya uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 9. maddesi uyarınca tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceği, kullanmama nedenine dayalı iptal davası açabilmek için herhangi bir hak düşürücü bir süre bulunmamakta olup, önemli olanın, dava tarihinden geriye doğru tescil anına kadar beş yıllık sürenin dolmuş olması olduğu, dava konusu 2006/25588 sayılı marka yönünden dava tarihi itibariyle tescil tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin dolmuş bulunduğu ve dolayısıyla süre yönünden iptal koşulunun oluştuğu, davanın niteliği gereği sessiz kalma yoluyla hakkı kaybından da bahsedilemeyeceği, SMK'nın 9. maddesi uyarınca markasını kullanma külfeti altında bulunan davalının somut uyuşmazlık açısından kullanımını ispat etmesi gerektiği, buna rağmen davalının dava konusu markayı tescilli bulunduğu emtia sınıfı kapsamında Türkiye'de ciddi bir şekilde kullandığını ispatlayamadığının hüküm kurmaya ve denetime elverişli kök ve ek bilirkişi raporunda açıklandığı, davalının markasını ciddi surette kullanamamasının haklı bir sebebe dayandığını da kanıtlayamadığı, ayrıca Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2013/384 E.-2013/1893 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere kullanım ispat edilmeden, markanın kullanıldığı hizmetlere benzerliği nedeniyle başka mal ve hizmetlerde de kullanılmış sayılamayacağı, diğer taraftan davalının dava konusu markanın iptaline karar verilen mallar bakımından davacının "..."" ibaresini kullanmasının iltibas sebebiyet vereceği savunmalarının işbu davada tartışılması imkanının bulunmadığı, davacının dava konusu markanın kapsamıyla aynı alanda ticari faaliyette bulunması nedeniyle bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin anılan davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 11/10/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/11/2024 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.