Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/1031 E. 2020/200 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/1031
Karar No
2020/200
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1852 KARAR NO: 2023/1780 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 27/02/2020 NUMARASI: 2018/1031 E. - 2020/200 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin başka taşıma şirketleri ile anlaşarak üçüncü kişilerin emtialarının taşınmasına aracılık ettiğini, bu kapsamda davalının emtiasının taşınması için gemi ayarladığını, davalı şirketin bir kısım ödemeler yapmasına rağmen bakiye 2.823,00 USD alacağın ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin, davacıya borçlu olmadığını, davacının iddiasını ispat eder nitelikte bir delil sunmadığını, takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı tarafından davalı hakkında 14/12/2017 tarihli 2.979,00 USD bedelli ve 18/12/2017 tarihli 516,50 USD bedelli faturalardan kaynaklanan bakiye alacağının tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında genel haciz yolu ile icra takibi başlatmıştır. Davalı süresince borca itiraz ederek takibi durdurmuştur. Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde mali müşavir bilirkişi yapılan incelemede uyuşmazlığa konu 14/12/2017 tarihli 2.979,00 USD bedelli ve 18/12/2017 tarihli 516,50 USD bedelli faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.Döviz cinsinden kaynaklanan alacağın ve kur farkı alacağının talep edilebilmesi, taraflar arasında bu yönde bir sözleşme hükmü olmasına ya da akdi ilişkinin döviz cinsinden yapılması şartına bağlıdır. Taraflar arasında bir sözleşme bulunmasa da itiraz edilmemiş ve defter kayıtları ile uyumlu olan faturaların döviz cinsinden olduğu dikkate alındığında aradaki akdi ilişkinin döviz cinsinden olduğu kabul edilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu olan faturalar davalının defterlerinde kayıtlı olduğuna göre, artık fatura konusu hizmetin alındığına karine teşkil eder ve fatura bedelinin ödendiğini ispat yükü borçlu üzerine geçer. Davalının kendi defterlerinde kayıtlı olan dava konusu faturaların bedellerini ödediğine ilişkin delil ibraz etmediği, davacının takipte defterlerinde kayıtlı olan daha yüksek bir bedel talep etse bile bunun kur farkından kaynaklandığı, taraflar arasında döviz üzerinden bir ilişki bulunması nedeniyle davacının takip tarihinde kuru talep etmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının İstanbul Anadolu .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, 2.823,00 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca faiz uygulanarak takibin devamına, 2.823,00 USD'nin takip tarihindeki TL karşılığı olan 13.522,17 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece dava dosyası tam anlamıyla incelenmeden karar verildiğini, davacının kur farkı alacağını talep etmesine rağmen sanki asıl alacağı ödenmemiş gibi değerlendirme yapıldığını, davacının ödenmemiş bir alacağı bulunmadığını, kur farkına ilişkin faturanın ise tebliğ edilmediğini, tebliğ edilmeyen bir faturaya dayanarak talepte bulunulamayacağını, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 2001/1 Esas, 2003/1 karar sayılı kararında belirtildiği üzere, faturanın öncelikte tebliğinin zorunlu olduğunu, tebliğ edilmeyen faturanın içeriğine itiraz edilemeyeceğini; Mahkemece usulüne uygun bilirkişi incelemesi yapılmadığını, yerinde inceleme yetkisi verilmesine rağmen görevlendirilen bilirkişi tarafından yerinde inceleme yapılmadan rapor düzenlendiğini, bir kısım elektronik postalarla rapor düzenlendiğini, davaya konu alacağın faturaya dayandığını, bilirkişinin ne tür bir inceleme yaparak faturaya dayalı alacağın varlığına kanaat getirdiğinin anlaşılamadığını, raporda dava konusu uyuşmazlığın yanlış tespit edildiğini, bilirkişi raporunda iki adet fatura karşılığında 3.495,50 USD karşılığı kaydın iki tarafın defterlerinde de bulunduğunu ama bu tutarın davalı şirket tarafından ödendiğine dair delil