Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/288 E. 2022/152 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/288
Karar No
2022/152
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2023/380 Esas KARAR NO: 2024/1034 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 27/09/2022 NUMARASI: 2020/288 E. - 2022/152 K. DAVANIN KONUSU: Patent (Maddi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 30/05/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sektörü itibariyle çok sayıda sanayiye uygulanabilir buluş gerçekleştirdiğini, Türk Patent ve Marka Kurumu olmak üzere sair tescil ofislerinde koruma altına aldığını, davalının ihlal ettiği patent ... kod numaralı “Katlanabilir kasalarda kullanılan merkezleme ve kilit sistemi"ni AR- GE çalışmaları ile geliştirerek tescil altına aldığını, Türk Patent nezdinde yapılan başvurunun akabinde 01/30/2015 tarihinde incelemesiz patentin incelemeliye dönüşümünün talep edildiğini, daha sonra ... Sayılı Karar ile 551 Sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 62. maddesi uyarınca incelemeli patent verilmesine karar verildiğini, müvekkilinin dava konusu edilen katlanır kasaları yaratıcı ev düzenlemesi ve depolama amaçlı olarak dizayn ettiğini, farklı ölçü alternatifleri fonksiyonel olarak uygun kullanım, farklı renk alternatifleri ile de müşterileri ile buluşturduğunu, bir patentin tescil edilebilmesi açısından taşıması gereken yenilik ve buluş basamağı unsurlarının olduğunu, davalının müvekkiline ait tescilli patent haklarını ihlal ettiğini, davalı tarafın müvekkili adına tescilli bulunan ... kod numaralı patenti taklit ederek ürettiğini ve satışını gerçekleştirdiğini, işbu eylemin de mevzuatta açık bir şekilde patent hakkına tecavüz olarak kabul edildiğini, müvekkilinin patent haklarının ihlal edilmesi sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebinin söz konusu olduğunu, davalı tarafından ''...", "...'' gibi mağazalarda da müvekkiline ait tescilli patentin taklit edilerek, davalı tarafından satışa sunulduğunun tespit edildiğini, davalı ile müvekkili adına tescilli bulunan patenti taklit ederek üretmesi ve satışını gerçekleştirmesi sebebiyle Arabuluculuk görüşmesinin gerçekleştirildiğini, ancak iki tarafın da anlaşmaya varamadığını belirterek, öncelikle, işbu dava süresinde davalının müvekkiline ait tescilli bulunan patent haklarına ilişkin tecavüz ve haksız rekabet meydana getirecek şekilde tüm kullanımlarının önlenmesine ve müvekkiline ait patent ve faydalı model ile benzerlik içerisinde bulunan ürünlerin satışının durdurulmasına, toplanmasına ilişkin olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı tarafından; müvekkili adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli patentten doğan hakların ihlal edildiğinin tespitine, menine, ref’ine ve aynı zamanda davalının işbu eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, müvekkiline ait tescilli patent ile benzerlik arz eden ürünlerin, makinelerin kullanılmasının, pazarlanmasının, satışının önlenmesine ve bu şekilde bastırılmış olan materyalin dahi bulundukları yerlerden toplanarak imha edilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile patent hakkına tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle meydana gelen zararın tespiti tam ve kesin olarak belirlenemediğinden şimdilik işbu davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte 1.000,00-TL maddi ve 50.