Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2019/459 E. 2020/615 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2019/459
Karar No
2020/615
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/625 KARAR NO: 2024/605 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2019/459 Esas KARAR NO: 2020/615 KARAR TARİHİ: 12/11/2020 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 30/04/2024 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davalı kooperatifin 20.05.2017 tarihinde yapılan 2016 yılına ait olağan genel kurul toplantısınında, dükkânların kura ile üyelere tahsisatının yapıldığını, 08.04.2018 tarihinde ise 2017 yılının genel kurul toplantısının yapıldığını ve dükkânların üyelere sembolik bir belge ile teslim edildiğini, sonrasında ise dükkânların tapularının üyelere testim edildiğini, davacı yanın dükkânının bulunduğu blok önüne isabet eden istinat duvarının yapılması esnasında çıkan toprak hafriyatın davacı yanın dükkânının bulunduğu blok önüne döküldüğünü, bu sebeple dükkânın davacı yana kullanılamaz durumda teslim edildiğini, istinat duvarının yapılması esnasında ortaya çıkan toprak hafriyatın blok önüne konulduğunu, bu nedenle davacı yanın dükkânında hiçbir faaliyette bulunamadığını, dükkânın kullanıma elverişli hale gelebilmesi için davacı yan tarafından Bakırköy ... Noterliğinden ... Yevmiye numarasıyla 14 Eylül 2018 tarihinde ihtarnamenin gönderildiğini, fakat davalı yan tarafından ihtarnameye cevap verilmediğini, bu nedenle toprak hafriyatının da kaldırılmadığını, davacı yanın dükkânını kullanamayarak zarara uğradığını, aynı statüdeki diğer üyeler dükkânlarından fayda sağlamış olduğunu bu yüzden eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini, davacı yanın meydana gelen zararını davalı yanın gidermekle sorumlu olduğunu, bu nedenle davacı yanın dükkânının bulunduğu çevreden emsal kira bedellerinin sorularak dükkânın teslim tarihi olan 08.04.2018 tarihinden arabuluculuk başvuru tarihine kadar geçen sürenin hesaplanarak davacı yanın dükkânını kullanamamasından dolayı ortaya çıkan maddi kaybının davalı yan tarafından tazmin edilmesinin talep edildiğini, davacı yanın, huzurdaki dava açılmadan önce toprak hafriyatın kaldırılması için 246,85 TL masraf yaparak Bakırköy ... Noterliği ... yevmiye numaralı 14 Eylül 2018 tarihli ihtarın gönderildiğini, 703,80 TL daha masraf yaparak İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesi 2018/150 D.iş dosyasında delil tespiti isteminde bulunulduğunu, bu suretle dava açılmadan önce davacı yan tarafından yapılan 950,65 TL masrafın davalıdan yargılama gideri olarak tahsili ile davacı yana verilmesine karar verilmesinin talep edildiğini beyanla, davalarının kabulüne, dükkânın teslim tarihi olan 08.04.2018 tarihinden arabuluculuk başvuru tarihine kadar davacı yanın meydana gelen maddi kaybının şimdilik 1.000 TL’sinin davalıdan tazminine, Bakırköy ... Noterliği ... yevmiye numaralı 14 Eylül 2018 tarihli ihtar ile İstanbul Anadolu 16. Sulh Hukuk Mahkemesi 2018/150 D.iş sayılı dosyasında yapılan toplam 950,65 TL masrafların davacı yana ödenmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili sunmuş olduğu talep artırım dilekçesi ile talebini 39.000,00 TL artırarak toplamda 40.000,00TL kira geliri kaybının davalından tahsilini talep etmiştir. CEVAP: Davalı kooperatif vekili cevap dilekçesi ile; Davacı yanın davalı kooperatifin ortağı olduğunu, 20.05.2017 tarihli 2016 yılı olağan genel kurul toplantısının 13. Maddesi ile; “Genel Kurulu müteakip, genel kurul kararlan ve kura yönetmeliği hükümlerine göre noter huzurunda kura çekiminin yapılması, (kura öncesi kura yönetmeliği gereği kooperatife borcu olanların kuraya katılmayacağı hakkında bilgi verilmesi )bu kapsamda tercihli tahsis yöntemi ile işyeri tahsis edilecekler ile yan yana