Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2016/739 E. 2020/304 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2016/739
- Karar No
- 2020/304
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/2054 KARAR NO: 2023/1967 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/03/2020 NUMARASI: 2016/739 E. - 2020/304 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ortağı ve yetkilisi ... müvekkili şirket adına kayıtlı ... plakalı ... model yarış aracıyla yılladır otomobil yarışlarına katıldığını, müvekkili şirket yetkilisinin aracını değiştirmeyi düşünmesi üzerine davalının yarışlara katıldığı ve kendi adına kayıtlı olduğunu söylediği ... plakalı ... model aracı satın almaya karar verdiğini, taraflar arasında yapılan anlaşmaya göre ... marka arcın değerinin 125.000,00-TL olarak tespit edildiğini, müvekkilince bu bedelin 60.000,00 TL'sinin davalıya ait banka hesabına yatırıldığını, kalanın ise 65.000,00-TL değer biçilen ... model davacıya ait ... plakalı aracın davalının arkadaşına devrinin kararlaştırıldığını, bu anlaşmaya uygun şekilde müvekkili şirketin yetkilisinin ... plakalı aracını davalının arkadaşı ...'ya devrettiğini, davalının müvekkilinden ... aracın devir işlemleri için biraz süre talep ederek her defasında kendisini oyaladığını, müvekkilinin davalıya iyi niyetli olarak güvendiğini ve 2015 Aralık ayına kadar bu araçla yarıştığını, ayrıca araca yeni modifikasyonlar yaparak toplamda 15.000,00-TL masraf yapması sonucu aracın toplam maliyetinin 140.000,00-TL’ye geldiğini, 2016 yılında yarışlar başlamadan önce davalının ortağı ve yöneticisi olduğu iş yerinin adresinde Büyükçekmece 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2016/1094 D.İş sayılı arama/el koyma kararı gereği arama yapılarak müvekkilince ödemesi yapılan ... plakalı araca el konulduğunu, bunun üzerine yapılan araştırmada aracın davalı adına değil dava dışı ... adına kayıtlı olduğunun öğrenildiğini, mağduriyet nedeniyle davalıya yapılan başvuruların sonuçsuz kalması üzerine davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının taraflar arasındaki sözleşme ve haksız fiil sorumluluğundan netice alamayacağını düşündüğünden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacağı olduğunu ileri sürdüğünü, sebepsiz zenginleşme ile sözleşme sorumluluğunun yarışamayacağını, davacının öncelikle alacak talebinin dayanağını açıklamak zorunda olduğunu, söz konusu olayda aslında ... plakalı aracın 60.000,00-TL'ye satışı konusunda anlaşmaya varıldığını, yani iddia edildiği gibi 125.000,00-TL gibi bir rakamın söz konusu olmadığını, dava dışı ... devredilen ... plakalı aracın huzurdaki davayla bir ilgisinin bulunmadığını, aracı geliştirmek için 15.000,00-TL masraf yapıldığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve ispata mecbur olduğunu, tacir ve profesyonel bir yarış pilotu olduğunu ifade eden davacının aracın ruhsatına ve motoruna bakmama olasılığının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının aracına müvekkilinin garajında el konulmasının müvekkilinin sebepsiz zenginleştiği ve aracın bedelinin müvekkilinden talep edilebileceği sonucunu doğurmadığını, ileri sürülen olay ve olguların tanıkla ispatlanmasının mümkün olmaması nedeniyle bu konuda muvafakatlerinin olmadığını, tüm iddiaların yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini savunarak, davanın reddine ve %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Dava; tescil harici araç satışından kaynaklı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davacının şirket olması yanında davalının da dava dışı şirket sahibi olması ve dava konusu edilen aracın yine dava konusu edildiği şekilde muhafazası, tüm servis hizmetlerinin davalıya ait firma tarafından gerçekleştirildiğinin