Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/16 E. 2020/496 K. – İstirdat
Konu: İstirdat
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/16
- Karar No
- 2020/496
- Karar Tarihi
- Konu
- İstirdat
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/28 KARAR NO: 2024/106 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23.09.2020 NUMARASI: 2019/16 E. - 2020/496 K. DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasındaki istirdat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı şirket ... San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisinin; Keşidecisi ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. olan ... Bankası AŞ Bahçeşehir/İstanbul Şubesine ait 30.000-TL bedelli ... çek numaralı 15.10.2018 vade tarihli ve ... Bankası AŞ Bahçeşehir/İstanbul Şubesine ait 30.000-TL bedelli ... çek numaralı 22.10.2018 vade tarihli 2 adet çeki ticari ilişkisinin bulunduğu ... AŞ.'ye gönderilmek üzere davaya konu çekler ile birlikte toplam 8 adet çeki Yurtiçi Kargo Bahçeşehir Şubesine teslim ettiğini, ancak ... Kargo kuryesi ...'nın 23.05.2018 tarihinde saat 11:00 sıralarında kargo dağıtımı yaparken kendisine zimmetli 84 adet kargodan 79 adedinin çalındığını farkettiğini, hemen Küçükyalı-Maltepe Polis Merkez Amirliğine giderek durumu anlattığını ve şikayetçi olduğunu, davaya konu bulunan çeklerin iptali için Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/513 E. sayılı dosyası ile zayi nedeniyle çek iptali davası açıldığını ve dava devam ederken müvekkili şirkete İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasından kambiyo takibine istinaden ödeme emri geldiğini, 2 adet çekin üzerine ödeme yasağının işlendiğini ancak çeklerin ... A.Ş. tarafından ... Bankası AŞ şubesine 15.10.2018 ve 22.10.2018 tarihlerinde ibraz edildiğinin görüldüğünü , ... Bankası A.Ş. ödeme yasağı olan çekler ile ilgili çek iptal davasının derdest olduğu Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/513 E. Sayılı dosyasına bu hususu bildirmediğini, iptali talep edilen çeklerin bankaya ibraz edildiğini, müvekkili şirkete karşı başlatılan icra takibi vesilesiyle öğrendiklerini, dava konusu çeklerin ciro silsilesi incelendiğinde, kötü niyetin açıkça görüldüğünü, dava konusu 2 adet çekin de davalı ... A.Ş'ye ciranta ... tarafından geçtiğini, ancak önceki cirantalara bakıldığında, 22.10.2018 tarihli çekte ...'den önce ...Oto.Tic. A.Ş.'nin cirosu bulunduğun, diğer çek olan 15.10.2018 tarihli çekte ise müvekkili şirketten sonra ciranta olarak ...'nün görüldüğünü, burada sanki dikkat çekmesin diye ilk çeke araya bir ciranta daha eklenerek çekin kötüniyetle işleme konulduğunu, davalı yanın da dava konusu çeklerin iktisabında ağır kusurlu olduğunu, çeklerde ödeme yasağı olduğunu ve çeklerin kaybolduğunu bile bile çekleri iktisap ettiğini iddia ederek, davaya konu çeklerin istirdatına karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; TTK'nın 792. maddesi gereğince davanın reddi gerektiğini, dava konusu çek incelendiğinde müvekkilinin meşru ve yetkili hamil olduğunun anlaşılacağını, bu durumda davanın dinlenebilmesi için yegane şartın, davacının, müvekkilinin çeki iktisap ederken kötü niyetli olarak hareket ettiği veya iktisabında ağır bir kusur bulunduğunun ispat etmesi gerektiğini, dava konusu uyuşmazlıkla benzer nitelikteki bir davada Yargıtay'ın davalı faktöring şirketin çekin iktisabında ağır kusuru ile kötüniyetinin bulunmaması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirttiğini, dava konusu olayda da müvekkilinin bir faktoring şirketi olduğunu, dava konusu çekin, müvekkili ile dava dışı ... arasında aktedilen faktoring sözleşmesi kapsamında temlik alınan faturanın ödeme vasıtası olarak alındığını, faturanın ödeme vasıtası olarak alınan dava konusu çeklerin ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk bulunmadığını, bu nedenlerle müvekkili şirketin çeki iktisabında kötü niyetinden ya da iktisabında ağır kusurundan bahsedilemeyeceğini, davacının ... nolu çek bakımından factoring ilişkisinin dışında olduğundan kişisel defilerini müvekkili şirkete karşı ileri süremeyeceğini ve çekin istirdadını talep edemeyeceğini, davacı keşideci faktoring ilişkisinin