Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/41 E. 2020/227 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/41
- Karar No
- 2020/227
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/668 KARAR NO : 2024/898 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 03/11/2020 NUMARASI : 2019/41 E. - 2020/227 K. DAVACI VEKİLİ : DAVALI DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03/11/2020 tarih ve 2019/41 E. - 2020/227 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2017/85290 numaralı ve "..." ibareli marka başvurusunun, davalı şirketin "..." ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa davalı şirketin itiraza gerekçe gösterdiği markaların hiçbirinde esaslı unsurun "..." ibaresi olmadığını, "...” ibaresinin üçüncü bir firma adına tescilli olduğunu, itiraza mesnet markaların esas unsurunun "..." ibaresinden oluştuğunu, davalı kurumun kendisi tarafından verilen diğer kararlar ile çeliştiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte itiraza gerekçe gösterilen markalardaki esaslı unsur "..." bile olsa müvekkilinin marka başvurusundaki "..." ve "..." eklemeleri sebebiyle yine itirazın reddinin gerektiğini, ''...'' kelimesinin İtalyancada "meydan, insanların buluştuğu ve karşılaştığı yer” anlamına geldiğini, bu tarz kelimelerin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, bu nedenle basit eklemelerin bile benzerliği ortadan kaldıracağını ileri sürerek, YİDK'nın 2018-M-10970 sayılı kararının iptali ile müvekkili şirketin 2017/85290 nolu marka başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili, müvekkili şirketlin markalarındaki "..." ibaresinin davacının iddialarının aksine; müvekkili şirketin alışveriş merkezlerinin esaslı unsuru olduğunu, davacının bu ibareyi kullanmasının herhangi bir tescilli markaya dayanmadığını, başvurunun müvekkilinin markalarıyla iltibas yarattığını, davacının bu sayede haksız kazanç sağladığını, müvekkili şirket markasının ayırt edici karakterlerine ve tanınmışlığına zarar verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının markasında yer adı olan "..." ve yapılan hizmeti gösteren "..." kelimeleri dışında davalının markalarından uzaklaşmayı sağlayacak ibare ve şekil unsuruna yer verilmediği, yazım şekli ile de bir ayrıma gidilmediği, klasik yazım usullerinin kullanıldığı, emtialar bakımından da benzerlik oluştuğu, davalının itirazına mesnet markalarıyla dava konusu başvuru arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuru konusu işaret ile davalı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı ortadan kaldıracak nitelikte herhangi bir unsurun da bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığını, davalı şirketin markasının esas unsurunun "..." olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve taraflı olarak düzenlendiğini, yeni rapor alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, "..." ibaresinin dava dışı üçüncü kişiye ait olduğunu ve davalı şirketin bu ibareyi içeren iki marka başvurusunun 43. sınıf yönünden reddedildiğinin görmezden gelindiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markalarında arasında "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklı benzerlik bulunduğu, bu ibarenin her iki taraf markalarında da esaslı unsur olarak kullanıldığı, her ne kadar davacı vekili müvekkilinin marka başvurusunda "..." ve "..." ibarelerinin de yer aldığını ileri sürmüş ise de, bu ibarelerin başvuruya ayırt edicilik katacak mahiyette bulunmadığı, emtia benzerliğinin de gerçekleşmesi nedeniyle SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca başvurunun reddi koşullarının oluştuğu, öte yandan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan davacı vekilinin itirazı üzerine yeni bir heyetten rapor alınmamasında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,30-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/05/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 24/05/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...