kura çekecek (birden çok işyeri olan ortaklar, birinci derecede akrabalık ilişkisi olan ortaklar, şirket ortaklığı bulunan ve ayrıca gerçek kişi olarak ortak olanlar ile resmi iş ortaklığı bulunanlar) ortaklığın belirlenmesi, yönetim kuruluna kurasız tercih hakkı verilmesi kararının alınması maddesi hakkında açıklamalarda bulunulduktan sonra daha evvel hazırlanan ve genel kurulca kabul edilen kura yönetmeliği hükümlerine göre kuranın noter huzurunda çekilmesine oy birliği ile karar verildi. “ kararının alındığını, davacı yana konutunun 08.04.2018 tarihli 2017 genel kurulunda kabul edildiği üzere teslim edildiğini, davacı yanın ileri sürdüğü üzere emsal konumdaki iş yerleri sahibi ortakların ticari faaliyete başlamadığını, tüm istinat duvarının kaldırıldığını ve geriye olması gereken parsel sınırlarına çekildiğini, davacıya kura sonucu teslim gerçekleştiği anda ve öncesinde dahi istinat duvar çalışmasının devam ettiğini, söz konusu toprak hafriyatının teslim tarihinde de mevcut olduğunu, söz konusu istinat duvarının geriye çekilmesi çalışmasının başlangıç ve bitiş tarihlerinin, tüm sürecinin belli olduğunu, davacının yaptırdığı tespit tarihi itibarıyla da çalışmanın tamamlandığını ve istinat duvar çalışması tamamlandıktan sonra yola taş döşenmesinin de tamamlandığını, davacı yanın yol üzerindeki mevcut balçık ve kullanıma engel olarak tarif ettiği başkaca bir engelin söz konusu olmadığını beyanla, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, " ...Davacı tarafın davalı kooperatifin üyesi olduğu, kooperatif üyeliği sonucunda İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesi, ... Mah. ... caddesi ... gıda sitesi ... blok ... nolu dükkanı 08/04/2018 tarihinde davacı tarafa teslim edildiği, davalı kooperatif tarafından kooperatif ortakları arasında A-B-C-D-E-F-G-H-I-J ve K blokları olmak üzere 11 bloktan oluşan iş yeri yaptığı, davalı kooperatif tarafından genel kurul kararı ile dükkanların kooperatif ortaklarına teslim edildiği, davacıya isabet eden ... blok ... nolu dükkanın bulunduğu yerdeki istinat duvarının geri çekilmesi işlemleri nedeniyle dükkanın kullanılamadığı, istinat duvarının geri çekilmesi işinin davacı tarafa yüklenemeyeceği, ... blok dışındaki dükkanların tesliminden sonra kullanımında sorun olmaz iken sadece ... bloktaki dükkanların istinat duvarı geri çekilmesi nedeniyle kullanılamadığı, koopretatif tarafından her ne kadar ... blok üyeleri arasında eşit davranmış olsa da kooperatifin diğer 10 blok üyeleri ile kıyaslandığında eşit davranılmadığı, davacının teslim edilen ancak kullanamadığı iş yeri nedeni ile kira geliri zararının bulunduğu bilirkişi heyeti tarafından dükkanın teslim tarihi olan 08/04/2018 tarihinden arabuluculuk başvuru tarihi olan 10/03/2019 tarihleri arasında bahsi geçen dükkanın aylık gelirinin 5.000 TL olabileceği, alternatif boş işyerlerinin fazlalığı kiraya verilme sürecini uzatacağı, bu sürenin genel olarak 3 aydan az olamayacağı, bu durumda 8 aylık kira karşılığı 40.000 TL tutarında kira geliri kaybının oluşabileceği " gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile talep arttırım dilekçesi ile arttırılan 40.000,00 TL'nin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde;Yapı kooperatiflerinin amacı ve yükümlülüğü, üyelerine kullanıma uygun bir bağımsız bölüm teslim etmek olup kooperatifler bu edimlerini yerine getirirken gerçekten 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu gereğince eşitlik ilkesine uygun davranmak zorunda olduğunu, buna göre; “Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler” ifadesine yer verildiğini, ne var ki eşitlik üyeliğin kendi statüsü içerisindeki emsal üyeler esas alınarak sağlanması gerektiğini, kooperatifler hukukunda mutlak değil, nispi eşitlik ilkesi geçerli olduğunu, ortağa teslim edilen