Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2017/534 E. 2021/88 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2017/534
Karar No
2021/88
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/590 Esas KARAR NO: 2024/1814 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 23/02/2021 NUMARASI: 2017/534 E. - 2021/88 K. DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/11/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait ... logosu ile yayın yapan televizyon kanalında davacı ... birliklerinin repertuvarlanna dahil olan eser, icra, fonogram ve yapımların FSEK m. 52’ye aykırı şekilde yazılı izin alınmaksızın yayınladığı, FSEK’ten doğan umuma iletim hakkının, m. 80 ve 41’de tanımlanan mali haklarının ihlal edildiği, bu hususun İstanbul 1 FSHHM 2015/64 Değ. İş sayılı dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu, İstanbul 3 FSHCM 2019/229 E. Sayılı dosya ile izinsiz kullanım gerçekleştiren şüpheliler hakkında kamu davası açıldığı, davacı ... birliklerinin yayınladığı ortak tarife hakkında davalının yasal süreler için müzakere talebi olmadığı, 2015 yılı tarifelerinin 2014 yılı Ekim ayında kesinleştiği, FSEK m. 76 son fıkrası uyarınca hak sahipleri lehine ispat kolaylığı getiren karinenin somut olayda uygulanması gerektiği, açıklanan nedenlerle, davalıya ait ... logolu televizyon kanalında davacı ... birliklerinin repertuvarlannda yer alan eser, icra, fonogram ve yapımların hukuka aykırı yayınlandığının ve davacı ... birliklerinin FSEK başta olmak üzere mevzuattan kaynaklanan haklarına davalılar tarafından tecavüzde bulunulduğunun tespitine, FSEK m. 69 uyarınca karar tarihinden itibaren geçerli olmak üzere davacıların tüm repertuvarına karşı tecavüzün men’ine, FSEK m. 66 uyarınca davalının tecavüzünün refine, FSEK m. 68 f. 1 uyarınca 2015 yılı resmi tarifelerine göre davalının davacılara ödemesi gereken bedelin yapılacak hesaplamalara göre belirlenmesine, şimdilik 10.000 TL’nin FSEK m. 68 f.l uyarınca 3 katına yayınların yapıldığı tarihten itibaren başlamak üzere faiziyle hükmedilmesine, hükmün tirajı en yüksek iki gazetenin Türkiye nüshalarında yayınlanmasına karar verilmesi talep etmiştir. Davacılardan Müyap 26.2.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 452.905.98 TL olarak , Müyorbir 26.2.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 243.872.46 TL olarak , Msg 26.2.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 647.008.56 TL olarak , Mesam 25.2.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 647.0008.56 TL olarak tazminini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ... birliklerinin birlikte dava açmalarının usul ve yasaya aykırı olduğu, mecburi ve ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmadığı, davacıların temsil ettikleri haklar ve taleplerin her bir davacı yönünden ayrıca belirtilmesi gerektiği, usulüne uygun olarak yürürlüğe giren Roma Anlaşmasının kanun hükmünde olduğu, dava konusu müzik yayınlarının çoğunun canlı performans olduğu, kalanların ticari dolaşıma çıkartılmış fonogram ve tespitlerden oluştuğu, bunlar için ise Roma Anlaşmasının 12. maddesi uyarınca sadece uygun bir bedel ödenmesi gerektiği, ayrıca izne tabi bir hak veya yasaklama yetkisinden bahsedilmediği, anılan hükmün AY m. 90 uyarınca FSEK’ten üstün norm olduğu, davacıların iddialarına dayanak gösterilen İstanbul 1 FSHHM 2015/64 Değ. İş dosyasında yapılan tespit kapsamındaki yayınların “değişik isimlerde” müzik eğlence içerikli program yayınlan olduğu, bu program yayınlan ile ilgili olarak