Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/236 E. 2021/402 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/236
- Karar No
- 2021/402
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2022/625 Esas KARAR NO:2024/1944 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:19/11/2021 NUMARASI:2019/236 E. - 2021/402 K. DAVANIN KONUSU:Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:28/11/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 06.12.2012 tarihinde ''Mimarlık ve Mühendislik Proje Hizmeti” alınmasına yönelik hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin toplam bedelinin 106.000,00 TL + KDV olduğunu, bu işe ilişkin olarak müvekkil şirketin 6.360,00 TL kesin teminat yatırdığını, işin süresinin ise işe başlama tarihinden itibaren 60 gün olarak kararlaştırıldığını, davalının projeyle ilgili üzerine düşen işlemleri yapmadığını, vaziyet planı onayını alarak müvekkiline sunmadığını, davalı tarafın süre konusuyla ilgili sorun olmayacağını müvekkiline söylediğini, müvekkilinin yapılabilen işlere ilişkin tamamlanan projeleri ... Mesken Müdürlüğü’ne sunduğunu, davalının sözleşmenin normal bitim tarihi olan 07.02.2013’ten yaklaşık bir ay sonra 01.03.2013 tarih ve TN:... sayılı yazı ile Kağıthane Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nden vaziyet planı onayı talebinde bulunduğunu, davalının İstanbul .... Noterliği’nden keşide ettiği 12.06.2013 tarih ve ...’lu ihtarname ile Sözleşme’nin 16. maddesi hükmüne göre cezalı çalışma süresinin 18.05.2013 tarihinde dolduğunu ileri sürerek sözleşmenin feshedildiğini ihbar ettiğini, davalının sözleşme konusu işlerle ilgili Tasfiye Kabul Tutanağı ve hak edişlerin hazırlandığını belirttiğini, müvekkiline toplam sözleşme bedelinin %30’u tutarında (31.800,00 TL) ceza tahakkuk ettirildiğini, yapılan işlemden sonra müvekkil davacı Şirket’e 18.199,30-TL borç çıkarıldığını, müvekkil şirketin davalıya tekrar müracaat ettiğini, sözleşme konusu işleri kabul komisyonunun bilgisi, yönlendirme ve talebi doğrultusunda tamamladığını, yeniden hesaplama yapılarak, kesin hesap ve hak edişin düzenlenmesi talebinde bulunduğunu, projeye dair teslimlerin yapıldığının davalı tarafından teyit edildiğini, davalı idarenin kendisinin İdari Sözleşmeden doğan yükümlülüklerini zamanında yerine getirmediğini ve bundan kaynaklanan gecikmelerin faturasını da müvekkiline yansıtarak haksız fesih gerçekleştirdiğini, müvekkil şirketin izni alınmadan ve kendisine herhangi bir ödeme yapılmadan müvekkiline ait mimari projenin, davalı idare tarafından Kağıthane İlçesi, ..., ... Ada ... Parsel, ... Ada ... Parseller ve ... ada ... Parsellerde kullanıldığını, kopyalanmak suretiyle uygulatıldığını, davalı idarenin işe ilişkin müelliflik haklarının tamamının müvekkilinde olduğunu, dava konusu işin şekil olarak planların tamamen aynı olduğunu, ufak farklılıklar veya ilavelerle birlikte müvekkilinin sehven yapılan bariz hatalarının dahi taklit edilerek uygulandığını, davalı idare’nin izinsiz kopyalama işlemlerinin müvekkilinin mimari projesine tecavüz mahiyetinde olduğunu maddi ve manevi haklarını ihlal ettiğini belirtmiş müvekkilleri tarafından hazırlanıp idareye sunulan proje ile uygulanan mimari projenin kıyaslanması suretiyle aradaki benzerliklerin bilirkişi incelemesi yapılarak tespiti ile projeye konu olan inşaat ruhsatlarının verildiği tarihteki rayiç mimari proje bedellerinin üç katı tutarında tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 318.000,00 TL maddi tazminatın ruhsat tarihlerinden itibaren uygulanacak ticari