Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2017/896 E. 2021/170 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2017/896
Karar No
2021/170
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1371 KARAR NO: 2024/1636 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/03/2021 NUMARASI: 2017/896 E. - 2021/170 K. DAVANIN KONUSU: Rücuen tazminat (Nakliyat sigortasında n kaynaklı) Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...AŞ.'nin Finlandiya' daki müşterisine DAP esaslı olarak ihraç ettiği 10711,10 kg. matbaa mürekkebi türü ürünün nakliyat sigortasını müvekkilinin düzenlediği ... sayılı poliçe ile sigorta güvencesi sağladığını, sigorta korumasına alınan ürünlerin ... plakalı araca yüklendiğini, taşımaya tahsis edilen aracın İstanbul Finlandiya seferi sırasında 16,08.2016'da Polonya'da seyir halindeyken karşı yönden gelen ... plakalı araç ile çarpıştığını ve araçtaki dava konusu yükün tamamının zayi olduğunu, müvekkilinin bu nedenle, 1 nolu davalının üst taşıyıcı, 2 nolu davalının taşıyan diğer davalının da taşıyanın üzerine düşebilecek mesuliyete sigorta güvencesi sağlayan sigorta şirketi olarak tazmininden müştereken sorumlu oldukları zarar için sigortalısına 22.11.2016'da 136.022,33 TL sigorta tazminatı ödediğini ve böylelikle de TTK. Md.1472 ve TBK Md.183 hükümleri gereğince: sigortalısının haklarına halef olduğunu, müvekkilinin tazmin ettiği bedelin rücuen tahsil talebinden netice alamadığı için işbu davanın açılması zarureti doğduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 136.022,33 TL.'nin tazminat olarak ödendiği 22.11.2016 dan itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini tatep etmiştir. Davalı taşıyıcılar vekili, savunmasında özetle; davacı tarafın bu yöndeki talebine karşı çıktıklarını, işbu davanın müvekkilleri aleyhine zamanaşımı ve hak düşürücü süre dolduktan sonra ikame edildiğini, somut olayın meydana gelmesinde ve zarann oluşmasında müvekkiline atfı kabil herhangi bir kusur da olmadığını, taşımanın tabi olduğu kurallara göre tazminat bağlamında sorumluluklarının doğmadığını, kaldı ki davacının sigortalısının sattığı ve alıcısına gönderdiği emtia üzerinde menfaati de kalmadığından davacının müvekkillerinden gerçek zarar iddiasıyla tazminat talebinde bulunamayacağını, taşıyıcının üzerine düşebilecek mesuliyetin, faizin ve başlangıcının tayininde ise davacının talebinin değil,her halükarda CMR Konvansiyonu hükümlerinin gözetilmesi gerektiğini savunarak davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmektedir. Davalı sigorta şirketi vekili savunmasında özetle, davada tartışılan trafik kazasının vukuunda müvekkilinin mesuliyetine sigorta güvencesi sağladığı 2 nolu davalı taşıyıcının herhangi bir kusurunun olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla taşıyıcının, dolayısıyla da onun mesuliyetine güvence sağlayan müvekkilinin üzerine düşebilecek sorumluluğun, sorumluluk sınırının, talep edilebilecek faizin ise davacının talebine göre değil, ancak düzenlediği poliçenin şartları dâhilinde CMR Konvansiyonu hükümlerine göre belirlenebileceğini, davacının talebini dayandırdığı emtianın da yüklü olduğu aracı kullanan sürücünün somut olayı önleyebilmek için yapabileceği bir şey olmadığından taşıyıcının zarar sorumlusu olarak nitelendirilemeyeceğini, dava konusu ara; 16 03.2016 seyir halindeyken karşı istikametten kontrolsüz bir şekilde gelen yabancı plakalı bir araç sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi yüzünden işbu davada tartışılan yükü taşıyan araca ön kısmından çarptığını, kafa kafaya çarpışma şeklinde vuku bulan bu kazayı taşımacının önlemesine imkân olmadığını, taşımanın tabi olduğu kurallara göre taşıyıcıya somut olayda tazminat bağlamında mesuliyet yüklenemeyeceğini, bu nedenle oluşan zararın CMR Sigortası kapsamında da değerlendirilemeyeceğini, dava konusu aracı kullanan sürücünün hayatını kaybetmesine de neden olan bu kazada karşı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkili aleyhine haksız yere ikame edilen davanın hukuki dayanaktan da yoksun olduğunu savunarak müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili, savunmasında özetle; müvekkili sigorta şirketinin diğer Davalı ... San. Tic. Ltd.