Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/171 E. 2022/302 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/171
- Karar No
- 2022/302
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/765 KARAR NO : 2024/2032 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22.02.2024 NUMARASI : 2022/185 Esas 2024/143 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 15.01.2018 KARAR TARİHİ : 28.11.2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 28.11.2024 İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.02.2024 tarih 2022/185 Esas 2024/143 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacılar vekili, 15.08.2016 tarihinde müvekkillerinin içeresinde yolcu olarak bulunduğu, davalı şirket tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın takla atması sonucunda müvekkillerinin yaralandığını, dava dışı sürücü ...'in asli ve tek kusurlu olduğunu, müvekkillerinin davalı şirkete 02.11.2017 tarihinde başvuru yapmalarına rağmen ödeme yapılmadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilleri için ayrı ayrı 500,00'er TL geçici iş göremezlik, 500,00'er TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00'er TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili, 29.01.2019 tarihli dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı istemlerini davacı ... için 34.009,95 TL'ye, ... için 157.178,12 TL'ye yükseltmiştir. Davacılar vekili, 07.12.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı ... için 34.009,95 TL sürekli maluliyet tazminatı taleplerini 196.475,48 TL'ye, daha önce artırmadıkları 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı talebini 1.766,19 TL'ye yükseltmiş; davacı ... için daha önce artırmadıkları 500-TL geçici iş göremezlik tazminatı talebini 5.203,96 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davacıların KTK gereğince müvekkili şirkete başvuru yükümlülüğünü eksiksiz yerine getirmediklerini, davanın usulden reddi gerektiğini, esas yönünden ise kaza ile sakatlık arasında illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, maluliyet oranının tespiti açısından dosyanın Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu'na sevk edilmesi gerektiği, ceza mahkemesinin kararının kusurun takdirinde ve zararın tayininde hukuk hakimini bağlamayacağını, geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere gelirin asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, tazminat hesabında TRH 2010 yaşam tablosunun kullanılması gerektiğini, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, kusur oranının belirlenmesine ilişkin bilirkişi raporu, Ege Üniversitesinden maluliyet oranına ilişkin aldırılan rapor ve aktüerya raporu uyarınca, sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsünün kazının meydana gelmesinde %100 oranında asli kusurlu, davacıların yolcu konumunda bulunduklarından herhangi bir kusurlarının bulunmadığı, kaza nedeniyle davacı ...'in %26 oranında kalıcı maluliyetinin, 4 ay süreyle geçici maluliyetinin oluştuğu, davacı ...'in %8,9 oranında kalıcı maluliyetinin, 1,5 ay süreyle geçici maluliyetinin oluştuğu, davacı ...'in sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 162.382,08 TL, davacı ...'in sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 35.961,43 TL olduğu, davalı sigortaya başvuru belgesinin 02/11/2017 tarihinde tebliğ edilmesi nedeniyle 8 günlük iş günü süresinin geçmesiyle davalı sigortanın 17/11/2017 tarihinde temerrüde düştüğü, davacıların geçici maluliyetine ilişkin talebinin ise; kaza tarihinin ve poliçenin düzenlenme tarihinin 01.06.2015 tarihinden sonra olması nedeniyle yeni genel şartlara göre geçici iş göremezlik tazminatının sigorta teminatı içinde bulunmadığı, davacı tarafça davanın kalıcı iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat talebi yönünden ... için 157.178,12-TL, ... için 34.009,95-TL üzerinden ıslah edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 157.178,12 TL kalıcı işgöremezlik tazminatının 17.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, 34.009,95 TL kalıcı işgöremezlik tazminatının 17.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, davacıların geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARININ ÖZETİ : Dairemizin 22.02.2022 tarihli 2020/171 E. 2022/302 K. Sayılı ilamı ile; mahkemece Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan alınan 24.09.2018 tarihli sağlık kurulu raporlarında kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan hesaplamaya göre davacı ...'in sürekli maluliyet oranının %26, davacı ...'in sürekli maluliyet oranının ise %8,9 olduğunun tespit edildiği, davalı vekilince dosyaya sunulan bir ortopedi ve travmatoloji uzmanı ve bir adli tıp uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 11.10.2018 tarihli tıbbi mütalaa raporunda ise, yine Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirme yapılmasına rağmen davacı ...'in sürekli maluliyet oranının %8 olarak tespit edildiği; mahkemece alınan bilirkişi raporu ile davalı vekilince dosyaya sunulan tıbbi mütalaa raporu arasında davacı ...'in maluliyet oranına ilişkin çelişkiyi giderecek şekilde Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği; aktüer bilirkişiden alınan 28.