Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/180 E. 2021/80 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/180
Karar No
2021/80
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2021/734 Esas KARAR NO: 2024/690 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 23/03/2021 NUMARASI: 2018/180 E. - 2021/80 K. DAVANIN KONUSU: Patent (Maddi Tazminat İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/04/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 29/12/2017 tarihinde ... numara İle ... başvurusunda bulunduğunu, bu başvuruya konu ... sayılı geliştirilmiş beklometazon dipropiyonat içeren ölçülü doz nazal sprey formülasyonu konulu patentin, alerjik rinit durumunda burun mukozasında avantajlı bir etkiye sahip olan antibakteriyel özelliklere sahip film oluşturucu polimer, antibakteriyel ajan, viskozite arttırıcı ajanı kapsayan sprey formülasyonu şeklinde sağlanan nazal bileşimle ilgili olduğunu; önceki teknolojinin bileşimleri, uygulama alanı içindeki ilaç moleküllerinin nüfuzunu azaltmaya yol açan sözü edilen bakteri biyofilmlerinden ilaç moleküllerinin yeterli şekilde önlenmesini sağlayan yer arasındaki alerjik rinit sırasında antibakteriyel aktivite bakımından iyileştirmelere ihtiyaç duyulduğunu, bu duruma müvekkilinin buluşuyla çare bulunduğunu; ... ilacının, solunum yollarında iltihap giderici etkiye sahip bir kortikosteroîd olduğunu, pereniyal (yıl boyu süren) alerjik rinit, mevsimsel alerjik rinit ve vazomotor rinitin semptomatik tedavi ve profi (aksisinde endiken olduğunu, müvekkilinin "..." etken maddesini kullanarak geliştirdiği ... isimli ilacın Sağlık Bakanlığında 12/06/2017 tarihinde ... numara ile müvekkili adına ruhsatlandırıldığını ve halen satıldığını, ancak hal böyle iken davalının, ... adlı ilaç ruhsat dosyalanna referans göstererek kısaltılmış ruhsat başvurusunda bulunduğunu ve 31 Mayıs 2017 tarihinde ruhsat aldığının tespit edildiğini, davalının ruhsat dosyasını ve diğer tüm bilgileri müvekkili şirkette teknoloji transfer müdürü olarak çalışan ...'dan para karşılığında yasa dışı yollarla aldığını; ruhsat dosyasının, Kısa Ürün Bilgisinin ve Kullanma Talimatının aynı olduğunu, davalı tarafından müvekkilinin ruhsat dosyasının kopyalandığını ve müvekkilinin patent hakkına tecavüz edildiğini iddia ederek, davalı eyleminin müvekkilinin patentten doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet tespitini, önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, 10.000,00 TL maddi ve 60.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dilekçesinde belirttiği ... numaralı patent müracaatının Türk Patent sitesinde yapılan sorgulama neticesinde bulunamadığını, başvurunun içeriğini ve kapsamını görmeden sadece iddia ile patent başvurusu ihlali teşebbüsünden bahsedilmeyeceğini, bahse konu patent müracaatının yapılmış olsa dahi davacının iddia ettiği ve ... Limited Şirketi tarafından geliştirilmesi yapılarak ruhsatlandırılan ve satılan ... burun spreyi süspansiyonu ile ilgili olduğunun ileri sürülemeyeceğini, davacıya ait patent ile müvekkiline ait ürünün ilişkılendirilemeyeceğini, davacıdan ziyade asıl kendisinin daha önce ar-ge çalışmasına başlayarak pilot üretimleri bitirdiğini, müvekkilinin davacıdan 8 ay önce ar-ge çalışmalarına başladığını ve 10 ay önce PV çalışmalarını tamamladığını, dolayısıyla kendisinden sonra üretilen bîr ürünü kopya etmesinin imkansız olacağını; davacının başvurduğunu iddia ettiği patentle koruma altına alınan bileşenlerden hiçbirinin müvekkili tarafından kullanılmadığını, yine ... numaralı patent ile koruma altına alınan bileşenlerden sadece potasyum sorbatın davacı şirket tarafından ... Nazal Spreyde kullanıldığını, dolayısıyla ihlal edildiği iddia edilen patent başvurusunun davacıya ait ürünün içeriğinde bile tamamen bulunmadığını ; Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu