Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2016/624 E. 2003/1 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2016/624
- Karar No
- 2003/1
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/755 KARAR NO: 2024/1038 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/02/2021 NUMARASI: 2016/624 Esas - 2021/146 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) BİRLEŞEN İZMİR 4.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2016/1176 ESAS 2017/723 KARAR SAYILI DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) BİRLEŞEN İSTANBUL 8.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2017/443 ESAS 2017/547 KARAR SAYILI DAVA: Portföy Tazminatı İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/07/2024 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davalı/borçlunun İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında yapılan icra takibine, 31.05.2016 tarihli itirazı üzerine icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının takibe itirazının müvekkilinin alacaklı olduğundan haksız ve hukuka aykırı, tamamıyla zaman kazanmaya yönelik olduğunu, haksız itirazın iptali ile takibin devamı için işbu davanın açılmasının zorunlu olduğunu, davalının 30.12.2015 tarih ve ... sayılı fatura içeriği malzemeleri müvekkiline teslim etmediğinden, iade faturası düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini, davalının haksız olarak faturayı iade ettiğini, müvekkilinin 30.12.2015 tarihli faturaya karşılık malların teslim edileceği ümidiyle 10.000,00 TL. yi 24.03.2016 tarihinde banka havalesiyle davalıya gönderdiğini, müvekkilinin iade faturası ve yaptığı ödeme nedeniyle müvekkilinin 10.000,00 TL davalıdan 320 hesaptan alacaklı olduğunu, fatura konusu malzemelerin müvekkiline teslim edilmediğini, aksi yönde iddiası var ise davalının bu iddiasını ispat ile yükümlü olduğunu, davalının müşteriler hesabı (120) yer alan borcuna önce ihtarname ile itiraz ettiğini, bilahare icra müdürlüğü dosyasına yaptığı itiraz beyanında kabul ile ödemeyi yaptığını, arz edilen nedenlerle işbu itirazın iptali davası zorunlu olduğunu, davalının İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... Esas dosyası ile başlatılan takibe itirazının iptali ile takibin aynı şartlarla devamına, haksız itiraz nedeniyle davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davacı-alacaklı tarafa ödemesine karar verilmesini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının iddia ettiği hususların tamamen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kabulünün kesinlikle mümkün olmadığını, müvekkili şirketin merkezi İzmir'de bulunduğundan hem takibin yetkisiz icra müdürlüğünde yapıldığını, hem de davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetki itirazında bulunduklarını, dosyanın talep halinde İzmir mahkeme ve icra dairelerine gönderilmesine karar verilmesini, davacı tarafından müvekkiline 03.05.2016 günü tebliğ edilen ve hiçbir hukuki dayanağı bulunmayan "30.04.2016 tarih ve ... sıra no'lu iade faturasına" müvekkilınce İzmir ...Noterliği'nin 06.05.2016 tarih ve ... yev.no.lu ihtarname ile açıkça itiraz edildiğini, İzmir ...Noterliği'nin 27.05.2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile davacının ikinci haksız ihtarına da yanıt ve itirazlarını sunduklarını, davacının İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasıyla aleyhine başlattığı takip üzerine müvekkilinin defter, belge ve kayıtlarını incelediğini, ileri sürülen borcun 6.069,29 TL kısmını kayıtları ile teyit ettiğini ve bu tutarı ve ferilerini takip dosyasına ödediğini, ancak davacının işbu haksız dava ile de talep ettiği şekilde bakiye 10.000,00 TL müvekkilinin borcuna rastlamadığını, müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, alacağın tahsili için İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla davacıya karşı takibe geçildiğini, ayrıca müvekkilinin bayilik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle uğradığı zararların tazminine ilişkin diğer her türlü talep ve alacak haklarının saklı olduğunu, alacağın dayanağı olarak