bulunmadığının belirtildiğini, oysa davacının talebinin bu iki faturaya ilişkin olmadığını, bu fatura bedellerinin ödendiğini, davacının icra takibine konu ettiği fatura müvekkile tebliğ edilmemesi nedeniyle ticari ve hukuki anlamda hiçbir anlam ifade etmeyen kur farkı faturası olduğunu, bilirkişinin gereği gibi inceleme yapmaması nedeniyle asıl alacak kısmının ödendiğini dahi görmediğini, kur farkı faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, faturanın tebliğinin zorunlu olduğunu, bu eksikliklerin yeniden yapılacak yargılama ile düzeltilebileceğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine , karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 14.12.2017 tarihli 2.979,00 USD bedelli hava taşıma ücreti bedeli açıklamalı ve 18.12.2017 tarihli 516,50 USD bedelli hava navlunu bedelli açıklamalı iki adet faturadan kaynaklanan 2.823,00 USD alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatılmış, süresinde itiraz edilmesi nedeniyle duran takibin devamının sağlanması amacıyla eldeki itirazın iptali davası açılmıştır.İtirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağılı olup, takibin iki adet hava taşıma navlunu alacağı faturasından kaynaklanması nedeniyle bu alacak yönünden inceleme yapılmalıdır. Bunun dışında bir alacağın bulunması halinde eldeki itirazın iptali davasının konusunu oluşturmayacaktır. Dava dilekçesinde de iki adet faturaya dayalı olarak başlatılan takibe yönelik itirazın iptali talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan bilirkişi incelemesinde, takibe konu iki adet faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturalara istinaden davalı tarafından takibe kadar ödeme yapılmadığı belirlenmiştir. İncelenen davalı hesap ekstrelerinde de bu faturalara karşılık bir ödeme yapılmadığı belirlenmiştir. Bilirkişi raporunda her iki tarafın uyuşmazlık konusu dönem olan 2017 yılı yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defterinin incelendiği raporun beşinci sayfasında belirtilmiştir. Bu defterlerin yanı sıra taraflarca sunulan hesap ekstreleri ve davalı tarafından sunulan banka ödeme dekontları da incelenmiştir. Raporun altıncı sayfasında da her iki faturanın tarafların defterinde kayıtlı olduğu belirlenmiştir. Faturanın döviz cinsinden düzenlenip, defterlere Türk Lirası cinsinden yazılması nedeniyle takipte belirtilen harca esas değerin güncel kur ile takip tarihindeki kurun farklı olması nedeniyle fazla talep edildiği belirtilmiştir. Görüldüğü gibi takip ve dava konusu edilen miktarlar kur farkı faturasına ilişkin olmayıp, tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olan taşıma faturalarına ilişkindir. Davalı kendi ticari defterlerinde kayıtlı olan iki adet taşıma faturasının bedeline ödediğini usulüne uygun delillerle kanıtlamalıdır. Taşıma faturalarının davalının ticari defterinde kayıtlı olması hizmetin davacı tarafından verildiğini kanıtlamaktadır. Davalı ise soyut beyanları dışında taşıma faturalarının bedelini ödediğini kanıtlayamamıştır. Tebliğ edilen taşıma faturalarının davalının ticari defterinde kayıtlı olması nedeniyle ayrıca bir tebliğ belgesi aranmamıştır. Bilirkişi raporunda, davalının 2017 yılı ticari defterlerinin incelendiği belirtilerek tasdik bilgilerinin de değerlendirildiği, borç alacak ilişkisinin tarafların sunduğu ticari defterler ile muavin kayıtlardan belirlenerek raporun düzenlendiği, bu durumda davalının ticari defterlerinin nerede ve ne şekilde incelendiğinin bir öneminin bulunmadığı, takibe konu iki adet taşıma faturasının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen fatura borcunun ödendiğinin davalı yanca kanıtlanmaması nedeniyle ilk derece mahkemesinin hüküm ve gerekçesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 760,43 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.02.11.2023

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/1031, K. 2020/200, T. 02.11.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-1031-e-2020-200-k-8817d16ec4e0