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesine, Mahkeme tarafından davalının, müvekkilin patent hakkını ihlal ettiği ve haksız rekabet işlediğinin tespiti ve önlenmesine ilişkin verilecek kararın, masrafının davalılardan alınarak Türkiye çapında tirajı yüksek olan üç gazeteden birinde ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ''..., No:... Bağcılar'' adresinde yerleşik ve faaliyette olması sebebi ile işbu davanın Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde ikame edilmesi gerektiğini, maddi ve manevi tazminat nedeni ile zaman aşımı def'inde bulunduklarını, zaman aşımı süresinin 2 yıl olduğunu, maddi tazminat talebinin dayandırıldığı herhangi bir rakamsal ve ticari veri bulunmadığını, ihtiyati tedbir talebinin reddinin gerektiğini, ara buluculuk anlaşamama tutanağının aslının sunulmadığını, patent tescilinin ispatının şartının gerektiğini, davacı firma adına dava konusu ürüne ilişkin olarak herhangi bir patent ya da faydalı model tesciline tesadüf edilemediğini, tespit edebildikleri tek başvurunun 14.12.2006 tarih, ... başvuru numaralı ve kasa konulu tasarım tesciline ilişkin olduğunu, bu tescilin sonrasında bir yenileme gözükmediğini,, dava konusu edilen ürün hakkındaki patent tescili iddiasının kadri maruf olmadığını ortaya koyabilmenin mümkün bulunmadığını, davacı şirket adına kayıtlı bulunan patente konu ürünün ayırt edici ve yenilik özelliğini haiz olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, bu iddianın mahkemeyi yanıltma amacı taşıdığını, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş içtihatları dikkate alındığında, davaya dayanak yapılan incelemeli patent tescilinin ürünün harcıalem olduğunun tespiti halinde iptalinin gerekeceğini, ne türden bir ihlal ve benzerlik olduğu yönünde en ufak bir izahat yer almadığını, bunun yanında taraflarınca TPE nezdinde yapılan araştırmada iddia konusu tescilin nasıl bir incelemeye dayalı olarak gerçekleştirildiği yönünde bir tespite tesadüf edilmediğini, harcıalem vasıf taşıyan bir ürüne ilişkin tescillerin ihlalinin haksız rekabet teşkil etmeyeceğinin Yargıtay içtihatları gereği olduğunu belirterek, davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 27/09/2022 tarihli 2020/288 E. - 2022/152 K. sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı sunulan rapor içerikleri izahı yapılan mevzuat kapsamında bir arada değerlendirildiğinde; denetime elverişli bilirkişi raporunda ayrıntılı bir şekilde açıklandığı üzere davalı ürününde dava konusu ... B sayılı patentin 1 nolu ana (bağımsız) istemi kapsamındaki teknik özelliklerin tamamının veya bunların eşdeğerlerinin bulunmadığı patente tecavüz iddiasının ispatlanmadığı anlaşılmakla davacının sübut bulmayan patente tecavüzün tespiti ve buna dayalı maddi manevi tazminat davalarının reddine" karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak tanzim edilen bilirkişi raporu esas alınarak karar verildiğini, HMK'nın 266 ve devamı maddeleri uyarınca, bilirkişi raporunun Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva etmesi gerektiğini, ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetiminin mümkün olup, hükme dayanak yapılabileceğini, 07/10/2022 tarihli, 6 no.lu ara karar uyarınca "taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu tespiti yönünden özellikle taraflarca sunulan ürün numuneleri de incelenmek sureti ile davalı tarafından piyasaya sunulan plastik kasaların davacıya ait patent kapsamında kalıp kalmadığı, patente tecavüz şartlarının mevzuat hükümleri kapsamında oluşup oluşmadığı hususunda, sunulan teknik ve bilimsel mütalaa da irdelenmek ve farklı kanaate ulaşılması halinde gerekçelendirilmek sureti ile bilirkişi raporu alınmasına" karar verildiğini, fakat dosya kapsamında alınan Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla alınan 31/03/2022 tarihli talimat bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olarak tanzim edildiğini, ara kararda belirtilen hususların hepsinin incelenmediğini, bilirkişi raporunun mütalaa esas alınarak eksik incelemeye dayalı olarak oluşturulduğunu, Mahkemece, eksik incelemeye dayalı olarak hazırlanan Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Vasıtasıyla Alınan 31/03/2022 Tarihli Talimat Bilirkişi Raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verildiğini, eksik incelemeye dayalı olarak verilen yerel mahkeme kararına karşı