davalının yapımcı ve icracı eser sahibi sanatçılarla sözleşme yaptığı ve bir bedel ödediği, FSEK m. 43 uyannca televizyon kuruluşlannm meslek birlikleri ile sözleşme yapmasının zorunlu olmadığı, direkt eser sahibi sanatçılar ile sözleşme yapabileceği, FSEK m.80/B f.l’de yer alan hükmün Roma Anlaşması m. 12 ile birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan sonucun eser sahiplerinin henüz umuma arz edilmemiş ve ilk defa umuma arz edilecek eserler açısından izin vermede münhasır hak sahibi olduklan şeklinde olduğu, izinsiz yayın yapıldığının ispat edilmesi gerektiği, 2015/64 değ.iş sayılı dosyada sadece Kasım ayı için tespit yapıldığı, tespit yapılan aylar dışında 2015 yılı boyunca bir izinsiz kullanımın kabulünün mümkün olmadığı, FSEK m. 76 f. son’da öngörülen karineden faydalanmak için öncelikle yeterli kuvvette delil ileri sürülmesi gerektiği ve mahkemece davalıya yayınlanan müzik eserlerinin liste halinde sunulması için süre verilmesi gerektiği, toptancı zihniyet ile fahiş tazminat talep edilemeyeceği, sadece davalının yayınladığı tespit edilen veya listesi sunulan müzik eserleri açısından uygun bir bedel talep edilebileceği, tarifelerin tek taraflı ve fahiş olarak belirlendiği, FSEK m. 42 vd hükümlerine aykırı olduğu, davalının brüt gelirinin %25’inin tarife ile talep edildiği, bu haliyle dava yayın kuruluşunun ayakta kalmasının imkansız olduğu ileri sürülerek davanın reddi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davacı eyleminin davalı ... birliklerine yönelik tecavüzün tespitine, men ve ref'ine, Davalının 01.01.2015-31.12.2015 dönemini kapsayan ve FSEK 68. maddeye göre hesaplanan : MESAM meslek birliği için 215.669.52 TL nın 3 katı olan 647.008.56 TL nin 1.1.2015 tarihinden itibaren merkez bankasının belirlediği en yüksek avans faziyle birlikte davalıdan alınarak MESAM meslek birliğine ödenmesine, MSG meslek birliği için 215.669.52 TL nın 3 katı olan 647.008.56 TL nin 1.1.2015 tarihinden itibaren merkez bankasının belirlediği en yüksek avans faziyle birlikte davalıdan alınarak MSG meslek birliğine ödenmesine, MÜYORBİR meslek birliği için 81.290.82 TL nın 3 katı olan 243.872.46 TL nin 1.1.2015 tarihinden itibaren merkez bankasının belirlediği en yüksek avans faziyle birlikte davalıdan alınarak MÜYORBİR meslek birliğine ödenmesine, MÜYAP meslek birliği için 150.968.66 TL nın 3 katı olan 452.905.98 TL nin 1.1.2015 tarihinden itibaren merkez bankasının belirlediği en yüksek avans faziyle birlikte davalıdan alınarak MÜYAP meslek birliğine ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde;e yasaya aykırı olduğu, mecburi ve ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmadığı, davacıların temsil ettikleri haklar ve taleplerin her bir davacı yönünden ayrıca belirtilmesi gerektiğini,Tespit raporunda belirlendiği gibi yayınların bir çoğu canlı performans olup, bu canlı performanslar açısından fonogram yapımcılarının veya bunların oluşturduğu meslek birliğinin talep hakkı olmadığını, ayrıca icracı sanatçılar açısından da aynı durum söz konusu olup, komşu hak sahipliği ve eser sahipliği açısından yapılacak savunma ile bildirilecek delillerin belirlenmesinde her bir meslek biriliğinin hangi eser üzerinde ve hangi açıdan hak sahibi olduğunun belirlenerek bildirilmesinde zorunluluk olduğunu, Dava konusu müzik yayınlarının çoğunun canlı performans olduğunu, kalanların ticari dolaşıma çıkartılmış fonogram ve tespitlerden oluştuğunu, bunlar için ise Roma Anlaşmasının 12. maddesi uyarınca sadece uygun bir bedel ödenmesi