Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/273 E. 2022/272 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/273
- Karar No
- 2022/272
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/550 KARAR NO: 2024/1758 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/12/2021 NUMARASI: 2021/14 Esas -2021/1131 Karar DAVA: Menfi Tespit Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; dava dışı ...AŞ.'nin, davalının yurt dışında bulunan müşterisi ... Ltd.'ye yapacağı ihracata ilişkin malları tedarik ettiğini,malların yurt dışındaki firmaya gönderildiğini, malların bedelinin bir kısmının müvekkili firmaya bir kısmının ise dava dışı ... isimli firmaya ödendiğini,malların yurt dışındaki alıcıya teslim edildiğinin gümrük kayıtları ile sabit olduğunu, davalının mallar teslim edilmediğinden bahisle müvekkiline ödediği 17.745-USD'nin iadesi için İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takibini başlattığını,itiraz edilmemesi nedeniyle takibin kesinleştiğini,malların teslim edilmesi nedeniyle davalının müvekkilinden alacağı bulunmadığını, ayrıca davalı tarafından ... firmasına ödenen bedelin tahsili için İst. Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... E sayılı icra takibi başlattığını ve ... firmasının itirazı üzerine açılan itirazın iptaline ilişkin İstanbul Anadolu 1. ATM'nin 2020/273 esas sayılı davanın derdest olduğunu belirterek müvekkilinin takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davacının iddialarının doğru olmadığını, dava dışı ... Tic. A.Ş. ile müvekkili arasında müvekkilinin yurt dışında bulunan ... Ltd'ye yapacağı ihracata ilişkin malları teslim edeceğini, müvekkili şirketin bu malların bedelini davacıya ödediğini, ancak söz konusu malların müvekkiline teslim edildiği hususunun kanıtlanmadığını, belgelerin imzasız olduğunu, davacının iddialarını kanıtlayacak hiçbir delil sunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacının defterlerini ibraz etmediği, davalı şirketin incelenen 2019 yılı ticari defterlerinde 04.01.2019 tarihli ... no.lu fatura ile 245.996,09-TL bedelli mal hizmet alışı yapıldığı, 31.12.2019 tarihi itibariyle davalı şirketin dava dışı şirkete 245.966,09-TL borçlu olduğu, dava dışı şirketin incelenen 2019 yılı ticari defterlerinde davalı şirkete 04.01.2019 tarihli ... no.lu fatura ile 174.120,21-TL bedelli mal hizmet satışı yapıldığı, 31.12.2019 tarihi itibariyle davalı şirketten 174.120,24 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının davalıya borçlu olmadığı iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında hiç bir ticari ilişki bulunmadığını,dekonttan anlaşılacağı üzere paranın davalının dava dışı ... firması ile olan ticari ilişki nedeniyle müvekkili firmaya gönderildiğini, alışverişin ... ile davalı arasında gerçekleştiğini, davalı firmanın malların kendilerine teslim edilmediği iddialarının asılsız olduğunu, gerekçeli kararda malların ihraç edilmesinden teslim edildiği sonucuna varıldığını, faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğunu,davalının bu malların karşılığını ... firmasına değil müvekkili firmaya ödediğini, gerekçeli kararla hüküm arasında çelişki bulunduğunu, müvekkilinin defterlerinin incelenmemesinin bilirkişinin sorumluluğunda olduğunu, kaldı ki defter inceleme ara kararının usulüne uygun olarak kurulmadığını, re'sen yaptırdıkları YMM raporunu istinaf dilekçesi ekinde ibraz ettiklerini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle kesinleşen ilamsız takipten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı vekili; davalı ile dava dışı ...A.Ş. arasında distribütörlük sözleşmesi bulunduğunu, davalının yurt dışındaki müşterisi olan ... Ltd firmasına sattığı malların dava dışı ...A.Ş. tarafından tedarik edildiğini,malların bedelinin 17.745-USD kısmının müvekkili şirkete kalanın ise ... firmasına ödendiğini,malların alıcıya teslim edildiğini ileri sürerek davalının 17.745-USD bedelli 04/02/2019 tarihli dekontu ilgi gösterek başlattığı ilamsız takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili ise bahsi geçen malların müvekkiline teslim edildiğine ilişkin bir delil bulunmadığı, ticaretin ...A.Ş. ile yapılmasına rağmen mal bedelinin davacıya ödendiğini, bu firmaların arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğunu, malların ... tarafından yurt dışına kendi adına gönderildiğini, müvekkili şirket adına ihraç kaydı bulunmadığını, malların teslim edilmediğini savunmuştur. Davacı ... ve dava dışı ...A.Ş. ile ...A.