Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/1236 E. 2021/1120 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/1236
- Karar No
- 2021/1120
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/2036 KARAR NO: 2023/1381 KARAR TARİHİ: 07/12/2023 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/02/2019 NUMARASI: 2018/93 Esas - 2019/169 Karar DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/12/2023 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Bankası Havuz-Avcılar Şubesi'ne ait 28/02/2017 keşide tarihli ve 4.700,00 TL bedelli çeki müşterisi ... firmasından 01/06/2015 tarihli sözleşme ile devir ve temlik aldığını, davaya konu çekin tacir olmayan keşideci tarafından hamiline ibaresi ile düzenlenmiş olması nedeniyle bu hususun düzeltilmesi amacıyla çek keşidecisine gönderilmesi esnasında çekin müvekkilinin elinden çıktığını, çek hakkında müvekkili tarafından İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/388 Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını, çekin yargılama sırasında ibraz edildiği bildirildiğinden mahkemece kendilerine istirdat davası açmaları hususunda süre verildiğini, bu nedenle iş bu davanın açıldığını belirterek davaya konu çek bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çek bedelinin keşidecinin banka hesabından tahsil edilmiş olması nedeniyle ciranta olan davacının istirdat davası açma hakkının bulunmadığını, ayrıca davacının cirosu olmayıp davanın aktif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkilinin dava konusu çekte meşru ve iyiniyetli hamil olduğunu, davacının hukuki yararı bulunmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacının müvekkilinin çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu bir şekilde iktisap ettiğini kesin delillerle ispatlaması gerektiğini, ancak bu hususta bir delil bulunmadığını, davacının kıymetli evrağı muhafaza edememesi sonucunda basiretli bir tacir gibi davranmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Dava, çekin istirdatı istemine ilişkindir. TTK'nın 792.maddesine göre; çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle veya ağır kusurlu bir şekilde iktisap etmiş olduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. Belirtilen madde hükmünden de anlaşılacağı üzere zayi olan çekin istirdatı istemiyle açılan davada ispat yükü davacıda olup, davacının çekin rızası dışında elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran davalının kötüniyetli veya iktisapta ağır kusurlu olduğunu ispatlaması gerekmektedir. Somut olayda; davacıya faktoring sözleşmesi kapsamında dava dışı şirket tarafından teslim edilen ... Bankası Havuz-Avcılar şubesine ait 28/02/2017 keşide tarihli ve 4.700,00 TL bedelli çek hakkında davacı tarafından rızası dışında elinden çıktığı iddiasıyla İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/388 Esas sayılı dosyasında zayi nedeniyle çek iptali istemiyle dava açılmış, yargılama sırasında çekin ibraz edildiği tespit edilmekle mahkemece verilen süre doğrultusunda davacı tarafça çekin istirdatı istemiyle işbu dava açılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda ispat yükü davacıda olup davalının çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğinin kanıtlanması gerekmektedir. Ancak somut olayda davalının kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğuna dair herhangi bir iddia veya delil ileri sürülmemiştir. Bu itibarla davanın reddine, ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yasal mevzuata uygun olarak devir ve temlik alınmış ve işbu dilekçe ekinde sunulan kanıtlar ile de bu uygunluğun ispat edilmiş iş bu davaya konu edilen çekin davacı şirketin rızası hilafında elinden çıktığını buna karşılık davacının yasal hamil olmaksızın davaya konu edilen çeki tahsil etmesinden ötürü istirdat tabi doğrultusunda çek bedelinin tarafına iade edilmesi gerektiğini, davacının faktoring işlemine esasa olan ve hakkında fatura düzenlenen çeki devraldığını, davacının amacının vadesi geldiğinde ilgili çeki ibraz ederek çek bedelini almak olup bu çekin alınmasını tevsik eden tüm evrakların da mahkemeye sunulduğunu, buna karşılık mahkeme yargılaması aşamasında davalı tarafından ilgili çekin alınmasına temel olabilecek tek bir hukuki kanıt dosyaya sunulmadığını, davalının çeke hamil olmasını tevsik edebilecek tek bir kanıtı dahi sunamamasından dolayı mahkemece davalının iyiniyetli hamil olduğu temelindeki kararının hatalı olduğunu bu kararda TTK 792. Maddesi hükmünün uygulama alanı bulunmadığını, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: davalının, dava konusu senette meşru ve iyi niyetli