gerektiğini, Müvekkili yayıncı kuruluşun, dava dilekçesinde belirtilen İstanbul 1. FSHHM'nin 2015/64 D.iş sayılı dosyasında yapılan tespit kapsamında belirlenmiş olan yayınlarının; “değişik isimlerde” müzik eğlence içerikli program yayınlar olup, bu program yayınları ile ilgili olarak müvekkili yayıncı kuruluş ile yapımcı ve icracı eser sahibi sanatçılar ile sözleşme yapıldığını ve zaten bir bedel ödendiğini, FSEK 43. madde hükmünde belirtildiği üzere, Radyo ve Televizyon kuruluşlarının mutlaka meslek birliği ile sözleşme yapma zorunluluğu bulunmadığını, Yayıncı kuruluşların direkt eser sahibi sanatçılar ile de sözleşme yapabildiğini, bu açıdan bakıldığında müvekkili yayıncı kuruluşun kullandığı müzik eserleri için zaten eser sahiplerine bir bedel ödendiğini, Diğer taraftan tespit yapılan tarihler dışındaki yayınlarda davacı ... birliklerine ait repertuarın izinsiz kullanıldığına ilişkin iddianın kanıtlanamadığını, bu iddianın ispatı yönünde davacılar tarafından hiç bir delil sunulmadığını, ididanın aksine müvekkilinin yayıncı kuruluş tarafından 2015 yılında kullarnılan tüm müzik eserlerinin listesinin dosyaya surnulduğunu, mahkemece bu listenin dikkate alınmadığını, sunulan listeye göre FSEK md.76/son da yer alan karinenin artık işletilemeyeceğini, Müzik eserlerinin tamamı üzerinde bütün davacı ... birliklerinin aynı anda hak sahibi olması mümkün değilken, söz konusu tespit raporunun tüm meslek birlikleri açısından yeter delil kabul edilmesinin de açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, Meslek birliği tarifelerinin tek taraflı ve fahiş olduğunu, Tazminat hesabı için tüm repertuvar üzerinden belirlenmiş olan tarife bedelinin dikkate alınamayacağını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, kullanılan müzik eserleri listesinin dikkate alınmadığını, Eğer bir tazminat hesabı yapılacak ise dosya içerisinde ve deliller arasında yer alan 2015 yılında müvekkili yayıncı kuruluşun, müzik eseri kullanımlarına ilişkin listenin dikkate alınması gerektiğini ve bu listede yer alan müzik eserlerinden her bir meslek birliği açısından hangilerinde hak sahipliğinin söz konusu olduğu belirlenerek buna göre bir rayiç bedel üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, kaldı ki eser sahibi olan meslek birlikleri dışındaki, yorumcular ve fonogram yapımcıların meslek birliklerinin hesaplama dışında bırakılması gerektiğini, Mahkemece, müvekkili yayıncı kuruluşun yayınlardan elde etmiş olduğu gelir düzeyi de dikkate alınmayarak bedel belirlenirken takdir yetkisinin açıkça orantısız ve müvekkili davalının aleyhine kullanıldığını, davacıların talepleri ile bağlı kalınarak karar verilmiş olmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, Mahkemenin kabulünde 01.01.2015-31.12.2015 tarihleri arasındaki süreye ilişkin izinsiz kullanımlardan bahisle üç katı tazminata ve 01.01.2015 tarihinden itibaren en yüksek avans faizine hükmedildiğini, faiz başlangıcının hatalı olduğunu, avans faizine hükmedilmesinin de açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; davacı ... birliklerine yönelen mali hakka yönelik tecavüz iddiasıyla, tecavüzün tespiti, men ve ref'i ile FSEK'in 68 f. 1 maddesi uyarınca 2015 yılı resmi tarifelerine göre davalı yanca ödemeyen 1.1.2015-31.12.2015 dönemlerine ilişkin telif bedelinin davalıdan tahsiline ilişkindir. Davacı; davalıya ait ... logolu televizyon kanalında, davacı ... birliklerinin repertuvarlarında yer alan eser, icra, fonogram ve yapımların hukuka aykırı yayınlandığı iddia etmiş, davalı davanın