Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/23 E. 2020/24 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/23
- Karar No
- 2020/24
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/2262 KARAR NO : 2024/2109 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/02/2020 NUMARASI : 2019/23 E. - 2020/24 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Dairemizce verilen 12/07/2023 tarih, 2021/957 E. - 2023/958 K. sayılı karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 30/09/2024 tarih ve 2023/4768 E. - 2024/6906 K. sayılı kararıyla bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markalarını mesnet göstererek davalı şirketin 2018/44600 nolu "şekil+ ..." ibareli marka başvurusuna itiraz edildiğini, itirazın davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin "..." ibareli seri markalarının bulunduğunu, müvekkilinin markalarına iltibas oluşturacak derecede benzer davalı şirkete ait marka başvurusu ile müvekkiline ait "..." ibareli seri markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkili markalarının tanınmış markalar olduğunu, davalı marka başvurusunun müvekkiline ait tanınmış markaların ayırt ediciliğini zedeleyeceğini, davalının kötüniyetli olduğunu, nitekim dava konusu marka başvurusunun aynısının daha önce 2015/32727 nolu başvuruya konu edildiğini, söz konusu başvuruya müvekkili tarafından itiraz edildiğini, itirazın kabul görerek başvurunun reddine karar verildiğini, buna rağmen davalı şirketin aynı işareti yeniden marka başvurusuna konu yaptığını ileri sürerek, YİDK'nın 2019-M-5214 sayılı kararının iptaline ve davalı şirkete ait 2018/44600 nolu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, davacı markalarının esas unsurunu oluşturan "..." ibaresinin başvuru markasının başında aynen yer aldığı, davacı markalarının bir kısmında "..." ibaresinin yanında yer alan bir takım figüratif unsurlar bulunduğu, ayrıca başvuru markasında "..." ibaresinin başında figüratif şekil unsurunun bulunduğu, başvuru markasında yer alan "..." ibaresinin davalı şirketin iştigal alanına işaret eden tasviri bir ibare olarak algılanacağı, bu nedenle söz konusu ibarenin tali unsur olduğu, davacı markalarında bulunan "..." ibaresinde vurgunun sert bir şekilde "t" ibaresinde toplandığı, başvuru markasında bulunan "..." ibaresinde farklılık yaratan "..." harflerinin vurgunun ve fonetik tonlamanın "t" ve "s" harflerine yayılmasına neden olduğu, söz konusu farklılıkların işaretler arasında doğrudan/dolaylı karıştırılma ihtimali doğuracak derecede benzerlik bulunmasını engellediği, davacı markalarını oluşturan "..." ibaresinin mahalle, muhit manası ile algılanacağı, başvuru markasındaki "..." ibaresinin ise ortalama tüketici nezdinde manası olmayan bir kelime olarak algılanacağı, bu nedenle işaretler arasında kavramsal benzerlik bulunmadığı, başvuru markasının 35/1,2,3,4, 35/5 (6,7,9,11,12) ve 37. sınıflarda tescil edilmek istendiği hizmet sınıfının ortalama tüketici kesiminin dikkat ve hizmet tercihindeki özen derecesinin sıradan, günlük ve ucuz ürün ve hizmetlere göre ortalamanın üzerinde olduğu, karşılaştırılan markaları oluşturan işaretlerin genel görünümü, yukarıda açıklandığı şekli ile yapılan global değerlendirmenin hizmetlerin niteliği ve ilgili tüketici kesimin dikkat ve özen seviyesi birlikte değerlendirildiğinde işaretler arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, davacının itiraza mesnet markalarının tanınmış olduğunu ispatlayamadığı, 2015/32727 nolu marka başvurusu ile davaya konu markanın genel görünümünün aynı olmadığı, önceki başvuruda "..." ve "..." ibareleri çizgi ile ayrıldığından markanın esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, bu başvuru ile eldeki davaya konu marka başvurusunu aynı olmadığından kötüniyet iddiasının kabul edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin uzun yıllardır "..." ve "..." markaları altında hizmet verdiğini, "..." ibareli 20 seri markası bulunduğunu, bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, davalı şirketin daha önce 2015/32727 başvuru numarası ile marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin itirazı üzerine başvurunun reddedildiğini, "..." ibareli başka bir markaya itirazlarının reddine dair YİDK kararının da iptal edildiğini, başvuru ile müvekkilinin itiraza mesnet markalarınının iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizin 12.07.2023 tarih ve 2021/957 E.-2023/958 K. sayılı kararıyla, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile, YİDK'nın 2019-M-5214 sayılı kararının iptaline ve davaya konu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ'NİN 30/09/2024 TARİH VE 2023/4768 ESAS - 2024/6906 KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: Dairemiz kararının davalılar vekillerince temyizi üzerine, anılan Yargıtay ilamı ile, "..." ibaresi ile davacının "..." ibareli markaları arasında fonetik ve görsel olarak yeterince ayırt edicilik sağlandığı gerekçesiyle, Dairemiz kararının davalılar yararına bozularak kaldırılmasına karar verilmiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur. Dairemizce uyulmasına karar verilen bozma ilamında da açıklandığı üzere, davalı şirketin dava konusu "..." ibareli başvurusu ile davacı şirkete ait ..." ibareli itiraza mesnet markalar arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu markada yeterince ayırt ediciliğin sağlandığı, bu bağlamda dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu ve hükümsüzlük koşullarının da oluşmadığı anlaşıldığından, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin olarak alınan 44,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 383,20 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre tayin ve tespit olunan 40.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 1.330,20 TL temyiz yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, 6-Davalı şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan 154,00 TL tebligat ve posta masrafı, 1.330,20 TL temyiz yoluna başvurma harcından oluşan toplam 1.484,20 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, 7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 8-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 9-Davalılar kendilerini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiklerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T' nin 2/4 maddesine göre hesaplanan 16.000,00-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, Dair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı şirket vekili, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, yapılan açık yargılama sonucunda 25/12/2024 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 23/01/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...