Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/112 E. 2022/395 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/112
- Karar No
- 2022/395
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1606 - 2024/1801 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1606 KARAR NO : 2024/1801 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/05/2022 NUMARASI : 2020/112 E. - 2022/395 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25/05/2022 tarih ve 2020/112 E. - 2022/395 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkilinin şirketin gerçekleştirmiş olduğu nakliye hizmetine karşılık davalı tarafa fatura düzenlediğini, davalı şirketin fatura bedellerini ödemediğini, davalının müvekkiline asıl davaya konu takipte 19.965,60 TL, birleşen davaya konu takipte 128.118,49 TL borçlu olduğunu, davalının, aleyhinde başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı daha sonra müvekkiline ödemede bulunmuş ise de, takip dosyasında kalan bakiye borç bulunduğunu ileri sürerek, asıl davada fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2018/9063 esas sayılı icra dosyasına yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin 4.252,54 TL üzerinden devamına karar verilmesini; birleşen davada ise, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2019/8751 esas sayılı icra dosyasına yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin 22.059,57-TL üzerinden devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, davacı, dava ve takip konusu alacağın müvekkili şirkete verilen taşıma hizmetlerinden kaynaklandığını iddia etmiş ise de, bu hizmetin hangi tarihte ve neye ilişkin verildiği konusunda herhangi bir açıklama yapılmadığını, yalnızca taşıma hizmetinden kaynaklanan para alacağının faturalandırıldığı iddiası ile yetinildiğini, taşıma evrakları ile taşımanın yapıldığına ilişkin belgeler sunulmaksızın dava ikame edildiğinden davacının iddialarına itibar edilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı vekilinin dava dilekçeleri ile 15/07/2020 tarihli dilekçesinde asıl ve birleşen davadaki asıl alacaklarının takibin başlamasından sonra ödendiğini, takibe sadece icra, harç ve giderleri ile tahsil harcı ve vekalet ücreti yönünden devam ettiklerini açıkladığı, tarafların iddia ve savunmasının ispatı bakımından asıl ve birleşen davada takip tarihi itibari ile borç miktarının tespiti amacıyla taraf ticari defterleri üzerinden bilirkişi incelemesi yapıldığı, davalı şirketin asıl davaya konu Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2018/9063 Esas sayılı takip dosyasında takip tarihi itibari ile 19.961,60 TL, birleşen davaya konu Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2019/8751 Esas sayılı takip dosyasında ise takip tarihi itibari ile 41.220,49 TL borçlu olduğunun belirlendiği, her ne kadar takibe konu asıl alacaklar icra takibinden sonra ödenmiş ise de davacının icra harç ve giderleri yönünden itirazın iptali davası açmasında hukuki yararı mevcut olup takip tarihi itibari ile belirlenen alacak miktarları üzerinden icra harç ve giderleri ile vekalet ücretine münhasır olmak üzere itirazların iptaline karar vermek gerektiği, davacı dava dilekçelerinde icra inkar tazminatına da hükmedilmesini talep etmiş ise de; asıl alacakların ödendiğinin davacı tarafça da kabul edilmiş olması karşısında icra inkar tazminatı istemlerinin reddine karar verildiği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, asıl dava yönünden davalının Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2018/9063 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın icra harç ve giderleri ile vekalet ücretine yönelik olarak iptaline, 19.965,60 TL alacağın varlığı kabul edilmek sureti ile takibin bu miktar üzerinden hesap edilecek icra harç ve giderleri ile vekalet ücreti yönünden devamına; birleşen dava yönünden, davalının Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2019/8751 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın icra harç ve giderleri ile vekalet ücretine yönelik olarak iptaline, 41.220,49 TL alacağın varlığı kabul edilmek sureti ile takibin bu miktar üzerinden hesap edilecek icra harç ve giderleri ile vekalet ücreti yönünden devamına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili şirketin davacıya bir borcunun bulunmadığını, davacının ticari defter ve kayıtları ile icra takibine dayanak cari hesap ekstreleri birbirini tutmadığından davacının ticari defter ve kayıtları ile cari hesap ekstrelerine itibar edilmemesi gerektiğini, bilirkişi raporunda müvekkili şirket ile davacı şirketin cari hesapları arasındaki farkın açıklamasının yapılmadığını, taraflar arasındaki cari hesaplar arasındaki farkın 86.898 TL olduğu açıkken, farkın 21.108,53 TL olduğu bilirkişi raporunda nasıl tespit edildiğinin anlaşılamadığını, dava tarihi itibariyle müvekkili şirketin davacı taraftan 11.065,90 TL alacaklı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Asıl ve birleşen dava itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, asıl ve birleşen dava yönünden tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığı, buna göre, takip tarihi itibariyle davalı şirketin davacı tarafa borcunun bulunduğu, her ne kadar takip tarihlerinden sonra ve eldeki dava tarihinden önce davalı şirket tarafından asıl borç tutarı ödenmiş ise de, ödemenin takip dosyasına değil, haricen yapıldığı anlaşılmış olup, davalı borçlunun itiraz ederek takibin durması sağlamasını nedeniyle mahkemece itirazın iptali yönünden bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce bu dosya üzerinde alacaklı istemi yönünden bir işlem yapılamayacağından, davacının icra harç ve giderleri ile icra vekalet ücreti yönünden eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, kaldı ki, davalı şirket vekilinin 03.02.2022 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içeren 21.02.2022 tarihli dilekçesinde dahi takibin başladığı tarihte aslında müvekkili şirketin borcun çoğunu ödediğinin, buna rağmen davacı alacaklının icra takibine geçtiğinin, takip tarihinden sonra da müvekkili şirket tarafından ödeme yapılarak fatura toplamının tamamının ödendiğinin ve takip tarihi itibariyle davacı tarafa borçlu bulunulduğunun kabul edildiği anlaşılmakla, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca asıl dava yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı ve birleşen dava yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 855,20 TL harcın davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 1.044,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 189,70 TL'nin istek halinde davalıya iadesine, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 08/11/2024 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/11/2024 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.