reddini savunmuş, Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yanca istinaf edilmiştir. Davalı; davacıların birlikte dava açamayacağını ileri sürmüştür. Ancak somut olayda, davacıların repertuarında yer alan eserlerin izinsiz yayınlandığı iddia edildiğinden, dava konusu hakkın ortak olması, davaların temelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı olması nedeniyle, ihtiyari dava arkadaşı olan davacıların birlikte dava açmalarına hukuki bir engel bulunmadığı anlaşılmıştır. Dava dosyasında yer alan tespit dosyasına sunulan 17.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda, Meslek Birlikleri korumaları altında bulunan fonogramların müzik eserlerinin ve yapımlarının, ... A.Ş. ünvanlı ... logolu yayın kuruluşunun yayını yaptığı 3 farklı günden ikisi hafta içi biri hafta sonu 05.11.2015, 07.11.2015 ve 09.11.2015 tarihlerinde 20:00-22:00 saatlerinde yayınlanan programlarda yayınlanıp yayınlanmadığı konusunda yapılan inceleme sonucunda, bir kısım müzik eserlerinin yayınlandığı tespit edilmiştir. Taraflar arasında ihlale konu dönemde yazılı bir sözleşme bulunmadığı sabittir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık noktalarından birisi de, FSEK'in 76/2. maddesindeki karinenin uygulanması gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. FSEK m. 76 f/2.maddesinde; "Bu Kanun kapsamında açılacak hukuk davalarında mahkeme, davacının iddianın doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeterli miktar delil sunulması halinde, korunmakta olan eserler, fonogramlar, icralar , filmler ve yayınları kullananların , bu Kanunda öngörülen izin ve yetkileri aldıklarına dair belgeleri veya tüm yararlanılan eser , fonogram, icra, film ve yayınları liste halinde sunmasını isteyebilir. Belirtilen belge ve listelerin sunulamaması tüm eser, fonogram ve yayınların haksız kullanılmakta olduğuna karine teşkil eder." hükmü düzenlenmiştir. FSEK 76/2 hükmüyle kanun koyucu, korunan eser, icra, yapım veya yayının izinsiz kullanılması nedeniyle açılacak tazminat davalarında, ihlalin boyutunun ispatındaki zorluğu dikkate alarak, kendine özgü bir ispat ve karine hükmü öngörmüştür.Madde de ispat yükünü değil, delil sunma yükümlülüğünü tersine çeviren ve sonuçlarına davalı aleyhine kanuni karine bağlayan düzenleme getirilmiştir. (Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Yorumu, Levent Yavuz, Türkay Alıca, Fethi Merdivan, Cilt II, Gözden geçirilmiş 2. Baskı, sf 2374) Karineden yararlanılabilmesi için belli koşulların gerçekleşmesi gerektiği, davacının hak sahibi olduğunu ve korunmakta olan eser, fonogram ve icraların kullanıldığı konusunda mahkemede kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter miktarda delil sunulması gerekmektedir. Mahkemede bu kanaat oluştuktan sonra ise delil sunma yükümlülüğünün davalıya yükleneceği, davalının hem izin ve yetki aldığına dair belgeleri hem de tüm yararlanılan eser fonogram ve icraların listesinin sunulmasının istenebileceği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bu karinenin işletilebilmesi için öncelikle davacı tarafların iddiasının doğruluğu yönünden hak sahibi olduklarını ileri sürdükleri eserler için sanatçılardan usulüne uygun yetki belgesi aldıklarını ispatlaması daha sonra davalı tarafça izinsiz yayınlanan eserlerin, icra ve fonogramların ve ne şekilde (canlı yayın vs) yayınlandığının tespiti sonra da davalı tarafa "yararlandığı tüm eser, fonogram ve icraların ve yayınların sunulması" için makul süre verilerek kesin sürenin sonuçlarının ihtar edilmesi gerekmektedir. Mahkemece, davalı ... A.