Şti. isimli şirkete, ... numaralı sigorta poliçesi ile ve ancak poliçe içeriği özel şartlara sıkı şekilde tabi olmak kaydıyla sigorta teminatı sağladığını, davacı tarafın işbu davada talebine konu edilen alacağın meydana gelmesinde CMR Konvansiyonu md.17/2 de dikkate alınarak bir kusur bulunmadığından karşılanmadığını , delillerin sunulmasına ve taraflarına tebliğine CMR Konvansiyonuna dayalı olarak ve ilgili sigorta poliçesi şartlarına göre sorumluluğa girmeyen talebin ve davanın esastan reddine aksi düşünülmesi halinde fahiş, kadri maruf olmayan ve fahiş faiz talebini havi talep tutarlarının reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacının hasar ödemesini ve rücu talebini, dava dışı sigortalısı ... San. Tic. A.Ş, yararına, 29.12.2015 tarihinde düzenlediği, 31.12.2015-2016 vadeli,... sayılı Nakliyat Emtia (Abonman) Sigorta Poliçesine ve bu poliçeye bağlı olarak İzmir'den Finlandiya'ya ... plakalı araçla gönderilen 136.705,85TL. bedelli 10.712 kg. kimyevi madde için düzenlediği 460 sayılı sigorta sertifikasına dayandırdığı, davacının dava dışı sigortalısı ... San. Tic. A.Ş. yararına nakliyat muhataralarına karşı sigortasını sağladığı solvent bazlı baskı mürekkebi türü emtianın 12 koliye istiflenmiş parsiyel yük olarak Türkiye'den-Finlandiya'ya davalı ... Sanayi Ticaret Ltd.Şti.ne ait ... (çekıci)/...{dorse) plakalı araçla taşınması işini dava dışı ... San. Tic. A.Ş. adına düzenlenen 12.08.2016 tarih 673593 sayılı faturaya göre 3.450,-Euro nakliye ücreti karşılığında davalı... Ltd.Şti. üstlenmiştir. Davacının ... sayılı hasar dosyası için görevlendirdiği bağımsız eksperin yaptığı inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda somut olay için 136.022,33 TL. olarak saptadığı hasar bedelini; sigortalısından bu bedel üzerinden aldığı, içeriğinde devir ve temlik beyanı da bulunan, 14.11.2016 tarihli İbraname ye kayden sigortalısına ... Bankası AŞ. aracılığıyla ödeyen davacının bu bedeli; sigortalısına tazmin ettiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı taşıyıcılardan ve ... plakalı aracın maliki ve işleteni olan ... Sanayi Ticaret Ltd.Şti.nin uluslararası karayolu taşımalarının tabi olduğu kurallar çerçevesinde üzerine düşebilecek mesuliyete, 01.01.2016-2017 vadeli, ... sayılı CMR Sigorta Poliçesinde kararlaştırılan şartlar dâhilinde sigorta güvencesi sağlayan, davalı sigorta şirketinden rücuen tahsili talebine ilişkin olarak dava açılmıştır. Mahkememiz dosyasına konu olan Türkiye-Finlandiya arasında icra edilen uluslararası karayolu taşıma işi sırasında yani nakliye sürecinde vuku bulan trafik kazası yüzünden ortaya çıkan zarar; davalı taşıyıcılardan ve taşıyanın mesuliyetine güvence sağlayan davalı sigortacıdan talep edildiğinden davalıların davacı karşısında üstlendiği sorumluluğun tayininde CMR Konvansiyonu hükümlerinin öncelikli olarak uygulanması gerekmektedir. Uluslararası kara yolu taşımalarında vuku bulan zararı, yük üzerinde hak sahibi olan kişinin dosyamıza konu somut olayda dava dışı ... San Tic. A.Ş.'nin ve dolayısıyla da onun zararım karşılayan davacının; akdi ya da üst taşıyıcıdan ya da doğrudan bu taşıma işinin icrasında taşıyan sıfatına haiz olan ve üst taşıyıcı tarafından tayin edilen alt taşıyıcıdan yahut da onlardan birinin mesuliyetine sigorta güvencesi sağlayan sigortacıdan dosyamıza konu somut olayda davalı .. Sigorta A.