Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2017/168 E. 2021/860 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2017/168
- Karar No
- 2021/860
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/130 KARAR NO : 2024/1485 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26.10.2021 NUMARASI : 2017/168 E. - 2021/860 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 12.09.2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 12.09.2024 İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.10.2021 tarih 2017/168 E. - 2021/860 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, 12.10.2015 tarihinde, davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı, müteveffa ...’nın sürücüsü ve işleteni olduğu ... plakalı aracın seyir halinde iken karşı yönden gelen müvekkilinin işleteni olduğu ... plakalı yolcu otobüsüne çarptığını, müvekkilinin aracının kaza tarihinde dava dışı ... firması ile yapılan sözleşme gereğince bu firmanın filosunda çalıştığını, kaza nedeniyle uzun süre sefere çıkamadığını, günlük kazancının 3.000,00 TL civarında olduğunu, araçta değer kaybı oluştuğunu, kaza sırasında üzerinde bulunan reklamın kapatılması için 472,00 TL reklam kapama ücreti ödendiğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 3.000,00 TL kazanç kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı işleten mirasçılarından tahsiline, ayrıca 3.000,00 TL değer kaybı bedeli ve 472,00 TL reklam kapama masrafının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir, CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davacıya ait aracın daha önce de kaza geçirmiş olduğunu, bu nedenle değer kaybının mevcut olmadığını, dolaylı zararların müvekkili şirketçe düzenlenen trafik poliçe teminatı kapsamındaa olmadığını, bu sebeple davacının talep ettiği 472,00-TL reklam kapama masrafından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin müvekkillerinin yerleşim yeri olan Denizli Mahkemeleri olduğunu, kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu tarafın kimliği ve plakası tespit edilemeyen hatalı sollama yapan 3. şahıs olduğunu, bu şahıs hakkında Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının daimi arama kararının bulunduğunu, talep edilen kazanç kaybı ve değer kaybı talebinin fahiş olduğunu, reklam kapama ücretinin haksı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, alınan bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde kaza yerinden firar eden ve plakası tespit edilemeyen beyaz renkli ... ... marka araç sürücüsü üçüncü kişinin %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğun, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanan ... plakalı aracın maliki ve sürücüsü müteveffa ...’nın ve davacıya ait otobüs sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği; bilirkişi raporuna itiraz üzerine Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan raporda, müteveffa ...'nın %20, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün %80 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının tespit edildiği; raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Karayolları Fen Heyeti bilirkişi kurulundan alınan raporda, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, müteveffa ...'nın ve davacıya ait araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edildiği; davacının haksız fiil niteliğindeki trafik kazasında kusursuz olan müteveffa ...'dan, mirasçılarından ve ZMMS sigortacısından zararını talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, dosya kapsamında birden çok rapor alındığını, ancak raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında hangi rapora, hangi gerekçe ile itibar edildiğinin açıklanmadığını; kaza tespit tutanağında hiçbir kayıt ve emare olmamasına rağmen kazaya karıştığı iddia edilen beyaz araç sürücüsünün olayda asli ve tam kusurlu olarak kabul edildiğini, müteveffanın yol ve mahal şartlarına uymaksızın hızlı seyir halinde kazaya sebebiyet verdiğini, kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, mahkemece farklı bir kanaat oluşacak ise riayet edilen savcılık dosyasındaki raporun ve savcılık dosyası esas alınarak yapılan Ankara ATK tarafından düzenlenen raporun hükme esas alınması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazasında hasar gören aracın kullanılamaması nedeniyle kazanç kaybı, değer kaybı bedeli ve otobüs üzerindeki firma markası reklam kapama masrafı istemlerine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Sürücünün trafik kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören, 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereğince motorlu aracın işletenine, TTK'nın 1402. ve devamı maddeleri uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortacısı şirkete karşı dava açabilir. Sigorta şirketi ve işleten de sürücü ile birlikte zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Dava konusu kazaya ilişkin olarak düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü müteveffa ...'nın 2918 sayılı KTK'nın 84. md yer alan diğer kusurlardan şerit ihlali kusurunu işlediği, kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacıya ait ... plakalı araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığı tespit olunmuştur. İlk derece mahkemesince kusur bilirkişisinden alınan raporda, kaza yerinden firar eden ve plakası tespit edilemeyen beyaz renkli ... ... marka araç sürücüsü üçüncü kişinin kazanın meydana gelmesinde %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ... ve davacıya ait araç sürücüsünün kusurlarının bulunmadığı tespit olunmuştur. İtiraz üzerine ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda, kazanın meydana gelmesinde müteveffa sürücü ...'nın %20, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün %80 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için mahkemece talimat yoluyla Karayolları Fen Heyetinde görevli bilirkişilerden oluşan heyetten alınan raporda ise ilk rapor ile uyumlu şekilde müteveffa sürücünün kazada kusurunun bulunmadığı tespit olunmuştur. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince, kusur durumu bakımından hükme esas alınan Karayolları Fen Heyetinde görevli bilirkişilerce hazırlanan 08.09.2021 tarihli raporda, daha önce alınan kusur raporları ve kaza tespit tutanağındaki görüşlerin tartışılıp değerlendirilmiş olmasına, müteveffa sürücü ...'nın öndeki aracı geçmenin yasak olduğu olay yeri virajlı kesimde nizami olarak kendi şeridinde seyir halinde iken, karşı yönden şerit ihlali yaparak gelen ve yakın mesafeden seyir şeridini kapatan plakası tespit edilemeyen araç ile çarpışmayı önlemek için etkili fren tedbirine başvurduğunun, ancak zeminin ıslak olması nedeniyle yönetimindeki aracın kayarak sol şeride geçtiğinin ve karşı yönden gelen davacıya ait ... plakalı araçla çarpıştığının, müteveffa sürücünün çarpışmayı önlemek için mevcut şartlarda alabileceği başkaca herhangi bir tedbir bulunmadığının tespit edilmiş olmasına; kararda tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgeler, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine; aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi belge niteliğinde olan trafik kaza tespit tutanağının aksinin ispatı her zaman mümkün olup, kaza tespit tutanağının aksinin ispatladığının anlaşılmasına göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 162,10 TL'nin mahsubu ile bakiye 265,50 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.