Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/241 E. 2021/399 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/241
Karar No
2021/399

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1553 KARAR NO : 2024/1551 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/11/2021 NUMARASI : 2020/241 E. - 2021/399 K. DAVACILAR BİRLEŞEN DAVADA DAVALILAR : VEKİLİ DAVALI BİRLEŞEN DAVADA DAVACI : DAVANIN KONUSU : Tasarıma Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması, Tasarım Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/11/2021 tarih ve 2020/241 E. - 2021/399 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacılar vekili, müvekkillerinin cam balkon sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösterdiklerini, müvekkillerinin bu sektördeki aksesuarları özel olarak tasarladıklarını, 2017/05360 sayılı tasarım tescil belgelerinin bulunduğunu, 2017/05360/4 sıra numaralı tasarımın aynısının "..." adı altında, davalı tarafından izinsiz olarak üretilip satışa sunulduğunu, bu durumun müvekkillerinin tasarım haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, tasarım hakkına yapılan tecavüzün tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, taklit ürünlerin ve üretimde kullanılan kalıpların imhasına, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, seçenek özgürlüğü çok olmayan bir üründe tasarım ürününe benzer ürünlerin çıkmasının olağan bulunduğunu, müvekkilinde ele geçen ve davacının 2017 05360/4 sıra numaralı tasarımı ile benzer olan 2 adet 2. çeşit ürünün üretilmediğinin ve satılmadığının açık olduğunu, bu ürünleri yalnızca bulundurmanın tasarım hakkının ihlaline yol açmayacağını, davacının, müvekkilinin bu ürünleri ürettiğini, sattığını, ticari amaçla kullandığını ispatlaması gerektiğini, bununla birlikte dava konusu tasarımla aynı 2015/00117/1 ve 2 sıra numaralı tasarımların, 12/01/2015 tarihinde tescil edildiğini, öte yandan dava konusu ürünlerde seçenek özgürlüğünün kısıtlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, birleşen davada ise asıl davaya dayanak 2017/05360 sayılı tasarımın yeni olmadığını, daha önce tescil edilen bir tasarımın aynıya yakın benzerlikteki tasarımın tescilinin hükümsüz olması gerektiğini, dava konusu tasarımın ayırt edicilik özelliğinin de bulunmadığını ileri sürerek, 2017/05360 sayılı tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalılar vekili, müvekkillerine ait 2017/05360/4 sıra numaralı tasarım ile hükümsüzlüğe mesnet 2015/00117/1 ve 2 sıra numaralı tasarımların birbirinden farklı olduğunu ve müvekkilinin tasarımının bu tasarıma nazaran yeni ve ayırt edici bulunduğunu savunarak, birleşen davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece, 2017/05360/4 sayılı tasarımın mesnet 2015/ 00117/1 ve 2 nolu tasarımlardan bilgilenmiş kullanıcı açısından sahip oldukları farklar nedeniyle farklı görüleceği ve 2017/ 05360/4 sayılı tasarım açısından hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, dava konusu tasarımın yeni olmadığını gösterir önceki tarihli kamuya sunulmuş herhangi bir görünümün tespit edilemediği, bu nedenle dava konusu tasarımın mutlak anlamda yeni olduğu, davalıya ait işyerinde tespit edilen 2 adet 2. çeşit ürünün 2017/05360/4 sayılı tasarım ile bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğu, davalıya ait işyerinde bu ürünlerin imalatının yapıldığına yönelik somut delil bulunmadığı, dolayısıyla imalat kalıplarının da tespit edilemediği, bu nedenle asıl davada çözümlenmesi gereken hususun, davalıya ait işyerinde ele geçirilen 2 adet 2. çeşit ürünün, davacılara ait 2017/05360/4 sayılı tasarım hakkını ihlal edip etmediği olduğu, davaya konu 2. çeşit ürünün "..." adı altında adedi 6,00 TL'den satışa sunulduğu, davalı yanın, davacılara ait tasarım hakkını ihlal eden 2 adet 2. çeşit ürünü ticari amaçla elinde bulundurduğunun kabul edilmesi gerektiği, 26/05/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda her ne kadar piyasada birçok firmanın rakiplerine ait ürünleri inceleme ve değerlendirme için bulundurmasının normal ve aşina bir durum olduğu belirtilmişse de, davalı yana ait broşürden, davaya konu bu ürünlerin ticari amaçlı