Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/136 E. 2022/22 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/136
Karar No
2022/22
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1382 KARAR NO : 2024/1566 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/01/2022 NUMARASI : 2020/136 E. - 2022/22 K. DAVACI : DAVALI : DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/01/2022 tarih ve 2020/136 Esas - 2022/22 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin “...” ibareli başvurusunun, davalı Şirketin "..." ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu, başvurunun tescil edilmek istendiği 19, 35 ve 37 sınıfta yer alan bir kısım mal ve hizmetler yönünden, dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa davalı Şirketin başvuruya itirazı üzerine kullanım ispatı talebinde bulunduklarını, davalı Şirketin redde mesnet markasının kullanımını ispatlar delil sunmadığını, bu hususta süresinde sonra sunulan delillerin dikkate alınmayacağını, diğer taraftan tarafların marka işaretleri arasında iltibasa sebebiyet verecek bir benzerlik de bulunmadığını, uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerin tüketicisinin dikkatli olduğunu, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, YİDK'ın 2019-M-10059 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı adına tescilli "..." ibareli marka ile davacının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının "..." markasını gördüğünde bunun davalının redde mesnet markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, markaların görsel ve sesçil olarak benzer olması, dava konusu markada ve kullanımlarda bir harfin değiştirilmiş olmasının ve davalı markasındaki çizgi şeklindeki şekil unsuru kullanılmasının, yüksek çağrışımı ortadan kaldırmaması markanın bütünsel varlığını halen korumaya devam etmesi, bu ibarenin tescil konusu ürünler için ayırt ediciliğinin düşük olmaması, tüketicinin taraf markalarını aynı/aynı tür ya da benzer ürünler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, önceden bildiği ve tanıdığı davalıya ait marka ile davacının kullanım konusu markasını birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunması, ortalama tüketicilerin davalı markalarından edindiği izlenimi davacı başvurusuna aktarabilecek olması, tüketicinin iki ayrı marka ile karşı karşıya kaldığını fark etse dahi her iki markanın da aynı iktisadî veya idarî kaynağa ait olduğu yanılgısına düşebilecek olması karşısında başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden iltibas ihtimali bulunduğu, davalı tarafça sunulan delillerle redde mesnet markanın başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetlerde ciddi şekilde kullanıldığının ispatlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalı Şirketin redde mesnet markasını kullandığını ispatlayamadığını, aynı taraflar arasında görülen başka bir uyuşmazlıkta da , davalının işbu davaya konu işlem dosyasına sunduğu delillerin aynısını kullanım delili olarak sunduğunu, o uyuşmazlıkta sunulan delillerin markanın kullanımını ispatlamadığı yönünde bilirkişi raporu sunulduğu, davalı Şirket tarafından işlem dosyasına süresinden sonra sunulan delillerin dikkate alınmayacağını, diğer taraftan tarafların marka işaretleri arasında iltibasa sebebiyet verecek bir benzerlik bulunmadığını, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, ayrıca uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerin tüketicisinin dikkatli olduğunu, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir. GEREKÇE :Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İşlem dosyasının incelenmesinden; davacının 23.07.2018 tarihinde, "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvuru kapsamında 16, 19, 35, 36, 37 ve 41 . sınıf mal ve hizmetlerin yer aldığı, davalı Şirketin 2007/53902 sayılı "..." ibareli markasına dayalı olarak, SMK'nın 6/1 ve 6/9 maddeleri uyarınca başvuruya itiraz ettiği, başvuru sahibi davacının itiraza karşı görüşünde itiraza mesnet markanın kullanımının ispatı talebinde bulunduğu, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından, davalı Şirketin markanın kullanımı ile ilgili sunduğu delillerin yeterli olmadığı ve kötü niyet iddiasının ispatlanmadığı gerekçesiyle davalı Şirketin itirazının reddine karar verildiği, davalı Şirketin bu karara aynı iddialarla itiraz ettiği ve itiraz dilekçesi ekinde kullanımla ilgili yeni deliller sunduğu, davalı Şirketin bu itirazının YİDK'ın 2019-M-10059 sayılı kararıyla, davalı şirkete ait itiraza mesnet markanın 37. Sınıf "inşaat hizmetleri" bakımından kullanımının ispatlandığı, markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan 19, 35. ve 37. sınıfta yer alan bir kısım mal ve hizmetler yönünden SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas koşullarının oluştuğu, kötü niyet iddiasının ise ispatlanmadığı gerekçesiyle kısmen kabul edilerek, başvuru kapsamından bahsi geçen mal ve hizmetlerin çıkarıldığı, kararın başvuru sahibi davacıya 02.03.2020 tarihinde tebliğ edildiği, 7226 sayılı Kanun ile pandemi dolayısıyla uzayan süreler dikkate alındığında, davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 18.05.2020 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin kabulü ve davacının istinaf itirazları gözetildiğinde taraflar arasındaki uyuşmazlık, redde mesnet "...