Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/812 E. 2021/1232 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/812
Karar No
2021/1232
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/412 KARAR NO : 2024/1724 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30.12.2021 NUMARASI : 2018/812 E. - 2021/1232 K. BİRLEŞEN İZMİR 14.ASHM'NİN 2016/198 E.SAYILI DOSYASI BİRLEŞEN İZMİR 7.ATM'NİN 2019/660 E.SAYILI DOSYASI DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 11.10.2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 11.10.2024 İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.12.2021 tarih 2018/812 E. - 2021/1232 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı - birleşen diğer dosyada davacı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : ASIL VE BİRLEŞEN DAVA : Davacı ... vekili, davacı ile davalı ... arasında davalının inşa etmekte olduğu otel işletmesine ilişkin olarak anonim şirket kurulması hususunda anlaşıldığını, anonim şirketin % 20 hissesinin davacı, % 80 hissesinin ise davalı tarafa ait olacağını davacının hissesine karşılık olarak 500,000.00-TL nakdi ve bir kısmı da ayni olmak üzere sermaye koyacağı, davalının otele ait bina ile arsasını mevcut hali ile ayni sermaye olarak koyacağı, ayrıca mevcut otelin inşaatının tamamlanması ve bir takım geriye dönük otelle ilgili borçların ödenmesi içinde bankalardan kredi kullanarak kullanılan krediye de hisseleri oranında şahsen kefil olunacağının kararlaştırıldığını, davacının sermaye taahhütlerine karşılık olarak toplam 504.019,00-TL gönderdiğini, davacının üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalının kötü niyetli olarak yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle şirketin kuruluşunun gerçekleştirilemediğini, davacının yapılan ödemelerin iade edilmesi için ihtarname keşide ederek davalı hakkında icra takibi başlattığını, davalının haksız şekilde takibe itiraz ettiğini, belirterek; asıl davada 464.000,00-TL, birleşen davada ise 40.019,00-TL'nin tahsili için yapılan icra takiplerine davalının vaki itirazın ayrı ayrı iptali ile takibin ayrı ayrı devamına, ayrı ayrı % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Asıl ve birleşen davda davalı ... vekili davanın ticari dava olduğunu, otelin değerinin asgari 15.000.000,00-TL olduğunu, bu değerde bir otele % 20 oranında ortak olabilmek için en azından 3.000.000,00-TL dolayında sermaye tahsisi gerektiğini, davacı tarafça davalı tarafa gönderildiği iddia edilen tutarın % 20 oranındaki hisse ile ilgisinin olmadığını, davacı tarafça uyuşmazlık konusu girişimin başlangıcında çeşitli sözler verildiğini, bu sözlerin uygulamaya geçirilmediğini, davalının zor duruma düşmesine sebebiyet verildiğini, davalının menfi, müspet pek çok zararının oluştuğunu, otel inşaatının davalının kendi çabaları ile bitirildiğini, belirterek asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine, ayrı ayrı % 20 icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVA : Birleşen bu davada davacı ... vekili, davacının maliki olduğu gayrimenkul üzerine bir otel yapmayı planladığını, sermaye sıkıntısına düştüğünü, projeyi tamamlamak için 1.500.000,00-TL finansman desteği gerektiğini, davalı ...'nun % 20 ortaklık payı karşılığında 1.500.000,00-TL finansman sağlamayı kabul ettiğini, ancak bu miktarı ödemediğini, davacının yaz sezonu kaybı yaşamamak adına eşine ait İstanbul’daki gayrimenkulu ipotek vermek suretiyle ...bank’tan 500.000,00-TL bedelli kredi almak zorunda kaldığını, borcu yeniden yapılandırmak zorunda kaldığını, davalının sadece 500.000,00-TL ödeme yaptığını, davalının kredi kullanımı için kefil olacağı taahhüdünde bulunmasına rağmen yerine getirmediğini, davacının