Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/332 E. 2020/719 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/332
- Karar No
- 2020/719
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/175 KARAR NO: 2024/138 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/10/2020 NUMARASI: 2019/332 E. - 2020/719 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali (Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirkete ait okulun öğrenci ve personel taşıma hizmetlerini yerine getirdiğini, düzenlenen faturaların ödenmesine rağmen personel taşıma hizmeti karşılığında düzenlenen 2018 yılı Ekim, Kasım, Aralık, ayları ile 2019 yılı Ocak ayı faturalarının ihtara rağmen ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğu ve buna ilişkin mutabakat sağlanamadan takip başlatılamayacağını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin takip konusu faturalardan önce başladığını, TTK'da düzenlenen cari hesap şeklinde süren ilişkide mutabakat düzenlenmeden borç alacak durumunun belirlenemeyeceğini, takip konusu edilen 2018 yılı Ekim, Kasım, Aralık ve 2019 yılı Ocak aylarında müvekkilinin taşıma hizmeti almadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin Ekim 2018 itibariyle sonlandırıldığını, bu tarihten itibaren davacıdan hizmet alınmadığını, bu dönemde çoğu zaman kurum personelinin öğrencilerle beraber taşındığını, bazı çalışanların da kendi imkanları ile işe gelip gittiklerini, davacının taşıma hizmetinden memnuniyetsizlik oluştuktan sonra düzenlenen faturalarla haksız kazanç elde edilmeye çalışıldığını, davacının gerçek dışı faturalar düzenleyerek alacak oluşturmaya çalıştığını, düzenlenen faturaların çalışan personel sayısına göre de fahiş olduğunu, gönderilen faturaların kabul edilmeyerek iade edildiğini, faturalarda kaç kişiye ne şekilde hizmet verildiğinin belirtilmediğini, haksız menfaat temin edilmeye çalışan davacının piyasa fiyatının çok üzerinde fatura düzenlediğini, müvekkilinin itirazının haklı olduğunu, alacağın likit olmadığını, kötü niyetli takip nedeniyle davacının kötü niyet tazminatı ödemesi gerektiğini savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava taraflar arasında ticari ilişki olduğundan bahisle alacak olduğuna dair yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319) Dava dosyamızda ispat yükü müdde-i iddiasını ispatla mükelleftir kuralı gereği alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Tarafların tacir olduğu hususu göz önünde bulundurularak davacının iddiası noktasında ticari defterleri üzerinde ihtaratlı inceleme kararı verilmiştir. Yapılan inceleme neticesinde uyuşmazlık konusu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi, bu konuda vergi dairesinden celbedilen kayıtların incelenmesi neticesinde de herhangi bir bildirimde bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu aşamada davacı davalıya vermiş olduğu hizmete ilişkin faturaların teslimini ispat edememiş olup, yargılamada iddianın kanuni delillerle ispatlanması gerektiği dikkate alınarak davacıya dayanmış olduğu yemin delili hatırlatılmış fakat iddiasını ispat için yemine de dayanmayan davacının talepleri hakkında..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davalının personel ve öğrencilerini taşıyarak hizmet verdiğini, taşıma ücretinin uzun süre ödenmesine rağmen 2018 yılı Ekim, Kasım ve Aralık ayı ile 2019 yılı Ocak ayı faturalarının ihtara rağmen ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali için açılan davanın hatalı gerekçelerle reddedildiğini, Faturaların Bakırköy ... Noterliğinin 08.02.2019 tarihli ihtarı ile gönderildiğini ve ihtarnamenin 12.02.