reeskont faizi ile tahsilini yine 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile masrafı davalılara ait olmak üzere ilgili hükmün yüksek tirajlı ulusal yayın yapan gazetelerin birinde ilanına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;dava konusu işin müvekkili ile davacı arasında pazarlık usulü ile ihalesi yapılan ve 06.12.2012 tarihinde sözleşmesi yapılan bir iş olduğunu, 10.12.2012 tarihinde yer tesliminin yapıldığını ve işin süresinin 60 gün olduğunu, davacı tarafından iddia edilen Kağıthane Belediyesinin 15.03.2013 tarihli yazısında belirtilen eksikliklerin davacının sözleşme kapsamında yapması gereken işleri engelleyici nitelikte olmadığını, çalışılan süreçte davacının müvekkiline yerine getirmediklerini iddia ettiği eksikliklere ilişkin bir talepte bulunmadığını, sözleşme teknik şartname kapsamında davacının sorumluluğunun mimari, statik ve peyzaj projelerini hazırlamak ve teknik şartnamenin B.1 ve B.2 maddesinde belirtilen projeler, analizler, raporlar, hesaplar, mahal listeleri ve metraj hesaplamalarının teslim edilmesi olduğunu, ihale kapsamında proje onaylarına ilişkin davacının sorumluluğunun sadece İtfaiye Destek Hizmetleri Müdürlüğü onayı ve statik projenin teknik üniversite veya oda onayına sunulması olduğunu, davacının 07.02.2013 tarihli dilekçesi ile işi tamamladığını müvekkiline bildirdiğini ancak teslim edilmesi gereken belgelerin dilekçe ekinde bulunmadığının müvekkili tarafından tespit edilmesi üzerine davacıya 19.02.2013 tarihli yazı ile günlük olarak sözleşme bedelinin yüzde 0,3' ü oranında ceza uygulanacağının bildirildiğini, davacının sözleşmeye göre teslim tarihi olan 07.02.2013 tarihi sonrasında 29.03.2013 tarihinde İtfaiye onaylı mimari uygulama projelerini ... ada ... parsele ait projeler hariç olmak üzere müvekkiline teslim edildiğini ve bu durumun davacının iddia ettiği şekilde müvekkili tarafından davacıya verilmesi gereken ancak verilmeyen eksik bir belge olmadığını gösterdiğini, 19.02.2013 tarihinde müvekkilince davacıya teslimin eksik olduğunu ve cezalı çalışma döneminde olunduğunun bildirildiğini, sözleşmeye göre cezalı çalışma sonucunda hesaplanan ceza bedelinin hiçbir suretle sözleşme bedelinin yüzde 30'unu geçmeyeceğinin kararlaştırılması nedeniyle ve bu miktarın 18.05.2013 tarihinde dolması nedeniyle müvekkilinin sözleşmenin 16.3 sayılı maddesi uyarınca 07.06.2013 tarihinde Başkanlık Onayı ile fesih işlemleri ve yapılan işlerin tespiti için Tasfiye Heyeti oluşturulduğunu, davacının 10.06.2013 tarihinde müvekkili idare müdürlüğüne çağrıldığını ve tespit tutanağının hazırlandığını ancak davacının tutanağı imzadan imtina ettiğini ve müvekkili idare tarafından tutanağın imza altına alındığını, tutanağa göre ihale konusu iş kapsamındaki ... ada ... parsele ... ada ... parsele ilişkin itfaiye onaylı mimari projelerin teslim edildiğinin tespit edildiğini, 12.06.2013 tarihinde Tasfiye Kabul Tutanağının imza altına alındığını, davacı tarafından 20.06.2013 tarihinde müvekkiline gönderilen ihtarname ile eksiklerin giderilinceye kadar geçen sürenin sözleşmeye eklenmesi gerektiğinden bahisle fesih işleminin sözleşmeye aykırı olduğunun belirtildiğini ancak hem sözleşmenin 17.2.1 hem de HİGŞ'nin 35'inci maddesine göre davacının fesih öncesinde süre uzatım talebinde bulunmamış olması nedeniyle fesih sonrasında süre uzatımı talebinin uygun olmadığını, davacının sözleşmeye göre belirlenen teslim tarihinden 5 ay sonra 11.07.2013 tarihinde yaptığı teslimler fesih sonrasında yapılmış olmaları nedeniyle değerlendirmeye alınmadığını, davacıya 12.06.2013 tarihli hak ediş raporu düzenlenerek teslim ettiği mimari proje bedellerinin ödendiğini ve davacı tarafın iddia ettiği şekilde bedelsiz bir kullanımın söz konusu olmadığını, müvekkilinin ihale kapsamında süresi içerisinde teslim alınan mimari projelerin teslimi yapılmayan ... ada ... parsel hariç revize ederek kullanarak yapı ruhsatı alındığını belirtmiş, davanın tümden reddini talep etmiştir.Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; vaziyet planının onay işlemleri için gerekli olan arsalardaki terk ve tevhid işlemleri davalı tarafın ihale öncesi yapması gereken işlemler olduğunu, davalı taraf da süresinde proje alanları ile ilgili terk ve tevhid işlemlerini yaptırmadığından vaziyet planı onayı yapılamadığını, davalı tarafından söz konusu işlemlerin yapılması ile ilgili müvekkili tarafından davalı idareye herhangi bir başvuru yapılmadığı iddia edilmiş ise de davalı idareye yerine getirmediği edimler nedeniyle projenin süresinde teslim edilemeyeceğinin hatırlatıldığını, ... Ada’daki parsellerin birleştirilmiş hallerine ait belgelerin müvekkile hala ulaştırılmadığını, bu sebeple ... Ada ile ilgili çalışma yapılamadığını, davalının yerine getirmediği edimler nedeniyle projenin süresinde teslim edilemeyeceği ortaya çıktığında davalı tarafın işin son teslim tarihini gösteren bir dilekçe ile mevcut yapılan işlerin teslim edilerek projeye devam edilmesini ve süre konusuyla ilgili sorun olmayacağını müvekkile söylediğini, müvekkili ile yazılı-sözlü irtibatı devam ederken davalı idarenin, İstanbul .... Noterliği’nden keşide ettiği 12.06.2013 tarih ve ... YN’lu ihtarname ile sözleşmenin 16. maddesi hükmüne göre cezalı çalışma süresinin 18.05.2013 tarihinde dolduğunu ileri sürerek sözleşmenin feshedildiğini ihbar ettiğini, müvekkili tarafından üretilen projenin kullanıldığını, müvekkile söz konusu projelerin hak edişlerinin eksik ödendiğini, 12.06.2013 tarihli tasfiye tutanağı ve hak ediş raporunun müvekkili tarafından itirazı kayıt ile imzalandığını, davalı tarafından hak ediş raporunun davanın taraflarınca karşılıklı olarak imzalandığını, davalı idarenin tasfiye kabul tutanağı ve hak edişlerin hazırlandığını belirttiği 02.07.2013 tarihli yazısı ile müvekkilini 05.07.2013’te Mesken Müdürlüğü’ne çağırdığını, sözleşme konusuyla ilgili yapılan işlerin listesini çıkardığını, 05.07.2013 tarihli hak ediş raporunda işin %11,25’inin bittiğinin belirtilerek toplam hakediş tutarını 11.925,00-TL olarak belirlendiğini, müvekkiline toplam sözleşme bedelinin %30’u tutarında 31.800,00 TL ceza tahakkuk ettirildiğini, yapılan mahsuplaşma işleminden sonra müvekkiline 18.199,30-TL borç çıkarıldığını, 12.06.2013 tarihli tasfiye tutanağı ve hak ediş raporunun müvekkili tarafından itirazen imzalandığını, sözleşmenin haksız feshini kabul etmediklerini, davalının dilekçesinde tüm projelerin teslim edildiğini açıkça ikrar ettiğini, mimari projelerin tamamının teslim edildiğinin davalı tarafından ikrar edilmiş olmasına karşın hak edişleri ödenmeyen mimari projelerin davalı idare tarafından kullanılarak yapı ruhsatı alınması müvekkilinin mali ve manevi haklarına tecavüz teşkil ettiğini, davalı idarenin 12.06.2013 tarihli feshe ilişkin ihtarına cevaben müvekkili tarafından 20.06.2013 tarihli dilekçe ile söz konusu eksikliklerin idare tarafından tamamlanmadığını, bu eksiklikler giderilmeden de müvekkilinin işi teslim etmesinin mümkün olmadığını, davalı tarafından müvekkilinin 20 gün içinde süre uzatım talebinde bulunmadığını, süresinde yapılmayan süre uzatım talebinin