konutta emsallerine göre eksiklik varsa, ancak bu bir tartışmaya konu olabileceğini, burada nispi eşitlik ilkesi esas alınarak, aynı durumdaki diğer kooperatif ortaklarının iş yerleri emsal alınması gerektiğini, bu itibarla davacının bloku dahilindeki tüm kooperatif ortakları aynı durumda olup, vaziyet hepsinin bilgi ve kabulünde olduğunu, aynı muhitteki hiçbir kooperatif ortağı mevcut, genel kurul tutanakları ile belli ve zaruri durum dairesinde hareket ettiğini, davacıya münhasır bir durum söz konusu olmadığını, süreç başından beri tüm kooperatif ortaklarının olduğu gibi davacının da bilgisi ve onayı dahilinde yürüdüğünü, nitekim perde istinat duvarının yeniden inşaası yönünde alınan genel kurul kararlarına davacının her hangi bir itiraz ve/veya şerhi bulunmadığı da aşikar olup yargılama sırasında ortaya konulduğunu, nitekim davacının, kooperatifin eşitlik ilkesini ihlal ettiği yönündeki iddiasına bilirkişi raporu hafriyatın ve buna bağlı olan davacı iddia ve sıkıntılarının davacıya özel bir durum olmadığını bu itibarla eşitlik ilkesine aykırı bir durumun bulunmadığını açıklıkla tespit etmiş olmasına rağmen davanın kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklı, teslim edilen taşınmazın, davalı kooperatifin haksız eylemi iddiası ile kullanılamaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. İstanbul Anadolu 16. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/150 D.iş sayılı dosyası ile İnşaat Mühendisi bilirkişiden aldırılan raporda özetle; " İstanbul İli, Sultanbeyli ilçesi, ... mah. ... caddesi no:... adresinde karşı tarafa ... Baharat kuruyemiş ve İhracat merkezi toplu işyeri yapı kooperatifi tarafından inşa ettirilen ... sitesi ... blok no:... sayılı dükkan ve site mahallinde yapılan inceleme ve değerlendirme soncunda; a)... sitesindeki A-B-C-D-E-F-G-H-I-J-K bloklardan müteşekkil betonarme karkas olarak inşa edilen bodrum zemin 1 normal kat ve çatı katında müteşekkil dükkanların kısmen bitirilmiş ve kısmın de faaliyete geçilmiş olduğu, b)Tespite konu 25 nolu dükkanın bulunduğu ... Blok inşaatın, batı yönünde ... sokak cephensine bakan alandaki hafriyat toprağının kaldırlımış olmasına rağmen, zeminin özelikle yağan yağmur ile balçık haline geldiği, inşaatı tamamlanmış ve malikine teslim edilmiş olan 25 nolu dükkana nakil aracı ile yapılması zorunlu malzeme naklinin (yükleme ve boşaltma) bu arazi yapısındaki zeminde yapılmasının mümkün olmadığı, keza bu cephedeki arazi ve yol güzergahı dışında sitenin herhangi bir yerinden tespit konusu dükkana mal naklinin (yükleme ve boşaltma) mümkün olmadığı, bu durumda anılan cephedeki zemin üzerine stabilize malzemenin serilmesi, sıklaştırılması ve dükkan önlerinden geçecek yol güzergahı boyunca asfalt veya parke taşı döşenmesinden sonra dükkanların faaliyete başlaması mümkün olabileceği " tespiti yapılmıştır. Mahkemece kooperatif uzmanı, mali müşavir ve emlakçı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 26/02/2020 tarihli raporda "Davacı yanın davalı kooperatifin ... Blok ... Nolu dükkânının maliki olduğu, davalı kooperatif tarafından davacı yana dükkânın 08.04.2018 tarihinde teslim edildiği konusunda taraflar arası ihtilaf olmadığı, davacı yanın davalı yanın kusurundan dolayı, emsal durumdaki diğer kooperatif ortaklarının iş yerlerinden fayda sağladıkları halde kendisinin sağlayamadığı iddiasının mevcut olduğu, aldırılan tespit raporunda, “...sitede kısmen faaliyete geçilmiş olduğu..., davacı yanın maliki olduğu dükkanın A blokunun ortasında olduğu, ...yağan yağmur nedeni ile zeminin balçık olduğu,... Dükkân önlerinden geçecek yol güzergâhı boyunca asfalt veya parke taşı döşenmesinden sonra dükkânların faaliyete başlaması mümkün olabilecektir... ” tespitlerinin sayın bilirkişi tarafından yapıldığı, ihtilafa konu zikredilen hafriyatın