dışında olduğundan kişisel defilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülebilmesinin ancak ve ancak müvekkili şirketin dava konusu çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğinin kanıtlanamamış olmasına bağlı olduğunu, müvekkili şirketin, bir fatura konusu alacağın ödeme vasıtası olarak çeki iktisap etmiş olduğundan ve bu durumun 6361 sayılı kanuna uygun bir hareket olduğundan çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmediğini ve çeki iktisabında ağır kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Bilirkişi raporunda davacıyla ... ve ... LPG Petrol Akaryakıt arasında ticari ilişkisi tespit edilemediğinin belirtildiği, dava dışı ... ile davalı arasında faktoring sözleşmesi imzalandığı ancak bu kapsamda dava dosyasına ... tarafından ... Tic Anonim Şirketi adına düzenlenen 28/05/2019 tarih ve ... seri numaralı 30.009,76-TL'sı bedelli faturanın sunulduğu görülmüş ve bu faturanın kapalı fatura olduğu anlaşılmakla bu durumun bedelin ödendiğine karine teşkil edeceği ve davalı faktoring şirketinin temlik alabileceği bir alacak bulunmadığı, diğer çek ile ilgili bir fatura sunulmadığı dikkate alındığında davalının dava konusu çekleri 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkında Kanun'un 9/2 maddesi hükümlerine uygun şekilde devralmadığı ve davalının ağır kusurlu olduğu anlaşılmakla, davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerekmiş ..." gerekçesiyle davanın kabulüne İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına konu olan ... Bankası A.Ş. Bahçeşehir/İstanbul şubesine ait ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından ... San. Tic. Ltd. Şti. Adına düzenlenen 22/10/2018 keşide tarihli çek yönünden ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü dairesinin ... Esas sayılı dosyasına konu olan ... Bankası A.Ş. Bahçeşehir/İstanbul şubesine ait ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından .. San. Tic. Ltd. Şti. Adına düzenlenen 15/10/2018 keşide tarihli çeklerin istirdatına karar verilerek davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının davaya konu çeklerinin iradesi dışında elinden çıktığı iddiasıyla dava açtığını, bilirkişi raporu alınarak müvekkili şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, müvekkilinin çekin iyi niyetli meşru hamili olduğunu, çekin faktoring sözleşmesine istinaden ve faktoring kanununa, mevzuata uygun olarak ödeme vasıtası olarak alındığını, müvekkilinin dava dışı ... ile arasında imzalanan faktoring sözleşmesine nedeniyle ödeme vasıtası olarak çekin temlikle teslim edildiğini, 6361 sayılı Fnansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu 9/2 maddesi gereğince faktoring şirketlerinin hangi alacakları temlik alamayacaklarının düzenlendiğini, 38.maddesinde ise, faktoring sözleşmesinin tanımı yapılırken hangi alacakların temlik alabileceğinin düzenlendiğini, buna göre faktoring şirketlerinin bir alacağı temlik alabilmesi için alacağın bir mal veya hizmet satışından doğmuş olması ve fatura ile tevsik edilebilir olması gerektiğini, yasa koyucunun bunun dışında faktoring şirketlerine bir yükümlülük yüklemediğini, yapılması gereken işin devir veya temlik alınan alacağın bir mal veya hizmet satışından kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve bunun bir fatura ile tevsik edildiğinin tespiti olduğunu, müvekkili şirketin yükümlülüklerini yerine getirerek dava dışı borçlu ile çekin ciro alındığı şirket arasındaki mal, hizmet, alım-satımını belgelediğini, faktoring mevzuatından doğan fatura ile tevsik edilme şartının yerine getirildiğini, mahkemenin çeke ilişkin davayı kabul gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, ticari teamülde peşin ödeme yapılması halinde kapalı fatura düzenlendiğini, davacı vekilince öne sürülmüş olan kişisel nedenler ile defilerin müvekkili şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini, kişisel defilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülebilmesi için ileri süren kişinin faktoring ilişkisinin tarafı olması gerektiğini, TTK 792 madde gereğince, yeni hamilin ancak çeki kötü niyetli iktisap etmiş olması veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde çeki