Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/379 E. 2021/208 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/379
- Karar No
- 2021/208
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2022/291 Esas KARAR NO: 2023/1841 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 25/05/2021 NUMARASI: 2019/379 E. - 2021/208 K. DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 07/12/2023 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin 2012 yılından beri ..., ... ve ... başta olmak üzere muhtelif konularda araştırmalar yaptığını, yazılarını kendi bloğunda yayınladığını, davalılardan ...'ın yazarı olduğu "..." isimli kitabın diğer davalılar ... Tic. ve San. Ltd. Şti. ile ...Tic. ve San. Ltd. Şti. tarafından basılmakta ve/veya dağıtılmakta ve/veya satışa sunulduğunu, dava konusu kitapta müvekkilinin yazı ve paylaşımlarından intihal yapıldığını, müvekkili tarafından İstanbul CBS'na suç duyurusunda bulunulduğunu, arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, davalıların gerçekleştirdikleri eylemler nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü, müvekkilinin dava dışı bir şirket ile sözleşme imzalandığını, müvekkilinin yazılarının dava konusu kitapta kullanılması nedeniyle yayına hazır kitabın da yayınlanmasının tehlikeye girdiğini belirterek, bu nedenlerle, "..." isimli kitabın yayımı, basımı, dağıtımı ve satışının tedbiren durdurulmasına, ilgili kitapta kullanılan ve dilekçe ekinde belirtilen bölüm ve cümlelerin müvekkiline ait olduğunun tespitiyle ilgili kitaptan kaldırılmasına, belirsiz alacak olarak davalıların ilgili satıştan elde ettikleri haksız kazanç ve müvekkilinin uğradığı 100.000,00 TL maddi zarar ile müvekkilin uğradığı 50.000,00 TL manevi zararın, dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAPLAR: Davalılar ... Tic. ve San. Ltd. Şti. ile ... Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin dava konusu kitabın yayınevi ve dağıtıcısı olduğunu, müvekkillerinin dava konusu kitabın yazılmasında hiçbir katkısı, yönlendirmesi ve kusurlu bir fiilinin olmadığını, bir intihalin ancak bilimsel eserlerde söz konusu olabileceğini, davacının internet üzerindeki yayınlarının herkes tarafından ulaşılabilir bilgilerin derlenmesi olduğunu, intihal iddialarının gerçeklerden uzak olduğunu belirterek, davanın müvekkilleri yönünden öncelikle husumetten ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının eserinin hususiyet ve yaratıcılık taşımadığını, davacının kitabında kullanılan bilgilerin daha önce basında yer aldığını, başka gazetecilerin, başka yazalar tarafından yazılmış eserlerden olduğunu, FSEK hükümleri gereği eser kapsamında olmadığını, eserin korunması hükümlerinden yararlanılamayacağını, müvekkilinin dava konusu kitapta kaynakça da yazıların çıktığı gazetelerin gösterildiğini, müvekkilinin şimdiye kadar yazmış olduğu kitaplar ile ilgili olarak intihal ile suçlanmadığını, müvekkilinin eserinin özgün bir eser olduğunu belirterek, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: İstanbul 2.Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 25/05/2021 tarihli 2019/379 E. - 2021/208K. sayılı kararıyla; "...toplanan deliller, denetime elverişli bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı tarafından davaya konu edilen internet bloğu ve sitede yazılan yazıların eser niteliği taşımadığı, davalıya ait kitabın FSEK anlamında ihlale sebep olacak benzerlikte olmadığı ve intihalin söz konusu olmadığı anlaşılmakla, davanın reddine" karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURULARI: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunun 3. Sayfasının sondan bir önceki paragrafında “somut olay kapsamında sunulmuş olan test soru ve etkinlikleri içeren kitaplar….”ve devamı cümle ile bilirkişilerin hangi vakadan söz ettiklerinin anlaşılamadığını,Davalı ...’