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda davacıların bilinmeyen döneme ilişkin gelirlerinin %1,8 teknik faiz oranı uygulanarak belirlendiği, ancak Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesi nedeniyel tazminat hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanmasının mümkün olmadığı, bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması için daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp, usuli kazanılmış haklar da gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak kararın HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, Dairemizin kaldırma kararı uyarınca İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan 18.10.2022 tarihli raporda davacı ...'in kaza nedeniyle sürekli iş göremezliğinin bulunmadığı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği; İstanbul Adli Tıp 2. Üst Kurulundan alınan 03.08.2023 tarihli raporda da davacı ...'in sürekli iş göremezliğinin bulunmadığı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği yönünde görüş bildirildiği; yine kaldırma kararı doğrultusunda aktüer bilirkişiden alınan 23.11.2023 havale tarihli ek raporda davacı ...'in 1.766,19 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 172.248,81 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 198.241,67 TL maddi tazminata hak kazandığı, davacı ...'in ise 5.203,96 TL geçici iş göremezlik tazminatına hak kazandığının tespit edildiği; Müterafık kusur yönünden yapılan değerlendirmede kaza tespit tutanağında emniyet kemeri kısmının “tespit edilemedi” olarak işaretlendiği, bu tespitin aksinin davalı tarafça ispat edilemediği, davalı ... tarafından cevap dilekçesinde hatır taşıması savunmasında bulunulmadığından hatır taşıması indirimi yapılmadığı, iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluğun, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacı ...'in sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin reddine, davacı ...'in geçici iş göremezlik tazminatı davasının kabulü ile 5.203,96 TL geçici iş göremezlik tazminatının 17.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine; Davacı ...'in maddi tazminat davasının kabulüne, 1.766,19 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 196.475,48-TL sürekli iş göremezlik tazminatının 17.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davacı vekili tarafından 07.12.2023 tarihli dilekçe ile ikinci kez dava değeri artırım talebinde bulunduğunu, bu dilekçenin hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davacı tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmadığından hesaplamanın güncel asgari ücret üzerinden yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkil şirketin usuli kazanılmış haklarının dikkate alınması gerektiğini, davacılar tarafından karara karşı istinaf yoluna başvurulmadığından geçici iş göremezlik talepleri bakımından da davacılar lehine hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere, hesap bilirkişi raporuna göre davacı lehine hüküm kurulması halinde dahi tüm tazminat tutarına 17.11.2017 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, HMK 107 md uyarınca artırıma konu olan tutar bakımından hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, faizin olay tarihinden itibaren başlatılmasının kanuna aykırı olduğunu, uyuşmazlığın haksız fiile dayanması sebebiyle yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, poliçe tanzim tarihi itibariyle geçici iş görmezlik, tedavi gideri ve geçici bakıcı tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, tazminat bakımından hesaplama yapılması halinde aktüeryal yöntem ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 ve 29.12.2022 tarihli kararları ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, kabul anlamın gelmemek üzere, aleyhe hüküm kurulması halinde müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacıların koruyucu tertibat takıp takmadıklarının eldeki delillere göre tespit edilememesinin müterafik kusur indirimi taleplerinin reddine gerekçe olamadığını, ilk derece mahkemesinin 19.09.2019 tarihli kararı ile davacı ... lehine 157.178,12 TL'ye hükmedilmiş iken 22.02.2024 tarihli kararda sürekli iş göremezlik bakımından davanın reddine karar verildiğini, hal böyle ilen lehe hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklanan kalıcı ve geçici maluliyet tazminatının kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. İlk derece mahkemesince, Dairemizin kaldırma kararı uyarınca ATK İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan 17.10.2022 tarihli raporda davacı ...'in kaza tarihinde yürürlükte bulunan 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında, dava konusu trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğinin oluşmadığı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Davacılar vekilinin itirazı üzerine ATK Adli Tıp İkinci Üst Kurulundan alınan 03.08.2023 tarihli raporda da yine davacı ...'in sürekli iş göremezliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Mahkemece aktüerya bilirkişisinden alınan 23.11.2023 tarihli ek raporda, rapor tarihindeki güncel asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamaya göre davacı ...'in geçici iş göremezlik tazminatı 1.766,19 TL, işlemiş dönem sürekli iş göremezlik tazminatı 25.992,86 TL ve işleyecek pasif dönem sürekli iş göremezlik tazminatı tutarı 170.482,62 TL olarak hesaplanmış, davacı ...'in geçici iş göremezlik tazminatı ile 5.203,96 TL olarak hesaplanmıştır. Davalı vekili, davacıların ikinci kez dava değeri artırım talebinde bulunmalarının mümkün olmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK'nın 107. maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK'nın 176. ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir. (Yargıtay 17. HD 04.11.2019 tarih 2017/2842 E. - 2019/10129 K. sayılı kararı.) Somut olayda davacılar vekili 29.01.2019 tarihli dilekçesi ile dava değerini belirli hale getirmiş, 07.12.