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, bu nedenle faturaların tebliğ edilmediğine ilişkin gerekçenin hatalı olduğunu, bu faturaların davalı defterlerine işlendiği ve BA BS formu ile vergi idaresine bildirildiğinin bilirkişi raporuyla belirlenmesine karşın mahkemece aksi değerlendirme ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda bu faturaların maliyeye bildirilmediğine ilişkin bir ibare bulunmamasına karşın mahkeme gerekçesinde bu ibareye yer verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece vergi dairesinden gelen belge ve kayıtlarını gözardı ederek, sanki müvekkilinin vergi dairesine bildirimde bulunmadığının kabul edilmesinin hatalı olduğunu, Mahkeme kabulünün aksine müvekkilinin dava konusu faturalara ilişkin hizmeti verdiğini, taraflar arasında uzun zamandır süren ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişkinin davalı tarafından da inkar edilmediğini, bu nedenle bu ilişkinin hangi tarihte ve kim tarafından sona erdirildiğinin önem kazandığını, davalının ticari ilişkiyi 2018 yılı Ekim ayında sona erdirdiğini beyan etmesine rağmen buna ilişkin bir kanıt sunmadığını, bu durumda ispat külfetinin yer değiştirdiğini ve sözleşmenin bu tarihte sona erdirdiğini davalının kanıtlaması gerektiğini, bu iddianın aksine müvekkilinin haklı nedenle sözleşmeyi feshettiğini, ihtara rağmen faturaların ödenmemesi üzerine 03.01.2019 tarihli ihtar gereği sözleşmenin 04.02.2019 tarihi itibari ile feshedildiğini, bu durumda müvekkilinin bahsedilen döneme kadar hizmeti yerine getirdiğinin açık olduğunu, kaldı ki davalının da müvekkilinin fesih tarihi olan 2019 yılı Şubat ayından itibarende üçüncü kişiden hizmet almaya başladığını, davalının taşıma işini üçüncü kişilerden alması ve bu hizmetin uzun süre müvekkilinden alınmasına karşın Şubat ayından itibaren bir başka kişiden hizmet alınması nedeniyle bu tarihe kadar müvekkilinin hizmet verdiğinin kabulü gerektiğini, Faturaların kötü niyetli şekilde davalının defterlerine işlenmemiş olması hizmetin verilmediğine hangi gün kimin taşındığının davalıya günlük olarak servis listeleri ve mail olarak bildirildiğini, bu dönemde alt taşıma hizmeti alınan taşeronlara ilişkin kayıtların da dosyada olduğunu, bu hizmetin müvekkilince alt taşıyıcılardan fatura karşılığı alındığını, dosyaya ibraz edilen günlük raporlar halindeki mail yazışmaları ve alt taşıyıcı faturalarınının, yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilerek tanık delili ile hizmet verildiğinin kanıtlanmasına fırsat verilmemesinin hatalı olduğunu, davalının hizmet almadığını savunmasına karşın, düzenlenen faturaların yüksek miktarda düzenlendiğinin savunulmasının da hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacı tarafından davalıya verilen personel ve öğrenci taşıması hizmeti alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davacının, davalının personelini taşımasına ilişkin sözleşme ilişkisi bulunmaktadır. Dosyadaki belgeler ve özellikle davacı vekilince sunulan 28.06.2019 tarihli delil dilekçesine göre taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili, davalıya ait personel ve öğrencilerin taşınması için alt yükleniciden hizmet alındığını, alt yükleniciler tarafından düzenlenen faturaların müvekkiline gönderildiğini, taşınan kişilere ilişkin listelerin davalıya bildirildiğini, davalının uzun süre taşıma ücretini ödemesine rağmen, 2018 yılı Ekim, Kasım ve Aralık ayı ile 2019 yılı Ocak ayı faturalarının ödenmediğini ileri sürmektedir. Faturaların ödenmemesi üzerine davacı tarafından düzenlenen Büyükçekmece ...Noterliğinin 03.01.2019 tarih ve ... nolu ihtarı ile üç adet fatura borcunun ödenmesinin ihtar edildiği, ödeme yapılmaması halinde 04.02.2019 tarihi itibariyle taşıma hizmetinin yerine getirilmeyeceğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından düzenlenen Bakırköy ...Noterliğinin 08.02.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile takip konusu dört adet fatura tebliğ edilmiş ve Büyükçekmece ...Noterliğinin 03.01.2019 tarihli ihtarı ile bildirilen üç adet faturanın ödenmemesi halinde hizmetin 04.02.2019 tarihinden sonra verilmeyeceği belirtilmiş ise de davalının talebi ve personelin zorda kalmaması için taşıma hizmetinin 06.02.2019 tarihine kadar yapıldığı, bu tarihe kadar ödeme yapılmaması nedeniyle personel taşımanın bırakıldığı belirtilmiş ve ihtar 12.02.2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı tarafından gönderilen faturalar davalı tarafından kabul edilmeyerek ticari defterlere işlenmemiştir. Davalı tarafından düzenlenen Beyoğlu ...Noterliğinin 22.03.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile davacının keşide ettiği Bakırköy ...Noterliğinin 14.03.