Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2017/126 E. 2020/60 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2017/126
Karar No
2020/60
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2024/2332 KARAR NO: 2024/2896 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/05/2024 NUMARASI: 2023/113 E - 2024/311 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 04/11/2024 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kullanımında olan ... numaralı sayaç üzerinde müvekkil şirket ekipleri tarafından yapılan kontrollerde harici hat çekilmek suretiyle kaçak elektrik kullandığı hususunun tespit edilmesi üzerine ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edildiğini, Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı'na istinaden düzenlenen fatura borcunun ödenmemesi nedeniyle alacağın tahsili amacıyla davalılar aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasından takip başlatıldığını, davalı tarafça yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yetkilisi olan müvekkili gerçek kişinin davaya konu haksız fiilden dolayı sorumluluğunun bulunmadığını; davacı tarafça yapılan kaçak elektrik kullanımına ilişkin tespitin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine aykırı olarak düzenlendiğini, müvekkilinin kaçak kullanım gerçekleştirmediğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuş; davacının kötüniyet tazminatına mahkumiyetini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 1-Davalı ... yönünden; a-Davalı gerçek kişiye yönelik açılan davanın REDDİNE, b-Koşulları oluşmadığından, davalı gerçek kişinin tazminat isteminin reddine, 2-Davalı ... LTD. ŞTİ. yönünden; Davalı şirkete yönelik açılan davanın KABULÜ ile; a-Davalı borçlunun İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazının iptali ile, takibin talepnamedeki koşullarla devamına, b-İtirazın iptaline karar verilen toplam 744.710,91 TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 148.942,18 TL icra inkar tazminatının davalı şirketten alınıp davacıya ödenmesine,karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir. 1- EK KARAR : 18/07/2024 tarihli ek karar ile mahkemece , gerekçeli kararının davalılar vekili Av. ... tarafından 02.07.2024 tarihinde istinaf edildiği, istinaf harç ve avanslarının yatırılmadığı, yatırılmayan istinaf harcının ve gider avansının tamamlanması hususunda davalılar vekiline 03.07.2024 tarihinde düzenlenen muhtıranın 08.07.2024 tarihinde tebliğ edildiği, 1 haftalık kesin süre içinde istinaf harcının ikmal edilmediği gerekçesiyle ,davalıların HMK 344/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu yapmamış sayılmasına karar verilmiştir.Ek karar istinaf edilmemiştir. 2- Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket yetkilisi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle verilen esastan red kararının hukuka aykırı olduğu, Borçlu ... Turizm ve Otelcilik Limited Şirketi tarafından ... Mahallesi ... Sokak No:... Beyoğlu/İstanbul adresinde kaçak elektrik kullandığının Yerel Mahkeme kararı ile sabit hale geldiği, diğer borçlu ..'nın ise ... Turizm Ve Otelcilik Limited Şirketi'nin yetkilisi olduğu ve Borçlar kanunu uygulamasına göre haksız fiil niteliğinde olan kaçak elektrik kullanım faaliyeti nedeniyle yetkilisi olduğu şirket ile birlikte müteselsil sorumluluğu bulunduğu, TMK 50/3. maddesi tüzel kişilerin organlarının kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak da sorumlu olduklarını düzenlendiği ,burada “ayrıca” ifadesiyle hem tüzel kişiliğin hem de yöneticinin kişisel olarak sorumlu olduğu, yani teselsül ilişkisinin mevcut olduğunun görüldüğü, konuyla ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/126 E. 2020/60 K. sayılı kararında bu hususun açıkça vurgulandığı, icra takibine dayanak kaçak elektrik fatura borcundan şirket yetkili de sorumlu olduğundan yerel mahkeme kararının davalı Seyedarash Keshvarı yönünden kaldırılması gerektiği, şirket yetkilisinin sorumlu olacağına ilişkin aksi kanaat halinde pasif husumet yokluğu nedeniyle esastan red kararı verildiğinden -kabul anlamına gelmemek üzere- davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın esastan reddi kararı verilmesi halinde, lehine red kararı verilen taraf, davada vekil ile temsil edilmesi halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, kararın bu yönüyle usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir. Davanın dayanağı olan ; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında , davacı tarafça davalı borçlular hakkında kaçak elektrik tüketiminden kaynaklı alacağın fer'ileriyle birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emirinin tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde davalı- borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle; davacı şirket görevlileri tarafından, 18/01/2022 tarihinde "... Mah. ... Sok. No:... Ticarethane Otel” adresinde bulunan davalılara ait işyerindeki ... dağıtım hizmet noktasına bağlı ... seri nolu sayacın kofrasından harici hat çekilerek kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiği ve tespite istinaden ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği, tespit esnasında harici hattan kaçak elektrik kullanıldığını gösteren video kaydının dosya içerisinde mevcut olduğu, sayaç çıkış kabloları çıkarıldığında sayaç öncesinde bulunan işletme kofrasında enerji tüketimi gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, işletme iç dağıtım panosunda enerji olduğunun belirlendiği, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ilgili maddesi uyarınca harici hattan (sayaçtan geçirilmeden) enerji kullanımının kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edildiği; tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde, davalının kaçak elektrik enerjisi tüketimi gerçekleştirmiş olduğu; bu kapsamda, tespit tutanağı tarihinde yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında yapılan hesaplama sonucunda; 18/01/2022 tarihli H/493148 seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağına istinaden davacının, 731.363,05 TL asıl alacak (kaçak enerji bedeli), 11.311,75 TL işlemiş faiz ve 2.036,11 TL KDV olmak üzere toplam 744.710,09 TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Davalı gerçek kişinin ,davacı vekilince ibraz edilen 23/07/2020 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesine göre ,davalı şirketin kurucusu ve aksi karar alınana kadar münferit yetkili müdürü olduğu görülmektedir. (kaçak tutanağı tarihi 18/01/2022 tarihlidir) Davalı şirketin güncel İTO kaydının dairemizce yapılan sorgulamasında iflas nedeniyle tasfiye halinde olduğu,23/11/2023 tarihli "... Mah" şeklinde tescil sebebi nin gösterildiği görülmüştür.Karar tarihi itibarıyla davalı şirketin tasfiye halinde olduğu anlaşılmaktadır. Davalı şirket hakkındaki iflas kararının araştırılıp dosyaya celbi, tasfiye sürecinde olduğu anlaşılmakla tasfiyenin şekli,tasfiye memurları veya İflas Dairesinin tesbiti gereklidir.Bu durumda ,davalı gerçek kişinin sorumluluğu buna göre değerlendirilecektir. HMK 355.madde uyarınca yapılan inceleme sonucunda; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a-4 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasıyla, yukarıda açıklanan şekilde yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile karar HMK 353/1-a-4 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasıyla, yukarıda açıklanan şekilde yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/11/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2017/126, K. 2020/60, T. 08.07.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2017-126-e-2020-60-k-2275274898a1