gösterilen ne Türk Ticaret Kanunu ne Vergi Usul Kanunu ne de başkaca bir mevzuatta yeri ve hiçbir hukuki dayanağı bulunmayan 30.04.2016 tarih 35146 no.lu "iade faturasına" müvekkili tarafından açıkça itiraz edildiğini, davacının ileri sürdüğü bu sözde alacağını Türk Ticaret Kanunu ve HMK hükümlerine göre kesin ve birbirini doğrulayan yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini, bu davada ispat yükünün alacaklı olduğunu iddia eden davacıda olduğunu, müvekkilinin işbu davaya konu takipte kısmi ödemede bulunmasının bu hukuki gerçeği değiştirmeyeceğini, gerek davacının gerekse müvekkilinin ticari defter, belge ve kayıtlarının incelenmesiyle de davacının ileri sürdüğü takip ve itiraza konu bir alacağın hiçbir şekilde bulunmadığının açıkça ortaya çıkacağını, belge ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasını talep ettiklerini, öncelikle yetki itirazlarının kabulüne, mahkemece esasın incelenmesine geçilmesi halinde haksız ve mesnetsiz olarak açılmış bulunan huzurdaki davanın reddine, davacı tarafın %20 oranında kötü niyet tazminatı ödemesine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1176 Esas 2017/723 Karar sayılı dosyada; Dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini, davalı borçlunun yetki itirazının yerinde olmadığını, müvekkili şirketin davalı borçlu şirketten alacaklı olduğunu, takip dayanağı ... sıra nolu 30/12/2015 tarih ve 50.000TL bedelli faturanın davalı şirkete tebliğ edildiğini ve davalın borçlu şirketin ticari defterlerine işlediğini ayrıca vergi dairesine BA-BS formları ile yasal bildirimde bulunduğunu, davalı borçlu şirketin malları teslim almadığına ilişkin iddialarının maddi ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davalı borçlu tarafından gönderilen iade faturasına İzmir ...Noterliğinin 06/05/2016 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, davalı borçlunun müvekkili şirketten alacaklı olduğu iddialarının tamamen gerçek dışı olduğunu, gerek davalı şirketin gerek müvekkili şirketin ticari defter ve belgelerinin incelenmesi ile bu durumun ortaya çıkacağını, BA-BS formlarının celbi ile de bu iddialarının doğrulanacağını, açıklanan nedenlerle davalı tarafından yapılan itirazın tamamen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup kabulünün mümkün olmadığını, davalı borçlunun icra takibine yaptığı haksız itirazlarının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap dilekçesinde özetle; Yetkili icra dairesinin Çağlayan İcra Müdürlükleri olduğunu, icra takibine konu dayanak fatura içeriği malzemelerin müvekkiline teslim edilmediğini, malların teslim edildiğine dair ispat yükünün davacıda olduğunu, fatura altında teslim eden, teslim alan bölümünde imza bulunmadığını, açılan davanın reddi ile İstanbul 9 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/624 esas sayılı dosyasının dava dosyamızla arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunu ve birleştirilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/443 Esas 2017/547 Karar sayılı dosyada;Dava dilekçesinde özetle; 01/07/2014 başlangıç tarihli bayilik sözleşmesinin tek taraflı ve haksız şekilde feshedildiğini, müvekkili şirket tarafından sözleşme ve yasaya uygun tüm koşulların iyiniyetle yerine getirildiğini, davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından gerçek dışı, haksız ve zorlama gerekçelerle işbu bayilik sözleşmesinin Kadıköy ... Noterliği’nin 18.05.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiğini, davalı şirketin işbu haksız fesih bildirimini içeren ihtarnamesine karşı, müvekkili şirket tarafından İzmir ... Noterliğin 27.05.2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edildiğini, ayrıca tek taraflı ve haksız şekilde hükümsüz kılınması ile kaynaklanmış zararların tazmini hususunda müvekkili şirketin talep ve dava haklarının saklı tutulduğunu, ihtarnamede belirtilen tutarın ödenmemesi halinde tahsili için yasal yollara başvurulacağı hususu ihtar edildiğini, müvekkili şirketin uğradığı zararların; TTK.m. 121/4 gereğince başlanmış işlerin tamamlanmamasından kaynaklanan 