ifade edilmesi ve davanın tacirler arasında görülüyor olması dikkate alınarak uyuşmazlığı çözmekte mahkememizin görevli olduğu kanaatine erişilmiştir. Bununla birlikte harici satışa konu bedel davalının banka hesabına yatırılmakla husumet ehliyetinin bulunduğu kabul edilmiştir. Somut olayda taraflar yarış arabası olarak kullanılan ... plaka sayılı aracı kendi aralarında harici satış işlemine konu etmişlerdir. Bu hususta uyuşmazlık bulunmamaktadır. Konuyla ilgili ralli araçlarının noter devirleri yapılmaksızın satış işlemine konu edilebildikleri iddia olunmakla bu husus ilgili birimden sorulmuş, gelen cevabi yazıda devre yönelik bu yönde yerleşen bir uygulamanın bulunmadığı bildirilmiştir. O halde araç devri resmi satış prosedürüne göre gerçekleştirilmediğinden tarafların harici sözleşme nedeniyle birbirlerinden aldıklarını iadeyle yükümlü oldukları açıktır. Bu minvalde davacının davaya konu ettiği iyileştirme bedeli yönünden HMK 266-(1) maddesince teknik yönden yapılan bilirkişi incelemesi yol gösterici niteliktedir. Makine mühendisi bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde davacının doğrudan iyiniyetli zilyet konumundayken aracın değerini arttırdığını ifade ettiği yönde herhangi bir delile tesadüf edilmediği buna dair bir tespit yapılmadığı görülmektedir. Bu sebeple davacının iyileştirme bedeline konu ettiği talebin karşılanması olanağı da bulunmamaktadır. Davacı sadece devir bedeli olarak davalı adına yatırmış olduğu 60.000 TL'nin iadesini isteyebilir. Keza araç satış bedelinin kararlaştırılandan fazla olduğuna dair sair yöndeki şifahi iddiaların senetle ispat kuralı dahilinde dinlenme olanağı da yoktur. Öte yandan davacı iş bu satış bedeline karşılık olarak da geçersiz sözleşme ilişkisine istinaden zilyedi bulunduğu ... plaka sayılı aracı da karşı tarafa iadeyle yükümlüdür. Her ne kadar icra inkar tazminatı talebinde bulunulmuş ise de dava - alacak bedelinin tespiti açıkça yargılamayı gerektirdiğinden bu talep yerinde görülmeyerek neticeden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen iptaliyle takibin 60.000,00-TL asıl alacak bedeli üzerinden, işbu bedele takip tarihi itibariyle avans faizi işletilmek suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatı isteminin sübut bulmadığından reddine, dava konusu ... plaka sayılı ... marka 1993 model aracın davalıya iadesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu araç için 125.000,00 TL üzerinden anlaşmaya varıldığını, bu değerin bir kısmının nakit diğer kısmının ise müvekkiline ait ... plakalı aracın devri yoluyla ödeneceğinin kararlaştırıldığını, 28.11.2016 tarihli dilekçe ekindeki sundukları whatsapp görüşmelerinde, davalının taraflar arasındaki anlaşmanın bedelinin 125.000,00 TL olduğunu ikrar ettiğini, davalının bu görüşmelerden 26.05.2016 tarihli whatsapp konuşmasında "abi senin bana gönderdiğin 60 bin tl den 10 bini zobrani (müvekkil davalının arkadaşına devrettiği araç) hesabı için 50 bin satis bedeli içindi. zobra da 60 110 bin eder 25 binde kiralama bedeli 85 bin tl hakkı bu olur bu isin" ifadesinin bulunduğunu, mahkemece dinlenen ancak sonrasında beyanları dikkate alınmayan tanıklardan ... ve tanık ... da anlaşmanın 125.000,00 TL üzerinden yapıldığını ifade ettiklerini, yine müvekkilince davalının arkadaşına devredilen ... plaka numaralı aracın müvekkili tarafından devrinden yaklaşık 8 ay kadar sonra 75.000,00 TL bedelle satışa çıkartılmış olup, buna dair belgelerin de sunulduğunu, bu delillere göre aracın değerinin 125.000,00 TL kabul edilmesi gerekirken aksi kabulün hatalı olduğunu, davaya konu ... plaka numaralı aracın drift sporunda kullanılmak üzere üzerinde değişiklikler yapılarak 500 beygir gücüne ulaştırıldığını, motoru, yürüyen aksamı, lastikleri ve birçok