Ş. (...) ile davacılardan MÜYAP arasında imzalanan 01.01.2014-31.12.2014 tarihleri arasını kapsayan lisans sözleşmesi kapsamında davacı ... birliklerinin tümü için tarifede yer alan oranlar üzerinden 01.01.2014-31.12.2014 tarihleri arasını kapsayan lisans sözleşmesindeki bedellerin (605.749,45 TL) ÜFE+TÜFE/2 oranında artış uygulanması ile 2015 yılı için ulaştığı 663.598,52 TL toplam rakamın esas alınmasıyla tazminat tutarının belirlendiği, bu tutarın davacı ... birlikleri özelinde ayrı ayrı 2015 yılında MESAM için 215.669,52 TL, MSG için 215.669,52 TL, MÜYAP 150. 968,66, MÜYORBİR için 81.290,82 TL olmak üzere takdir edildiği görülmektedir. Ancak, davacı ... birlikleri 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca üyesi bulunan eser sahibi, icracı sanatçı ve fonogram yapımcılarının devrettikleri yetki kapsamında mali hakları takip ve kullanma yetkisine sahip olup, üyelerinin mali haklarının ihlali halinde bu Kanun hükümlerine göre kendilerine yetki devrinde bulunan üyelerini temsilen dava açabilirler. Yine Fikir ve Sanat Eseri Sahipleri ile Bağlantılı Hak Sahipleri Meslek Birlikleri ve federasyonları Hakkında Tüzüğün 4. Maddesine göre de, Birlikler, birliğe kayıtlı eser sahibi ve komşu hak sahibinin haklarının takibinde üyelerinin devrettikleri haklar çerçevesinde yetkilidir. Somut uyuşmazlıkta, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişiler tarafından ihlal süresi ve emsal rayiç bedeli dikkate alınmak suretiyle ve her bir meslek birliği için ayrı ayrı hesaplama yapıldığı, bu hesaplamaya davalı tarafından 06.03.2019 tarihli dilekçe ile itiraz edildiği ve 07.03.2018 tarihli dilekçe ekinde yayınlanmış olan müzik eserlerini gösterir listenin ve sanatçılar ile yapılan sözleşme örneklerinin sunulduğu, ancak bilirkişi raporunda bu listenin ve sözleşmelerin incelenmediği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğinden, sair istinaf sebepleri bu aşamada incelenmeksizin davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, bağlantılı İstanbul 3. FSHCM'nin 2016/229 esas sayılı sayılı dosyası ile İstanbul 1 FSHHM 2015/64 Değişik İş sayılı dosya aslının da getirtilerek, mahkemece oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden yukarıda açıklanan esaslar kapsamında, ihlal olduğu ileri sürülen kullanımlar incelenerek, davacı ... birliklerinin repertuarına kayıtlı olduğu ileri sürülen eser, icra ve fonogramlara ilişkin yetki belgeleri incelenerek hak sahipliğinin tespiti, davalı tarafça 07/03/2018 tarihli dilekçe ekinde sunulan sözleşmeler ve eser listeleri incelenerek rapor alınmak suretiyle, eseri yayınlanan birlik üyesi sanatçılardan alınan yetki belgelerinin düzenlenme tarihi itibariyle, bu belgeler kapsamına giren eserlerin ve bunların içeriklerinin neler olduğu, hangi eserlerin ne suretle ihlalin konusunu oluşturduğu, yayınların canlı yayın olup olmadığının tespitinden sonra oluşacak sonuca göre, FSEK 76/2 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı ve FSEK'nun 68. madde hükmü gereğince üç kat tazminata hükmedilip hükmedilemeyeceğinin değerlendirilerek tartışıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince esasa münhasır delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 23/02/2021 tarih, 2017/534 E. 2021/88 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 07/11/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2017/534, K. 2021/88, T. 07.03.2018, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2017-534-e-2021-88-k-97062a1154c2