Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/176 E. 2022/40 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/176
- Karar No
- 2022/40
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1389 KARAR NO : 2024/1583 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/02/2022 NUMARASI : 2020/176 E. - 2022/40 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Başvurunun reddine dair YİDK marka kararı iptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/02/2022 tarih ve 2020/176 E. - 2022/40 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 30,35 ve 43.sınıf mal ve hizmetler yönünden gerçekleştirdiği 2018/122166 sayılı "... ... ..." ibareli marka tescil başvurusuna davalı ... tarafından 2006/16397, 2014/ 06144, 2014/06148, 2014/78395, 2014/78405 tescil numaralı, "...", "... şekil", "...", "...." ibareli markalar mesnet gösterilerek karıştırılma ihtimali, tanınmışlık, kötüniyet gerekçeleriyle itiraz edildiğini, nihai olarak YİDK tarafından başvurunun reddine karar verildiğini ancak "..." ibaresinin ülkemizde yaygın kullanılan bir soyadı olduğunu, davacı ...'a ait "... ... ..." ibareli markada yer alan "..." ibaresi müvekkilinin ad ve soyadı olduğunu, davaya konu marka ile davalı yan markaları arasındaki logo, renklendirme, marka ibaresinin tamamı ve yazı karakterleri farklılığı dikkate alındığında karıştırmaya yol açabilecek bir benzerliğin bulunmadığını ileri sürerek, ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 20.02.2020 tarih ve 2020-M-1171 sayılı kararının iptali ile başvuru markasının tesciline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı ... vekili, taraf markalarının bütün olarak bıraktıkları izlenim göz önüne alındığında göze çarpan ve ortalama tüketicinin hafızasında kalan kısmının “...” sözcüğü olduğunu, "...” ibaresinin itiraza mesnet birçok markada bulunduğunu, taraf markalarının mal/hizmet listelerinde de aynı/aynı tür mallar/hizmetlerin yer aldığını, dolayısıyla tüketiciler nezdinde her iki markanın karıştırılması ve markalar arasında idari-ekonomik anlamda bir bağlılığın bulunduğu düşüncesinin doğmasının muhtemel bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı şahıs vekili, tarafların daha önce karşı karşıya geldiğini, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/162 esas numaralı dosyası ile davacının "..." ibaresini içeren markası hükümsüz kılınarak bu kararın kesinleştiğini, "..." sözcüğünün müvekkilinin soyadı olduğunu ve uzun yıllardır kullanıldığını ve bilinirlik kazandırıldığını, müvekkilinin markasındaki sarı renkler ve ... figürünün de logoda tüketicinin ilgisi çeken öğeler olduğunu, karşılaştırılan markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davacının "... ... ..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının "... ... ..." markasını gördüğünde bunun davalının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile TPMK YİDK'nın 2020-M-1171 sayılı kararın iptaline, tescil talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları karşılaştırıldığında her iki markada da ortak olarak yer alan “...” ibaresinin dikkat çekici unsur olduğunu, ayrıca “...” ibaresinin de itiraza mesnet birçok markada bulunduğunu, taraf markaları genel izlenim olarak değerlendirildiğinde ortalama tüketici üzerinde bıraktıkları toplu intiba yönünden de benzer markalar olduğu gibi eşya listelerinde de aynı/aynı tür mallar/hizmetlerin yer aldığını, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerliğin ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şahıs vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dana önce de davacının "... ..." ibareli markasının ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/162 esas numaralı dosyası ile hükümsüz kılındığını ve bu kararın kesinletiğini, yine ... 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/858 numaralı dosyasında mahkumiyet kararı verildiğini, müvekkili markalarında ön plana çıkan "..." ibaresinin müvekkilinin soy ismi olmasının yanı sıra uzun yıllardır kullanıldığını ve tüketici tarafından benimsendiğini, davacıya ait marka ile müvekkil markasının ayırt edilemeyecek derece benzediğini, bu tescilin müvekkili markasının bilinirliğinden faydalanma amacına yönelik olduğunu, kapsamlarında birebir aynı mal ve hizmetlerin yer aldığını, taraflar arasındaki akrabalık bağının da gözetilmesi gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, başvurunun reddine dair YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "... ... ..." ibareli başvuru ile davalının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, bir bütün olarak dava konusu başvurunun davalı markalarından yeterince farklılaştığı, kaldı ki sırf başkasının tanınmış markasının tanınmışlığından yararlanmak için SMK'nın 7/5 maddesi hükmü bahane edilmediği müddetçe, kişinin kendi ismini ve soy ismini ticari teamüllere uygun ve dürüstçe kullanmasının hukuka aykırı olmadığı (Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku, 4. Baskı S:648), somut olayda davacının kendi ad ve soyadını markasında kullanmak istemesinin dürüst ticari kullanım kapsamında kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/10/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/10/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...