olarak davalı uhdesinde bulundurulduğunun anlaşıldığı, davalı yan işyerinde ele geçen 2 adet 2. çeşit ürünün, davacılara ait 2017/05360/4 sayılı tasarım hakkını ihlâl ettiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalı birleşen davada davacının, davacılar birleşen davada davalılara ait 2017/05360-4 sayılı tasarım hakkına tecavüz eyleminde bulunduğunun tespitine, bu eylemin önlenmesine, durdurulmasına, davalı birleşen davada davacı işyerinde tespit edilen cam balkon kılavuzlarının imha edilmesine, hükmün ilanına, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin, dava konusu tasarım ile aynı veya benzer ürünlerin üretimini yapmadığını, bu ürünün üretiminde kullanılan kalıpların müvekkili iş yerinde bulunmamasının da, müvekkilinin söz konusu ürünleri üretmediğini kanıtladığını, müvekkili iş yerinde bulunan ve 1. çeşit olan cam balkon katlanır klavuzunun, tasarım hakkı sahibi olan davacıların ürettiği tasarımla herhangi bir benzerliği bulunmadığını, müvekkilinin herhangi bir ihlali bulunmamakla birlikte zaten yalnızca 6 adet bulunan cam balkon kılavuzu hakkında herhangi bir üretimin ya da satışın da olmadığını, söz konusu ürünlerin müvekkiline ait işyerinde bulunduğu bir an olsun kabul edilse dahi, ancak satış, üretim, ticari amaç ile bulundurma niteliğinin ispatlanamaması nedeniyle asıl davanın reddinin gerektiğini, Kanunda tahdidi olarak üretme, piyasaya sunma, satma, ithal etme, ticari amaçla kullanma, sözleşme önerisinde bulunma şeklinde haksız kullanım hallerinin sayıldığını, dava konusu cam balkon katlanır kılavuzunun üretiminde, ürünün teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı bazı özellikler bulunduğundan üreticinin seçenek özgürlüğünün kısıtlı olduğu, seçenek özgürlüğü çok olmayan bir üründe tasarım ürününe benzer ürünlerin ortaya çıkmasının oldukça olağan bulunduğunu, asıl davaya dayanak tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşımadığını, bu tasarımın, daha önce tescil edilen başka bir tasarımla hemen hemen aynı olduğunu, dolayısıyla yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini barındırmadığını, 2017/05360 sayılı tasarımın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, bilgilenmiş kullanıcının yanlış değerlendirildiğini, bu yönden rapora itiraz etmelerine rağmen yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmadığını ve hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :Asıl dava, tasarıma tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile hükmün ilanı istemlerine ilişkin olup, birleşen dava ise tasarım hükümsüzlüğüne ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, birleşen davada hükümsüzlüğü talep edilen tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşıdığının, dosya kapsamında alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında açıklandığı, söz konusu bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli oldukları, buna göre asıl davaya dayanak olan ve birleşen davada hükümsüzlüğü talep edilen tasarımın yeni ve ayırt edici olduğu, hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, birleşen davada verilen kararın bu nedenle yerinde bulunduğu, asıl dava yönünden ise davalı iş yerinde tespit edilen ürünlerin, davacılar adına tescilli tasarıma tecavüz oluşturduğu, davalının bu ürünleri satış amacıyla elinde bulundurduğunun da dosya kapsamı ile sabit olduğu anlaşılmakla, davalı birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı birleşen davada davacı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl dava yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 346,90-TL bakiye harcın asıl davada davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Birleşen dava yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf aşamasında davalı birleşen davada davacı vekili tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı birleşen davada davacı vekili uhdesinde bırakılmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/09/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/09/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/241, K. 2021/399, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-241-e-2021-399-k-c75d47922da0