20.000-TL, TTK.m 122/1 gereğince denkleştirme (portföy) tazminatı olarak 20.000-TL, TBK.m. 125/3 gereğince sözleşmenin hükümsüz kalmasından kaynaklanmış zararları için de 10.000-TL olmak üzere şimdilik toplam 50.000-TL'nin davalı şirketten tahsili ile davacı müvekkili şirkete ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini, dava ve talep etmiştir.Cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın belirsiz, tevilli ve gerçeğe uyumsuz anlatımı olan dava talebinin zamanaşımına uğradığını, halen devam eden iki dava olduğunu, bunlardan ilk açılanın İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/624 E. Sayılı dosyası olduğunu, işbu davanın davalı taraf ... Ltd. Şti.'nin işbu davanın davacısı ... Ltd. Şti.'den alacağı olup olmadığına ilişkin olduğunu, mahkemenizde görülen 2017/443 E. Sayılı dosyasının yargılama ekonomisi ve hızlanması açısından İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/624 Esas Sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "davalı distribütör ...'nın sözleşmeyi haksız olarak feshettiğinin kabulü gerekeceği, bu sözleşme ile davacı şirkete (...) tekel hakkı verilmemiş olduğu için davacının davalıdan portföy tazminatı (denkleştirme bedeli) talep etme hakkının olmadığı, davacının bir diğer talebinin haksız fesih nedeniyle sözleşmenin devam ettiği sırada başlandığı halde tamamlanmamış işler dolayısıyla mahrum kalınan kazancın tazmini talebi olup, böyle bir kazançtan mahrum kaldığına dair bir delil dosyaya sunulmamıştır. Davacının haksız fesihten kaynaklanan bir diğer talebi; sözleşmenin normal süresinin sonuna kadar uygulanacağı inancıyla yaptığı masrafların tazmini talebidir. 29/12/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; davacı/bayinin yapmış olduğu böyle bir yatırımın varlığı tespit edilememiştir. Açıklanan nedenlerle; her ne kadar sözleşme haksız olarak feshedilmiş olsa dahi davacının davalıdan haksız fesih nedeniyle talep edebileceği bir hakkı bulunmamakta olup, asıl dava yönünden ve birleşen İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/443 Esas sayılı davanın reddine, birleşen İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1176 Esas sayılı dava yönünden; davacının davasının kısmen kabul ve kısmen reddine, ..." karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı-birleşen davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı-birleşen davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Asıl davada hükmün dayanağını teşkil eden 29.12.2020 tarihli raporunda Bilirkişi Heyeti, 05.08.2019 tarihli rapordaki (bilirkişilikten geçici olarak men edilen Sayın Prof. Dr. ... tarafından sunulan kök rapor) verilerin baz alındığını ifade ettiğini, ancak, 05.08.2019 tarihli bilirkişi raporunda, davalı - birleşen dosya davacısının 2014-2015 ve 2016 yıllarına ilişkin tutmakla yükümlü olduğu ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutulmadıkları ve envanter defteri'nin ibraz edilmediğinin açıkça ifade edildiğini ve bilirkişi heyeti tarafından da bu tespitler 29.12.2020 tarihli raporda alıntılanmış olmasına rağmen, Davalı - Birleşen Dosya Davacısının defter kayıtları dayanak gösterilmek suretiyle davacı şirketin, Davalı - Birleşen Dosya Davacısından alacağı olmadığı yönündeki mütalaanın kabulü ve bu bilirkişi raporları esas alınarak tesis edilen hükmün hukuka uygun olmasının mümkün olmadığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı - birleşen dosya davacısı tarafından düzenlenen 30.12.2015 tarih ve ... sayılı 50.000,00 TL bedelli fatura ile davacı şirket tarafından düzenlenen 30.04.2016 tarih ve ... numaralı 50.000,00 TL bedelli iade faturasından kaynaklanmakta olduğunu, bu hususun hem 05.08.2019 tarihli raporda hem de 29.12.2020 tarihli raporda ifade edildiğini, davacı şirket tarafından davalı - birleşen dosya davacısına 10.000,00 TL ödeme yapıldığını ve malların gönderilmesinin beklendiğini, ancak, davalı - birleşen dosya davacısı tarafından düzenlenen 30.12.2015 tarih ve ... sayılı 50.000,00 TL bedelli faturaya konu malların davacı şirkete teslim edilmediğini, davacı şirket