Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/243 E. 2021/168 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/243
- Karar No
- 2021/168
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/275 KARAR NO : 2024/486 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/04/2021 NUMARASI : 2020/243 E. - 2021/168 K. DAVACI : VEKİLİ DAVALI : DAVANIN KONUSU : Yidk Kararının İptali, Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/04/2021 Tarih ve 2020/243 Esas - 2021/168 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı ... tarafından 25.04.2019 tarihinde, 2019/41995 sayısı ile işlem gören “...” markasını 25 ve 35.sınıfta tescil ettirmek amacıyla Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde gerçekleştirilen başvuruya müvekkili tarafından 2012/26258, 2019/32912 ve 2017/05561 sayılı “...”, “...” ... şekil” ibareli markalar mesnet gösterilerek yapılan “benzerlik/iltibas”, “tanınmışlık” ve “kötüniyet” gerekçeli itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, ... çatısı altında gerek ... gerekse grup şirketleri adına kayıtlı “...” esas unsurlu çok sayıda markanın mevcut olduğunu, müvekkiline ait 2019/32912 sayılı markanın 35. sınıfta 25.sınıf malların satışına özgü mağazacılık hizmetlerinde de tescilli olduğunu, dava konusu marka başvurusunun tescil edilmesi halinde taraf markaları arasında iltibas oluşacağını, dava konusu marka başvurusunda yer alan “...” ve “...” ibarelerinin, 25.sınıf emtialar yönünden tanımlayıcı olup marka vasfını taşımadığını, dava konusu marka başvurusunun esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, “...” ibaresinin müvekkiline ait ticaret unvanının ve alan adının (....com.tr) da esaslı unsuru olduğunu ileri sürerek, Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu’nun 2020-M-5558 sayılı kararının iptaline, 2019/41995 sayılı “...” ibareli markanın tescil edilmesi halinde hükümsüz kılınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, taraf markalarının ortalama tüketici nezdinde karıştırılacak derecede benzer olmadıklarını, davacı markalarında her ne kadar “...” ibaresi ön planda farklı bir yazım stili ile düzenlenmiş ise de, başvuru markasının esas unsurunun bir bütün olarak “...” ibareleri olduğunu, hatta ilk bakışta göze çarpan unsurun "..." ibaresi olduğunu, başvuru markası kapsamında kalan 25 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerin, davacı markalarının kapsamında yer almadığını, bu nedenle 6769 sayılı Kanunun 6/1 maddesinde düzenlenmiş olan iltibas koşulunun oluşmadığını, davacı tarafından, markalarının tanınmışlığı hususunda herhangi bir delil sunulmadığı gibi, taraf markaları arasında işaret benzerliği bulunmadığı için de tanınmışlık koşulunun sonuca bir etkisinin olmayacağını, marka başvurusunun kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., açılan davayı kabul ederek, karşı tarafın talepleri doğrultusunda “...” ibareli markanın iptalini, davanın açılmasına sebebiyet verilmemiş olduğundan aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde avukatlık asgari ücret tarifesinin kabul ile ilgili hükmünün uygulanmasını, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu markanın kapsamında yer alan 25 ve 35.sınıf mal ve hizletlerin, davacıya ait redde mesnet 2019/32912 sayılı ve “...+ŞEKİL” ibareli markanın kapsamındaki hizmetler ile aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olduğu, taraf markalarında “...” ibareleri ortak olarak yer alsa da tertih tarzları ve dava kounsu markanın esas unsurunun “...” ibaresi olması nedeniyle dava konusu marka ile davacının redde gerekçe markası arasında marka işaretleri bakımından karıştırılmaya yol açacak düzeyde işitsel, görsel ve kavramsal bir benzerlik bulunmadığı, davacının “...+ŞEKİL” markasının tanınmışlığına ilişkin dosya kapsamında yeterli bilgi ve belge sunulmadığı, davacının tanınmışlık iddiasının yerinde olmadığı, dava konusu marka ile davacıya ait ticaret unvanı arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetle yapılmadığı, dava konusu 2020-M-5558 sayılı YİDK Kararı’nın yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkeme kararında belirtilenin aksine, somut uyuşmazlık bakımından 6769 sayılı SMK madde 6/1 de yer alan şartların gerçekleştiğini, davalı şahsın, davayı kabul ettiği de gözetilerek, davanın kabulü gerekirken, aksi yönde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu “...” ibareli markanın tescil edilmesi durumunda, tüketicilerin zihninde bu işareti taşıyan markanın da müvekkil şirkete ait esas unsuru “...” ibaresi olan marka serisine dâhil olduğu yönünde intiba oluşacağını, davacının ticaret unvanı ve alan adı nedeniyle de dava konusu marka başvurusunun, 6769 sayılı smk md. 6/6 gereği tesciline engel olunması gerektiğini, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : 1- Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İşlem