noktasında değişiklikler yapılarak yarışlara uygun hale getirildiğini, araç üzerinde değer artıran değişikliklere dair belgelerin yerel mahkemeye sunulduğunu, 28.11.2016 tarihli dilekçeleri ekinde sundukları müvekkiline ait araç üzerinde yapılan değişikliklerde kullanılan malzemelere dair belgelerden de görüleceği üzere, müvekkilin araç üzerinde değişiklik yaptığı malzemelerin değerinin en az 30.000 TL olduğunu, mahkemeden 22.09.2015 ve 09.12.2015 tarihlerinde ... isimli şahısa yapılan, toplamda 15.000 TL bedelli ödemelere dair faturaların, bu kişinin çalıştığı ...Ticaret Limited Şirketi'nden celbi istenmesine rağmen mahkemece bu delilleri toplanmadığı için müvekkilinin 15.000 TL'lik masrafına dair faturaların dosyaya giremediğini, davaya konu ... plaka numaralı aracın drift sporu için profesyonel olarak kullanıldığını, bunun davalı tarafça da ikrar edildiğini, bu aracın üzerinde modifikasyon yapılmadan bu yarışlarda kullanılmasının mümkün olmadığını, mahkemenin araç satış bedelini 60.000 TL olarak kabul etmesi ve araç üzerinde yapılan iyileştirmeler ile müvekkilince davalının arkadaşına devredilen ... plaka numaralı ve ... marka / modelli aracın değerini sözleşmede dikkate almaması, buna bağlı olarak da müvekkiline ait olup devredilen ... plaka numaralı ve ... marka / modelli araç veya bu aracın bedelinin iadesi konusunda ise herhangi bir karar verilmemiş olmasının da hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili, istinafa cevap dilekçesinde özetle; yazılı delille ispatın geçerli olduğunu, tanık beyanının esas alınamayacağını, tanık deliline muvafakatlarının da bulunmadığını belirterek, davacının istinaf isteminin reddini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, araç satım sözleşmesi kapsamında aracın devrinin yapılmadığı iddiasına dayalı olarak ödenen bedelin ve iyileştirme masraflarının iadesi amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, davalı adına kayıtlı olduğunu düşündüğü ... plakalı ... model aracı davalıdan satın aldığını, karşılıklı satım bedelini 125.000,00 TL olarak kararlaştırdıklarını, bu bedelin 60.000,00 TL'sini davalıya ait banka hesabına yatırdığını, kalanını ise kendisine ait olan ve 65.000,00-TL değer biçilen ... model, ... plakalı aracını davalının arkadaşına devri suretiyle ödediğini, aracı yarışlarda kullanacağı için araca 15.000,00 TL masraf yaptığını, ancak aracın bir türlü kendi adına devrinin yapılmadığını, bu arada araca davacının iş yerinde savcılık tarafından yapılan arama sonunda el konularak aracın yediemine çekildiğini, araç için toplam 140.000,00 TL bedel ödediğini, bu miktarın davalı tarafından iadesi gerektiğini ileri sürerek, takip başlatmış ve itiraz üzerine eldeki davayı açmış; davalı ise, aracın adına kayıtlı olmadığını davacının da bildiğini, davacı ile ... plakalı, ... model aracın davacıya 60.000,00 TL bedelle satımı konusunda anlaşma sağlandığını,125.000,00 TL'ye anlaşma yapılmadığını, davacının tamir masraflarına ilişkin kanıt sunamadığını, ... plakalı aracın dava konusu ile ilgisi bulunmadığını savunmuştur. Dosya kapsamında bulunan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlu ile dava dışı ... Ltd. Şti aleyhine 5.000,00 TL, 371,00 işlemiş faiz, 10.000,00 TL asıl alacak, 517,81 TL işlemiş faiz, 125.000,00 TL asıl alacak, 4.422,95 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 145.311,85 TL alacak yönünden 07.06.2016 tarihinde icra takibi başlattığı, takip dayanağı olarak 5.000,00 TL, ... plakalı araç aksesuar bedeli, 10.000,00 TL ... plakalı aracın aksesuar ve tamir bedeli, 125.000,00 TL ... plakalı araç bedelinin gösterildiği, ödeme emrinin tebliğ evrakının icra dosyasında bulunamadığı, davalı tarafından 10.06.2016 tarihinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu, her