Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/80 E. 2021/818 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/80
- Karar No
- 2021/818
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/342 Esas KARAR NO: 2024/1611 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/11/2021 NUMARASI: 2019/80 E. - 2021/818 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/10/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından davalı şirkete ardiye hizmeti verdiğini, davalıya verilen ardiye hizmetinden kaynaklanan 03.10.2018 tarih ... no'lu 53.286,43 TL tutarlı fatura düzenlendiğini, davalının Kocaeli ... Noterliği'nin 08.10.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile itiraz ettiğini, müvekkilin cevaben Körfez ... Noterliği'nden keşide ettiği 26.10.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 12.06.2018 tarih ... sayılı Tasfiye Tespit ve Tahakkuk belgesini gönderdiğini, bu belgede davalı adına tescilli 2560 kg eşyanın tasfiyelik hale geldiğinin görüldüğünü, ardiye hizmetinden kaynaklanan fatura bedelinin tahsili amacıyla İstanbul/Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nde ... E.sayıyla takip başlatıldığını; davalının haksız olarak itiraz ettiğinden bahisle iptaliyle % 20 inkâr ödencesine mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, icra takibine konu faturanın Kocaeli ... Naterliği'nin 08.10.2018 tarih ... yevmiye no'lu ihtarname ile iade edildiğini, müvekkili şirketin ... Ltd. firmasına ihracat yaptığını, ihracatı yapılan eşyaların gümrükten çekilmeden iadesi sonucu davacı tarafından müvekkiline hiçbir ihtar ve bildirim yapılmaksızın Türkiye Gümrük Bölgesine geri getirildiğini, müvekkili şirketin ihracatı yaptığını, eşyaları gönderdiğini, satış bedelini aldığını ve eşyaların kendi mülkiyetinden çıktığını, dolayısıyla fatura bedelinin muhatabının müvekkili şirket olmadığını, müvekkilinin, faturaya konu giderler hakkında önceden hiçbir şekilde bilgilendirilmediğini, rızasının alınmadığını, başlatılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davanın reddi ile %20 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemenin 07.04.2021 tarihli ara kararında belirtilen bilirkişi ücreti yatırılmasına rağmen bu ara kararın gereğinin yerine getirilmediğini, Deniz Ticareti ve Gümrük Mevzuatı konusunda uzman bir bilirkişi heyeti oluşturulmadığını, dosyaya atanan Uzak Yol Kaptanı ve Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisi bilirkişi ... “Dosyayı incelediğini, uyuşmazlık konusunun Deniz Ulaştırma ve Uzak Yol Kaptanı olarak uzmanlık alanına girmediğini, dosyanın İthalat İhracat ve Gümrük Mevzuatı konusunda uzman bir bilirkişiye verilmesinin daha doğru olacağını” belirterek dosyadan azlini istediğini, ...’ın bu beyanına rağmen dosyanın, Uzak Yol Kaptanı ve Denizcilik Uzmanı bilirkişi ...’ye tevdii edildiğini, bahse konu ara kararın ardından dosyaya yalnızca önceki bilirkişi heyetinde yer alan Uzak Yol Kaptanı bilirkişi ... tarafından hazırlanan ek rapor sunulduğunu, ek rapor incelendiğinde, bilirkişi tarafından Deniz Ticareti, Gümrük Mevzuatı, Ticaret Hukuku ve Borçlar Hukuku gibi oldukça kapsamlı ve hukuki bilgi gerektiren konularda hiçbir yasal dayanak ve gerekçe gösterilmeden yalnızca yorum yolu ile kanaat bildirildiğini, bu duruma ilişkin tüm itirazlarına rağmen Yerel Mahkemece, somut uyuşmazlığın hukuki anlamda değerlendirilmesine elverişli hukuki bilgiyi haiz olmayan bilirkişi ek raporunun hükme esas alınmasının usule ve yasaya aykırı olduğunu, Müvekkili şirketin, Limanlar Yönetmeliği’nin 4. maddesinin “ş” bendinde tanımlanmış bir “liman tesisi” işletmecisi olduğunu, liman tesislerinin, gemilerin taşıdığı yüklerin ve bu yüklerin sahiplerinin yükün nereye götürüleceğine dair talimat ve bilgisinin bulunup bulunmadığını takip etmek gibi mevzuat kapsamında tanımlanmış bir hukuki sorumlulukları bulunmadığını, limancılık sektöründe de böyle bir uygulama söz konusu olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalının talimat ve bilgisinin olmadığı varsayılsa dahi bu hususun müvekkili liman işletmesinin ardiye ücreti alacağı ile nedensel herhangi bir bağlantısı bulunmadığını,Dava konusu konteyner yönünden müvekkili şirketin yegâne yükümlülüğünün, konteynere, limanda