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarına cevap verilerek, bu ihtar ekinde gönderilen 28.02.2019 tarih ... nolu 8.060,58 TL bedelli faturanın iade edildiği, fatura konusu hizmetin verilmediği belirtilerek Şubat 2019 ayına ilişkin taşıma hizmeti verilmediği bildirilmiştir. Davacı tarafından Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 2019 yılı Ocak ayı ile 2018 yılı Aralık, Kasım, Ekim aylarına ilişkin toplam 161.211,60 TL bedelli faturaların tahsili amacıyla takip başlatılmış, ödeme emrinin tebliği üzerine, davalı vekili taraflar arasındaki cari hesaba ilişkin mutabakat sağlanmaması nedeniyle müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını bildirilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının takip konusu dönemde personel taşıma hizmeti verip vermediği, verilmiş ise düzenlenen faturaların taraflar arasındaki sözleşmeye ve piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığı noktasındadır. Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, davacının usulüne uygun düzenlenen defterlerinde alacak bulunduğu, davalının defterlerinde dava konusu faturaların kayıtlı olmadığı belirlenmiştir. Bilirkişi tespitine göre taraflar arasında 2018 yılında ticari ilişki bulunduğu ve dava konusu edilmeyen bir adet faturanın davalı defterinde kayıtlı olduğu ve bu fatura bedelinin ödendiği, bunun dışında borç/alacak bulunmadığı, davacının düzenlediği ödenen fatura dahil beş faturayı vergi dairesine bildirildiği, davalının ise ödenen bir adet faturayı vergi dairesine bildirildiği, dava konusu olan dört adet faturanın ise bildirilmediği görülmüştür. Bilirkişi tespitine göre 22.03.2019 tarihli ihtarı ile talep edilen faturanın dava konusu olmadığı belirlenmiştir. Raporda taşıma hizmeti verildiği belirlenmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki taraflar arasında TTK'nın 89 vd maddelerinde düzenlenen yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmamaktadır. Ticari ilişki açık hesap ilişkisi şeklinde yürütülmüş olup, tarafların karşılıklı borç ve alacaklarının açık hesap ilişkisi içinde izlenmiş olması nedeniyle mahsup sonrası kalan miktarın yada açık hesaba işlenen herhangi bir faturanın talep edilebilmesi için bir mutabakata gerek bulunmamaktadır. Davalı, itiraz dilekçesinde genel olarak ticari ilişkinin varlığına karşı çıkmamış ancak mutabakat sağlanmaması nedeniyle borcun gerçek olup olmadığının belirlenmediğini belirtmiştir. Cevap dilekçesinde de benzer savunmalar ileri sürülmüş, bir yandan hizmet alınmayan döneme ilişkin fatura düzenlendiği belirtilmesine karşın, diğer yandan düzenlenen faturaların fahiş olduğu savunulmuştur. Cevap dilekçesinde ayrıca faturaların Beyoğlu ...Noterliğinin ihtarı ile iade edildiği belirtilmiş ancak dosya içerisinde bu ihtara denk gelinmemiştir. Takip konusu faturaların Bakırköy ... Noterliğinin 08.02.2019 tarihli ihtarı ile 12.02.2019 tarihinde davalıya tebliğ edildiği dosyadaki ihtardan anlaşılmıştır. İncelenen bilirkişi raporunun 5.2.2.sırasındaki tespitte faturaların tebliği ve davacının feshine ilişkin ihtarın davalının bir itirazının bulunmadığı belirtilmiştir. Davalının 22.03.2019 tarih ve ... yevmiye nolu Beyoğlu ...Noterliğinin ihtarı takip konusu olmayan Şubat 2019'a ilişkin faturaya yöneliktir. Davalı, taşıma sözleşmesinde davacının sözleşmeye aykırı davrandığını savunmasına rağmen bu hususta kanıt ve belge sunmamıştır. Davacı tarafından sunulan 28.06.2019 tarihli dilekçe ekinde ise taşıma hizmetinin yapıldığına ilişkin bir kısım e-postalar ve listeler sunulmuştur. Bu durumda mahkemece, belirtilen delil listesindeki e-postalar, takip talebine yönelik itiraz, cevap dilekçesi dikkate alınarak taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin hangi tarafça, hangi nedenle ve hangi tarihte sona erdirildiğinin belirlenmesi, taşıma faturalarının davacı tarafından tebliğ edilmesine rağmen bu faturaların itiraz edilerek davacıya iade edilip edilmediği ve hangi tarihte edildiğinin belirlenmesi, buna göre fatura konusu dönemde davalının başka bir kişiden taşıma hizmeti alıp almadığının değerlendirilmesi ve bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin de değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, dosyadaki deliller değerlendirilmeden karar verilmesi usule aykırı olmuştur. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esasına dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.01.02.2024