Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/317 E. 2020/329 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/317
- Karar No
- 2020/329
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/402 - 2024/1494 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2021/402 KARAR NO : 2024/1494 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/10/2020 NUMARASI : 2019/317 E. - 2020/329 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : YİDK Tasarım Kararının İptali, Tasarım Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/10/2020 tarih ve 2019/317 Esas - 2020/329 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekil, davalı şirket vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 20 yılı aşkın süredir, dünyanın farklı mutfak kültürlerine uygun özellikte ve yüksek kalitede ürünler sunduğunu ve “...” markası altında pazarladığını, davalı şirketin 2018/06556 nolu çoklu endüstriyel tasarım başvurusuna yaptıkları itirazın davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa başvuruya konu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığını, dikey soğutucu tasarımlarının ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin daha önce Türkiye’de ve dünyada üretilip pazarlandığını, bunların anonim hale gelen tasarımlar olduğunu ileri sürerek, YİDK’nın 2019/T-352 sayılı kararının iptalini ve 2018/06556-1, 2, 3, 4, 5 sayılı tasarımların tescil taleplerinin reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili, müvekkilinin 1980 yılından beri ticaret hayatında faaliyet gösterdiğini, beyaz eşya, makine imalatı, otomotiv, tarım makinaları gibi sektörlere ve yan sanayi kuruluşlarına hizmet ettiğini, müvekkilinin tasarımların yeni ve ayırt edici olduğunu, davacının mesnet gösterdiği tasarımlara benzemediklerini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, bilirkişi raporundaki "Dava konusu 2018/06556-1 sıra numaralı tasarımın, dosya kapsamında yapılan incelemeler sonucunda 2013/08051-4 sayılı tasarım karşısında ayırt edicilik kriterini sağlamadığı, 2018/06556-2, 3, 4 ve 5 sıra numaralı tasarımların ise dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde yeni ve ayırt edici oldukları" şeklindeki görüşe aynı gerekçelerle iştirak edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2019/T-352 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2018/06556 sayılı 1 sıra nolu tasarım yönünden iptaline, tasarımın bu kısım açısından hükümsüzlüğüne, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, bilirkişi raporunun 2, 3, 4 ve 5 nolu tasarımlar yönünden hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olmadığını, 2 sıra nolu ürünün birleşik ürünün parçası olduğunu, ana iskelet yapısı olan tasarıma kapak, tekmelik ve kanopi takıldığında sadece sağ ve sol kenarlarının görülebileceğini, normal kullanımda görünebilir olma şartının bulunmadığını, yan yüzeylerin yenilik ve ayırt edicilik şartını taşımadığını, bu haliyle bağımsız kullanıma konu edilemeyeceğini, 3 sıra nolu tasarımın da daha önce ... firması tarafından üretildiğini, 4 sıra nolu tasarımın benzerini bir çok firma tarafından üretildiğini, inceleme yapılırken sadece taraflarınca sunulan delillerin dikkate alındığını, dünyanın herhangi bir yerinde tescil başvuru tarihinden önce benzer bir tasarımın kamuya sunulup sunulmadığının araştırılması gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, davaya konu tasarımların yeni ve ayırt edici olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili, müvekkilinin tasarımlarının yeni ve ayırt edici olduğunu, teknik zorunluluklar dışında kalan tasarımlarda küçük farklılıkların ürünü yeni ve ayırt edici hale getirebildiğini, 1 sıra nolu tasarımın da mesnet tasarımdan farklı olduğunu, bilgilenmiş kullanıcının aradaki farkı tespit edebileceğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK tasarım kararının iptali ile tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince hükme alınan bilirkişi raporuna taraf vekillerinin ciddi itirazlarının giderilmediği, raporda mutlak yenilik incelemesinin de yapılmadığı anlaşıldığından, Dairemizce, anılan eksikliklerin giderilmesi için duruşma açılmasına karar verilmiştir. İşlem dosyasının incelenmesinden, davalı şirketin 2018/06556-1, 2, 3, 4, ve 5 sıra nolu soğutucu dolap çoklu tasarımlarının tescili için davalı ... başvuruda bulunduğu, tasarımların tesciline davacı şirket tarafından yapılan itirazın YİDK'nın 2019/T-352 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiği, anılan YİDK kararı davacı tarafa 26.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği ve davanın iki aylık yasal süre içerisinde 16.07.2019 tarihinde dava açıldığı anlaşılmıştır. Tasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup aynı Yasa'nın 56. maddesinde, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların anılan Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiş, maddenin 4. bendinde de yenilik unsuru tanımlanmış ve bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren tasarımların aynı olduğu hüküm altına alınmıştır. Anılan hüküm ile tasarımlar yönünden mutlak yenilik kriteri kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24.04.2017 tarih ve 2015/13749 E. - 2017/2336 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere bir tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı resen