Ş.den , CMR Konvansiyonunda öngörülen sorumluluk sistemi dâhilinde talep etmesi mümkündür. Uluslararası taşımaların tabi olduğu CMR Konvansiyonu hükümlerine göre kayıp veya hasar, CMR Md.17/2ye göre "taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise", taşımacı oluşan zarardan sorumlu tutulamaz. Bu sorumsuzluğu tespitte ölçü de, deneyimli ve basiretli bir taşımacının göstermesi gerekli özendir. Başka bir anlatımla, gerekli özene ve tedbire rağmen aynı olumsuz sonuç ortaya çıkacaksa, o halde taşıyıcının "sorumlu olmadığının" kabul edilmesi gerekmektedir.Dava dilekçesinin 5 nolu ekinde tercüme edilerek dosyaya sunulan ve dava konusu kazanın gerçekleştiği yerdeki Augustow İlçe Polis Karakol Amirliğince tutulan resmi tutanakta, Türkiye'den çıkış yaptıktan sonra, 16.08.2016 günü Polonya transit geçişinde, dava konusu yükü taşıyan ... plakalı çekici ve onun çektiği ... plakalı dorseden oluşan araç kendi şeridinde seyir halindeyken; karşı istikametten gelen ... plakalı çekici ile ona bağlı olan Letonya kayıtlı ... plakalı dorseden oluşan araç sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybedip, aniden doğrultu değiştirmesi ve seyir halinde olduğu şeridinden çıkıp dava konusu yükü taşıyan ... plakalı araca "önden çarpması" yüzünden kazanın gerçekleştiği ve her iki aracın alevler içinde kaldığı şekilde maddi hasarlı, ölümlü bir trafik kazasının gerçekleştiği tespit edilmiştir. Resmi tutanakta tespit edilen trafik kazasına karşı istikametten gelen ... dorse plakalı araç sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybedip, aniden doğrultu değiştirmesi ve seyir halinde olduğu şeridinden çıkıp, "tamamen kontrolsüz bir şekilde" önden çarpması sebep olduğundan ve vuku bulan maddi hasarlı trafik kazasını, "taşıyıcının önceden alacağı bir tedbirle önleyebilmesi", sadece teknik olarak değil fiilen "mümkün olmadığı" gibi taşımanın tabi olduğu kurallara ve kazanın oluş biçimine göre fiili taşıyıcı konumundaki ...Lojistik Hizmetler Sanayi Ticaret Ltd.Şti. nin eylemlerinden sorumlu olduğu araç sürücüsünün, "olay anında kusurlu herhangi bir hareketi" ya da "seyir halinde iken yaptığı bir kural ihlali" ile "davacının dava dışı sigortalısının bu olaya bağlı zararı arasında" sebep sonuç ilişkisi de bulunmadığından, davalı taşıyıcıların ve sigorta güvencesi sağlayan CMR Sigortacısı ... Sigorta A.Ş.nin(Eski ünvan ... Sigorta A.Ş.) zarar sorumlusu olmadığı ve zararı önleyebilme adına yapabileceği herhangi bir şey ya da alabileceği bir tedbir de bulunmadığından oluşan zarardan sorumlu tutulamayacakları için davacının davalılardan somut olay dolayısıyla talep edebileceği alacağı bulunmadığı mahkememizce kabul edilerek ..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, sigortalısının zararını karşılayan davacı sigortacının akdi veya fiili taşıyıcıdan veya bunlardan birinin mesuliyet sigortacısından talep hakkının mümkün olduğunu, maddi hasarlı trafik kazası sonucunda taşınan eşyanın tamamının zayi olması nedeniyle CMR 17/2.fıkrasına göre trafik kazasını taşımacının önceden alacağı bir tedbirle önleyebilmesinin mümkün olmadığı bu nedenle davacının sigortalısının zararını telef etmiş olsa bile bu bedelin davalılara rücu edilemeyeceği kanaatinin belirtildiğini, kararın eksik inceleme sonucunda verildiğini, 2 no'lu davalıya ait aracın direksiyon hakimiyetini kaybedip aniden doğrultu değiştirmesi ve seyir halinde olduğu şeridinden çıkıp tamamen kontrolsüz bir şekilde önden çarpmasına sebep olduğunu bu nedenle kazanın taşıyıcının önceden alacağı bir tedbirle önleyebilmesinin teknik olarak ve fiilen mümkün olmaması 2 no'lu davalının araç sürücüsünün olay anında herhangi bir kusurlu hareketi ve ihlali bulunmadığının değerlendirildiğini, CMR 17/1 fıkrası gereğince taşımacının yükü, teslim aldığı andan teslim edinceye kadar bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasarlardan sorumlu olduğunu, taşımacının eşyanın taşınması süresince karine olarak kusurlu olduğunu, kayıp, hasar veya gecikmenin önlenmesine imkan bulunmayan bir halde