Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/1553 E. 2022/2429 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/1553
Karar No
2022/2429
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/04/2023 NUMARASI .... DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 19/12/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 07/01/2025 Mahalli mahkemesinden verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde, 21/07/2016 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde olduğu sırada, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle meydana gelen kazada araçta yolcu olarak olan davacının ağır şekilde yaralandığını, felç olduğunu, bakıma muhtaç kaldığını, davacının zararlarının karşılanması için Ankara 1. ATM'nin 2017/502 Esas - 2020/323 Karar sayılı dosyası ile dava açtıklarını, 75.000 TL üzerinden maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verildiğini, kararın davalı tarafından istinaf edilmesi nedeniyle anılan dosyada Ankara BAM 26. HD'nin 2020/1553 Esas sayılı dosyası ile yargılamanın devam ettiğini,ilk açılan davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, bakiye zararlarının tazmini için bu davayı açmak zorunda kaldıklarını belirterek, davacının yaşam boyu bakıcı zararına mahsuben şimdilik 235.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, talep edilen tazminatın zamanaşımına uğradığını, genel yetkili mahkemenin davalı şirketin yerleşim yeri olan İstanbul Adliye Mahkemeleri olduğunu, gerekli başvuru olmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini, ayrıca davacının başvurusu üzerine 30/05/2017 tarihinde davacının zararlarının giderildiğini, poliçe limitinin fazlası olan kısmının reddedilmesi gerektiğini, bakıcı giderinin geçici iş görmezlik nedeniyle zarar teminatı dışına bırakılmış olduğunu, davanın kısmi dava olarak açıldığını, kısmi dava hükümlerine göre karara bağlanmasını talep ettiklerini, tazminata hükmedilmesi halinde yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, poliçe limitinin tükendiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Yerel mahkemece yapılan yargılama neticesi, davanın kabulüne, 235.000,00-TL sürekli bakıcı gideri zarar tazminatının poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile temerrüt tarihi olan 19/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davalı şirketin bakıcı giderinden, sürekli sakatlık teminatı limiti kapsamında sorumlu olduğunu, dava konusu talebin teminat dışı olduğunu, davacıya aracın ZMM Sigortasının sürekli sakatlık teminatı limiti kapsamında 30/05/2017 tarihinde 310.000,00 TL ödeme yapıldığını, poliçenin "sürekli sakatlık teminatı" limiti olan 310.000,00 TL'nin ödenmesiyle tamamen dolduğunu, davacının aynı taleple Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/502 Esas - 2020/323 Karar sayılı dosyası ile açtığı davayı poliçe limitine kadar ıslah edebilecekken, kötü niyetli olarak 75.000,00 TL’ye ıslah ettiğini, davacının bu tutumunun dosyadan fazla vekalet ücreti almaya yönelik olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dava konusu kazanın Mardin’de meydana geldiğini, davalı şirketin adresinin İstanbul’da olduğunu, bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esası hakkında karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle bakıcı gideri mahiyetinde maddi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca, 21.07.2016 tarihinde sürücü ...'in sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde olduğu sırada, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle meydana gelen kazada sürücünün kural ihlali olduğunun belirlendiği, aynı kazaya ilişkin yapılan yargılamada davacının ..., davalının ... ... (... ...) AŞ. Olduğu, davanın trafik kazasından kaynaklı bakıcı giderine ilişkin belirsiz alacak davası mahiyetinde maddi tazminat davası olduğu, davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla açtığı davada, sürekli bakıcı gideri olarak 75.000,00 TL'ye hükmedildiği, kararın istinaf denetimden geçerek Ankara BAM 26. H..D.'sinin 26/12/2022 tarihli 2020/1553 Esas - 2022/2429 Kararı ile başvurunun esastan reddine olmak üzere kesin karar verildiği, ilk derece mahkemesi kararının 26/12/2022 tarihinde kesinleştiği, anılan dosyada yapılan yargılamada Ankara Üniversitesi ATK'dan alınan 09/01/2019 tarihli rapor uyarınca davacının özür oranının %96 olduğu, sürekli olarak iş göremezlik halinde kaldığı, devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olduğunun belirlendiği, anılan dosyada aktüer bilirkişi tarafından hazırlanan 28/06/2020 tarihli rapor uyarınca ... poliçesinin kaza tarihini kapsadığı, tedavi giderleri açısından ve sakatlanma halinde şahıs başına azami teminat limitinin ayrı ayrı 310.000,00-TL olduğu, davalı ... Şirketince davacıya 30.05.2017 tarihinde 310.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödendiği, ZMMS poliçesinin sürekli sakatlık teminat limitinin tamamının tüketildiği, davacı ...’in trafik kazası sonucu bakıcı gideri nedeni ile oluşan maddi zararının, 690.667,96-TL olduğunun rapor edildiği, anılan rapordan sonra davacı tarafça davanın 75.000,00 TL olarak ıslaha konu edildiği, mahkemece davanın kabulü ile taleple bağlılık ilkesi gereği 75.000,00-TL bakıcı gideri tazminatının kabulüne karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara BAM 26. HD.'nin 26/12/2022 tarihli 2020/1553 E. - 2022/2429 K.nolu ilamı ile istinaf taleplerinin HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine kesin olarak karar verildiği, eldeki davada anılan delillerin değerlendirilmesiyle mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Öncelikle davalı vekilinin yetki ve zamanaşımı hususlarına ilişkin istinaf taleplerinin incelenmesinde, davalı ... şirketinin Ankara ilinde Bölge Müdürlüğü bulunduğundan davalı tarafın yetki itirazının yerinde olmadığı, ceza zamanaşımı süresi dikkate alındığında da zamanaşımına yönelik itirazlarının da yerinde olmadığı anlaşılmakla mahkemece bu yöndeki usuli itirazların reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bununla birlikte, belirsiz alacak davasına gelince; davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklının, hukuki ilişki ile asgari bir miktar ya da değer belirterek alacak davası açabilmesi belirsiz alacak davası ile mümkündür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davasında davacının iddianın genişletilmesi yasağı olmadan ve karşı tarafın rızasına ve ıslaha da gerek kalmaksızın talep sonucunu artırabileceği kabul edilmiş, maddenin gerekçesinde de bu dava ile ilk dava tarihinde zamanaşımının kesileceği belirtilmiştir. 6100 sayılı Kanun ile alacak miktarının belirsiz olduğu durumlarda davacıya dilerse belirsiz alacak davası, dilerse de kısmi dava açabilme imkanı getirilmiştir. Belirsiz alacak davası ile kısmi dava konusu, amacı ve sonuçları bakımından birbirinden tamamen farklı iki dava türüdür. Her iki davanın mahkemeden istenen hukuki korumaya göre eda davası olması ve ortak bazı özelliklerinin bulunması bu sonucu değiştirmemektedir. Belirsiz alacak davası açan davacı, kısmi davanın sonuçlarından yararlanamayacağı gibi, kısmi dava açan davacı da belirsiz alacak davasının sonuçlarından yararlanamaz. Hâkim de kısmi dava olarak açılmış bir davayı belirsiz alacak davası olarak nitelendiremeyeceği gibi, belirsiz alacak davası olarak açılan davaya da kısmi dava olarak devam edemez (Yargıtay HGK, 2014/15-439 E., 2016/207 K. ve 02/03/2016). Kısmi davada zamanaşımı, yalnızca dava edilen kısım için kesilir. Henüz açılmayan (saklı tutulan) ve daha sonra ıslahla artırılan bölüm için zamanaşımı işlemeye devam eder. Bilindiği gibi 6100 sayılı Kanun’un 24. maddesinde düzenlenen tasarruf ilkesi gereği davacı davasını açarken, talep ettiği hukuki korumanın ne