ne kadar davalı borçluya ödeme emrinin tebliği evrakı bulunamamış ise de, takip tarihi ile itiraz tarihi arasındaki sürenin dahi 7 günden az olması, itirazın süresinde olmadığına dair bir iddianın bulunmaması nazara alındığında itirazın süresinde olduğu, davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, taraflar arasında harici satış işlemi bulunduğu, dava konusu araçların noter dışı devrinin yapıldığı yönünde bir uygulama bulunmadığı, bu sebeple harici sözleşme nedeniyle tarafların birbirlerinden aldıklarını iadeyle yükümlü oldukları, davacının iyiniyetli zilyet konumundayken araca yaptığını belirttiği iyileştirme bedellerine ilişkin ispat yükünü yerine getiremediği, davacının ödediği 60.000,00 TL'yi iade isteyebileceği, araç satış bedelinin kararlaştırılandan fazla olduğuna dair şifahi iddiaların senetle ispat kuralı dahilinde dinlenme olanağı bulunmadığı, davacının da geçersiz sözleşme ilişkisine istinaden zilyedi bulunduğu ... plaka sayılı aracı da karşı tarafa iadeyle yükümlü olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile itirazın 60.000,00 TL asıl alacak yönünden iptaline karar verilmiştir. Taraflar arasında ... plakalı aracın satımına dair şifahi sözleşme bulunduğu, davalı tarafından aracın devrinin davacıya yapılmadığı, davacının bu kapsamda 22.06.2015 tarihli dekonta göre davalıya 60.000,00 TL ödeme yaptığı, davacının bu aracı fiilen kullandığı, yarışlara katıldığı tarafların kabulünde olup uyuşmazlık dışıdır. Araç satım sözleşmesinin geçerlilik şartı 2918 sayılı KTK'nın 20. maddesi gereğince noter devir sözleşmesi ile yapılmasıdır. Bu şekle uyulmadan yapılan sözleşmeler geçersizdir. Somut olayda taraflar arasındaki sözleşme noterde yapılmadığından geçersizdir. Geçersiz sözleşme dolayısıyla taraflar aldıklarını aynen iade etmekle yükümlüdürler. Bu kapsamda geçersiz sözleşme nedeni ile davacı taraf davalıya banka kanalı ile 60.000,00 TL ödeme yaptığını ispatlamış olup mahkemece bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmuştur. Davacı vekili her ne kadar satım bedelinin 125.000,00 TL kararlaştırıldığını ileri sürmekte ise de; bu husus ancak yazılı delille ispatlanabilecek olup tanık beyanı ile ispatı mümkün değildir. Yine davacının sunduğu whattssapp yazışmalarının incelenmesinde de sözleşme bedelinin belirtilen bu miktar olduğuna dair bir ifadeye rastlanmamıştır. Davacı vekilince her ne kadar 15.000,00 TL'lik ödemeye ilişkin delillerinin toplanmadığı ileri sürülmüş ise de, mahkemece davacı tarafa bu konuda ödeme belgeleri ile faturaları sunması için usulüne uygun süre verildiği, ancak davacı vekilince bu belgelerin sunulmadığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili dava dışı bir şirkete müzekkere yazılarak faturaların temini istemiş ise de, davacı yaptığını iddia ettiği masraflar için ödeme yaptığını, yazılı belge ile kanıtlayabilecek olup davacı bu yönde bir belge sunamadığından dava dışı üçüncü kişiden faturaların istenmesinin sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Öte yandan, davacı vekili, ... plakalı aracın devri ile ilgili bir karar verilmediğini de istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Öncelikle bu araç eldeki davanın konusu olmadığı gibi davacı dava dilekçesinde bu aracın bedelinin 65.000,00 TL olduğunu ve aracın bu miktar için mahsuben üçüncü kişiye devredildiğini belirtip bedelin iadesini istemiştir. Yukarıda açıklandığı üzere davacı, davalı ile anlaştıkları bedelin 125.000,00 TL olduğunu ispatlayamadığı gibi ... plakalı aracın da davalının isteği ile üçüncü kişiye sözleşme bedeline mahsuben devredildiğini ispat edemediğinden davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 215,45 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.07.12.2023