Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/208 E. 2021/279 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/208
- Karar No
- 2021/279
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/61 KARAR NO : 2024/247 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/09/2021 NUMARASI : 2020/208 E. - 2021/279 K. DAVACI VEKİLLERİ DAVALI DAVANIN KONUSU : Marka, YİDK İptali, Sicilden Terkin Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/09/2021 Tarih ve 2020/208 Esas - 2021/279 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ile davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davacının 2014/25144, 2014/111762, 2012/93231, 2011/96599, 2011/96553, 2011/14371, 2003/34735, 2000/22475 2007/19545 sayılı "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, "..." markasının TPMK kayıtlarında T/02416 Numarası ile tanınmış marka olarak tescil edildiğini, "... ..." markasının, Türkiye'de pırlanta denildiğinde akla ilk gelen markalardan olduğunu, davaya konu 2019/09233 sayılı “...” ibareli başvurunun asli ve ayırt edici unsurunun "..." ibaresi olduğunu, "..." ibaresinin ise davalının tescil başvurusunda bulunduğu 41.sınıf yönünden sektöre ilişkin bilgilendirmeyi ifade eden, ayırt edicilik teşkil etmeyen bir tali ve tanımlayıcı unsur olduğunu, başvurunun davacı markalarının tüketici nezdinde uzun yıllar sonucunda oluşturmuş olduğu güvenden haksız yarar sağlayacağını, davalının "..." ibaresinin tanınmışlığından haksız yarar sağlama amacıyla kötüniyetle davaya konu başvuruyu yaptığını ileri sürerek, 11.05.2020 tarih, 2020-M-4060 sayılı YİDK Kararının iptali ile tescil işlemleri tamamlanmış ise 2019/09233 başvuru numaralı markanın sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., davaya cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının 2000/22475, 2003/34735, 2007/19545, 2011/14371, 2011/ 96553, 2011/96599, 2012/93231 sayılı markalarının, davaya konu markanın başvuru tarihinden önceki beş yıllık süre içinde 30.01.2014-30.01.2019 döneminde, bu markaların tescili kapsamındaki mal ve hizmetlerde markasal kullanımına ilişkin dosya münderecatında herhangi bir delile rastlanmadığı, bu markalar yönünden davacı markalarının kullanımı kanıtlanmadığından SMK 19/2 ve yönetmelik 29.ncu maddesine göre bu markaların iltibas değerlendirilmesine esas alınmamasının yerinde ve doğru olduğu, davalının "...+şekil" ibareli marka başvurusu ile davacının kullanım ispatı gerekmeyen "..." ibareli 2014/25144, 2014/111762, 2018/106401, 2018/106400 ve 2018/106399 nolu tescilli markaları arasında benzerlik bulunduğu, davalının markasının kapsamında yer alan 41.nci sınıftaki 2,3,5,6,7 ve 8 alt gruptaki hizmetler (.. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). ... Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri.) ile davacının markasının kapsamındaki 35.nci sınıftaki ( Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.) arasında özellikle pırlanta ürünlerindeki davacının "..." markasının tanınmışlığı karşısında ilişkili ve bağlantılı hizmetler olması nedeniyle benzerlik oluştuğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, davalının "...+şekil" ibareli başvuru markasını gördüğünde markaları karıştırabileceği, bu nedenle yukarıda belirtilen hizmetlerde SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluştuğu, bunun dışında kalan 41. sınıftaki 1. ve 4. alt gruptaki hizmetler (Eğitim ve öğretim hizmetleri...Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil) açısından ise iltibas koşullarının oluşmadığı, başvuru ibaresi üzerinde davacı tarafın SMK 6/3 anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği, SMK 6/5 anlamında markalarının tanınmışlığı ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan davalı marka başvurusu nedeniyle " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği ) ile SMK 6/9 anlamında dava konusu başvurunun kötüniyetli olarak gerçekleştirildiğinin kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, dava konusu ...'in 2020-M-4060 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2019/09233 sayılı markanın kapsamında yer alan 41.sınıftaki 2,3,5,6,7 ve 8 alt gruptaki hizmetler yönünden iptali ile markanın bu hizmetler yönünden sicilden terkin edilmesine, dava konusu 2019/09233 sayılı markanın kapsamındaki 41.sınıftaki 1. ve 4. alt gruptaki hizmetler yönünden ise açılan davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece tanınmış marka ile ilgili yapılan değerlendirmelerin eksik ve hatalı olduğunu, müvekkili şirketin “...” ibareli markasının tescil edildiği sınıfların yanında tanınmış marka olarak tescilli olduğunu, davalı ...'