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini ıslah etmiş olmakla davalı vekilinin bu istinaf sebebi yerinde değildir. Davalı vekili artırıma konu olan tutar bakımından hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı anlaşılmakta olup, HMK’nın belirsiz alacak davasının düzenleyen 107. madde hükmüne göre, belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılabilecektir. Dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olduğunun açıkça belirtildiği ve ıslah dilekçesinde asıl alacağın tamamı yönünden temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesinin talep edildiği de dikkate alınarak, gerek dava dilekçesinde istenen kısım için, gerekse yargılama sırasında artırılan kısım için temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesine hükmedilmesi yerinde olup davalı vekilinin faizin başlangıç tarihine ilişkin istinaf sebebinin de reddi gerekmiştir. Davalı vekilinin müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğine ilişkin istinaf sebeplerinin de, müterafik kusurun kanıtlanamaması ve cevap dilekçesinde hatır taşıması definin ileri sürülmemiş olması nedeniyle reddi gerekmiştir. Davalı vekilinin, ilk derece mahkemesince verilen ilk kararın müvekkili yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu yönündeki istinaf sebebi olarak ileri sürülmüştür. Mahkemece verilen ilk karar davacılar tarafından istinaf edilmemiş olup, ilk kararın tazminat hesabına esas alınan gelirin hatalı olduğu gerekçesiyle kaldırılmasının da söz konusu olmaması nedeniyle, davacı ... yönünden davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davacı ... için ilk kararda hükmedilen 34.009,95 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi gerekirken, aksi yönde hüküm kurulması isabetli bulunmamıştır. (Yargıtay 4 HD 08.06.2023 tarihli 2021/26424 E. 2023/7685 K. sayılı ilamı) Davalı vekilinin bu istinaf sebebi yerindedir. Aynı şekilde, ilk derece mahkemesince verilen ilk kararda davacıların geçici iş göremezlik tazminatı istemlerinin yeni ZMMS genel şartlarına göre sigorta teminatı kapsamında olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ve bu karar davacılar tarafından istinaf edilmemiştir. İlk derece mahkemesince, kararı istinaf eden davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek davacıların geçici iş göremezlik taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, aksi yönde hüküm kurulması isabetli olmamıştır. Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerindedir. (Yargıtay 4. HD 30.10.2023 tarihli 2021/21562 E. 2023/11475 K. sayılı ilamı) Mahkemenin kabulüne göre de, davacı ...'in sürekli iş göremezlik tazminat istemi reddedilmiş olmasına rağmen bu istem yönünden 29.01.2019 tarihli ıslah dilekçesindeki 157.178,12 TL dava değeri üzerinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususun gözden kaçırılması da hatalı olmuştur. Davalı vekilinin bu husustaki istinaf sebebi de yerindedir. Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.02.2024 tarih 2022/185 Esas 2024/143 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; Davacı ... tarafından açılan sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı davasının REDDİNE, Davacı ... tarafından açılan sürekli iş göremezlik tazminatı davasının KISMEN KABULÜNE, 34.006,75 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 17.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacı ... tarafından açılan geçici iş göremezlik tazminatı davasının REDDİNE, Davacı ... yönünden alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının başlangıçta peşin harç olarak alınan 35,90-TL harcın 1/2 oranında 17,95-TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 650,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye fazla yatan 240,35 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı ...'e iadesine, Davacı ... yönünden alınması gereken 2.323,00 TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin harç olarak alınan 35,90-TL harcın 1/2 oranında 17,95-TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 518,00-TL harç ile tamamlama harcı olarak yatırılan 20,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.767,05 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 42,05 TL yargılama giderinin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine, Davacı ... tarafından peşin harç olarak yatırılan 17,95-TL, başvurma harcı olarak alınan 35,90 TL harcın 1/2 oranında 17,95-TL harç, ıslah harcı olarak yatırılan 518,00 TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 20,00 TL olmak üzere toplam 573,90 TL'nin davanın kabul/red oranına göre belirlenen 99,34 TL'sinin davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, bakiye kısmın davacı ... üzerinde bırakılmasına, Davacı ... tarafından yapılan 3.650,00 TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına göre belirlenen 631,81 TL'sinin davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, bakiye kısmın davacı ... üzerinde bırakılmasına, Davacı ... tarafından açılan dava yönünden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak kendisini bir vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, Davacı ... tarafından açılan davanın kabul edilen kısmı yönünden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini bir vekille temsil ettiren davacı ...'e verilmesine, Davacı ... tarafından açılan davanın reddedilen kısmı yönünden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT 13/2 md uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak kendisini bir vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, Davalı tarafından yapılan 42,05 TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre belirlenen 34,77 TL'sinin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran tarafından davalı yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcı ve 780,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.949,40 TL istinaf yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.