Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/294 E. 2021/360 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/294
Karar No
2021/360
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1815 KARAR NO : 2024/2064 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/10/2021 NUMARASI : 2020/294 E. - 2021/360 K. DAVACI VEKİLİ DAVALI : DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/10/2021 tarih ve 2020/294 E. - 2021/360 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davalı şirketin 2019/49872 numaralı ''...'' ibareli marka tescil başvurusunun, müvekkiline ait ''...'' markaları (2014/101556, 2014/07265, 2013/105213, 2010/70985, 2010/13907, 2006/65583, 2001/28201, 2001/17090 tescil numaralı markalar) ile aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, başvurunun tescilinin müvekkilinin markasının itibarına zarar vereceğini, marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını, ''...'' markasının T/03395 tescil numarası ile tanınmış marka statüsünde olduğunu, marka tescil başvurusunun tüm sınıflar yönünden reddinin gerektiğini, ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 22.07.2020 tarih ve 2020-M-4881 sayılı kararıyla başvuruya itirazlarının haksız olarak reddedildiğini ileri sürerek, 22.07.2020 tarih ve 2020-M-4881 sayılı YİDK kararının iptali ile 2019/49872 başvurulu numaralı markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkil kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... ... Danışmanlık Hizm. Ltd. Şti. temsilcisi savunmada bulunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; davacı tarafın "..." ibareli başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği iddiasının kanıtlanmadığı; taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı; davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan "haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği" hususlarının kanıtlanmadığı; davacı tarafın "..." ibareli başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret unvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının ve dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı, davaya konu edilen YİDK kararının doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, halkın karşılaştırılan işaretler arasında bağlantı kurma ihtimalinin bulunmasının benzerliğin bulunduğunu kabul etmek için yeterli olduğunu, davalı markasının "..." olarak telaffuz edileceğini, buna göre taraf markalarının görsel ve işitsel olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu, müvekkili markasının tanınmış marka olmasının gözetilmesi gerektiğini, müvekkilinin markası ile davalı markanın aynı kategoride malları satışa sunduklarının, müvekkil markanın ''Turquality'' kapsamında olduğunun gözetilmesi gerektiğini ve yerel mahkemenin kararında gösterilen tüm gerekçelere itiraz ettiklerini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali ve hükümüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve mahkemece görüşüne başvurulan ve içinde sektör uzmanlarının da yer aldığı bilirkişi heyet incelemesi ile dava konusu "..." ibareli başvurunun İngilizce "..." olarak telaffuz edildiğinin ve "fener" anlamına geldiğinin, ancak ülkemizde günlük dilde ortalama ilgili kesim karşısına sık çıkan bir ibare olmadığından, bu şekilde telaffuz edilmesinin mümkün olmayıp, "..." şeklinde okunacağının, davacının "..." markasının ise "bir ilacın ağızdan alınacağını belirten bir terim" olup, taraf markalarının dava konusu emtialar bakımından ilişkilendirilebilecek ibareler olmadığının bildirildiği, buna göre davalının "..." ibareli marka tescil başvurusu ile davacı firmanın "..." ibareli markası arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/12/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/12/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/294, K. 2021/360, T. 22.07.2020, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-294-e-2021-360-k-36b17cf11d68