ın marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu, davalının, müvekkili şirkete ait tanınmış "..." markası ile iltibas teşkil eden "..." ibareli marka tescili bulunmasına rağmen müvekkili şirket markasının tanınmışlığından sağlamış olduğu haksız menfaati daha da artırmak maksadıyla "Q" harfini çıkartarak müvekkili şirkete ait "..." markasını aynılık derecesinde kullanmak istediğini, bu hususun dahi davalının kötü niyetini ispatlar nitelikte olduğunu, yargılama aşamasında kullanmama def’i ileri sürülmemiş olup müvekkili markalarının değerlendirme dışında bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu, davalının kullanım ispatı talebinin süresi içerisinde yapılıp yapılmadığı ve hangi mal ve hizmetler bakımından kullanım ispatı talep edildiği açık olmadığından, kullanım ispatı talebinin yapılmamış sayılması gerekirken aksi yönde değerlendirme yapıldığını, SMK 6/1 maddesinde belirtilen koşulların oluştuğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru markası kapsamında yer alan 41. sınıf hizmetler ile değerlendirmeye esas alınan markalar kapsamında yer alan mal ve hizmet sınıflarının aynı veya benzer olmadığını, nitekim yargılama esnasında alınan 09.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda da “… başvuru markası kapsamında yer alan ve davaya konu YİDK kararı ile tesciline karar verilen 41. sınıfa konu hizmetlerin, davacının tescilli markalarının kapsadığı 14. Sınıfa konu mallar ve 35. sınıfa konu hizmetler ile karakteristik özellikleri itibariyle farklı mal ve hizmet niteliği taşıdığının" belirtildiğini, davacı tarafın tanınmış olduğunu iddia ettiği sektörün pırlanta ve kuyumculuk sektörü olduğunu, başvuru markası kapsamındaki hizmetlerin pırlanta sektörüyle ilişkisi bulunmadığını, davacı markalarının asli unsurunun “...” ibaresi olduğunu, başvuru markasının asli unsurunun ise bitişik şekilde “zenpilates” ibaresi olduğunu, markaların karıştırılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle SMK 6/1. maddesinin aradığı koşulların oluşmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : 1-Dava, marka ile ilgili Kurum Kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı davaya konu YİDK Kararı ile başvuru markasının tesciline karar verilen 41. sınıfa konu hizmetlerin, davacının tescilli markalarının kapsadığı 14. sınıfa konu mallar ve 35. sınıfa konu hizmetler ile karakteristik özellikleri itibarıyla farklı mal ve hizmet niteliği taşıdığı, SMK'nın 6/1.maddesi anlamında emtia benzerliği şartının gerçekleşmediği, SMK'nın 6/5. maddesi koşullarının oluşmadığı, kötüniyetin ispatlanmadığı, davacı markalarının 41.sınıfta tescilli olmadığı, esasen davacı vekilinin de 26/08/2021 tarihinde Uyap'tan gönderilen bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde, markalarının 41.sınıfta kullanıldığına dair iddialarının bulunmadığını ve markalarının 41. sınıfta tescilli olmadığını beyan ettiği, bu durumda kullanım ispatına ilişkin iddialarının sonuca etkili olmadığı, SMK'nın 6/3. maddesi uyarınca, davacı tarafından "..." ibaresinin, tek başına veya baskın unsur olarak ve fiilen markasal etki yaratacak şekilde, dava konusu marka başvurusunun yapıldığı 30.01.2019 tarihinden daha önceki bir tarihte, davalı markasının tescil edildiği 41. sınıfa konu veya benzer hizmetler bakımından sembolik olmayan fiili kullanımının bulunduğunun ispat olunamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2-Davalı Kurum vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; davalı şirketin, "..." ibaresinin 41.sınıfta marka olarak tescili için davalı Kuruma başvurduğu, davacı şirketin "..." asıl unsurlu markalarına dayalı olarak başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının davalı kurum Markalar Dairesi Başkanlığı kararı ile reddedildiği, davacı şirketin bu karara itirazının ise YİDK'nın 2020-M-4060 sayılı kararıyla nihai olarak reddedildiği, anılan kararın davacı tarafa 15/05/2020 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 14/07/2020 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince taraf markaları arasında 41.sınıftaki 2,3,5,6,7 ve 8 alt grup hizmetler yönünden iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, davalı kurumun istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık taraf markaları arasında, SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluşup oluşmadığı, aynı Kanun'un 6/5 maddesi uyarınca başvurunun tescili engeli bulunup bulunmadığı noktasındadır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya bakıldığında, dava konusu başvuru kapsamında 41. sınıf hizmetler yer almaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, uyuşmazlık konusu anılan hizmetler davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle aynı, aynı tür ya da benzer olmadığından, taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır. Diğer yandan, davacı tarafından markalarının tanınmış olduğu ileri sürülmüş, bu tanınmışlığın farklı mal ve hizmet sınıfları yönünden de başvurunun tesciline engel olacağı iddia