kredi çekmek zorunda kaldığını, davalının eylemleri dolayısıyla yatırımın tüm dengesi ve davacının planlarının bozulduğunu, otel inşaatını otel dışında da hizmet verecek ticari birimleri faaliyete geçirmeden tamamladığını, davalının açtığı davalar ile davacıya parçalar halinde ancak anlaşmaya aykırı şekilde gönderdiği paranın kendisine ödenmesini talep ettiğini, davalının taahhüdünü yerine getirmemesi nedeni ile davacının zarara uğradığını, takas mahsup talebinin söz konusu olduğunu, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000,00-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Birleşen bu davda davalı ... vekili, davalı ... ile davacı ... arasında davacının inşa etmekte olduğu otel işletmesine ilişkin olarak anonim şirket kurulması hususunda anlaşıldığını, şirketin % 20 hissesinin davalı, % 80 hissesinin ise davacı tarafa ait olacağını, davalının hissesine karşılık olarak 500,000.00-TL nakdi ve bir kısmı da ayni olmak üzere sermaye koyacağı, davacının ise otele ait bina ile arsasını mevcut hali ile ayni sermaye olarak koyacağı, ayrıca mevcut otelin inşaatının tamamlanması ve bir takım geriye dönük otelle ilgili borçların ödenmesi içinde bankalardan kredi kullanarak kullanılan krediye de hisseleri oranında şahsen kefil olunacağının kararlaştırıldığını, davalının şahsi sermaye taahhütlerine karşılık toplam 504.019,00-TL gönderildiğini, davalının davacı tarafça aralarında vardıkları anlaşmaya istinaden üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davacının kötü niyetli olarak yükümlülükleri yerine getirmemesi sebebiyle şirketin kuruluşunun gerçekleştirilemediğini, bunun üzerine davalının yapılan ödemelerin iade edilmesi için ihtarname keşide ederek davacı hakkında icra takibi başlattığını, takibe itiraz edilmesi üzerine de dava açtığını, davacının davalıdan talep edebileceği herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; birleşen davanın davacısı ...'ın taraflar arasında sözlü sözleşme doğrultusunda kurulması kararlaştırılan şirketin % 20 hissesi karşılığında ...'nun 1.500.000,00-TL bedel ödemesine yönelik iddiası ile ilgili herhangi bir yazılı delil sunmadığı, bu hususta tanık, bilirkişi incelemesi ve keşif deliline dayanıldığı, ödeme miktarı göz önüne alındığında iddianın tanıkla ispatın mümkün olmadığı, iddianın ispatına yönelik olarak yemin delilline dayanıldığı, ... tarafından taraflar arasındaki sözlü sözleşme doğrultusunda kurulması kararlaştırılan şirketin % 20 hissesi karşılığında ödenecek bedelin 500.000,00-TL olduğuna yönelik olarak usulüne uygun yemin eda edildiği, yeminin kesin delil niteliğinde bulunduğu, taraflar arasındaki sözlü sözleşme doğrultusunda kurulması kararlaştırılan şirketin % 20 hisse bedelinin 500.000,00-TL olduğu ve bu bedelin ... tarafından peyderpey 504.019,00-TL olarak ...'a ödendiği, sözlü sözleşme doğrultusunda kurulması kararlaştırılan anonim şirketin kurulmadığı ve sözleşmenin gereklerinin yerine getirilmediği, ... tarafından ödenen bedelin sebebsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda ... 'dan talep edilebileceği, ihtarname esas alındığında ...'ın 25/12/2014 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, bu tarihten itibaren ... tarafından temerrüt faizi talep edilebileceği, ... tarafında açılan itirazın iptali davalarının tam ıslah ile alacak davasına dönüştürdüğü, belirtilerek; ... tarafından açılan asıl ve birleşen alacak davalarının kabulüne, ... tarafından açılan davanın ise ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir. Karara karşı asıl ve birleşen davada davalı, birleşen diğer davada davacı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Asıl ve birleşen davada davalı, birleşen diğer davada davacı ... vekili, ...'