ın yalnızca müvekkiline ait bilgileri değil, başkalarına ait bilgileri de usule uygun kullanmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, Müvekkilinin gazete yazıları da dahil diğer fikri eserlerinden alıntı yapılmasına rağmen, bilirkişilerin yalnızca blog kavramı üzerinden hareket ettiklerini, blog yazılarının da eser niteliğinde olduklarını, Mahkemece kitapta alıntı yapılan yerlerin FSEK’nun 35. maddesine göre makul olduğu kabul edilmişse de, FSEK’nun 35. maddesi uyarınca iktibasın belli olacak şekilde yapılması, eserin ve eser sahibinin adından başka bu kısmın alındığı yerinde belirtilmesi gerektiği, Davalının kitabında davacı ...’in adının ve ...com alan adının kaynakçada gösterilmediğini, Dosyaya sunulan sözleşmeden de görüleceği üzere davacının yazılarını kitaplaştırmak için ... Yayınevi ile sözleşme yapmasına rağmen, orijinal çalışmalarının davalı tarafından kullanılması nedeniyle kitabını bastıramadığını, Bilirkişi raporunun denetime uygun olmadığını, blog yazılarının eser olmadığına dair hiçbir gerekçe gösterilmediğini, bilirkişilerin dava konusuyla ilgili uzmanlıklarının da bulunmadığını, Davalının eyleminin müvekkilinin FSEK’de yazılı maddi ve manevi haklarına saldırı niteliğinde olduğunu, hakların ihlal edilmesi halinde karşı tarafın kusurunun aranmayacağını, eylem eser sahibinin manevi haklarının yanı sıra kişilik haklarını da ihlal etmişse FSEK’in 70/1. maddesi yanında TBK’nun 49. maddesi uyarınca da manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, Davacının eserlerinin, yazılarının ve araştırmalarının kendi emeğinin ürünü olup, davacının hususi özelliklerini taşıdığını, bu araştırmaların yayınlandıkları mecra hasebiyle eserlerin hususiyet taşımadığı gerekçesinin hukuka uygun olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesinin kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; yerel Mahkeme kararını istinaf etmediklerini, kararın gerekçesinde, "davacının yazılarının eser niteliğine sahip olduğu varsayılsa bile karşılaştırmalı olarak bilirkişi raporunda gösterilen kısımlar, davalıya ait kitabın yaklaşık yüzde 1,5'lik kısmına tekabül etmekte olup" kısmı için istinaf talep ettiklerini, anonim bilgiler, tarih bilgileri, başkalarına ait yazı ve eserler bu iddiadan düşüldüğünde, geriye hiç bir şey kalmadığını, müvekkilinin kitabının yüzde 1,5'lik kısmının davacıdan intihal edildiği iddiasının davacının iddiası olduğunu, bu nedenle gerekçenin "davacının yazılarının eser niteliğine sahip olduğu varsayılsa bile karşılaştırmalı olarak bilirkişi raporunda gösterilen kısımlar, davacının iddiasına göre davalıya ait kitabın yaklaşık yüzde 1,5'lik kısmına tekabül etmekte olup" şeklinde karar gerekçesinde yer alması gerektiğini, kararı bu yönden istinaf ettiklerini belirterek, diğer yönlerden yasaya uygun kararın onaylanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Davalı ... tarafından yazılan "..." isimli kitap dosyaya sunulmuştur. İlk derece mahkemesince bilirkişi heyetinden alınan 05/09/2020 tarihli raporda; “davacı tarafın davaya konu olan internet bloğu ve sitesinin eser niteliği taşımadığı ve davacının ürününden esinlendiği saptanmıştır. Davacının belirttiği yazılar daha önce başkaları tarafından bilinen hususlar olsa da, davalı tarafından metin içinde kaynak gösterilmemiş. Ancak davalının aldığı bilgiler birebir aynı değildir. Değişikliğe uğramış bilgilerdir. Eser olarak değerlendiremediğimiz davalının iddiası karşılaştırıldığında, davalı ...’ın kitapta davalının internet sitesinden bazı yerleri değiştirerek alıntı yapmıştır. Ancak bunların intihal düzeyinde değildir. Metinde kaynak gösterilmemiş, ancak kitabın sonundaki diğer kitaplar verildiği gibi davacının adı geçen bloğuna da kaynakçada yer verilmiştir. Davalı alıntı yapmıştır ancak alıntı yapılan bölümler hususi özellik taşımamaktadır.150 cümle değiştirilerek alıntı yapılmış ve bu da eserin yüzde 1,5’ine tekabül etmektedir. ... kitabının bilimsel bir eser değildir. Popüler bir kitap olduğundan, çok hususi olmayan ve belli bir sayıda olmak kaydı şartıyla kitabın sonunda kaynakça verilmesinin yeterli olacağı, bilimsel olmayan kitaplar için geçerli olduğu sonucuna varılmıştır. Davacı eser olmayan, ancak alıntı yapılan internet bloğu ve sitesi sahibinin manevi haklarının davalı yayınevi tarafından ihlal edilmediği saptanmış olup” şeklinde görüş bildirdikleri anlaşılmıştır. İtiraz üzerine aynı bilirkişi heyetinden alınan 03/03/2021 tarihli ek raporda; kök rapordaki görüş ve kanaatler tekrar edilmiştir. Davalı ... tarafından dosyaya sunulan Hukuki Mütalaa incelendiğinde; Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk An Bilim Dalı öğretim üyeleri Prof. Dr. E. ..., Prof. Dr. ... ve Prof. Dr. ... tarafından hazırlandığı, “Davacının, kendisinden alındığını iddia ettiği