hamil olduğunu, davacının basiretli tacir gibi hareket etmediğini, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacağın tahsili davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının yetkili hamili olmadığı çeki tahsil ederek davacı aleyhine sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği noktasındadır. Dava konusu çek, dava dışı ... tarafından 28/02/2017 tarihinde dava dışı ... lehine 4.700,00 TL bedelli olarak ... Bankası, Havuz-Avcılar Şubesi nezdinde tanımlı hesaba bağlı olarak keşide edilmiş ve sırasıyla lehtar ..., .... Ltd. Şti., (okunamayan cirolar), ...Tic. Ltd. Şti. ve davalı ... tarafından ciro edilmiştir. Çek, ... Bankası tarafından 03/03/2017 tarihinde takasa sunulmuş ve çek bedeli davalı ...'a ödenmiştir.Davacı tarafça, çekin kaybolduğu ve davalının çeki haksız ve kötü niyetli olarak iktisap ettiğinden bahisle ve kendisinin yetkili hamil olduğu iddiasıyla çek bedelinin istirdatına karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.6102 sayılı TTK'nın 763. maddesine göre, elden çıkan kıymetli evrakın ortaya çıkması halinde senedi elinde bulundurana karşı iade davası açılabilir. Zayi nedeniyle iptali istenen çekin davalı tarafından İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/815 Esas sayılı çek iptali dosyasına çekin ibraz edildiğinin bildirdiği anlaşılmaktadır. TTK'nın 792. Maddesine göre, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır. Dava konusu çekteki ciro silsilesi görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder niteliktedir. Ciro silsilesinde bir kopukluk söz konusu olmadığından hamil senedin illetten mücerret olması ilkesinden yararlanır.Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191). 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. Bu tür davalarda, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hamil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir. Eldeki davada, davacı öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu, ardından davalı tarafın çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ve bu çeki tahsil ederek sebepsiz zenginleştiğini ispat etmesi gerekir. Ancak, davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, zira aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır niteliktedir. Bununla birlikte, aynı davalının taraf olduğu bir dosyanın istinaf incelemesine ilişkin olarak İstanbul 12. Bölge Adliye Mahkemesinin 08/07/2021 Tarih ve 2020/1236 E.- 2021/1120 K. Sayılı kararında, "Dairemizde ve diğer dairelerde yapılan istinaf incelemeleri sırasında, ciro zincirinde bulunan bazı şirketlerin pek çok dosyada davalı sıfatını haiz olduğu ve istirdat davalarının davalısı oldukları tesbit edildiğinden ,davalı da sorgulandığında pek çok soruşturma ( 19 sayfa Savcılık,İst.BAM Dairelerinde 3 sayfa kadar dava dosyası listesi eklenmiştir.) ve benzer dava dosyaları bulunduğu tesbit edilmiştir." hususu belirtilmiştir. Bu durumda kaybolan tüm çeklerin aynı ciro zinciriyle davalıya geçmesi ve benzer olaylar nedeniyle pek çok dava ve soruşturmaya muhatap olunması karşısında davalının, dava konusu çekin iktisabında, gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir(Yargıtay 11. HD'nin 26.05.2021 tarih, 2020/5570 E. - 2021/4450 K. sayılı kararı). Davacı, dava konusu çeki, ... Ltd. Şti. İle yaptığı faktoring sözleşmesi ve bir önceki cirantaya(lehtar) kesilen fatura karşılığında devralmış olup bu haliyle çekte yetkili hamil iken çek kaybolduğundan, davalı tarafça yetkili hamili olmadığı çekin tahsil edilmesi sonucu davacı aleyhine sebepsiz zenginleşmiş durumdadır. Bu halde çek bedelinin davalı tarafından, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerekir. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince, davalının söz konusu çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğine dair herhangi bir iddia veya delil ileri sürülmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın KABULÜ ile; 4.700,00 TL'nin 03/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Başlangıçta peşin olarak alınan 80,27 TL harcın alınması gerekli olan 321,06 TL harçtan mahsubu ile bakiye 240,79 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 35,9 TL, peşin harç 80,27 TL, posta ve tebligat gideri 90,5 TL, olmak üzere toplam 206,67 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 4.700,00 TL avukatlık ücretinin davalı 'dan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine,6-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 148,60 TL, posta ve tebligat gideri 81,00 TL olmak üzere toplam 229,6 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 07/12/2023