geri vermekle yükümlü olduğunu, söz konusu çekin ciro silsilesinin düzgün olup çekin iktisabınında bu yönde uygun olduğunu, TTK 790 maddesi gereğince cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin son ciro olsa bile kendi hakkının müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağının düzenlendiğini, bilirkişi raporu uyarınca davacının söz konusu iddialarını kanıtlamayamadığını, bu iddialarını müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, iddialarının usulüne uygun tutulmuş ve birbirini doğrulayan defterlerle ispat etmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesini istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 792 . maddesi gereğince çek istirdatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamından, davacı şirket yetkilisi tarafından ...Bankası Bahçeşehir şubesindeki çek hesabından dava dışı ... Ltd. Şirketi adına 30.000,00 TL bedelli ve 15.10.2018 vade tarihli çek keşide edildiği, yine aynı banka şubesinden 22.10.2018 tarihli 30.000,00 TL bedelli çekin davacı şirket hesabından dava dışı ... Ltd. Şirketi adına düzenlenmiş olduğu, söz konusu çeklerin ciro silsilesine göre; davacı şirket kaşesi ile dava dışı ...'a ciro edildiği, söz konusu şirketten ise çekin dava dışı ... tarafından ciro edildiği ve faktoring şirketinin bankaya ibrazı neticesinde ödeme yasağı gerekçesiyle ödemenin yapılmadığı, 15.10.2018 tarihli çekin ise davacı şirket tarafından dava dışı ...'ye ciro edildiği, ... tarafından ise faktoring şirketine verilen çekin bankaya ibrazı neticesinde ödeme yasağı nedeniyle ödemenin gerçekleştirilmediği, davacı şirket tarafından dava dışı ... Ltd. Şirketi adına düzenlenen 8 adet çeklerin kaybedildiği, ticari ilişkinin bulunduğu ... AŞ'ye gönderilmek üzere 8 adet çekin 22.05.2018 tarihinde ... Kargo Bahçeşehir şubesine teslim edildiği, yazışmalardan anlaşılacağı üzere kargo ile gönderileceğinin onaylandığını, kargo kuryesinin 23.05.2018 tarihinde kargo dağıtımı yaparken zimmetli 84 adet kargodan 79 adedinin çalındığını fark ettiğini, kargodan şikayette bulunulduğunu, kaybolma yolu ile zayi olan 8 adet çekin üçüncü şahısların eline geçmesi durumunda büyük zarara neden olacağı iddiası ile 29.05.2018 tarihli dilekçe ile Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde çek zayi davasının açıldığı, Bakırköy 5. Asliye Ticaret mahkemesinin 2018/513 Esas sayılı dosyasında yargılama devam ederken 09.01.2019 tarihinde, dava dışı banka şubesine ait 15.10.2018 vadeli ve 22.10.2018 vadeli çekle ilgili olarak İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ödeme emrinin tebliğ edildiğini, çek üzerine ödeme yasağının işlendiğini ancak çekin davalı tarafından bankaya ibraz edildiğinin görüldüğünü, dava konusu 2 adet çekinde davalı şirkete ciranta ... tarafından geçirildiğini, ancak önceki cirantalara bakıldığında ...'den önce ... AŞ nin cirosu olduğunu, diğer çekte ise müvekkili şirket sonrasında ...'nün görüldüğünü, dikkat çekmesin diye araya bir ciranta eklenerek çekin kötü niyetle işleme konulduğunu, davalının çeklerin iktisabında ağır kusurlu olduğunu, ödeme yasağı olduğu ve çeklerin kaybolduğunu bile bile iktisap ettiğini iddia ederek iş bu davayı açmış olduğu, davalı şirket tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, davacı şirket ve dava dışı keşideci ... Ltd Şirketi ile dava dışı ... hakkında 30.000,00 TL bedelli çek ve ferilerinin tahsili amacıyla 29.11.2018 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibinin başlatılmış olduğu, çeki kaybeden dava dışı kargo çalışanı tarafından 29.05.2018 tarihinde Maltepe Küçükyalı Polis Merkezi Amirliğine gidilerek şikayetçi olduğu, şikayetinde; binanın önüne teslimat için gittiğini, binaya çıktığını, poşet içerisindeki evrağı aldığını, tekrar geri geldiğinde motosikletin kargoların bulunduğu kapağın açık olduğunu gördüğünü ve durumu sorduğunda bir erkek şahsın kargoların bulunduğu kapağı açarak ve kargoları ve kargo dağıtmada kullandığı çantayı aldığını ve caddeye doğru gittiklerinin söylendiğini, 84 adet zimmetli kargonun 79 adedinin çalındığının tespit ettiğini ifade ettiği, cd izleme tutanağında olayın görüntülerin yer aldığı fotoğraflı şekilde aktarıldığı, davalı ile