değerlendirmeye alınmadığını,Yigş gereği idarenin sebebiyet verdiği gecikmelerde süre uzatım talebi yönünden 20 günlük süre şartı bulunmadığını, davalının bu yöndeki iddialarının asılsız olduğunu, müelliflik haklarının tamamının müvekkilinde olduğunu, müvekkili tarafından hazırlanıp idareye sunulan proje ile uygulanan mimari projenin kıyaslanması suretiyle aradaki benzerliklerin bilirkişi incelemesi yapılarak tespiti ile davanın kabulünü talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince; "Tüm dosya kapsamı izahı yapılan mevzuat kapsamında değerlendirildiğinde; ihale ve sözleşme kapsamında teslim edilen, yine sözleşme göre hak ediş ve cezaların ödendiği kabul edilen davaya konu projelerin eser niteliğinde olduğu kabul olunsa dahi izinsiz kullanım ve tecavüz iddiasının dinlenilemeyeceği, sözleşmeye dayalı taleplerin -haksız fesih, cezai şart, bakiye alacak vs -iş bu davanın konusu olmadığı dikkate alındığında FSEK 68 kapsamında tazminat taleplerinin kabulünün mümkün olmadığı, yine kullanımların tecavüz teşkil etmediği dikkate alındığında FSEK 70 e dayalı taleplerin de dinlenilemeyeceği, her ne kadar raporda bir kısım hesaplamalar yapılmış ise de bu hesaplamaların sözleşmeye dayalı haksız fesih ya da eksik ödemenin konusunu oluşturduğu, sözleşme ve şartnameler kapsamında hak edişlerini ödediği eser- proje yönünden davalı idarenin mali hak sahibi olduğunun kabulünün gerektiği maddi tazminat şartlarının oluşmadığı, yasaklı olmasından kaynaklı zarar taleplerinin FSEK 70 kapsamında değerlendirilemeyeceği zira bu hususun sözleşme ve fesih sürecine ilişkin olduğu izinsiz kullanıma dayalı olarak talep edilemeyeceğinin izahtan vareste olduğu, yine izinsiz kullanıma ilişkin (talep bu yönde olmakla ve taleple sınırlı değerlendirme yapılmış olmakla) manevi tazminat talebinin izinsiz kullanım kabulünün mümkün olmadığı dikkate alındığında dinlenilemeyeceği sonucuna ulaşılmakla davacının sübut bulmayan davasının reddi" şeklindeki gerekçesi ile;Davanın REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur. İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının gerekçesi dosya kapsamı ve ilişkin yasal düzenlemelerle çeliştiğini, yazışmalar değerlendirildiğinde projenin geç teslimine davalının sebep olduğunu, işin ifaya elverişli şekil ve ölçekte ihale edilmediğini, ifa süresince idarenin atıl kaldığı, proje ile zemin etüdü arasında sıkı bir bağ olduğunu, dolayısıyla idare tarafından yapılması gereken bir takım işlemlerin süresinde ve gereği gibi yapılmadığını, davalının sözleşmenin bitim tarihi olan 07.02.2013 tarihinden yaklaşık bir ay sonra 01.03.2013 tarihinde Kağıthane Belediyesinden vaziyet planı onay talebinde bulunduğunu, vaziyet planının işlemlerin ön adımı olduğunu, davalıya ilgili belediye tarafından 15.3.2013 tarihli cevapta imar durum belgesi, terk, tevhit gibi yasal işlemlerdeki eksikliklerin evvel emirde ikmal edilmesi talebin bu çerçevede ve daha sonra değerlendirilebileceğinin belirtildiğini, esasen müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirdiğini, gecikmenin belediyeden kaynaklandığını, müvekkil, sözleşme konusunu oluşturan projeleri teslim ettiğini ve hak sahipliğini ispatladığını, davalı IBB projeleri aynen kullanmak suretiyle iltibas ve tecavüz fiilini gerçekleştirdiğini, dava konusu projelerin süresinde teslim edilip edilmemesi dava konusu iddialarının ispat edilmiş olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini, davanın haklılığının sabit olduğunu bu sebeple davanın reddini hukuk ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporun da müvekkil çalışmasının eser vasfı, davalı tarafça birebir taklit edildiği tespit edildiğini, müvekkilin eser sahibi olduğunu, taraflar arasında bir sözleşme olduğu ve işin bedeli de 106.000 TL.