Ruhsatlandırma Dairesi Kısa Ürün Bilgisi/Kullanma Talimatı bölümünün jenerik ilaçların Kısa Ürün Bilgilerinin ve Kullanma Talimatlarının orijinal ilaca göre düzenlenmesini istediğini, bu nedenle davacı ile müvekkili ürününün Kısa Ürün Bilgilerinin ve Kullanma Talimatlarının aynı olacak şekilde düzenlendiğini ve Kurum tarafından onaylandığını, müvekkiline ait ... orijinal ürün ... ürününün jeneriği olduğunu, davacı ürününün de aynı şekilde orijinal ürünün jeneriği olduğunu, müvekkiline ait ... ürününün ruhsat tarihinin 31.05.2017 olduğunu, davacı firmanın ürününün ruhsat tarihinin ise 12.06.2017 olduğunu, aynı grupta yer alan ... adlı ürünün 24.05.2017 tarihinde ... A.Ş. tarafından jenerik olarak ruhsatlandırıldığını ve davacının Kısa Ürün Bilgisinin ve Kullanma Talimatının ... para karşılığı alındığı iddiasının mesnetsiz olduğunu, ilacın ruhsat sürecinin yaklaşık 2 yıl olduğunu, bu bağlamda ilgili şahsın çalıştığı tarihlerde iddia edilen ürünle alakalı hiçbir ruhsat başvurusunun olmadığını, kaldı kİ ürün geliştirme bölümünde çalışmayan ... bu bilgilere erişim İmkanının olmadığını ve davacının ar-ge çalışmalarına başladığını belirttiği tarihten 9 ay önce anılan şahsın davacı firmadan İstifa yoluyla ayrıldığını savunarak müvekkili aleyhine açılan haksız davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davacının davasının REDDİNE " şeklinde karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilnin, ... numaralı patent ile ... ürününde, her ml'de 0.1-10 mg aralığında potasyum sorbat oranını korumakta olduğunu, Patent başvurusunun 1. İstemi değerlendirildiğinde; müvekkilin yapmış olduğu uzun yıllar süren çalışmaların sonucunda kendi ürünlerini koruma amaçlı yaptığı patent başvurusunun, iyileştirilmiş özellikler sağlayan potasyum sorbat antibakteriyel film oluşturucu ajanın belli oranda kullanımını koruma altına almayı ve ayrıca iyileştirme amaçlı ilerleyen zamanlarda geliştirilebilecek formülasyonlarda gliserol fosfat disodyum ve hidroksietilselüloz antibakteriyel film oluşturucu ajanlarının belli oranlarda kullanımını da koruma altına almayı hedeflediğinin görülmekte olduğunu, bu manada müvekkile ait ... ürünü ile davalı ürünü karşılaştırıldığında, aradaki tek farkın "davalının potasyum sorbat yerine benzalkonyum klorürü kullandığı," diğer yardımcı maddelerin ise tümünün aynı olduğu açıkça görülmektedir. Hükme esas alınan raporda eşdeğer doktrin açısında da hatalı değerlendirmede bulunulduğunu, böyle bir değerlendirmenin kabul görmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin savunduğu; patentte koruma altına alınan potasyum sorbat antimikrobiyal koruyucu yerine yine aynı ektiye sahip Benzalkonyum Klorürü formülasyonunda kullanılması hakkında yapılması gereken eşdeğer doktrini uygulamasında 3 kıstas (Aynı işlev, Aynı değerlendirmesi yapılmamıştır. Eşdeğer doktirini yöntem/usul ve Aynı sonuç) çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğini, dava konusundan davalının müvekkilin ruhsat dosyasının aynen kopyalanması nedeniyle haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi olduğunu, bunun tespiti ancak ruhsat dosyalarının karşılaştırılması ile olabileceğini, ruhsat dosyaları gizlilik gerekçesi ile mahkemelere gönderilmemekte olduğunu, Ankara'da İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunda kurum avukatları ve görevliler gözetimi altında incelenmesine izin verildiğini, haksız rekabet koşullarının oluşup oluşmadığına dair kesin hükmün, ancak ruhsat dosyasında bu bölümlerin incelenmesinden sonra verilebilecek olup söz konusu inceleme de ancak Ankara'da Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Genel Müdürlüğünde yapılabileceğini, bu taleplerini sunmuş oldukları dilekçelerinde ve duruşmada belirtmiş olmalarına rağmen yerel mahkeme tarafından değerlendirmeye dahi alınmadığını, dolayısıyla eksik inceleme