dava dışı ciranta ... arasında 18.05.2018 tarihli faktoring sözleşmesi imzalandığı, ayrıca ... olarak 28.05.2018 tarihli 30.000,00 TL bir adet faturanın dava dışı ... Otomotiv adına düzenlenen faturanın ve 30.05.2018 tarihli yine aynı firma adına düzenlenen 30.000,00 TL tutarlı faturaların mevcut olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, davacı şirketin çek hesabından keşide edilerek taşınma sırasında taşıyıcı firma tarafından kaybedilen, çaldırılan çeklerin, davalı şirket tarafından faktoring yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak temlik alınarak takip başlatıp başlatmadığı, yasal yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, çeklerin davalı eline geçmesinin ciro silsilesine uygun olup olmadığı, davalı faktoring şirketinin TTK'nın 792. maddesi gereğince çeki kötü niyetli iktisap edip etmediği, iktisapta ağır kusuru bulunup bulunmadığı ve kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı hususlarına ilişkindir. 10.06.2020 tarihli bilirkişi raporunda, davaya konu :..Bankası A.Ş. Başakşehir /İstanbul şubesine ait 30.000 TL bedelli ... çek numaralı 15.10.2018 vade tarihli ve ...Bankası A.Ş. Başakşehir/İST şubesine ait 30.000 TL bedelli ... çek numaralı 22.10.2018 vadeli 2 adet çekin davalının elinde olduğunun anlaşılması nedeniyle davacı tarafından çek iade davası açıldığı, tarafların defter ve kayıtlarının 06.03.2020 günü saat 14:00'de mahkeme kalemi huzurunda incelenmesi için 11.12.2020 tarihli 4 n.olu celsede mahkemenin duruşma salonuna ibraz etmeleri yönünde karar alındığının görüldüğü, dönem incelememize konu teşkil eden davacının 2018 yılı kebir defterindeki tüm 320 Satıcılar Hesabının tamamının incelendiği, bu hesaptan dava dışı ... Mobilya A.Ş ye dava konusu çeklerin çıkışının tespitinin yapılamadığı, kebir hesabındaki 103 verilen çekler hesabının tamamının incelendiği dava dışı ... Mobilya A.Ş ye dava konusu çeklerin çıkışının tespitinin yapılamadığı, kebir hesabındaki 101 alınan çekler hesabının tamamının incelendiği bu hesapta çek numarası ve vade tarihine göre çeklerin inceleme yapıldığı, dava konusu çeklerin alımının tespitinin yapılamadığı, davacının defter ve kayıtlarında 320 Satıcılar Hesabında ... satıcı hesabının olmadığının görüldüğü, davalı ... Hizmetleri A.Ş. ticari defter ve belgelerin tetkikinde davacı ile her hangi bir ticari ilişkisi bulunmadığı, dava dışı ... ile ticari ilişkilerinin tamamen finansal destek olarak faktoring işlemlerinin gerçekleştirildiği tespit edildiği, çeklerin ciro silsilesi yolu ile ... adlı firmanın cirosu ile davalı faktoring şirketine verildiği, taraflar arasındaki faktoring işlemlerinin 18.05.2009 tarihinde başladığı ve devam ettiği, faktoring işlemlerine tabi çeklerin davacının cirosu ve dava dışı ... adlı şirketin ciro silsilesi ile çek bordroları ile davalı şirketin ticari defter ve dayanağı belgelere girişi yapılmak sureti ile gerekli indirimlerden sonra ödemeler yapıldığı, girişi yapılan çeklerin alınan çekler hesabına girişinin yapıldığı, çekler hesabına girişleri yapılmış olduğunun görüldüğü, çek bedellerinin davalı tarafından 30.05.2018 tarihinde 26.484,25 TL olarak ve 28.05.2018 tarihinde 26.283,35 TL olarak ...'ye ödendiğinin banka dekontunda görüldüğü, davacı ve davalının, dava konusu döneme ait ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içinde usule uygun olarak yapılmış olduğu, davacının defter ve kayıtlarında dava konusu çeklerin kayıtlı olmadığı, davacının defter ve kayıtlarında, davacıyla; ... ve ... Lpg Petrol Akaryakıt arasında ticari ilişkinin tespit edilemediği, davalı faktoring şirketi tarafından, faktoring sözleşmesine istinaden alınan çeklerin defter ve kayıtlarında kayıt altına alındığı,çek bedellerinin ... ye ödendiği, mahkemece belirtilen gün ve saatte ... ve ... Lpg Petrol Akaryakıt tarafından incelemeye katılan olmadığı,bu sebeple ilgili firmalar tarafından çek bedellerinin davacıya ödemesinin gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin tespit yapılamadığı belirtilmiştir. Davacı vekili esasa dair yazılı açıklamasında; faktoring şirketlerinin tabi olduğu, 6361 sayılı kanun ve yönetmeliğin 22/2 maddesi gereğince, faktoring şirketlerinin kambiyo