istinaf başvurusunda bulunma zaruretinin hasıl olduğunu, Müvekkilinin davaya konu patent üzerinde tescilden kaynaklanan hak sahibi olduğunu, patentine yenilik ve buluş basamağını haiz olduğunu, Müvekkiline ait ürün ile davalı ürünü kıyaslandığında, birebir ayniyet arz ettiğinin görüleceğini, davalıya ait ürünün de müvekkili Şirkete ait tescilli ürün ile benzer şekilde üretildiğini, müvekkili Şirkete ait tescile dayalı hakların ihlali edildiğini, "Davalı ürünlerin davacıya ait ... B no.lu patentin lafzi ya da eşdeğer yolla koruma kapsamında olmadığı" şeklindeki tespitlere katılmanın mümkün olmadığını, Davalının işbu eylemlerinin Sınai Mülkiyet Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca patent hakkına tecavüz teşkil ettiğini, aynı zamanda haksız rekabet olduğunu belirterek, bu nedenlerle ve Mahkemece re’sen tespit edilecek hususlar nedeniyle; İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 27.09.2022 T. 2020/288 E. - 2022/152 K. Sayılı davanın reddine dair kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosya içinde bulunan TPMK kaydı incelendiğinde; 31/01/2008 başvuru, 21/03/2018 tescil tarihli, "Katlanabilir kasalarda kullanılan merkezleme ve kilit sistemi" buluş başlıklı, ... B tescil numaralı incelemeli patentin davacı şirket adına tescilli olduğu tespit edilmiştir. Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan ve Mimar ... ile akademisyen hukukçu ... tarafından hazırlanan uzman görüşü incelendiğinde; "...Davacı adına kayıtlı patent, “Katlanabilir Kasalarda Kullanılan Merkezleme ve Kilit Sistemi” başlığı ile, gıda vb. maddelerin taşınması ve depolanması sırasında kullanılan katlanabilir kasaların, uzun ve kısa yan kenarlarının birbirine geçmesi için kullanılan en az iki kilit ve en az üç merkezleme çıkıntısı ve buna karşılık gelen yuvaları içeren beşli ip bir kilit ve merkezi sistemine ilişkindir. Buluşun amacı katlanabilir kasalarda uygulan kilitleme sistemine farklı kilitleme sistemleri ile basınç ve çekme kuvvetlerine karşı mevcut sistemlere göre daha fazla dayanıklılık kazandırmaktır. Patentte, kilitleme sisteminde kilit mekanizmasında bulunan işlevi karşılayan parçaların sayılarına (artırarak) ve biçimlerine (herbirini farklı tasarlayarak) farklılık getirilerek, kasanın taşınması sırasında maruz kalınan yanal yüklere karşı da orta aksta bir merkezleme mekanizması ile kilidin sağlamlığı ve yan kenarlara darbeler karşısında rijitliği (sağlamlığı) istenmektedir. Buluş basamaklarında bu konumlandırma ve biçim farklılıkları anlatılmaktadır ve istemler bu amacı karşılamaktadır. İnceleme sonucunda; davacı tarafın patentinde, istemlerin içeriğinde yer alan yapısal unsurların, patentin buluş basamaklarını işlevsel olarak karşılandığı, İstemlerde yer alan içerik ve kapsamla patentin detay çizimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı tarafın dava konusu ticari ürünü incelendiğinde; üründe, Davacı tarafın patentli buluşunun özetinde ve buluş basamakları/istemlerle tecavüze konu olabilecek herhangi bir eşdeğer öge bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Farklılıklar tablolarda ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Aşağıda kısaca bu farklılık ve benzerlikler özetlenmiştir; Davalı taraf ürününde, Davacının patentinde buluş olarak belirtilen; kilitleme mekanizmasında merkezlemenin tam olarak yapılmasını sağlayan ve böylece kilide binen yükün hafifletilerek kilidi koruduğu açıklanan “çift kilitli ve üç merkezlemeli beşli sistem”, merkezleme kilit sistemi yoktur, Sadece büyük bir kilit çıkıntısı (1 adet), bu çıkıntının oturduğu karşı yuvası ve bastırılınca oturan küçük tırnaklar (3 adet aynı formda) ve bu tırnakların yuvaları bulunmaktadır. Davalı tarafın ürününde kilitleme parçalarının form yapıları ile davacı taraf patentinde yer alan kilit ögelerinin konum ve biçimleri tamamen farklıdır. Dolayısıyla, yük karşında gösterdiği