tarafından 30.04.2016 tarih ve ... numaralı 50.000,00 TL bedelli fatura düzenlenerek davalı - birleşen dosya davacısı'na gönderildiğini, davalı - birleşen dosya davacısı tarafından işbu faturanın haksız ve mesnetsiz olduğundan dolayı kabul edilmediğini, fatura içeriği malların teslim edildiğinin ispat külfetinin davalı - birleşen dosya davacısının olduğunu, davalı - birleşen dosya davacısının malların teslim edildiğine ilişkin teslim belgesi/kargo gönderi belgesi/gönderi barkodu/ambar tesellüm fişi vs herhangi bir belge sunamadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı-karşı davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: davalı-karşı davacı şirketin takip dayanağı ... sıra no.lu 30.12.2015 tarihli ve 50.000,00 TL bedelli faturasının, davalı/karşı davacı şirkete tebliğ edildiğini, davalı/karşı davacı şirketin 8 günlük yasal süre içerisinde anılı faturaya itiraz etmediğini, işbu faturayı ticari defterlerine işlediğini, ayrıca BA-BS formları ile bu fatura hakkında yasal bildirimde de bulunduğunu, davalı/karşı davacı şirketin, fatura konusu malların tamamını teslim almasına, faturayı ticari defter ve kayıtlarına işleyip vergi dairesine bildirimde bulunmasına rağmen, fatura bedelini ödemediğini, faturanın kesinleşmesinden 4 ay sonra 30.04.2016 tarihli ... sıra no.lu sözde iade faturasını düzenleyerek müvekkil şirkete gönderdiğini, şirketin hiçbir hukuki dayanağı bulunmayan işbu iade faturasına İzmir ... Noterliği'nin 06.05.2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile açıkça itiraz ettiğini beyanla; istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava ve birleşen davalar; ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile asıl davanın ve birleşen İstanbul 8.Asliye Ticaret mahkemesinin 2017/443 Esas dosyaları yönünden davaların reddine, birleşen İzmir 4 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1176 E. Dosyası yönünden davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiş asıl dava ve birleşen İzmir 4 Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası hakkında verilen kararlar yönünden davacı birleşen davalı ... Ltd.Şti vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; dosyada toplanan delillerin hüküm kurmaya elverişli olup olmadığı, mahkemenin delilleri değerlendirmede hataya düşüp düşmediği noktasındadır. Davacı/birleşen dosya davalısı tarafından davalı hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile "mal bedeli, faturalar, hesap muavini (120 ve 320 hesap bakiyesi) ihtarname" borcun sebebi gösterilerek 16.069,29 TL asıl alacağının tahsili istemiyle ilamsız takip başlatıldığı, takibe fatura ve ihtarname örneklerinin eklendiği, borçlu tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği ayrıca 6.069,29 TL lik kısım kabul edilerek bakiye 10.000,00 TL yönünden borca itirazı üzerine takibin itiraz durduğu ve süresinde itirazın iptaline ilişkin iş bu davanın açıldığı görülmektedir. Davalı birleşen dosya davacısı tarafından davacı hakkında, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile "30/12/2015 düzenleme tarihli 50.000 TL bedelli bir adet fatura alacağı" borcun sebebi gösterilerek 50.000 TL asıl alacağının tahsili istemiyle ilamsız takip başlatıldığı, takibe fatura suretinin eklendiği, borçlu tarafından icra dairesinin yetkisine ve borca itirazı üzerine takibin durduğu ve süresinde İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1176 E. Dosyası ile itirazın iptaline ilişkin dava açıldığı ve asıl dosya ile birleştirilmesine karar verildiği görülmektedir. Davalı birleşen dosya davacısı tarafından davacı hakkında İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/443 E. Dosyası ile; Bayilik sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği gerekçesiyle TTK 121/4 gereği başlamış işlerin tamamlanmamasından kaynaklanan, TTK 122/1 gereği portföy tazminatı ve TBK 125/3 sözleşmenin hükümsüz kalmasından kaynaklanan zarar adı altında toplam 50.000 TL tutarında tazminat davası açıldığı ve asıl dosya ile birleştirildiği görülmektedir. Bu dosyada davanın reddine dair verilen karar