ifadelerin, gerek bilgi, gerek sunum ve gerekse aktarma biçimi açısından hususiyet taşımadığı, itibariyle eserden daha ziyade yazı ve derleme vasfını haiz olduğu, Davacının yazılarında yer alan ifadelerin daha önce de farklı kişi veya portallar tarafından yayımlandığı,Davacının iddia ettiği hususun en fazla tahammül sınırları içinde bir esinlenme olarak nitelendirilebileceği,Esinlenmenin varlığı konusunda görüşümüze Mahkemenizin katılmadığı bir durumda yapılan alıntının FSEK’nun m.36 kapsamında basın iktisabı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği; söz konusu hüküm kapsamında iktibasın yasalara uygun olarak yapıldığı, alıntı yapılan internet sitesine atıf verildiği ve dolayısıyla davacının iddia ettiği intihal olgusunun somut olayda gerçekleşmediği, Davacının ürünün eser sayılmaması sebebiyle ancak haksız rekabete dayalı korumanın gündeme gelebileceği, somut olayda bu tür korumanın dahi söz konusu olmayacağı” sonuç ve kanaatine ulaştıklarının bildirildiği görülmüştür. GEREKÇE: Dava, davacının, daha önce çeşitli yerlerde yayınladığını iddia ettiği yazılarının davalılar tarafından "..." isimli kitapta intihal yolu ile kullanıldığı iddiası ile FSEK bağlamında mali ve manevi haklara tecavüz edildiği iddiasıyla açılan tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili ile davalılardan ... vekili tarafından karara karşı istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Öncelikle davacı vekilinin istinaf talepleri incelenmiştir. Bilirkişi heyetinde konunun uzmanı bilirkişi bulunmadığına ilişkin istinaf talebinin, bilirkişilerin edebiyat, sanat ve dava konusu kitabın konusunu oluşturan gıda sağlığı ile ilgili uzmanlar oldukları, FSEK'in olaya uygulanması hukuki bilgi gerektirdiğinden ve bu hususun Mahkemenin uzmanlık alanında olduğundan buna ilişkin istinaf talebi yerinde bulunmamıştır. Alınan iki bilirkişi raporu ve davalı ... tarafından dosyaya sunulan ve uzman görüşünde davacının kendisinden alıntılandığını iddia ettiği kısımların açık kaynaklarda bulunabilecek bilgiler niteliğinde oldukları, davacının blokunda ve internet sitesinde yayınladığı yazılarının FSEK'nun 2. maddesinde tanımlanan ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olmadığına dair görüş bildirildiği, gerçekten de incelendiklerinde geçmişte gerçekleşen olaylara ilgili bilgiler oldukları, davacının hususiyetini taşımadıkları, davalı ...'ın bu bilgilere pek çok kaynaktan ulaşabileceği, ayrıca davalı ...'ın kitabının kaynakça bölümünde davacının yazılarının yayınlandığı internet sitesini de gösterdiği, bilirkişi raporları ile alıntı olduğu iddia edilen kısımların davalıya ait kitabın %1,5'i kadar bir kısmını oluşturduğunun belirtildiği, bu durumda alıntı söz konusu olsa bile hoşgörü sınırlarında kaldığı kanaatine varılmakla, davacının istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ..., kararın gerekçesinde yer alan "davacının yazılarının eser niteliğine sahip olduğu varsayılsa bile karşılaştırmalı olarak bilirkişi raporunda gösterilen kısımlar, davalıya ait kitabın yaklaşık yüzde 1,5'lik kısmına tekabül etmekte olup" cümlesi yerine "davacının yazılarının eser niteliğine sahip olduğu varsayılsa bile karşılaştırmalı olarak bilirkişi raporunda gösterilen kısımlar, davacının iddiasına göre davalıya ait kitabın yaklaşık yüzde 1,5'lik kısmına tekabül etmekte olup" yazılması gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, gerekçenin bu şekilde değiştirilmesinin sonuca etkisinin bulunmayacağı, ayrıca bilirkişi raporları ile de benzerlik iddia edilen kısımların kitabın %1,5'i kadar olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin de istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekili ile davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacı yandan alınması gereken 269,85 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı ... yönünden alınması gereken 269,85 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL eksik harcın davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 16,50 TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında davalı ...'dan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı ... avansından kullanıldığı anlaşılan; 16,50 TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 07/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.