kuvvet dağılımları da farklı olacaktır. Davacı tarafın patentindeki İstemler ile Davalı ürünün benzerlikleri ise; Her ikisinin de polimer malzeme olmaları (ekonomik, hafif ve geri dönüştürülebilir (termoplastik) malzeme olabilmeleri açısından hemen hemen bu sektörde plastik malzeme kullanılır). Birbirine geçen bir geçmeli kilit sistemine sahip olmaları (ki bu işlev gereği aynı sistem mantığında sayısız uygulamaları olan yaygın kullanımda bir durumdur. Kilit mekanizmasında bulunan çıkıntılı parçaların karşılığı olan girinti yuvalarının varlığı, çıkıntı parçaları ile boyutsal koordinasyonu ve bunu karşılayan teknik unsurlar buluş olmayıp, yıllardır geçmeli sistemlerin tekniğinde olan işlevsel bir durumdur. (Buluş kapsamında değerlendirilemez) Kaldı ki girinti parçaları, yuvaları, merkezleme bölümü biçimsel, konumlandırma, sayısal olarak hiçbir benzerliği barındırmamaktadır.) Katlanabilir olmaları. Davacı tarafın patentindeki istemler ve buluş basamağı kapsamları analiz edilip incelendiğinde; istemlerin içeriği karşıladığı, davacı adına kayıtlı patentin kapsam analizi yapıldığında, davalı tarafın ürününde davacı tarafın patentinin istemlerine tecavüz sayılabilecek hiçbir eşdeğer unsur bulunmadığı, davalının ürününde davacının merkezleme sistemi de içeren, beşli bir yapıya ve kendine has profil kullanımına ve böylece dayanımı artırmasına eşdeğer gelebilecek sistemsel ve sayıca bir unsur barındırmadığı, davalının ürününde davacı tarafın patent istemlerde yer alan ve buluş olarak nitelendirilen unsurlardan hiçbir tanesinin bulunmadığı, yapısal unsurlara eş değer olabilecek parça barındırmadığı, davalı tarafın ürününde kullanılan kilit mekanizması parçalarının konumlarının, biçimlendirmelerinin farklı olduğu, davacı patentinde hiçbir unsura tekabül etmediği kanaatine varılmıştır. Davalıya ait dava konusu ürünlerin davacıya ait buluş konusu ürünlerin taklidi olmadığı, davalı tarafından üretilen ürünlerin davacıya ait patentte işaret edilen üründen farklı olduğu, taraf ürünlerinin katlanabilir kasa olma noktasında benzerlik gösteriyorsa da, davacı tarafın "katlanabilir kasa" lar üzerinde sırf bu özelliklerinden dolayı hak iddia edebilmesinin mümkün olmadığı, somut olayda patent hakkına tecavüz ve haksız rekabetin şartlarının bulunmadığı" yönünde görüş bildirdikleri tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince talimat yoluyla Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi talimat dosyası üzerinden alınan 31.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda; "...Dava konusu ... numaralı patent konusu buluşun katlanabilir kasalarda kullanılan kilit sistemi ile ilgili olduğunu, davalı ürünlerinin ... B sayılı patent belgesinin koruma kapsamında olup olmadığına ilişkin değerlendirme yapılacağını, söz konusu değerlendirmenin dava dosyası kapsamında toplanan deliller ve 16/05/2021 tarihli rapor üzerinden yapıldığını, anılan raporda 1 numaralı istem bakımından yapılan değerlendirmede davalı ürününde; Kısa yan kenarlar üzerinde kilit şeritlerine doğru yöneldiğini, kilit şeritleri üzerindeki yuva sayısı kadar aynı boyutta kilit ve merkezleme çıkıntıları bulunmadığını, kilit şeridinin üzerinde üst merkezleme yuvası, üst kilit yuvası, orta merkezleme yuvası, art kilit yuvası, alt merkezlerine yuvası sıralamasına sahip merkezleme yuvalarının bulunmadığını, toplam 4 adet çıkıntı (3 adedi tırnak şeklinde) ve 4 adet yuva bulunduğu yönündeki tespitlerin yer aldığını, davalı ürününe ait fotoğraflarda yapılan işaretlemelerden davalı ürününde uzun yan kenarlar üzerine yerleşmiş, uzandığı eksene dik doğrultuda, sağ ve sol her iki uçtan kendisine kilitlenecek kısa yan kenarlara doğru yönelmiş belli bir kalınlıktaki bir kilit şeridi olduğunu, kilit şeridi üzerinde bir yuva olduğunu, 1 büyük dikdörtgen şeklinde çıkıntı ve 3 adet tırnak şeklinde çıkıntı olduğunu, 3 adet kilit yuvası olduğunu, bu nedenle