Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/481 E. 2019/788 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/481
- Karar No
- 2019/788
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/1089 KARAR NO: 2023/1593 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/01/2020 NUMARASI: 2017/1149 Esas - 2020/56 Karar Birleşen İSTANBUL 9.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2019/481 Esas 2019/788 Karar sayılı Dosyası DAVANIN KONUSU: Destekten Yoksun Kalma Tazminatı İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/10/2023 Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili asıl dava dilekçesi ile; 06.06.2013 tarihinde davalıya trafik sigortalı ... plaka sayılı yolcu otobüsünün seyir halinde iken önünde seyretmekte olan ... plaka sayılı çekici ve buna bağlı ... plaka sayılı yarı römorka çarpması ile meydana gelen trafik kazası neticesinde, yolcu otobüsünde muavin olarak görev yapan müvekkilinin oğlu ve desteği ...'ün vefat ettiğini ve müvekkilinin destekten yoksun kaldığını, müvekkilinin maddi zararının tazmini için davalı tarafa yaptıkları başvurunun sonuçsuz kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 20.05.2019 tarihli dilekçe ile, maddi tazminat taleplerini 74.243,10-TL'ye artırdıklarını beyan ederek maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin temerrüd tarihi 05.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili birleşen dava dilekçesi ile; asıl davanın yapılan yargılaması sırasında alınan ikinci bilirki raporu ile belirlenen tazminat miktarının, artırılan dava değerinden 27.375,13-TL fazla hesaplandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile bakiye 27.375,13-TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının zararından öncelikle zorunlu karayolu taşımacılık sigortası yapan şirketin sorumlu olduğunu, müvekkili şirket aleyhine SGK tarafından açılan Karacabey 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/259 esas sayılı dosyasında yargılaması devam eden davanın bekletici mesele yapılması ve SGK tarafından davacıya yapılan ödemenin de tazminattan tenzili gerektiğini, vefat edenin destekliğinin ve sigortalı otobüs sürücüsünün kusurunun ispatlanması gerektiğini, dava tarihinden ve yasal faiz istenebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davacının, desteğinin kazaya karışan yolcu otobüsünde muavin olarak bulunması nedeni ile zarardan davalının sorumlu olduğu, 30.05.2019 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin yarısının ve kazaya karışan otobüs işleteni tarafından davadan önce davacıya ödenen tazminatın güncellenmiş halinin belirlenen tazminattan mahsup edilmesi gerektiği, dosya kapsamına alınan kusura ilişkin bilirkişi raporu ile, kazaya ilişkin ceza yargılaması sırasında alınan ATK raporunun birbirleri ile uyumlu olduğu ve desteğin muavin olarak bulunduğu otobüs şoförünün kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, davadan önce yapılan başvuru nedeni ile davalının 03.12.2014 tarihinde temerrüde uğradığı ve otobüsün ticari nitelikte olması nedeni ile avans faiz işletilmesi gerektiği kanaati ile; "1-Asıl dava yönünden DAVANIN KABULÜ İLE; 74.243,10 TL destekten yoksun kalma tazminatının sigortaya başvuru tarihine göre tespit edilen 03.12.2014 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Birleşen İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/481 E. 2019/788 K. Sayılı dava yönünden DAVANIN KABULÜ İLE; 27.375,13 TL destekten yoksun kalma tazminatının sigortaya başvuru tarihine göre tespit edilen 03.12.2014 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekilinin istinaf nedenleri; davanın zamanaşımına uğradığı, davacı desteğinin kazaya karışan sigortalı otobüste muavin olarak bulunmakta ise de, Yönetmelikte yapılan değişiklik ile sürücü ve sürücü yardımcılarının uğradığı zararların da teminat kapsamına alındığı, kusur incelemesinin ATK veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen heyetinden seçilecek bilirkişiler aracılığı ile yapılmasının zorunlu olduğu, müvekkili şirketin sigortalısına rücu hakkı doğacağından otobüs sürücüsünün alkollü ve/veya uyuşturucu madde etkisi altında olup olmadığının ve ehliyeti bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği, vefat edenin, davacılara destek olduğunun ispatlanması gerektiği, var ise kaza nedeniyle SGK tarafından yapılan ödemenin tazminat miktarından mahsubu gerektiği, müvekkili şirketin ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz ile sorumlu olduğu hususlarına ilişkindir. Asıl ve birleşen ek dava; trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; kural olarak davacı desteğinin kaza yapan yolcu otobüsünde muavin olarak bulunması nedeni ile davacının zararından davalı trafik sigortacısının sorumlu olduğunun kabulünde usule aykırılık bulunmamasına; davacının desteğinin vefat etmiş olması nedeniyle KTK m.109/2'ye göre uygulanması gereken ceza zamanaşımı süresinin kaza tarihi 06.06.2013 gününden itibaren asıl ve birleşen davanın açılış tarihleri itibariyle dolmamış olmasına, davacının desteğinin sürücü olmaması nedeniyle kusursuz olmasının yanı sıra, kusur tespitinin ATK Trafik İhtisas Dairesi veya Karayolları Fen Heyetinden oluşturulacak bilirkişi heyetinden alınacak rapor ile belirlenmesi zorunluluğu bulunmadığı gibi dosya kapsamına alınan kusura yönelik bilirkişi raporunun ceza yargılaması sırasında alınan ATK tarafından düzenlenen rapor ve kaza tespit tutanağı ile uyumlu olmasına, eldeki davada mahkemece, davalı sigorta şirketinin, rücu koşullarının oluşup oluşmadığı yönünde inceleme yapma zorunluluğu bulunmamasına, SGK tarafından davacıya bağlanan aylığın rücuya tabi peşin sermaye değerinin tazminattan tenzil edilmiş olmasına, davalı tarafından sigortalanan araç ticari amaçla kullanılan yolcu otobüsü olduğundan, temerrüt faizi olarak avans faize hükmedilmesinde ve dava açılmadan evvel yapılan başvuru ile davalı şirketin temerrüde düşürülmüş olması karşısında temürrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe Uyarınca, 1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2/Alınması gereken 6.941,54-TL harçtan peşin yatırılan 1.735,37-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 5.206,17-TL istinaf ilam harcının istinaf eden ...I Sigorta A.Ş.'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 12/10/2023