Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2019/241 E. 2021/293 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2019/241
Karar No
2021/293
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/745 KARAR NO : 2024/1063 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/09/2021 NUMARASI : 2019/241 E. - 2021/293 K. DAVACI : VEKİLLERİ DAVALI : DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/09/2021 tarih ve 2019/241 E. - 2021/293 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2008/21958 sayılı "..." ibareli markanın sahibi olduğunu, bu marka altında Adana ilinde ayakkabı üretim ve satım sektöründe faaliyet gösterdiğini, bu markanın gerçek hak sahibinin de müvekkili olduğunu, davalı gerçek kişinin 2018/03333 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, dava konusu marka başvurusunun tescil edilmesinin müvekkilinin ticari menfaatlerine zarar vereceğini, dava konusu başvurunun, müvekkili markasının birebir aynısı olduğunu, aynı mal ve hizmetlerde tescil ettirilmek istendiğini, davalının başvurusunun kötü niyetli olduğunu, davalının bir zorunluluğu olmadığı halde müvekkiline ait markayı tercih etmesinin, kötü niyetini gösterdiğini, müvekkilinin 1997 yılından beri sektörde olduğunu, bu süreçte davalı ile de ticari ilişkiye girdiğini, dolayısıyla davalının müvekkili markasından haberdar olduğunu, müvekkilinin markasının kullanımını ispat yönünde talepte bulunan davalının bu talebinin de kötü niyetli bulunduğunu, müvekkilinin Türkiye’de markasını ciddi şekilde kullandığını ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-3421 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının itirazına mesnet 2008/21958 sayılı markanın kullanıldığının ispat edilemediğini, bu sebeple söz konusu markanın SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında değerlendirmeye alınmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, süresi içinde davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı yanın işlem ve dava dosyasına dayanak tek markası olan 2008/21958 sayılı markasına karşı davalı yanca ileri sürülen kullanmama def’i savunması karşısında, davacının markasını tescil edilmiş olan emtia gruplarında yoğun ve ciddi olarak kullandığını ispat ettiği, davacı markasını oluşturan sözcük grubunun bir bütün olarak dava konusu başvuruda kullanıldığı, dava konusu başvurunun, meydana getiriliş kompozisyonu itibariyle davacı markası ile görsel, kavramsal ve işitsel unsurların tamamı bakımından ve yine bütüncül algı itibariyle karıştırılacak düzeyde bir benzerliğe sahip olduğu, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, her ne kadar taraf markaları kapsamındaki benzerlik düzeyi tek başına kötü niyet göstergesi değil ise de gerek davacı yanca 23.11.2017 tarihinde Adana 2. Noterliği’nin 10597 yevmiye numarası ile davalıya gönderilmiş bir ihtarname varken davalının bu tarihten kısa bir süre sonra anılan ibare ile marka başvurusunda bulunmuş olması gerekse de başvuru konusu edilen görselin yine dosya kapsamına davacı yanca sunulan delillerden, birebir davacı yanın fiilen kullandığı görseli içermesi hususları nazara alındığında, davalının kötü niyetle hareket ettiğinin kabulünün uygun düşeceği, başvurunun davacının tescilli markası kapsamındaki emtiayı kapsadığı da düşünüldüğünde, davalının açık bir şekilde davacı markasının varlığından haberdar olduğu, bu hususun da kötü niyeti ortaya koyar nitelikte bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile YİDK'in 2019-M-3421 sayılı kararının iptaline, davalıya ait 2018/03333 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, YİDK kararının iptali istemine ilişkin davanın, marka işlem dosyasına ibraz edilen bilgi ve belgeler ile sınırlı olarak incelenmesi ve bu kapsamda karar verilmesi gerektiğini, mahkemece bu temel nokta dikkate alınmaksızın ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, bilirkişi raporuna ilişkin itirazları da dikkate alınmaksızın karar verildiğini, idari süreçte Kuruma sunulan bilgi ve belgelerin, kullanım ispatı hususunda yetersiz olduğu için kanun hükmü gereğince itiraza mesnet gösterilen markanın SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında yapılacak incelemede dikkate alınmadığını, Kurum tarafından yapılan iş ve işlemlerin yasaya uygun olduğunu, yine itiraz aşamasında sunulmayan bir ihtarnameye dayanılarak kötü niyet iddiasının kabul edildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkilinin ilgili marka başvurusunu çok öncesinden yaptığını, markayı da iyi niyetli olarak sık ve yoğun bir şekilde kullandığını, davacı tarafın, itirazına mesnet markayı kullandığını ispatlayamadığını, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağının aşılarak, davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, müvekkilinin yıllardır bu markayı kullandığını, davacının kötü niyetli olarak işbu markayı kullanmaya devam ettiğini, davanın da kötü niyetli olarak açıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının, dava konusu marka başvurusuna itirazında açıkça kötü niyet gerekçesine de dayandığı, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesinin, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığı yönündeki gerekçesinde de bir isabetsizlik olmadığı, öte yandan SMK'nın 19/1. maddesi uyarınca davalı Kurumun, gerekli gördüğü takdirde taraflardan ek bilgi ve belge sunmalarını isteme yetkisi bulunduğu, kaldı ki kötü niyetin işlem dosyasına sunulan fotoğraf ve delillerle de ispat edildiği, kötü niyet gerekçesine dayalı ilk derece mahkemesi kararı yerinde olduğundan, SMK'nın 6/1 maddesi kapsamındaki itiraz yönünden, davacı markasının kullanılıp kullanılmadığı hususunun incelenmesine gerek bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı şahıs ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı şahıstan ve davalı ... alınması gereken 427,60'ar TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şahıs ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90'ar TL'nin davalı şahıstan ve davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 31/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/05/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2019/241, K. 2021/293, T. 23.11.2017, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2019-241-e-2021-293-k-dbbf34db9f3f