tecavüzün olup olmadığının tespitinde, davalı ürününün davacıya ait ana (bağımsız) istem kapsamında olup olmadığının değerlendirildiğini, bağımsız istem için tecavüz fiili oluşmamışsa bağlı olarak yazılmış diğer istemlerde de tecavüz fiilinin oluşmadığını, davalı ürününde dava konusu ... B sayılı patentin 1 nolu ana (bağımsız) istemi kapsamındaki teknik özelliklerin tamamının veya bunların eşdeğerlerinin bulunmadığını, davalı ürünlerinin dava konusu ... B sayılı patentin koruma kapsamında kalmadığı yönünde kanaatlerini belirterek; Davalı ürünlerinin davacıya ait ... nolu patentin lafzı ya da eşdeğer yolla koruma kapsamında olmadığını" yönünde görüş ve kanaate ulaştıkları anlaşılmıştır. G E R E K Ç E: Dava; patente tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; mahkemece 10/01/2022 tarihli ara kararı ile "Ankara Nöbetçi FSHHM'ye talimat yazılarak, dosyamızın resen seçilecek bir patent vekili ve 3 endüstri mühendisi (akademisyen) bilirkişiye tevdi ile, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun tespiti yönünden özellikle taraflarca sunulan ürün numuneleri (taraflara tebligat çıkarılarak inceleme günü bildirilmek sureti ile ürün numuneleri hazır ettirilerek ) de incelenmek sureti ile davalı tarafından piyasaya sunulan plastik kasaların davacıya ait patent kapsamında kalıp kalmadığı, patente tecavüz şartlarının mevzuat hükümleri kapsamında oluşup oluşmadığı hususunda, sunulan teknik ve bilimsel mütalaa da irdelenmek ve farklı kanaate ulaşılması halinde gerekçelendirilmek sureti ile bilirkişi raporu alınmasına" karar verildiği halde Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/27 Talimat sayılı dosyasında, davalıya ait ürünler üzerinde bilirkişilerin inceleme yapmasına imkan verecek şekilde taraf vekillerine bu konuda tebligat yapılmadığı, yalnızca dosyanın bilirkişilere teslim edildiği, bilirkişi heyetinin de raporda açıkça belirttikleri gibi davalı tarafça dosyaya sunulan uzman görüşünde yer alan davalıya ait ürünle ilgili bilgileri dikkate alarak rapor hazırladıkları tespit edilmiştir.Davacı vekilinin rapora karşı bu konuda da itiraz etmesine rağmen, davalıya ait ürünler incelenmeden, tasarım uzmanı bilirkişi ... ve hukukçu akademisyen ... tarafından davalı tarafın isteği üzerine hazırlanmış olan uzman görüşü esas alınarak düzenlenen bilirkişi raporunun Mahkemece hükme esas alınması yerinde olmamıştır. Tüm bu nedenlerle; davacı vekilinin diğer istinaf talepleri bu aşamada incelenmeksizin, istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Mahkemece davalıya ait ürünleri dosyaya sunması konusunda davalı vekiline kesin süre verildiğine, kesin süre içerisinde sunulmadığı takdirde dosyada mevcut delillere göre değerlendirme yapılacağına dair ihtar yapılarak, inceleme gününün taraf vekillerine bildirilmesi, davalı tarafça ürün örneği sunulduğu takdirde bu ürünler de incelenerek, sunulmadığı takdirde dosyaya taraflarca sunulan delillere göre inceleme yapılarak, davalıya ait ürünlerin davacı adına tescilli ... B numaralı patentin koruma kapsamında kalıp kalmadığına dair, eşdeğer unsur konusu da irdelenmek suretiyle, davacı vekilinin rapora itirazlarını da karşılayacak şekilde, iki endüstri mühendisi ve bir patent uzmanından oluşacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, buna göre değerlendirme yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 27/09/2022 tarihli 2020/288 E. - 2022/152 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği gibi yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın, karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davacı tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 100,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 30/05/2024 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/288, K. 2022/152, T. 31.03.2022, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-288-e-2022-152-k-ed5327b016d3