edilmiştir. Dosya arasında bulunan, denetime ve hüküm kurmaya elverişli 09/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda, "Dava konusu “...” ibareli başvuru markasının, "..." markasının tanınmışlık kazandığı "MÜCEVHER" emtiası ve sektörüyle hiçbir ilgisi olmayan 41. sınıfa konu “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri” bakımından tescil ve kullanımı halinde, potansiyel alıcıların derhal "..." markasıyla bir bağlantı kurmaları ve bu bağlantının sonucunda "..." markasının tanınmışlık düzeyinin yaratacağı olumlu izlenim ve çağrışımla satın alma tercihlerine yön vermeleri, davacı markasının temsil ettiği imaj ve güvenin davalı markasına transferi ve böylece haksız menfaat sağlanması, alıcı kitlesinin davalı markası altında sağlanan mal ve hizmetlerde beklediği kaliteyi bulamaması halinde ise olumsuz düşünce ve algısını "..." markasına mal etmesi/tahmil etmesi, davacı markasının çekim gücünün/ayırtedici gücü ve etkileme alanının zayıflaması, giderek sıradanlaşması, itibar ve ayırtedici niteliğine zarar verilmesi hallerinden birinin gerçekleşebileceğinin somut ve mantıklı çıkarımlar ile ortaya konulamadığı" bildirilmiş, açıklanan görüş Dairemizce de benimsenerek davacı markalarının tanınmış olduğu kabul edilse dahi, 6769 sayılı SMK'nın 6/5. maddesindeki şartların oluştuğuna dair delil sunulmadığı, bu nedenle tanınmışlığa dayalı tescil engelinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Somut olayda uyuşmazlığın niteliği ve istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde, bir başka hususun daha tartışılması gereklidir. Zira davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde, gerçekte ayrı davaların konusunu oluşturan iki farklı talep birleştirilmiş ve davalı ... YİDK kararının iptali ile diğer davalı markasının terkinine karar verilmesi birlikte talep edilmiştir. Mahkemece her iki talebin de kısmen kabulüne karar verildiği halde, yerel mahkeme kararı, davalı gerçek kişi tarafından istinaf edilmemiştir. Davalı kurumun istinaf başvurusu ile YİDK kararının iptali davası yönünden oluşacak hukuki sonucun, diğer davalı gerçek kişiyi ilgilendiren davalı markasının terkini istemine yansıması düşünülemez. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yönünden ulaşılan sonucun, yerel mahkemece verilen terkin kararına yansıtılması mümkün olmamış, yerel mahkeme kararı bu yönden aynen muhafaza edilmiştir. Bu itibarla, dava konusu başvuru ile davacının itiraza mesnet markaları arasında çekişmeli tüm alt sınıflar yönünden iltibas şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 20/09/2021 gün ve 2020/208 Esas - 2021/279 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 4-Dava konusu ...'in 2020-M-4060 sayılı YİDK kararının iptali talebinin REDDİNE, 5-Markanın sicilden terkini talepli davanın kısmen kabulü ile, dava konusu 2019/09233 sayılı markanın kapsamında yer alan 41. Sınıftaki 2,3,5,6,7 ve 8. alt grup hizmetler yönünden sicilden terkin edilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 6-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 54,40-TL’nin düşümü ile kalan 373,20-TL bakiye karar ve ilam harcının davalı ...'tan alınarak Hazineye irad kaydına, 7-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 25.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, 8-Davalı ... kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirmediğinden bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan ve hükümsüzlük davası yönünden Dairemizce bir istinaf incelemesi yapılmadığından ilk derece mahkemesi kararında hükmedilen 5.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 2.100,00-TL bilirkişi ücreti, 276,50-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 218,50-TL tebligat masrafı, 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 2.757,10-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek, bu orana tekabül eden 1378,55- TL'ye, 54,40-TL başvurma harcı, 54,40-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 1487,35-TL'nin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 11-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 100,00-TL posta masrafı ile 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 262,10-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, 12-Davalı ... tarafından ilk derece yargılamasında ve istinaf aşamasında yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 13-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333), 14-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğinden, Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 368,30-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 15-Davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalıya iadesine, 16-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/02/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...