meydana geldiğini kanıtlamanın taşımacının sorumluluğunda bulunduğunu, ancak dosyadaki kaza tutanağın olay yeri inceleme tutanağı ve fotoğrafların ve/veya adamlarının olaydan kaçınabilmek için en üst seviyede özen gösterdiğini, tedbirler aldığını ispatlaması gerektiğini iddia ederek, mahkemenin ek rapor almaksızın verdiği kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, nakliyat emtea sigorta poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin taşıyandan ve sorumluluk sigortacısından rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında sigorta poliçesinin varlığı, karayolu ile gerçekleştirilen uluslararası taşıma, meydana gelen kaza konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, olaydan dolayı davalı taşıyıcı ve sigorta şirketinin sorumlu olup olmadığı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olup olmadığı ve kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, dava dışı ... San ve Tic. AŞ ile davacı sigorta şirketi arasında 31.12.2015 başlangıç tarihi, 31.12.2016 bitiş tarihi olan nakliyat emtea sigorta poliçesinin düzenlendiği, dava dışı sigortalı şirket tarafından Finlandiya'da yerleşik grup şirketine 08.08.2016 tarihli fatura muhteviyatı kimyasal matbaa mürekkepleri (solvent bazlı rekli mürekkep) emtiasının satışını gerçekleştirdiği, emtianın sigortalının İzmir'deki fabrikasından Finlandiya'ya kadar taşınması için davalı ...Ltd.Şti ile anlaşmaya varıldığı, 11.08.2016 tarihinde Erenköy gümrüğünden çıkış işlemlerinin tamamlandığı, 12.08.2016 tarihinde çekici ve dorsenin parsiyel yük olarak yüklendiği ve Finlandiya'ya hareket ettiği, araç içerisinde sigortalı firma dışında üç firmaya ait başka emtialarında mevcut olduğu, aracın 16.08.2016 tarihinde Polonya'da çift taraflı trafik kazası sonucu alev aldığı, araç üzerinde bulunan tüm emtiaların yanmış olduğu, araç şoförünün kurtarılamayarak vefat ettiği, hasar ihbarı üzerine incelemenin gerçekleştirildiği, emtianın kimyasal matbaa mürekkepleri olması nedeniyle teknik özelliklerine bakıldığında sıvı halde üçüncü sınıf kimyasal olduğu ve yüksek düzeyde yanıcı, parlayıcı özelliği bulunduğu, her türlü önlemi almak kaydıyla karayolu taşıması yapılmasında herhangi bir sorunun olmadığı, sigortalı firma tarafından emtianın nakliyesi için 10.08.2016 tarihli tehlikeli yük taşıma formunun düzenlendiği, ekli yükleme noktasının nakliyeci firmaya iletildiği, kaza tutanağının düzenlendiği, tutanağın istenmesine rağmen ekspertiz aşamasında temin edilemediği, hasar ile ilgili poliçe açıklamalar bölümünde emtianın konteynerda taşınması kaydı ile teminata dahildir denildiği ancak hem poliçe açıklamalar bölümünde, hem de 460 numaralı sigorta sertifikasında taşımanın karayolu ile gerçekleştirileceğinin belirtilmiş olması nedeni ile mevcut taşıma ile ilgili detayların şirket bilgisi dahilinde olduğu, poliçede yer alan bu hükmün teminat değerlendirilmesinde dikkate alınıp alınmaması gerektiğinin şirketin takdirine bırakıldığı, hasar bedelinin 136.022,33 TL tespit edildiği, FOB Türkiye bedelinin ise 41.342,08 Euro muafiyet tenzili neticesinde 41.135,77 Euro olduğu, yanarak tam zayi olan 12 palet eşya olduğunun belirtildiği, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalı şirkete ödeme sonrasında tam ziya iddiası ile 136.122,33 TL dava değeri üzerinden işbu davayı açmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece taraf delilleri dosya içerisine ibraz ve celp edildikten sonra bilirkişi raporu alınmıştır. 17.06.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; uluslararası kara yolu taşıma işinin davalı taşıyıcıların sorumluluğu altında devam ederken, dava konusu parsiyel yükü de taşıyan 2 nolu davalının...( çekici) ... (dorse) plakalı aracına, 16.08.2016 günü Polonya transit geçişi sırasında, “kendi şeridinde” seyir halindeyken, karşı istikametten gelen ...