Ş. aynı ortaklardan teşekkül etmekte olup aynı adreste faaliyet göstermektedir. Distribütörlük sözleşmesi her ne kadar davalı ile dava dışı ....AŞ arasında akdedilmiş ise de gerek davacı şirkete, gerekse dava dışı ...A.Ş.'ye yapılan ödemelerin davalı ile ...A.Ş. arasındaki ticari ilişki nedeniyle yapıldığı, davalının davacı ve dava dışı ...A.Ş. ile aralarında doğrudan ticari ilişki bulunmadığı hususları ihtilaf dışıdır. Bu durumda davacı şirketin hukuki durumunun, dava dışı ...A.Ş.'nin davalı firmaya karşı üstlendiği edimini ifa edip etmemesine göre değerlendirilmesi gerekir. Distribütörlük ilişkisi davalı şirket ile dava dışı ... arasında geçerlidir.Davalı tarafından davacıya yapılan havale hususunda da bir uyuşmazlık olmadığına göre davacının ticari defterlerinin incelenmesinin yargılamaya bir katkısı olmayacağından, defter ibraz edilmemesinin davacının aleyhine değerlendirilmesi doğru olmamıştır. Dava dışı ... tarafından davalı şirket adına 04/01/2019 tarihli ... sayılı 245.996,09-TL (31.840-USD) tutarlı faturanın davalı şirketin defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından yurt dışında yerleşik alıcı ... firmasına mal satışına ilişkin düzenlenen 04/01/2019 tarihli ... sayılı 174.120,24-TL bedelli (ÖTV ve KDV hariç) fatura dava dilekçesi ekinde ibraz edilen gümrük beyannamesine göre yurt dışına ihraç edilmiştir. Davalı şirket tarafından dava dışı ...A.Ş.'ye 03/01/2019 tarihinde 30.000-USD, 08/01/2019 tarihinde ise 5.000-USD tutarlı " ...A.Ş." açıklamasıyla ödeme yaptığı, davacıya ise ihraç tarihinden bir ay sonra 04/02/2019 tarihinde 17.745-USD tutarlı "... nolu ... İhracat bedeli olarak" açıklamalı ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Davalı şirketin ticari defterlerinde ...A.Ş. tarafından düzenlenen 04/01/2019 tarihli ... sayılı KDV hariç 245.996,09-TL bedelli fatura kayıtlı olup, bu husus fatura konusu malın davalıya teslim edildiğine karine teşkil etmektedir. Diğer taraftan bu fatura, davalının ihracat için düzenlediği 04/01/2019 tarihli ... sayılı 174.120,24-TL fatura içeriği malları da kapsamaktadır.İstanbul 1. ATM''nin 2020/273 E. 2022/272 K. Sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesinde dava dışı ... şirketi ile davalı şirket arasında 04/01/2019 tarihli ... sayılı KDV hariç 245.996,09-TL bedelli fatura haricinde başka bir fatura düzenlenmediği, kayıtlara yansıyan başka bir satış ilişkisi bulunmadığı tespit edilmiştir. 04/02/2019 tarihli ödeme dekontunun açıklama kısmında fatura seri numarası belirtilmiş olması, bu ödemenin gerçekleşen bir satıştan ya da ihracattan kaynaklanan borcun ifası için yapıldığı anlamına gelmektedir. Bu durumda davalının 04/02/2019 tarihli ödemeye ilişkin dekontta açıkça gerçekleşen bir ihracata ilişkin kayıt düşüldüğünden, avans olarak gönderildiğinin kabulü mümkün olmadığından 04/02/2019 tarihli ödemenin 04/01/2019 tarihli ... sayılı fatura konusu mallar için yapıldığının kabulü gerekir. Bu halde; davalının davacıdan alacağı bulunmadığından davanın kabulü gerekirken davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. İİK'nın 72/5 maddesinde borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verileceği, takdir edilecek zararın, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamayacağı düzenlenmiştir. Davalının ödemesinin, kendisine teslim edilen mallar karşılığında yapıldığı halde davacı aleyhinde takip başlattığı anlaşılmakla takipte kötüniyetli olduğunun kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kabulü gerekirken, reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, alacağın %20'si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/14 Esas - 2021/1131 Karar sayılı 21/12/2021 tarihli kararının, HMK.'nun 3533(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulüne; İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Alacağın takip tarihindeki karşılığının %20'si oranında hesaplanan 22.069,02-TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,"İlk derece mahkemesine ilişkin olarak; Alınması gereken 9.580,78-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 2.395,20-TL harcın mahsubu ile kalan 7.185,58-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan toplam 2.454,50-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 2.000-TL bilirkişi ücreti ve 57,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.057,50-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," Yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 66,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/12/2024