gözetilmelidir. Bu nedenle dava konusu olan bir tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadığı, davaya konu tasarım tescil belgesindeki ürün tasarımı ile söz konusu ürünün piyasada mevcut, bilinen tasarımlarla arasında belirgin bir farklılığın bulunup bulunmadığı, davaya konu tasarımın harcı alem bir tasarım olup olmadığı hususlarının tasarımın ilgili olduğu alanda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Dairemizce, bu doğrultuda ek rapor aldırılmıştır. Ek raporda, taraf vekillerinin itirazları değerlendirilmiş; davacı vekilinin 2 nolu tasarıma yönelik itirazlarına ilişkin olarak, raporda "2 nolu tasarımın birleşik bir ürünün bir parçası olduğu ve nihai kullanımda görünmeyeceği yönündeki itirazların, başvuru konusu edilen tasarım görseli karşısında, bu yönde bir algı edinimine yol açmaya elverişli olmadığı, başvuru konusu edilen görselin başlı başına bir tasarım olarak değerlendirilmesinin mümkün olduğu, tasarımın mevcut görselinde kanopi ve tekmelik bölümlerinin olmayışının, anılan tasarımın dolap vasfını ortadan kaldırmadığı" yönünde görüş belirtilmiş, anılan rapor mutlak yenilik incelemesi bakımından hüküm kurmaya elverişli olmadığından, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor aldırılmasına karar verilmiştir. İçerisinde tasarım konusunda uzman bilirkişilerin bulunduğu ikinci heyet tarafından düzenlenen kök ve ek raporda bu kez, 1 ve 3 sıra sayılı çoklu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadıkları belirtilip, 2 nolu tasarımın ise "bir temel form değil, karkas/taşıyıcı yapı olduğu, bu yapının farklı tasarımlarının olmasının muhtemel olduğu, dolaplarda düz yüzeyler çıkarıldığında ortaya çıkacak yapıya ilişkin bir kestirimde bulunmanın doğru olmayacağı ve 2 nolu tasarımın mesnet tasarımlarla karşılaştırılmasının mümkün olmadığı" ifade edilmiştir. İlk iki rapor arasında çelişki oluşması üzerine, bu çelişkinin giderilmesi için üçüncü bir bilirkişi heyetinden rapor alınması yoluna gidilmiş, üçüncü bilirkişi kök ve ek raporunda ise, sadece 1 sıra nolu tasarımın ayırt edicilik kriterini sağlamadığı, 2 sıra nolu tasarımın ise "soğutucu dolap ana iskelet yapısının çıplak görseli olduğu, söz konusu görselden, tasarımın nihai kullanım esnasında bileşik parçanın görünmeyen bölümünü oluşturacağından bahsedilmesinin mümkün olmadığı, bu tasarımın dolabın ek parçaları bulunmayan ana kasa yapısı olduğu, kaldı ki, tasarımın bu haliyle dahi tek başına kullanılabilir bir dolap örneği olduğunun düşünüldüğü, bu anlamda bağımsız bir kullanıma konu edilmesi de mümkün olan bu tasarımın tek başına tasarım korumasına konu edilmeyeceği yorumunda bulunulmasının doğru olmayacağı" yönünde görüş oluşturulmuştur. Alınan üçüncü raporla, ilk iki rapor arasında oluşan çelişki bu şekilde giderilmiştir. 2 sıra nolu tasarımın ise, tasarım konusunda uzman bilirkişilerin aynı yöndeki değerlendirmeleri dikkate alınarak, SMK'nın 56/2. maddesi kapsamında korunma şartlarını taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, dava konusu 2018/06556-1 sıra nolu çoklu tasarımın ayırt edici olmadığı, 2, 3, 4, ve 5 sıra nolu çoklu tasarımların ise tescil şartlarını taşıdığı anlaşıldığından, davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 14/10/2020 gün ve 2019/317 Esas 2020/329 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın KISMEN KABULÜ ile, YİDK'nın 2019/T-352 sayılı kararının 2018/06556-1 sıra nolu tasarım yönünden iptaline, 3-Dava konusu 2018/06556-1 sıra nolu tasarımın HÜKÜMSÜZLÜĞÜ ile SİCİLDEN TERKİNİ'ne, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 383,20 TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 1.800,00 TL bilirkişi ücreti, 121,90 TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 18.000,00 TL bilirkişi ücreti, 71,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 20.155,00 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/5 kabul edilerek, bu orana tekabül eden 4.031,00 TL'ye, 44,40 TL peşin harç, 44,40 TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 4.119,80 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 220,00 TL posta masrafı ile 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 382,10 TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına tekabül eden 305,68 TL'sinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, bakiyesinin anılan davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı şirket tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 11-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 12-Davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara ayrı ayrı iadesine, 13-Davacı kendisini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiğinden ve birden fazla duruşma yapıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 20.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 14-Davalılar kendisini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiğinden ve birden fazla duruşma yapıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 20.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, Dair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı vekili, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, yapılan açık yargılama sonucunda 25/09/2024 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/10/2024 Başkan V. Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.