(çekic) ... (dorse) plakalı araç sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybedip, aniden doğrultu değiştirmesi ve seyir halinde olduğu şeridinden çıkıp, “tamamen kontrolsüz bir şekilde” önden çarpması sebep olduğundan ve bu nedenle vuku bulan maddi hasarlı trafik kazasını, “taşıyıcının önceden alacağı bir tedbirle önleyebilmesinin”, sadece teknik olarak değil fiilen “mümkün olmadığı” gibi taşımanın tabi olduğu kurallara ve kazanın oluş biçimine göre fiili taşıyıcı konumundaki 2 nolu davalının eylemlerinden sorumlu olduğu araç sürücüsünün, “olay anında kusurlu herhangi bir hareketi” ya da “seyir halinde iken yaptığı bir kural ihlali” ile “davacının dava dışı sigortalısının bu olaya bağlı zararı arasında sebep sonuç ilişkisi de bulunmadığından davalı taşıyıcıların (dolayısıyla da fiili taşıyıcı konumundaki 2 nolu davalının üzerine düşebilecek mesuliyete sigorta güvencesi sağlayan CMR Sigortacısı 3 nolu davalı Ergo'nun da) zarar sorumlusu olmadığı ve zararı önleyebilme adına yapabileceği herhangi bir şey ya da alabileceği bir tedbir de bulunmadığı halde, tazminat bağlamında davacı (ve/veya dava dışı sigortalısı) karşısında sorumluluğunun doğduğunu söyleyebilmek mümkün görünmediği, davacının, somut olay için riziko anında geçerli ve yürürlükte olan nakliyat poliçesi teminatından yaptığı hasar ödemesiyle sigortalısına karşı üstlendiği yükümlülüğü yerine getirdiği ve onun zararını telafi etmiş olsa bile, tazmin ettiği bu bedeli davalılardan rücuen (veya temlik alacaklısı olarak) talep edebilmesi için gerekli olan tüm şartların bir arada oluşmadığı, davacının davalılardan somut olay dolayısıyla talep edebileceği herhangi bir alacağının bulunmadığı belirtilmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporunakarşı itiraz ederek, ek rapor alınmasını talep etmiştir. Davalılar ise davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın reddine dair hüküm tesis edilmiştir. Davaya konu uyuşmazlığın uluslararası karayolu ile taşımadan kaynaklandığı ve uyuşmazlığa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı kuşkusuzdur. CMR'nin 17/1. maddesine göre, taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen ve tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. CMR'nin 17/2. maddesinde eğer kayıp veya hasar; hasara uğrayan malların ambalajlanmaması yada hatalı ambalajlanmış olması halinde yükün gönderici veya alıcı tarafından alınması, yüklenmesi ve özellikleri gereği özel risklerden doğmuş ise taşıyıcının zarardan sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir. Genel ilke bu olmakla birlikte, sigortacı ile sigorta ettiren arasında özel hükümler içeren sigorta sözleşmesinde bu ilkeden ayrılacak hükümler konulabilir. CMR'nin 17/2 maddesi uyarınca, eğer kayıp, hasar ya da gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmişse taşımacı sorumlu tutulamaz. Somut uyuşmazlıkta, meydana gelen kazada, davalı taşıyıcıların sürücüsünün kendi şeridinde seyir hâlinde iken karşı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybedip aniden doğrultu değiştirmesi ve seyir hâlinde bulunan şeridinden çıkıp tamamen kontrolsüz bir şekilde önden çarpması neticesinde meydana gelen kazada, davalı taşıyan bakımından sadece teknik olarak değil fiilen önlemesinin mümkün olmayan bir olay olduğu hususu bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Bu durumda taşıyıcının önceden alabileceği bir tedbirle kazayı önleyemeyeceği ve kusursuz olduğu tespit edildiğinden, CMR'nin 17/2 hükmü uyarınca davalı taşıyıcıların kaza sebebiyle hasarlanan emtiadan dolayı sorumluluğundan bahsedilemeyeceğinden, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 368,30 TL istinaf harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 21.11.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2017/896, K. 2021/170, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2017-896-e-2021-170-k-c1e53082c3b1