Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2017/482 E. 2021/118 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2017/482
Karar No
2021/118
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/397 KARAR NO : 2024/671 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/04/2021 NUMARASI : 2017/482 E. - 2021/118 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/04/2021 tarih ve 2017/482 Esas - 2021/118 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... ile davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli marka başvurusunun davalı Şirketin "..." ibareli markasına dayalı olarak, yaptığı itiraz sonucu Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 5/1 sınıfta bulunan mallar bakımından kısmen reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da dava konusu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini oysa tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığını, "..." ibaresinin uyuşmazlık konusu mallar bakımından ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, anılan ibarenin ilaç ve ilaçlarla ilgili malların türünü, niteliğini belirttiğini, "..." ibaresinin ortak olarak yer almasının uyuşmazlık konusu malların tüketicisi dikkate alındığında, iltibasa sebebiyet vermeyeceğini ileri sürerek, 2017-M-8784 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, taraf markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da göz önünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı şirketin başvurusu olan "..." markasının tescil edilmek istendiği 5. sınıf malların içerik itibariyle bilinçli tüketici kitlesine hitap ettiği, bilinçli tüketici kitlesinin de markaları ayırt etmede diğer tüketici kitlelerine göre daha dikkatli olduğu, ilaç markalarının çoğunlukla, hedef alınan hastalığa ve o hastalığı iyileştirmede kullanılan ilacın etken maddesine atıfta bulunduğu, bu özelliği itibariyle de bilinçli tüketici kitlesi de dikkate alındığında, diğer markalara oranla ufak farklılıkların ayırt ediciliği sağlamada yeterli bulunduğu, "..." ibaresinin Latince ve Yunanca’da "bitki" anlamına gelen ön ek olduğu, ilaçların etken maddesinin ya kimyasal olarak sentez edildiği ya da bitkilerden elde edilebildiği, bitkilerden elde edilen ilaçlar için bitki anlamına gelen "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, ayırt ediciliği zayıf olan ibareler bakımından marka sahibinin, markada küçük değişiklikler yapılarak oluşturulan markalara katlanmasının gerektiği, ayrıca zayıf markaların bilinçli tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin daha basit değişikliklerle daha kolay bertaraf olacağının kabul edilmesi gerektiği, bu anlamda davacının markası ile itiraza mesnet marka arasında çıkartılan mal ve hizmet sınıfları yönünden iltibasa neden olabilecek düzeyde benzerlik bulunmadığı ve işbu markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, başvuruda yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliği zayıfta olsa dava konusu markalar bakımından ayırt edici özelliği olacak kuvvette bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararının 5. Sınıftaki "insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler" mal ve hizmet sınıfları yönünden iptaline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, dava konusu başvuru ile redde mesnet alınan davalı Şirket markası arasında, başvurunun reddedildiği mallar bakımından iltibas koşullarını oluştuğunu, redde mesnet markanın asli unsuru "..." ibaresinin dava konusu başvuruda aynen yer aldığını, "..." ibaresinin dava konusu markaya ayırt edicilik sağlamadığını, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Şirket vekili, dava konusu başvurunun müvekkilinin redde mesnet markasının asli unsuru olan "..." ibaresini aynen içerdiğini, "..." ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığını, müvekkilinin "..." markasını 1991 yılından beri kullandığını, anılan ibareye kullanım sonucu ayırt edicilik kazandırdığını, "... "ibaresinin etken madde adından türetilmediğinin kök bilirkişi raporunda ifade edildiğini, Yargıtayın emsal nitelikteki içtihatları ile "..." ibareli başka markaların müvekkilinin markası ile benzer kabul edildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. GEREKÇE :Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İşlem dosyasının incelenmesinden, davacı Şirketin 11.12.2016 tarihinde 3,5,35 ve 44 sınıf mal ve hizmetlerde tescili için 2016/100192 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğu, davalı Şirketin 124363 sayılı ve "..." ibareli markasına dayalı olarak başvuruya yaptığı itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek, başvurunun 5/1. sınıftaki "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler." malları yönünden kısmen reddine karar verildiği, bu karara karşı hem başvuru sahibi davacı tarafından hem de başvuruya itiraz eden davalı tarafından itiraz edildiği, her iki tarafın itirazının da YİDK'ın 2017-M-8784 sayılı YİDK kararı ile reddedildiği, anılan kararın başvuru sahibi davacıya 17/10/2017 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü sürenin son günü olan 17/12/2017 tarihinin pazar gününe rastladığı gözetildiğinde, 18.12.2017 tarihinde açılan işbu davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu "..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..."" ibareli marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan 5/1 sınıf mallar yönünden iltibas koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. Dava konusu başvuru tarihi itibariyle somut olaya uygulanması gereken 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408-409). Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporunda da açıklandığı üzere, redde mesnet 124363 sayılı markanın tescilli bulunduğu 5. sınıfta yer alan "Tıbbi müstahzar" emtiası ile dava konusu başvurunun reddedildiği 5/1. sınıf "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler." malları benzer olduğundan, tarafların markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği kabul edilmiştir. Marka işaretlerinin karşılaştırılmasına gelince, dava konusu başvuru "...", redde mesnet marka ise "..." ibareli olup ne dava konusu başvuruda ne de redde mesnet markada başkaca kelime ve şekil unsuru yer almamaktadır. Dava konusu başvuru bir bütün olarak "..." ibaresinden oluşsa da başvurudaki "V" harfinin büyük yazılması ve başvurunun telaffuzu gözetildiğinde, "...-..." şeklinde algılanacağı kuşkusuzdur. Yine mahkemece alınan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere dava konusu başvuruda yer alan "..." ibaresi "veteriner" kelimesinin kısaltması olarak kullanıldığından ve bu nedenle ayırt ediciliği bulunmadığından, dava konusu başvurun asli unsurunu "..." ibaresinin oluşturduğu kanaatine varılmıştır.. Redde mesnet markanın asli unsurunun da aynı ibareden oluşması nedeniyle, tarafların marka işaretleri arasında görsel, sesçil ve anlamsal olarak, uyuşmazlık konusu malların tüketicilerini iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu kabul edilmiştir. Her ne kadar ilk derece mahkemesince taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu kabul edilmişse de Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/12568 E., 2017/837 K. sayılı ilamında "..." , 2018/1801 E., 2019/3504 K. sayılı ilamında "..." , 2020/164 E., 2020/4248 K. sayılı ilamında "..." ibareli başvuruların davacının "..." ibareli markası ile benzer kabul edildiğinden ilk derece mahkemesinin bu kabulü yerinde görülmemiş, ayrıca uyuşmazlık konusu malların tüketicisinin bilinçli olmasının da varılan sonucu değiştirmeyeceği kanaatine varılmıştır. Nitekim bahsi geçen Yargıtay ilamlarına konu başvuruların tescil edilmek istendiği mallar arasında, iş bu davaya konu 5/1 sınıf mallar yer almasına rağmen, markalar arasında iltibas bulunduğu kabul edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi kök ve ek raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiş, teknik yönlerden mevcut bilirkişi kök ve ek raporundan faydalanılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle 2016/100192 sayılı ve "..." ibareli başvuru ile davalı Şirkete ait 124363 sayılı ve "..." ibareli marka arasında, başvurunun reddedildiği 5/1. sınıftaki "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler." malları bakımından, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas koşullarının oluştuğu, bu bağlamda dava konusu YİDK kararının yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilmesi düzenlendiğinden Dairemizce, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca davalılar vekillerinin istinaf itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiştir. . HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... ile davalı ... A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/04/2021 gün ve 2017/482 Esas - 2021/118 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 31,40-TL’nin düşümü ile kalan 396,2‬0-TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 25.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 6-Davalı Kurum tarafından istinaf aşamasında yapılan 60,00-TL posta masrafı, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan 280,70-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine, 7-Davalı Şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, 8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333), 9-Davalı Kurum ve davalı Şirket tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı Kuruma ve davalı Şirkete ayrı ayrı iadesine, 10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 29/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/04/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2017/482, K. 2021/118, T. 08.06.2016, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2017-482-e-2021-118-k-d2011b071401