senetlerine dayalı olsa bile bir mal veya hizmet satışından doğmuş veya doğacak fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilemeyen alacakları satın alamayacaklarını veya tahsilini üstlenemeyeceklerini, faktoring şirketlerinin senedin hukuki ilişkide mücerretlik ilkesinden istifade edemeyeceklerini ve temlik aldıkları ya da tahsilini üstlendikleri alacakları fatura veya benzeri belgeyle tevsik etmesi gerektiğinin izahtan vareste olduğunu, davalının temlik aldığı her iki çeki de mevzuatın emredici hükmünü ihlal ederek kötü niyetli olarak aldığının aşikar olduğunu, davalı şirketin 22.12.2018 tarihli çek için tevsik ettiği evrakı 28.05.2018 tarihinde keşide edilmiş kapalı fatura olduğunu, bir diğer tabirle bedeli ödenmiş bir fatura olduğunu, bedeli tahsil edilen bir alacak için 5 ay sonrasına çek verilmesinin hayatın olağan işleyişine aykırı olduğunu, çeki ... Dağıtım firmasından beyaz ciroyla iktisap ettiği görülen ...'nün muvazaalı olarak keşide ettiği sahte faturada KDV dahil 30.009,76 TL tutarında hizmet verdiğini ve bu bedelin tahsil ettiğini gösterdiğini, müvekkili şirketin ticari defterlerinde ...'yle herhangi bir münasebetinin olmadığının tespit edildiğini, yine 8 çekten birisi olan 20.09.2018 tarihli çek için ... Esas sayılı dosyada, açmış oldukları istirdat davasında alınan 20.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda, çeklerin keşidecisi olan dava dışı ... Mobilya ile ticari münasebetin olduğunun tespit edildiğini , davalının her iki çekin iktisabında 6361 sayılı kanuna muhalefet ettiğini, TTK'nın 762 maddesine göre kötü niyetli olduğunu iddia ederek, talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiş ve dilekçesine ekli olarak dava dışı çekle ilgili olarak dava dışı ... aleyhine Bakırköy 5. Asliye Ticaret mahkemesinin 2018/1006 Esas sayılı dosyasında düzenlenen 20.01.2020 tarihli bilirkişi rapor örneğini ibraz etmiştir. Söz konusu rapor sonucunda, davacı defterlerinin usulüne uygun olarak delil teşkil ettiği, ... Mobilya arasında ticari ilişkinin olduğu, ciranta sahibi ile ticari ilişkinin olmadığına dair ifadelere yer verildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde, davacı iddialarının müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, davacının ödeme aracı olarak kullandığı çekleri defterlerine kaydetmemiş olmasının açıkça davacının defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını göstermekte olduğunu, raporda müvekkili şirketçe iktisap edilen çeklerin şirket defterlerinde kayıtlı olduğu karşılığında ...'ye ödeme yapıldığı ve bu ödemelerin defterlerde kayıtlı olduğunun belirtildiğini, müvekkili şirketin faktoring işlemini usulüne uygun olarak gerçekleştirdiğini, çeklerin iktisabında ihmal ya da ağır kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin emsal kararlar göz önüne alındığında iktisap anında çekin keşidecinin rızası dışında elden çıktığını bilmesi ve bilebilecek durumda olmasının beklenemeyeceğini, çekin rıza dışı elden çıkması halinde ispat yükünün bunu ileri süren davacıya ait olduğunu, davacının çekin yetkili hamili olduğunu ve rızası dışında elden çıktığını, müvekkilinin bu çeki iktisap etmesinde kötü niyetli ve ağır kusuru bulunduğunu ispatlaması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu ve taraf beyanlarından sonra yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın kabulü ile çeklerin istirdadına dair hüküm tesis edilmiştir. TTK'nın 792.maddesine göre; "Çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790.maddesine göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çek geri vermekle hükümlüdür." aynı Kanunun 790. maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır. Madde metninden de anlaşıldığı üzere çek istirdadı davası, çekin rızası hilafına elinden çıktığını iddia eden meşru hamili tarafından, yeni hamile karşı açılabilecek bir dava olup bu davada davacı meşru hamil olduğunu ispatladıktan sonra, yeni hamilin/ davalının çeki kötüniyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu olduğunu kanıtlaması gerekir. 