yönünden taraflarca istinaf istemi bulunmadığından istinaf incelemesi kapsamı dışında tutulmuştur. Bu durumda istinaf incelemesi davacı/birleşen davalının 10.000 TL tutarındaki açık hesaptan kaynaklanan alacak istemine ilişkin talep ve davalı/ birleşen davacının 50.000 TL tutarındaki fatura alacağına ilişkin talepler yönünden yapılmıştır. Asıl dava yönünden davacının iddiası davalıya sipariş ettiği mal için gönderdiği 10.000 TL nin malların kendisine teslim edilmemiş olması nedeniyle iadesi gerektiği iddiasına dayanmaktadır. Birleşen dava yönünden davalı/birleşen davacının iddiası; 30/12/2015 tarihli faturanın davalıya tebliğ edildiği, faturanın her iki tarafın ticari defterlerine kaydedildiği, faturaya konu malların tamamının davalı şirkete teslim edildiği, davacı/birleşen davalının BA formuyla bağlı olduğu vergi dairesine bu durumu bildirdiği, borcu ödememek için 4 ay sonra iade faturası düzenlediği, bu faturanın İzmir ... Noterliği vasıtası ile davacı/birleşen davalıya iade edildiği belirtilerek alacak isteminde bulunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2.fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil eder. (Emsal Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamı) Taraflar arasında uyuşmazlık konusu alışveriş konusunda yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte davacı ve davalı beyanlarından taraflar arasında ticari bir satım ilişkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosyaya alınan bilirkişi raporları ile her iki tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede; tarafların ibraz edilen ticari defterlerinin açılış ve kapanış kayıtlarının süresinde yapıldığı tespit edilmekle birlikte davalının envanter defterin ibraz edilmemiş olması nedeniyle 2014,2015 ve 2016 yıllarına ait tüm yasal ticari defterlerin birbirlerini teyit ettiğini söylemek mümkün olmadığı (HMK 222/2), kayıt nizamı bakımında VUK 215-219 ve tebliğe uygun olduğu belirtilmiştir. Her iki tarafın ticari defterleri arasındaki mutabakatsızlığın tek sebebinin davacı/birleşen davalı tarafından davalı/birleşen davacı adına düzenlenen 30/04/2016 tarihli iade faturasından kaynaklandığı, bu fatura dışında kayıtların uyumlu olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafından davacı adına düzenlenen 30/12/2016 tarihli faturanın davacı ticari defterlerini kaydedildiği, yasal 8 günlük süresinde itiraz edilmediği, fatura üzerinde malları teslim alınmadığına dair bir itirazı kayıt bulunmadığı, bu durumda bu fatura konusu malların davacı/birleşen davalıya teslim edildiğinin kabulü gerektiği, bu karinenin aksinin yani malların kendisine teslim edilmediğinin ispat yükü altında bulunan davacı birleşen davalı tarafından bu yöne ilişkin bir delil sunulmadığı, savunmasının ispatlanmadığı, faturayı teslim aldıktan 4 ay sonra düzenlediği iade faturasının da davalı/birleşen davacı tarafından kabul edilmeyip noter kanalı ile iade edilmesi karşısında; bilirkişi hesaplamalarında bu fatura tutarınca davalı birleşen davacının alacağı olduğu kabulünden hareketle yapılan hesaplamaya göre asıl dava yönünden takip tarihi itibarıyla davacının herhangi bir alacağının bulunmadığı, birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında görülen dava yönünden takip tarihi itibarıyla birleşen davacının 34.297,00 TL alacağı olduğu hesaplanmıştır. Yapılan hesaplama dosya içeriğine uygun, denetime elverişli olup ilk derece mahkemesince her iki dosya yönünden kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı/birleşen davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı-birleşen davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı-birleşen davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.066,91 TL nispi karar ve ilam harcından, asıl dava yönünden alınması gerekli olan 427,60 TL maktu ve birleşen dava yönünden 2.342,82-TL nispi karar harcı toplamı olan 2.770,42 TL'nin mahsubu ile 1.703,51 TL harcın davacı-birleşen davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davacı-karşı davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 05/07/2024