+şekil" ibareli markasının 37. Sınıf " inşaat hizmetleri"nde kullanımının ispatlanıp ispatlanmadığı, buna göre dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan 19,35 ve 37 sınıfta yer alan mal ve hizmetler yönünden SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarındadır. SMK'nın 19/2. maddesi ise "6. maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir." hükmünü havidir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, dava konusu YİDK kararı ile redde mesnet marka sahibinin sunduğu delillere göre redde mesnet 2007/53902 sayılı markanın tescilli bulunduğu 37. sınıf "inşaat hizmetleri"nde kullanıldığı kabul edilerek, dava konusu başvuru kapsamından anılan hizmetler ile bu hizmetler e benzer bulunan 19. ve 35. sınıfta yer alan bir kısım mal ve hizmetler çıkarılmıştır. Dava, dava konusu başvuru sahibi tarafından bahsi geçen YİDK kararının iptali istemiyle açıldığına göre, uyuşmazlığın, redde mesnet markanın 37. sınıfta yer alan "inşaat hizmetleri"nde kullanıldığının ispatlanıp ispatlanmadığı, sonucuna göre redde mesnet markanın iltibas değerlendirmesinde dikkate alınıp alınamayacağı incelenmek suretiyle çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Redde mesnet marka sahibi davalı Şirketin, dava konusu başvuru sahibinin kullanım ispatı talebi üzerine, 31/12/2018 tarihli dilekçesi ekinde markanın kullanımı ile ilgili sunduğu deliller, 2010 yılına ait katalog baskı faturası, 2014 yılına ait 2 adet billboard baskı ve kiralama faturası örneği, Broşür/föyler/ilan/reklam örnekleri, 7 sayfa tabela fotografı, 3 sayfa youtube tanıtım videosunun ekranının çıktısı, 2010-2015 yıllarına ait 15 sayfa basın haberi ve satılık konut ilanı örneği , 2012 yılına ait foursquare uygulaması bilgisi/sosyal medya tanıtımına dair belgeler olup, bahsi geçen deliller redde mesnet markanın 37 sınıf "inşaat hizmetleri"nde Türkiye’de ciddi biçimde kullanıldığını ispatlamaya yeterli değildir. Zira bahsi geçen belgelerin bir kısmı tarihisiz olup bir kısmı da redde mesnet markanın kullanıldığının ispatlanması gerektiği 23/07/2013-22/07/2018 tarihlerinden öncesine aittir. Yine bir kısımının redde mesnet markadan farklı olan "..." ibareli markaya ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Redde mesnet marka sahibi davalı Şirketin, Markalar Dairesi Başkanlığı'nın kararına itiraz dilekçesi ekinde kullanımla ilgili sunduğu yeni delillerin de süresinden sonra ibraz edilmesi nedeniyle dikkate alınması mümkün değildir. Bu duruma göre, ilk derece mahkemesince davalı Şirketin redde mesnet markasının kullanımını ispatlayamadığından SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında iltibas değerlendirmesinde dikkate alınması mümkün bulunmadığından, dava konusu YİDK kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, redde mesnet markanın 37. sınıf "inşaat hizmetleri" ve redde mesnet markanın tescil kapsamında dahi yer almayan, dava konusu başvuru kapsamından açıkların 19 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde kullanıldığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/01/2022 gün ve 2020/136 Esas - 2022/22 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın KABULÜ İLE, ... YİDK'ın 13.02.2020 tarih 2019-M-10059 kararının İPTALİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 54,40-TL’nin düşümü ile kalan 373,2‬0-TL bakiye karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 2.250,00-TL bilirkişi ücreti, 135,00-TL tebligat ve posta gideri, istinaf aşamasında yapılan 87,00-TL tebligat gideri, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı, 54,40-TL başvuru harcı, 54,40-TL peşin harç eklenerek oluşan toplam 2.801,50-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yapılan herhangi bir gider bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333), 8-Davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 11/10/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/10/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/136, K. 2022/22, T. 13.02.2020, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-136-e-2022-22-k-7dec9f36a6f1