bulunduğu süre boyunca ardiye hizmeti sağlamaktan ibaret olduğunu, Davalıya ardiye hizmeti verildiğini ve alacak talebinin haklı bir hukuki nedene dayandığını,Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, yalnızca bilirkişi raporuna atıfta bulunularak hazırlandığını, ortada bir hukuki değerlendirme bulunmadığını beyan ederek Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, faturadan kaynaklı alacağa yönelik icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip doyası incelendiğinde; davacı tarafından, davalı aleyhine 04.01.2019 günü 53.286,43 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili için genel haciz yoluyla takip başlatıldığı, takipte borcun sebebi olarak, 19.12.2018 tarihli fatura alacağının gösterildiği; davalı takip borçlusuna ödeme emrinin 14.01.2019 günü tebliğ edilmesi üzerine, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde yapılan itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacı; davalı tarafa sunulan ardiye hizmetinden kaynaklanan 53.286,43-TL bedelindeki borcu nedeniyle davalı adına 03.10.2018 tarih ve ... numaralı e-arşiv faturası düzenlendiğini, faturaya konu alacağın, davalı adına tescilli eşyanın ... limanına tahliye edildiği tarihten tasfiye edildiği tarihe kadar işlemiş bulunan ardiye ücretinden kaynaklandığını iddia etmiştir. Mevcut delillere göre; davalının Hollanda'da bulunan ... isimli firmaya çatı malzemeleri sattığı, emtiaları gümrük işlemlerini tamamlayarak gemiye yüklenecek şekilde konteynere yükleyerek ... limanına teslim ettiği, bahse konu konteynerin Hollanda varışına müteakip ihracat yapılmaksızın tekrar ... limanına iade edilip tahliye edildiği, eşyanın ... limanına indirildikten sonra fatura kesim tarihine kadar 442 günlük ardiye bedeli olarak davalı adına 53.286,43 TL bedelli fatura düzenlendiği, davalının faturaya itiraz ettiği, davacının ihtarname gönderdikten sonra icra takibi başlattığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, bilirkişi raporu aldırılmak amacıyla dosyanın biri uzakyol başmühendisi, diğeri mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edildiği, daha sonra 07/10/2020 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdi ile ek rapor alınmasına karar verilmiş ise de, bilirkişi heyetinden ...'ın dosyadan çekilmiş olması nedeniyle, yerine Deniz Ticareti ve Gümrük Mevzuatı konusunda uzman bir bilirkişinin seçilmesine ve heyete dahil edilmesine karar verildiği, böylelikle dosyanın ara kararın aksine yine uzakyol kaptanı deniz ulaştırma işletme mühendisi bilirkişi ...'a tevdi edildiği, ancak bu bilirkişinin, uyuşmazlığın uzmanlık alanı ile ilgili olmadığı gerekçesiyle dosyadan çekildiği, bu defa dosyanın aynı şekilde uzakyol kaptanı denizcilik uzmanı bilirkişi ...'ye tevdi edildiği, raporda yapılan tespitler donucunda davanın reddine karar verildiği görülmüş olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı tarafından ithalata konu eşyaların, Hollanda varışına müteakip ihracatı yapılmaksızın tekrar ... limanına iade edilip tahliye edilmesi nedeniyle eşyanın ... limanına indirildikten sonra fatura kesim tarihine kadar 442 günlük ardiye bedelinin davacı tarafından talep edilip edilemeyeceği noktasında toplandığı, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin kabul edilmesi gerekip gerekmediğinin hukuki ve teknik değerlendirmeyi gerektiği, ancak bu hususta Mahkemece bir değerlendirmede bulunulmadığı gibi, uyuşmazlığın niteliği dikkate alındığında alanında uzman olmayan bilirkişi tarafından dosyaya sunulan rapor doğrultusunda hüküm tesis edildiği, belirtilen hususun davacı yanca başlıca istinaf sebebi yapıldığı anlaşılmakla, Mahkemece, tarafların iddia ve savunmalarını karşılar mahiyette, alanında uzman (tercihen taşıma-gümrük ve lojistik alanında uzman, yine ihracat ve antrepo alanında uzman, hesap alanında uzman) bilirkişi heyetine tevdi ile aldırılacak rapor sonrasında varılacak kanaate göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince esasa münhasır delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince davacının istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/11/2021 tarih, 2019/80 E. 2021/818 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 10/10/2024