yapılması neticesinde kurulmuş olan bu hükümde de eksiklik husule geldiğini ileri sürerek yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ezcümle ... numaralı Türk Patent başvurusunun, istemleri, aslında ... nolu Uluslararası patent başvurusunun istemleriyle aynı fakat farklı bir başvuru olduğu son derece açık olduğunu, en bariz gösterge uluslararası başvuruda araştırma yaptırıldığında ve devamı ulusal evre takip edildiğinde ikinci bir araştırma yaptırılamayacağını, bu hususun çok net olduğunu, bu ve bunun gibi bir dizi somut gösterge davacı tarafı yalanmakta olduğunu, tüm bu hususlar incelendiğinde ... sistemi bir başvuru sistemi olduğunu, bu hal ile uluslararası başvurunun tekemmülü için ulusal evrenin de tamamlanması gerektiğini, oysa davacı tarafın yaptığı ... numaralı başvuru, ... başvurusunun yerel evresi olarak değil, ... başvurusunun dayanak alınıp rüçhanlı olarak ulusal düzeyde yeni bir başvuru yaptığını, bu itibarla davacı tarafın iddiasının mesnetsiz nitelikte olduğunu savunmuş ve davacı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, patent hakkına tecavüz ve haksız rekabetinin tespiti, men ve ref'i ile maddi ve manevi tazminat taleplidir. Davacı davalının "..." isimli ürünü için yapılan kısaltılmış ruhsat başvurusuna ilişkin müvekkilinin ruhsat dosyası kopyalanarak oluşturulduğunu ve ... sayılı patent hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini beyan etmiştir. SMK 85.maddesinde ,patent hakkının kapsamı ve sınırları gösterilmiştir. Buna göre, Patent sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde; Patent konusu ürünün üretilmesi, satılması, kullanılması veya ithal edilmesi veya bu amaçlar için kişisel ihtiyaçtan başka herhangi bir nedenle elde bulundurulması, Patent konusu olan bir usulün kullanılması, Kullanılmasının yasak olduğu bilinen veya bilinmesi gereken usul patentinin kullanılmasının başkalarına teklif edilmesi, Patent konusu usul ile doğrudan doğruya elde edilen ürünlerin satılması, kullanılması, ithal edilmesi veya bu amaçlar için kişisel ihtiyaçtan başka herhangi bir nedenle elde bulundurulması fiillerinin önlenmesini talep etme hakkı vardır: Aynı yasanın 141.maddesinde patent hakkına tecavüz oluşturacak fiiller gösterilmiştir.SMK 89 .maddesinde düzenlendiği üzere, Patentten doğan korumanın kapsamı istem veya istemler ile belirlenir. İstem veya istemler tarifname ve resimler esas alınarak yorumlanır. Patent belgesi almış bir buluşun sahibinden izinsiz kısmen veya tamamen taklit edilerek ürün haline getirilmesi tecavüz sayılmaktadır, Yorumlanan istemlerin suçlanan ürün ile karşılaştırılması gerekir. İstemlerin yorumlanmasında dikkate alınacak diğer bir husus ise, patente tecavüz ettiği iddia edilen ürünün, eşdeğer (aynı işlevli gerçekleştiren ve istem veya istemlerde talep edilen unsur ile aynı sonucu çıkaran) unsur olup olmadığıdır. Kullanımın patent hakkına tecavüz oluşturduğunun söylenebilmesi için suçlanan üründe, yeni olup olmadığına bakılmaksızın patent belgesinde bulunan istemlerden en az bir tanesinin tüm unsurlarının davalı ürününü üzerinde aynen yada eşdeğerinin bulunması gerekir. Tespiti gereken buluşun taklidinin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğidir. Bağımsız isteme tecavüz edilmemişse, o bağımsız isteme bağlı olan İstemlere de tecavüz yok demektir. Bu nedenle bir bağımsız isteme tecavüzün bulunmadığı belirlenmişse, artık o isteme bağımlı olan istemler bakımından inceleme yapmak anlam taşımayacaktır.Uluslararası Patent Başvurusu hakkında düzenleme getiren Patent İşbirliği Anlaşması (PCT) kapsamında yapılan patent başvurusu ulusal patent alma ( yerel evre) aşamasına öncü bir başvuru yapılmasını ve üye birden çok ülkede başvuru tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde korunması için başvuru yapma hakkı temin eder.Sınai mülkiyet hakkına dayalı koruma