olduğunu açıkça ifade etmek zorundadır (HMK. m.119/1-ğ). Talep sonucu hukuki dinlenilme hakkının kullanılması, davacının hukuki yararının ve açılan davanın niteliğinin tespit edilebilmesi açısından da önemlidir. Davacı, talep konusunun sadece bir kısmı hakkında hüküm elde etmek üzere bir dava açtığında mahkeme, davacının hakkının aslında daha fazla olduğunu tespit etse bile, taleple bağlılık kuralı gereği davada talep sonucu olarak gösterilen miktarı aşacak şekilde karar veremez. Somut olayda aynı kazaya ilişkin davacı tarafından davalı aleyhine bakıcı giderine yönelik açılan Ankara 1.ASTM’nin 2017/502 Esas - 2020/323 Karar sayılı dosyasında davanın belirsiz alacak davası mahiyetinde açıldığı, bu hususa anılan dosyada verilen karara ilişkin Ankara BAM 26. HD.'nin 26/12/2022 tarihli 2020/1553 E. - 2022/2429 K.nolu ilamında; ‘Somut olayda, 18/02/2016/18/02/2017 vadeli poliçede 310.000,00-TL sakatlanma ve ölüm, 310.000,00-TL sağlık gideri teminatı bulunmaktadır. Dava konusu olay 21/07/2016 tarihinde meydana gelmiş, davalı ... ... A.Ş.nin trafik kazasına karışan dava dışı ... ... yönetimindeki aracın ZMSS şirketi olduğu, ZMSS poliçesinin 18/02/2016 tarihinde düzenlendiği, poliçede 310.000,00-TL kişi başına sakatlanma ve ölüm, 310.000,00-TL kişi başına sağlık gideri teminatı bulunduğu, davacı vekilinin dava dilekçesinde davacının davaya konu trafik kazası neticesi sürekli şekilde bakıcıya ihtiyacı olduğunu belirterek belirsiz alacak davası şeklinde açtığı iş bu davada şimdilik 1.000,00-TL bakıcı gideri talebinde bulunduğu, bedel artırım dilekçesi ile poliçede yer alan kişi başına sağlık gideri kapsamında 74.000,00-TL bakıcı giderinin davalı sigortacıdan tazminini talep ettiği,….’ ibarelerine yer verildiği, anılan dosyada yapılan yargılamada alınan aktüer bilirkişi raporu ile davacının bakıcı gideri zararının 690.667,96-TL olduğunun tespit edildiği, davalı ... Şirketi tarafından tanzim edilen poliçede, ölüm ve sakatlık için ayrı, tedavi giderleri için ayrı olmak üzere toplam (310.000,00 TLX2)620.000,00 TL'lik limit bulunduğu, bu kapsamda davacı tarafça 310.000,00 TL'lik tedavi gideri klozu kapsamında dava değerini arttırılabilme imkanı bulunduğu, zira alacağın bilirkişi raporu ile belirli hale geldiği, buna karşın davacı tarafça anılan dosyada sunulan ıslah dilekçesi ile dava değerinin 75.000,00 TL olarak arttırıldığı, bu kapsamda eldeki davanın kısmi mahiyette olan ek dava olarak açıldığı, ancak Yargıtay 9.HD’nin 2021/5275 E. - 2021/11008K. nolu 29.06.2021 tarihli ilamında da açıkça belirtildiği üzere belirsiz alacak davasında alacağın tamamı dava konusu yapıldığı ve belirsiz alacak davasına konu edilen alacaklar bakımından ek dava açılamayacağından, eldeki davanın dinlenme olanağı bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine hükmedilmesi suretiyle kararın düzeltilmesiyle, HMK.nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 19.04.2023 tarihli, 2021/284 Esas - 2023/251 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre; 1-Davanın REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60‬TL karar ve ilam harcının, dava açılışında alınan 802,65TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 375.05TL harcın davacıya iadesine, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıkları'nda Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13.maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2.maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN; 1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 266,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-Başvuran tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK.nın 362/1.a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 19.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/1553, K. 2022/2429, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-1553-e-2022-2429-k-9b778e728e9f