dosyasının incelenmesinden, davalı gerçek kişinin, "... www. ....com.tr" ibaresinin, 25 ve 35.sınıf mal hizmetlerde tescili için davalı Kuruma başvurduğu, davacının "..." ibareli markalarına dayalı olarak başvuruya itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığınca davacının itirazının reddine karar verildiği, davacının bu karara karşı yaptığı itirazının da, YİDK'in 23/06/2020 tarihli, 2020-M-5558 sayılı kararıyla reddedildiği, YİDK kararının davacı tarafa 25/06/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 20/08/2020 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu 2019/41995 sayılı "... www. ....com.tr" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı, davacının tanınmışlığının ve ticaret unvanının tescil engeli teşkil edip etmediği ve başvurunun kötü niyetli olup olmadığı noktasındadır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (Karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, dava konusu başvuru "... www...com.tr" ibaresinden oluşmaktadır. Dava konusu başvuruda üstte açık sarı renkte alttaki yazılara kıyasla daha büyük puntoyla yazılmış “...” harfleri ve hemen altında aynı renkte “...” ibaresi, en altta ise bu ibarelere kıyasla çok daha küçük punto ile siyah renkte yazılmış “www...com.tr” ibarelerinden oluşmakta, herhangi bir şekil unsuru içermemektedir. Davacının redde gerekçe “ ...” ibareli markasında turuncu renkte stilize edilmiş “...” harfleri ve bu ibarenin altında koyu mavi renkte “...” ibaresi yer almaktadır. Dava konusu markada yer alan "..." harflerinin, markadaki diğer unsurlara kıyasla daha büyük yazıldığı ve ibarenin baş kısmında konumlandırıldığı, "..." ve "..." kelimelerinin başvuru kapsamındaki emtialar yönünden ayırt ediciliğinin bulunmadığı, itiraza mesnet markada ise "..." kelimesinin tanımlayıcı tali unsur olduğu, böylece karşılaştırılan markalarda ortak olarak bulunan "..." ibaresinin her iki markanın da asli unsurunu teşkil ettiği, bu durumun markalar arasında karıştırılma tehlikesine yol açacağı, zira tali unsurların başvuruya yeterli ayırt edicilik katmadığı ve başvuruyu davacının itiraza mesnet markalarından yeterince uzaklaştırmadığı sonucuna varılmış, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü yerinde görülmemiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir. Öte yandan, davacı vekili SMK'nın 6/5, 6/6 ve 6/9. maddesi uyarınca da tescil engeli bulunduğunu ileri sürmüştür. Dairemizce, dava konusu marka, kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden davacının itiraza mesnet markasıyla benzer bulunduğundan ve SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca tescil engeli oluştuğundan SMK'nın 6/5 ve 6/6. maddesinin tartışılması sonuca etkili bulunmamış, başvurunun kötüniyetle yapıldığı ise davacı tarafça kanıtlanamamıştır. Bu itibarla, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşullarının oluşması nedeniyle YİDK iptali davası yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce YİDK karar iptali talebi yönünden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. 2-Hükümsüzlük talebine gelince, yukarıda belirtildiği üzere davalı ... 08/01/2021 tarihli dilekçesi ile davayı kabul ettiğini bildirmiştir. Davayı kabul HMK'nın 308. maddesi uyarınca, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesi anlamına gelen ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda HMK'nın 311.maddesi gereği kesin hüküm gibi sonuç doğuran bir usul işlemidir. Hükümsüzlük talebiyle açılan dava tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olduğundan, davalı gerçek kişinin davayı kabul beyanı karşısında, kural olarak hükümsüzlük talebiyle açılan davanın bu gerekçeyle kabulü gerekir. Ne var ki somut olayda dava konusu başvuru tescil edilmediğinden, hükümsüzlük talebi hakkında bu gerekçe ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle, kabul beyanı üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş, bu itibarla ilk derece mahkemesi kararı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca bu yönden de kaldırılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/04/2021 Tarih ve 2020/243 Esas - 2021/168 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın KABULÜ ile TÜRKPATENT YİDK'in 2020-M-5558 sayılı kararının İPTALİNE, 3-Dava konusu 2019/41995 sayılı marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 2.250,00 TL bilirkişi ücreti, 146,50 TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 110,50 TL tebligat masrafı, 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 2.669,10 TL yargılama giderine, 54,40-TL başvurma harcı, 54,40-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 2.777,90 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), 9-Davacıdan peşin olarak alınan 59,30 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/03/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...