+ Kdv olarak belirlendiğini, 68. madde bağlamında tazminat hesaplaması yapılırken, tazminata esas alınması gereken tutarın bu olduğunu, tarafca maddi tazminat olarak talep edilen miktarda bu tutarın üç katına karşılık geldiğini, Kdv tutarı da bedel tespiti yönünden dikkate alınması gerektiğini, taraflar arasında sözleşme varsa ve bedel içeriyorsa, bu baz alınarak telif tazminatı hesaplanması gerektiğini, 68. madde ile bağdaşmayan şekilde oransal bir takım hesaplamalar ve kabul edilemez farazi kabullerle müvekkilin alacaklı olabileceği bir rakam zikredildiğini, maddenin uygulanması bakımından gerek ve yer olmamakla işbu dilekçede değinilmediğini, sözleşmede bedelin belirlendiğini, tazminat hesabında esas alınması gereken tutarın bu olduğunu ek ve kök raporda belirlenen tutarın 3 kat tazminat talep edilebileceğini, hukuksal olarak kabul edilemez bir tespit yapıldığını, defterler üzerinde yapılan inceleme ile de ihaleden yasaklı olunan dönem yönünden satış ve dolayısıyla karın düştüğünü, yasaklılık döneminin bitmesinin akabinde de, yükseliş eğilimi gözlendiğinden, söz edildiğini, rakamsal bir değerlendirme ve tespit yapıldığını, defter kayıtları baz alınarak bir değerlendirme ve tespit yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde tamamen ortadan kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ihale kapsamında yükleniciye 19.02.2013 tarihinde yazılan yazı ile teslimin eksik olarak yapıldığını, dava konusu işin fesih işlemleri ve yapılan işlerin tespiti için kontrol heyeti dışında Tasfiye Heyeti oluşturulduğunu, heyetin düzenlediğini, tespit tutanağı için İdarece yüklenici 07.06.2013 tarihinde yazılan yazı ile 10.06.2013 tarihinde müdürlüğe çağırıldığını ve durum tespit tutanağı yüklenicinin imzadan imtina etmesi nedeniyle idarece imza altına alındığını, tespit edilen duruma göre, ihale konusu iş kapsamında mimari projeler teslim edildiğini, fesih bildirimi ve idare tarafından görevlendirilen heyet ve yüklenici davacı firma ile birlikte 12.06.2013 tarihinde düzenlenerek imza altına alınan Tasfiye (Fesih) kabul tutanağına idarece sözleşme süresi içerisinde teslimi yapılan ve durum tespit tutanağında listelenen projelere ait ödemeler davacı tarafa 12.06.2013 tarihli hak ediş raporu düzenlenerek ödendiğini, projelere ödeme yapılmadan bedelsiz kullanımın söz konusu olmadığını, davacı tarafından idareye teslim edilen projelerin değerlendirilirken sözleşme eki puantaj tablosu esas alınarak hesaplama yapılmış ve hakkedişin düzenlendiğini, dava konusu olayda izinsiz kullanım veya tecavüzün söz konusu olmadığını, tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminat koşullarının da oluşmadığını ve istenilen miktarın fahiş olduğunu, davacının istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı dava dilekçesi ile sözleşme kapsamında, Davalı İdarenin talebi doğrultusunda sınırları belirli bir coğrafi alan için özel olarak hazırlanan mimari projenin davalılar tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak intihal yapılmak suretiyle kullanıldığı ve müvekkilin FSEK’ten kaynaklanan hukuki ve mali haklarının ihlal edildiğini belirterek 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu md. 68 uyarınca; -İnşaat ruhsat tarihlerindeki rayiç mimari proje bedelleri dikkate alınmak kaydıyla, (tespit edilecek bedelin üç kat fazlası) şimdilik 