hangi ülkede talep ediliyorsa, korumanın içeriği o ülke hukukuna göre belirlenir. Patent hukukunda da patent hangi ülkede tescil edilmişse, kural olarak, o ülkede korunur. Ülkesellik ilkesi gereğince buluş, patent olarak birçok ülkede, o ülkelerin ulusal hukuklarına göre tescil edilecek olursa, tescil olunduğu ülkelerin ulusal hukuklarına göre ve o ülkelerin hâkimiyet sınırlarıyla sınırlı olmak üzere doğar.21/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle, ... numaralı Türk patent başvurusunun, ... numaralı uluslararası patent başvurusunun yerel evre başvurusu, yani devamı olarak kabul edilmesinin hatalı bir yaklaşım olacağı değerlendirilmiş olmakla birlikte, bu husustaki takdirin Mahkemeye ait olduğunu, Mahkeme, ... numaralı başvurunun ... numaralı uluslararası patent başvurusunun devamı olarak kabul edilemeyeceği kanaatinde ise, dava dilekçesinde dayanak olarak gösterilmiş olan ... numaralı uluslararası patent başvurusunun, başvuru sahibi olan Davacı firmaya sağladığı patent hakkı Türkiye'de "doğmamış" sayılacak şekilde sonlanmış olduğu için, ... numaralı uluslararası patent başvurusu bakımından davacının patentten doğan haklarına tecavüzün belirlenmesine yönelik bir inceleme yapılmasının mümkün olmadığını, Mahkeme, ... numaralı başvurunun ... numaralı uluslararası patent başvurusunun devamı olarak kabul edileceği kanaatinde ise, mevcut dava dosyasına sunulmuş bulunan deliller bakımından, Davalıya ait ... isimli ürünün davacıya ait ... numaralı patent başvurusundan doğan patent hakkına tecavüz ve eşdeğer tecavüz oluşturmadığını, taraf ürünlerinin Kısa Ürün Bilgilerinin ve Kullanma Talimatlarının arz ettiği benzerliklerin, her iki ürünün de jenerik ürün olup, orijinal ilaca-ürüne göre düzenlenmiş olmalarından kaynaklandığı ve her iki ürünün de orijinal ürünün jeneriği olmalan dolayısıyla kullanma talimatları ve kısa ürün bilgilerinde zorunlu olarak benzerlik olacağı belirtmiştir.Dosya kapsamına göre, davacının ... sayılı, Patent İşbirliği Anlaşması (PCT) kapsamında yaptığı uluslararası patent başvurusundan kaynaklı rüçhan hakkına dayalı olarak Türk Patent nezdinde 28.12.2018 tarihinde ... numaralı patent başvurusunun yapılmış olduğu, davacının kısaltılmış ruhsat başvurusunda davalı tarafın davacının ruhsat dosyasını aynen kopyalayarak yaptığını ve bunun haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürdüğü, mahkemece bu konuda her hangi bir inceleme yapılmadığının anlaşıldığı ve karar gerekçesinde de bu talep hakkında olumlu olumsuz bir değerlendirmede bulunulmadığı görülmekle, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından itiraz edildiği davacı patentinin davacı tarafından yapılmış olan ... sayılı uluslararası patentin rüçhan hakkından faydalanılarak yapıldığı ve onun devamı niteliğinde olduğunun, eşdeğerlik yoluyla tecavüz gerçekleştiğinin ileri sürüldüğü, bilirkişi raporunda ise, gerek patent tescili ve koruma süresi başlangıcı gerekse eşdeğerlik yoluyla tecavüze ilişkin farklı görüşler ileri sürüldüğü bu durumda TPMK dan davacının patent başvurusunun akıbeti sorularak davacı tarafın itirazlarını karşılayacak şekilde ve davaya konu patentin içeriği de göz önüne alınarak üniversitelerin kimya fakültelerinden farmasötik kimya konusunda uzmanlığı bulunan öğretim görevlilerinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetinden denetime elverişli şekilde rapor alınarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile itirazlar karşılanmadan karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamıştır. Bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 23/03/2021 tarih, 2018/180 E. 2021/80 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 04/04/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/180, K. 2021/80, T. 28.12.2018, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-180-e-2021-80-k-0f1e8ffeed5d