ın inşa etmekte olduğu Çeşme'de bulunan ...inin inşaatının tamamlanması ve işletilmesine yönelik olarak bir Anonim şirket kurulması, kurulacak şirket ...'nun % 20 pay karşılığı ortak olması hususunda; taraflar arasın sözlü mutabakata varıldığını, ... %20 Hisse karşılığı 500.000-TL sermaye koyacağı konusunda anlaştıklarını ve değişik zamanlarda 504.019,00-TL ödeme yaptığını beyan etmiş ise de %20 Hisse karşılığı olarak 1.500.000-TL ödenmesi gerektiğini, ...'nun taahhütlerini yerine getirmediğinden ...'ın zarara uğradığını, bu zararının ödenen toplam 504.019-TL'den mahsup edilmesi gerektiğini, zararın ancak tanık beyanları, bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkabileceğini, zararın olduğunun ortaya çıkması durumunda iade edilecek paradan zararın mahsup edilebileceğini, sözleşmenin taraflar arasında sözlü olarak kurulduğu için ancak tanık ve diğer yazılı olmayan delillerle ispatlanabileceğini, delillerin tam olarak toplanmadığını eksik inceleme yapıldığını, davacının 500.000-TL bedelle Çeşme'de bir otel işletmesine % 20 pay ile ortak olabilmesinin hayatın olağan akışına ve ticari gerçeklere uygun olmadığını, bu hususta bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, 500.000-TL karşılığında anlaştıklarını beyan etmesine rağmen 504.019-TL göndermiş olmasının aslında % 20 pay karşılığının davacının iddia ettiği gibi 500.000-TL olmadığının açık kanıtı olduğunu, tarafların 1.500.000-TL karşılığı % 20 pay olarak anlaştığını, sözlü kurulan sözleşmenin kapsamının tanık delili ile ispat edilebileceğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Asıl ve birleşen dava, anonim şirket kurulmasından kaynaklı alacak diğer birleşen dava ise anonim şirket kuruluşundaki taahhütlerin yerine getirmemesi nedeniyle oluşan zararın tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın kabulüne diğer birleşen davanın reddine karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2. Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamasına, esasen uyuşmazlığın anonim şirketin kuruluşu sırasında ...'nun ödemesi taahhüt edilen gereken miktar noktasına toplanmasına, ...'ın tarafından ...'nun ödemesi gereken taahhüdünün 1.500.000,00-TL olduğunun ileri sürülmesine, bu hususta HMK'nın 200. maddesi gereğince miktar itibariyle tanık dinlenemeyecek olmasına, birleşen davada ...'ın 1.500.000,00-TL olduğu ve taahhüdün yerine getirilmemesinden kayaklı zarara uğradığını belirtilerek yemin teklif edilmesi üzerine ... tarafından % 20 hisse karşılığında ödeyeceği bedelin 500.000,00-TL olduğu konusunda yemin icra edilmesine, yemin delilinin kesin delillerden olup eda edilmesiyle birlikte yemine konu vakıanın kesin biçimde kanıtlanmış sayılmasına, yemin ile sabit olduğu üzere ... ödeyeceği bedel 500.000,00-TL olup bedelin de ödenmiş olmasına, bu kapsamda ...'nun taahhüdünü yerine getirdiğinin anlaşılmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalının istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl ve birleşen davada davalı - diğer birleşen davada davacı ...'ın istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl ve birleşen davada davalı - diğer birleşen davada davacı ... yönünden asıl ve birleşen davalara ilişkin olmak üzere istinaf karar harcı olan toplam 34.857,13-TL'den peşin alınan toplam 8.688,08-TL'nin mahsubu ile bakiye 26.169,05-TL harcın ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle asıl ve birleşen davada davalı - diğer birleşen davada davacı ... tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 11.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/812, K. 2021/1232, T. 11.10.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-812-e-2021-1232-k-36d37476498f