Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/255 E. 2021/370 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/255
Karar No
2021/370
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/176 KARAR NO : 2024/427 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/10/2021 NUMARASI : 2020/255 E. - 2021/370 K. DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/10/2021 tarih ve 2020/255 E. - 2021/370 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin Türkiye çapında tanınan motorlu kara taşıtları parçası olan "..." markasını 07.11.2014 tarihinde 2014/03399 numarasıyla tescil ettirdiğini, markanın otomotiv sanayi emtiası pazarında özellikle 2016 yılından itibaren tanınmış marka haline geldiğini, davalı tarafın 2019/12165 başvuru numarasıyla "..." ibaresinin marka olarak tescili için yaptığı başvurunun 4. Sınıftaki “Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emici-ıslatıcı ve bağlayıcı maddeler. Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları. Elektrik enerjisi.” mal ve hizmetleri için mevzuata aykırı şekilde kabul edildiğini, davalı yanın müvekkilince kullanılan markanın birebir ismini ve bu markanın gösteriminde kullanılmakta olan logolarını ayırt edilemeyecek derecede benzerini kullandığını, müvekkili davacı ve davalı Şirketin markalarının tescillendiği mal ve hizmet sınıflarının otomotiv yan sanayi alanında olduğunu, “...” markasının müvekkilinin yoğun çabası ile yaklaşık 7 yıllık bir sürede tüm ülke çapında bayisi bulunan tanınan ve güvenilen bir marka olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin markasının bu tanınırlık ve güvenilirlik durumundan faydalanmak amacında olduğunu iddia ederek, 2019/121625 no ile tescil edilmiş bulunan “...” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin 04.12.2019 tarihinde 04. ve 09. sınıflarda “...” markasının tescili için 2019/121625 başvuru numarasıyla Türk Patente başvurduğunu, Türk Patent tarafından müvekkili markasının kısmen yayınlanmasına karar verildiğini ve müvekkiline ait “...” markasının yalnızca 04. sınıfta “Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emici-ıslatıcı ve bağlayıcı maddeler. Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları. Elektrik enerjisi” emtiaları için yayımlandığını, davacı ...’ın ise 2014/03994 sayılı “...” markasını 09. sınıfta tescil ettirdiğini, davacının “...” markasını yalnızca “hoparlör” ürünleri için kullandığını, 04. sınıftaki mal ve hizmetlerin davacı markasının tescilli olduğu 9. sınıfla alakası olmadığını, karşı yan markasının 07.11.2014 tarihinde tescil edilmiş olduğunu, halihazırda 5 yılı aşkın bir süredir tescilli olduğunu, müvekkili ... Ltd. Şti.’nin markası için ise 04.12.2019 tarihinde başvuru yapıldığını, dolayısıyla işbu dava kapsamında, davacı yanın markasının kullanımını kanıtlamasını talep ettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının ( 2014/03994) sayılı 09. sınıfta tescilli "Şekil+..." unsurlu markasıyla davalının( 2019/121625 ) sayılı 4. sınıfta sonradan tescil edilen "Şekil+..." ibareli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmakla beraber davacın markasının 9.ncu sınıfta, davalının markasının 4.ncü sınıfta tescilli olmaları nedeniyle markalar arasında mal/emtia benzerliği oluşmadığından SMK 6/1 maddesindeki iltibas-karıştırılma koşulu gerçekleşmediği, SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlığın kanıtlanmadığı, mal/emtia benzerliği oluşmadığından SMK 19/2 ve 25/2 maddesindeki kullanılmama def'i ispatının gerekmediği, hükümsüzlük koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkiline ait '' ... '' marka isminin hiçbir değişiklik dahi yapılmadan, logosunun ayırt edilmesi zor şekilde ufak biçimde değiştirilmek suretiyle davalı şirket tarafından ''aynı ve benzer hizmet kolunda" mevzuata aykırı şekilde kullanıldığını, müvekkili markasının tanınmış hale geldiğini, davalı yanın tescili farklı sınıfta yapmış olması ihtimalinde dahi ''aynı veya benzer türdeki mal veya hizmetlerle'' ilgili olması bakımından markanın reddi gerektiğini, farklı sınıflarda olsa dahi ''... '' ibaresinin herhangi bir anlamı olmayan orijinalliği ve ayırt ediciliği yüksek bir ibare olması ve tanınmışlık düzeyi de gözetildiğinde aynı markanın isim ve logosunun ayırt edilemeyecek şekilde aynı mal ve hizmet sektöründe kullanılmasının kötü niyetli olduğunu, mahkemece aldırılan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olmadığını, bilirkişi heyetinde mali bilirkişinin yanında otomotiv sektöründe uzman bir bilirkişinin de bulunması gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu markanın kapsamında yer alan 4. sınıf mallarla, davacının itirazına mesnet marka kapsamındaki 9. sınıf mallar arasında aynılık/benzerlik olmadığı, emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden, SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında bir tescil engelinden söz edilemeyeceği, davacıya ait 2014/03994 sayılı tescilli “...” markasının SMK 6/5.maddesi uyarınca tanınmış marka özelliklerini taşımadığı, tüm sınıflardaki mal ve hizmetler yönünden korunmasının gerekmediği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11 E., 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesinin, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceği, bu nedenle davalının bilirkişi raporuna ilişkin istinaf itirazlarının da yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 01/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/03/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/255, K. 2021/370, T. 08.06.2016, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-255-e-2021-370-k-6163568f9e8a