318.000,00 TL maddi tazminata ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu md. 70 uyarınca; Müvekkil Şirket’in İdare ile yapmış olduğu sözleşmeden doğan yükümlüklerini yerine getirmede yaşadığı, davalı İdarenin kusurundan kaynaklanan zorluklar, sözleşmenin haksız olarak feshedilmesi sürecinde maruz kaldığı sıkıntılar, kamu ihalelerinden bir yıl süreyle yasaklılık hali, neticesinde ticari gelir ve kardan mahrum kalması mesleki itibar kaybı ile, ayrıca fesih sonrasında Müvekkilin fikri eseri olan Projenin, kendi haberi izni olmaksızın ve ücret ödenmeksizin kullanılması, projenin tüm özgünlüğü ve hususiyetinin ortadan kalkması, intihal nedeniyle duyduğu elem, üzüntü göz önünde bulundurularak 100.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Taraflar arasında imzalanan 06.12.2012 tarihli “Kağıthane İlçesi; ... Mahallesi, ... ada,... Parseller ve ... ada ... Parselde Mimarlık Proje Hizmeti Yaptırılması” başlıklı Sözleşmenin; “İş Tanımı” başlıklı 5’inci maddesinde “Sözleşme konusu iş Kağıthane İlçesi, ... Mahallesi, ... ada ..., 15 parseller, ... ada ... parseller ve ... ada ... parselde Mimarlık ve Mühendislik Proje Hizmeti yaptırılması olduğu, “Sözleşmenin Türü ve Bedeli” başlıklı 6’ıncı maddesinde “toplam götürü bedeli 106.000,00 TL +KDV” denildiği, “İşin Süresi” başlıklı 9’uncu maddesinde “İşin süresi işe başlama tarihinden itibaren 60 (altmış) gün olduğu, “İşin yapılma yeri, işyeri teslimi ve işe başlama tarihi” başlıklı 10’ucnu maddede “…işin başlama tarihi sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 3 (üç) gün içinde işyeri teslimi yapılarak işe başlanır” düzenlemesinin yer aldığı görülmüştür. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 30/10/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; " davacı ile davalı arasında Kağıthane İlçesi; ... Mahallesi, ... ada, ...Parseller ve ... ada ... Parselde Mimarlık Proje Hizmeti Yaptırılması İşi için toplam 106.000,00 TL bedelli Götürü Bedel üzerinden 06.12.2012 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında davacının hem mimari uygulama projeleri hem de statik projeleri hazırlaması gerekirken ve 60 günlük teslim süresi ve sonrasındaki toplam proje bedelinin %30’u oranındaki ceza bedeli karşılığı süresi içinde sadece mimari uygulama projelerini teslim edebildiğini, cezalı çalışma süresi sonunda taraflar arasındaki sözleşmenin “Cezalar ve Sözleşmenin Feshi” başlıklı 16. maddesi uyarınca davalının sözleşmeyi haklı olarak feshettiği, fesih sonrasında davalı tarafından hazırlanan ve yapılan işler icmalinde mimari proje hizmetleri bedelinin teknik anlamda kontrol edilebilir bir şekilde açıklanmadan tüm işin %11,25’in oluşturduğunu, bundan bahisle davacının alacağının 11.925,00 TL olarak hesaplanmasının uygun olmadığını, davacının hazırladığı mimari proje bedelinin 53.311,13 TL olabileceğini, davacının işi tamamlayamaması nedeniyle davalının taraflar arasındaki sözleşmenin “Cezalar ve Sözleşmenin Feshi” başlıklı 16. maddesi uyarınca cezalı çalışma süresi karşılığı olarak hesapladığı 31.800,00 TL cezanın uygun olduğunu ve bu haliyle Davacının Davalıdan Sözleşme yılı olan 2012 yılı itibariyle hazırladığı mimari proje karşılığı olarak 53.311,13 TL - 31.800,00 TL = 21.511,13 TL alacaklı olabileceği " belirtilmiştir. 