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesine göre, "Faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulaca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz ve tahsilini üstlenemez." düzenlemesi bulunmaktadır. Maddenin 3. Fıkrasında ise, "Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." düzenlemesi bulunmaktadır, 04.02.2015 tarih ve 29257 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 8/1 madesinde ise "Faturalı alacağa istinaden kambiyo senedi veya diğer senetlerin alınması halinde alınan kambiyo senedi veya diğer senetteki ciro silsilesinde kuruluşa kambiyo senedi ve diğer senedi ciro edip veren kişinin, devralınan faturada alacaklı olarak gözüken kişi ve bu kişiden bir önceki cirantanın veya keşidecinin de faturadaki borçlu ile aynı kişi olması gerekir. Fatura ile kambiyo senedi veya diğer senetteki tutarın uyumlu olmasına dikkat edilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu açıklamalar karşısında somut olayın değerlendirildiğinde; Davalı ile dava dışı ... arasında düzenlenen 18.05.2018 tarihli faktoring sözleşmesi kapsamında dava konusu çeklerin dava dışı ... tarafından davalı faktoring şirketine ciro edildiği anlaşılmaktadır. Sözleşme ekinde dava dışı ... ile yine dava dışı ... arasında ticari satıma konu edilen 28.05.2018 ve 30.05.2018 tarihli faturaların düzenlenmiş olduğu, faturaların kapalı fatura şeklinde düzenlendiği, davalı vekili tarafından bu hususa dair ticari teamülde peşin ödeme yapılması halinde kapalı fatura düzenlendiğine dair açıklamada bulunulduğu, dava konusu olayda, ödemenin peşin olmayıp henüz vadesi gelmemiş bir çekle yapıldığını, fatura karşılığında çek verildiğini, satış karşılığı vadesi henüz gelmeyen çek verilmesi halinde ödemenin peşin olarak yapılmış olmayacağını, bu nedenle faktoring işlemlerinin gerçekleştirildiğini, taraflarına ibraz edilen kapalı faturanın ödemenin peşin olarak yapıldığına karine olsa da söz konusu ciro silsilesinin düzgün ve vadesi henüz gelmemiş çek karşılığında olduğunu, aksinin ispat edilemediğini, çekin alacağının temlik alınmasının hukuka uygun olduğunu, kişisel defilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülmeyeceğini belirmiştir. Somut olayda davalının, dava konusu çekleri, faturasıyla birlikte ve faktoring mevzuatına uygun olarak iktisap ettiği anlaşılmaktadır. Çek, bir ödeme aracıdır. Bir fatura karşılığında ödeme amaçlı çek verilmesi halinde, faturanın kapalı fatura olarak düzenlenmesi mümkündür. Kapalı fatura ödemeye delalet ederse de ödemenin çek verilmek suretiyle yapılması halinde de kapalı fatura düzenlenebilir. O halde, çekle ödeme karşılığında kapalı fatura düzenlenmesi, o çeklerin kapalı faturayla birlimkte faktoring işlemine konu edilmesi mümkündür. Yani salt faturanın kapalı oması, davalının çeki faktoring mevzuatına aykırı şekilde iktisap ettiğini göstermez. Yukarıda anılan faktoring mevzuatı ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin dava konusu çekleri faktoring mevzuatına uygun olarak iktisap ettiği; davacının zararına olarak ve çeklerin zayi edildiğini bilerek davacıya zarar vermek amacıyla hareket ettiğine dair somut bir olgunun ispat edilemediği kanaatine varılmıştır. Bu durumda, davalının, ciro silsilesinde kopukluk bulunmayan çekleri faktoring mevzuatına göre ve iyi niyetle iktisap ettiği benimsenerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nı 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeniden hüküm verilmesine ve neticede davanın reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararın kaldırılmasına, davanın esası hakkındaDairemizce yeniden hüküm kurulmasına, bu doğrultuda;1-Davanın reddine, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın, peşin yatırılan 1.024,65 TL harçtan mahsubu ile artan 597,05 TL harcın, talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyelerinin, HMK'nın 333.maddesi gereğince, yatıran taraflara iadesine, 7-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden;a- Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,b-Davalı tarafından yapılan 148,60 TL başvuru harcı gideri, 65,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 213,60 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,8-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,9-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 01.02.2024