A blok boyunca dökülü olduğu (davacıya özel bir durum olmadığı), zemine ilişkin yine bilirkişi tarafından geniş açılı resimler çekildiği, benzer durumdaki hiçbir dükkânın önünde asfalt ya da parke taşından yol olmadığı, diğer bir ifade ile davacının iddialarının ve zikrettiği sıkıntıların davacıya özel bir durum olmadığı ve eşitlik ilkesine aykırı bir durum bulunmadığı kanaatine varıldığını, bilirkişi görüşünün aksi kanaatine varılması halinde: davacı yanın talebinin dükkânın teslim tarihi olan 08.04.2018 tarihi ile arabuluculuk başvuru tarihi olan 14.03.2019 arasında zararının tespiti ve şimdilik kaydıyla 1.000,00 TL'nin tahsili olduğu, dükkânın ilgili dönemde aylık kirasının takdiri 5.000,00 TL olabileceği, alternatif boş işyerlerinin fazlalığı kiraya verebilme sürecini uzatacağı, bu sürenin genel olarak 3 aydan az olamayacağı bu durumda 8 aylık kira karşılığı 40.000,00 TL tutarında kira geliri kaybının oluşabileceği " yönünde görüş bildirilmiştir. Somut olayda ; davacının davalı kooperatif üyesi olduğu, kooperatifin üyesi olan davacıya kura sonucunda tapuda kayıtlı taşınmazı 08/04/2018 tarihinde teslim edildiği konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı, kooperatif üyelerine taşınmazların teslim edildikten sonra ticari faaliyetlerine başlayarak gelir elde etmelerine rağmen davacının teslim aldığı dükkanın önünde hafriyat olması nedeni ile hafriyatın ortadan kaldırıldığı Kasım 2018 kadar ( ara buluculuk son tutanağı düzenlenene kadar) taşınmazı kullanamadığından bahisle maddi kaybının tazmini talep etmiştir. Davalı ise Kooperatif bireysel tapularının alınması başvuru sırasında istinat duvarının kooperatif tescili parselleri dışında yer aldığı, gerekli ruhsatlama çalışmaların tamamlanması için istinat duvarının olması gereken sınırlara çekilmesi zorunluluğu doğduğu, nitekim söz konusu çalışmanın maliyetlendirilerek, kooperatif genel kurullarında tartışılarak geçtiğini ve uygulamaya konulduğunu, buna göre istinat duvarının kaldırılarak geriye olması gereken parsel sınırlarına çekildiğini, bu sürecin genel kurul nezdinde tüm kooperatif ortaklarının bilgi ve icazetiyle alınan hükümler doğrultusunda yürütüldüğünü, mezkur durum, davacının öteden beri bilgisi dahilinde olduğunu savunmuştur. Bu durumda, davacıya teslim edilen dairenin kullanılamamasına sebep gösterilen istinat duvarının geriye çekilmesi nedeniyle oluşan hafriyatın, kooperatifin faaliyeti kapsamında yapılması gereken işlemlerden ise bu durum haksız eylem olarak değerlendirilemez. Sadece yapılan işlemlenin zamanında tamamlanıp tamamlanamadığına göre kooperatifin ihmali nedeniyle bir gecikme yaşanmış ise gecikmeye bağlı zararın tazmini talep edilebilir. O halde mahkemece yapılacak iş, istinat duvarının geriye çekilmesine ilişkin genel kurul tutanakları ve ortaklara yapılan bildirimler de dahil tüm belgeler getirtilerek kooperatifin faaliyeti kapsamında yapıldığı tespiti durumunda, işin başlama ve bitirme tarihleri dikkate alınarak işin niteliği, maliyeti, operasyonel büyüklüğü gözetilerek makul bir sürede tamamlanıp tamamlanmadığı, kooperatifin ihmali nedeniyle bir gecikme yaşanıp yaşanmadığı konusunda inşaat mühendisinden alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemenin 2019/459 E. 2020/615 K. sayılı 12/11/2020 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 bendi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dairemizin kararı doğrultusunda işlem yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince iadesine, 4-Davalı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.a.6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30/04/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2019/459, K. 2020/615, T. 14.03.2019, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2019-459-e-2020-615-k-96252096fa56