13/07/2021 tarihli EK bilirkişi raporunda özetle; " Teknik açıdan Bilirkişi Kök Raporunda belirtilen teknik görüş ve kanaatlerin değiştirmelerini gerektirecek yeni bir bilgi ve belge bulunmadığını, kök rapordaki teknik görüş ve kanaatleri aynen korumakta olduklarını, Hukuki açıdan: FSEK 68. Madde de belirtilen “Sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir." uyarınca, davacı mimar kök raporda hesaplanan 21.511,13 TL bedelin üç katı olan 64.533,39 TL bedelin talep edilebileceğini, FSEK 68. Madde kapsamında talep edilebilecek bedele ilişkin hukuki değerlendirme ve takdir davacının tutulması zorunlu ticari defterlerinin TTK hükümlerine göre usulüne uygun olarak tutulduğunu, açılış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığını, defterlerin sahipleri lehine takdiri delil niteliğine haiz olduğunu, FSEK 70. Maddeye dayanan talepler yönünden yasaklı dönemle ilgili davacının zarar ettiğini takdir edilmesi halinde talep edilebilecek tazminat miktarının 93.768,29 TL olduğunu, görüş ve kanaati oluştuğu" belirtilmiştir. 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 1/B-a maddesine göre eser, sahibinin hususiyetini taşıyan, ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar ve sinema eserleri türlerinden birisi içine giren her nevi fikir ve sanat mahsulüdür. Bu anlamda bir eserin FSEK anlamında eser sayılabilmesi için sahibinin hususiyetini taşıması ve Kanunda sayılan eser türlerinden birine girmesi şeklinde iki şartın varlığı aranacaktır. Konuyla ilgili olarak, Kanunun 2.maddesinin 3.bendin de “3. (Değişik: 7/6/1995 - 4110/1 md.) Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topoğrafyaya ait maket ve benzerleri, her çeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeleri” olarak tanımlamıştır. Somut olayda, mahkemece alınan bilirkişi raporunda, (raporun 5. Sayfası 4.1 paragrafı) Dava dosyasındaki mimari projelerin karşılaştırılması başlıklı kısımda; davacı tarafça yapılan projelerin yapım ruhsatı alınması için kullanıldığı özgün durumdaki dört ayrı projenin her blok için ayrı proje paftası oluşturulması nedeniyle 8 projeye ve bloklardan ikisi için proje içeriğini ve niteliğini etkilemeyecek nitelikte vaziyet planında blok yerinin 1 m kaydırılması gerekçesiyle tadilat ruhsatı alınabilmesi için 2 proje olmak üzere sayının 10 çıktığı davacının projesindeki davacının müelliflik bilgilerinin bulunduğu kapak sayfasının çıkarılarak yeni bir kapak sayfasının eklendiği ve proje müellifi olarak dava dışı başka kişilerin isim ve imzalarının bulunduğu söz konusu yerlere ilişkin yapı ruhsatı alınması için kullanılan mimari projelerin içerik ve nitelik olarak davacı tarafından hazırlanan projelerle birebir aynı olduğu beyan edilmiştir.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafça hazırlanan 4 ayrı projenin 10 projeye çıkarılarak, davacının müelliflik bilgilerinin bulunduğu kapak sayfasının çıkarıldığı yeni bir kapak sayfası eklendiği açıklanmakla, davacı eser sahibinin çoğaltma ve işleme hakkının ihlal edilip edilmediğinin değerlendirilmesi gerekirken değerlendirilmediği, mahkemece eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna dayanarak karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkemenin kabulüne göre de, davacının mali haklarının ihlal edilmediği kanaatine varılması halinde çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince davacının sözleşmeden kaynaklanan alacağın bulunup bulunmadığı konusunda rapora itirazlarının değerlendirilmesi yönünden yeni bir heyetten rapor alınması gerekir iken eksik inceleme neticesinde karar verildiği anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda işaret edilen hususlarda esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 19/11/2021 tarih, 2019/236 E. 2021/402 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 28/11/2024