Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/259 E. 2020/445 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/259
- Karar No
- 2020/445
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/651 - 2025/944 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/651 KARAR NO : 2025/944 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/12/2020 NUMARASI : 2019/259 E. - 2020/445 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/12/2020 tarih ve 2019/259 E. - 2020/445 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ...tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili Şirketin "..." ibareli tanınmış markalarının bulunduğunu, davalı Şirketin ise 2017/87112 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, davalı markasının asli unsurunun "..." ibaresinden oluştuğunu ve başvuruda yer verilen "..." ibaresinin tali unsur olduğunu, bu ibarenin ayırt ediciliği olmadığından, başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığını, emtia benzerliğine ilişkin koşulun da gerçekleştiğini, tüm bu nedenlerle markaların karıştırılacağını, dava konusu başvurunun, müvekkili markalarının serisi olarak algılanacağını, ayrıca müvekkili markalarının tanınmışlığı nedeniyle de başvurunun reddinin gerektiğini ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-2664 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, davacı markalarında da "..." ibaresinin adeta tekliğini kaybedecek şekilde kullanılıp, tek başına esas unsur olmaktan çıktığını, davacının bütün markalarının kullanıldığının ispat edilemediğini, davacı markalarının seri marka vasfını haiz olmadığını, müvekkili başvurusunun özgün ve ayırt edici bir marka olduğunu, taraf markalarının farklı bulunduğunu ve aralarında karıştırılma tehlikesinin olmadığını, SMK 6/5 maddesinde belirtilen olasılıkların da mevcut bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki markada "..." ibaresinin asli unsur olarak yer aldığı, markalar arasında emtia benzerliğinin de oluştuğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında iltibas nedeniyle işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği, bu açıdan SMK'nın 6/1 maddesindeki koşulların bulunduğu, başvuru ibaresi üzerinde davacı tarafın SMK'nın 6/5 ve 6/9 maddeleri kapsamındaki tescil engellerini kanıtlayamasa da markalar arasında iltibas bulunduğundan, bu durumun sonuca etkili görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 2019-M-2664 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2017/87112 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında aranan şartların gerçekleşmediğini, taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, taraf markaları bütün olarak değerlendirildiğinde görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadıklarını, aksi yöndeki mahkeme kararının yerinde bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin "..." ibareli başvurusu ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markaları arasında, dava konusu marka kapsamında yer alan 43. sınıf hizmetler yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi bulunduğu, zira davacının itirazına mesnet markalarında asli unsur olarak yer alan "..." ibaresinin dava konusu markada da asli unsur olarak aynen yer aldığı, dava konusu markada yer alan diğer unsurların yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, dava konusu markanın davacının "..." ibareli seri markalarının devamı olarak algılanacağı anlaşılmakla, davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ...tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı ...tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı ... uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 05/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/05/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.