Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2016/25 E. 2023/451 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2016/25
- Karar No
- 2023/451
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/71 KARAR NO : 2024/326 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/25 KARAR NO : 2023/451 KARAR TARİHİ : 23/05/2023 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/01/2016 KARAR TARİHİ : 23/05/2023 YAZIM TARİHİ : 23/05/2023 BİRLEŞEN İZMİR 3. ATM 2018/166 E - 2018/159 K DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAİRE KARAR TARİHİ : 08/02/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/02/2024 İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/05/2023 Tarih ve 2016/25 E.2023/451 K. sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların ... Genel Müdürlüğü'nde hizmet alımı yolu ile yapılan sayaç okuma işinin ihalesini alan yüklenici firmalar olduğunu, bu firmaların işçisi olarak davacı İdarede çalışan ...'ın davacı aleyhine İzmir 4. İş Mahkemesi'nin 2013/136 E. sayılı dosyası üzerinden açmış olduğu kıdem tazminatı, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacağı talepli dava neticesinde 28.05.2014 tarih ve 2014/467 K. sayılı kararı ile 1.000,00.-TL net kıdem tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedildiği, bu kararın Yargıtay tarafından onandığı ve davacı tarafından İzmir 26. İcra Müdürlüğü'nün 2014/9382 Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu; davacı İdare tarafından anılı icra 08.08.2014 tarihinde yatırılan 38.269,42.-TL, 10.06.2015 tarihinde 1.936,78.-TL ve ayrıca 06.08.2014 tarihinde buna ilişkin ödenen 235,15.-TL gelir ve damga vergisi ödendiği; ayrıca İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün 2015/8500 Esas sayılı dosyasına 29.06.2015 tarihinde 2.875,09.-TL ödeme yapıldığını; ...'a yapılan bu ödemelerin işçiyi çalıştırdıkları dönemler yönünden davalı şirketlerin sorumlu olduklarından bahisle yapılan ödemelerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... Şti. Ve ... Şti.'ne usulüne uygun tebliğata rağmen davaya cevap verilmemiştir. Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların, müvekkilinin sayaç okuma işinin ihalesini aldıklarını, davalı şirketler bünyesinde çalışan ...'ın müvekkili aleyhine kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti ve yıllık izin ücreti alacağına ilişkin dava açtığını ve müvekkilinin ödemeler yapmak zorunda kaldığını, davalıların 4857 Sayılı İş Kanunu kapsamında doğan alacaklardan sorumlu olduklarını, dava dışı diğer yüklenici şirketler hakkında İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/25 Esas sayılı dosyası ile dava açıklarını ve halen derdest olduğunu belirterek, İdare tarafından yapılan ödemelerin davalılardan tahsilini, HMK 166 gereğince İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyada davalı ... A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili şirkete rücu etmesinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, ... isimli işçinin müvekkili şirket ... AŞ'ye devredilen ... AŞ şirketinde 24.07.1993 tarihinde çalışmaya başlamış, şirket devrinden önce, ... ve ... AŞ arasında akdedilen hizmet protokollerinin sona ermesi nedeniyle 30.04.1996 tarihinde iş akdi feshedilerek çalışmasına son verilmiş olup, ... AŞ'de çalışması karşılığı hak etmiş olduğu kıdem tazminatının da kendisine ödendiğini, hukuki dayanağı bulunmayan davanın reddedilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyada davalı ... A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili şirkete rücu etmesinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, davacı idarenin rücuen tahsil talebinin haksız olduğunu, davacının 02/05/1996 tarihinde müvekkili şirketin işçisi olarak ... Genel Müd. İle müvekkili şirket arasında yapılan Sayaç Okuma Hizmetleri protokolü kapsamında çalıştırılmak üzere sayaç okuma işçisi olarak işe alındığını, İdare'nin 06/03/1998 tarih ve 127...35/71.351 sayılı yazısında belirtildiği üzere, yönetim kurulu kararı uyarınca müvekkil şirketin Yeşilyurt ve Narlıdere bölgelerinde yürütülmekte olan sayaç okuma hizmetlerine son verildiğini, ...'ın iş akdinin 02/03/1998 tarihi itibariyle sona erdirildiğini, işçinin bu çalışması karşılığı hak etmiş olduğu kıdem tazminatının da kendisine ödendiğini, dava konusu edilen tutarlardan ... Genel Müdürlüğü ile birlikte işçinin son işvereninin sorumlu tutulması gerektiğini, hukuki dayanağı bulunmayan davanın reddedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; asıl dava dosyası yönünden davanın kısmen kabulü ile; 12.871,61 TL' nin davalı .... ŞTİ' den, 3.134,41 TL' nin davalı ... ŞTİ' den, 08/08/2014 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen izmir 3. asliye ticaret mahkemesi' nin 2018/166 esas sayılı dava dosyası yönünden davanın reddine dair karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davacı, istinaf talebinde bulunmuştur. BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı istinaf dilekçesinde, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, -açılacak olan rücu davalarında daha evvel açılmış davanın rücu davasındaki davalıya ihbar edilmemiş olmasının bu davalıyı rücu edilecek alacak sorumluluğundan kurtaracağı yönünde yasal bir düzenlemenin mevcut olmadığını, bu nedenle hukuka aykırı bu tespitin hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, -her ne kadar birleşen davalıların ibraname nedeniyle sorumluluklarının kalmadığı belirtilmişse de söz konusu ibranamenin hukuken geçerli bir ibraname olmadığını, davalıların sorumlu oldukları meblağların ödendiğine dair herhangi bir ödeme dekontu sunulmamış olup herhangi bir tarih de içermediğini, -mahkeme tarafından birleşen dosya davalılarını ibraname nedeniyle sorumlu olmadıkları yönünde hüküm tesis edilmişse de söz konusu ibranamenin hukuken geçerli olup olmadığı yönünde bir araştırma yapılmamış ve eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesis edildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Asıl davada davacı HMK' nın 180. maddesi uyarınca davasını tam ıslah ettiğini belirterek dava dilekçesinde taraf olmayan şirketlerin davalı olarak dava yer almasını talep etmiş, mahkemece iş bu talep mümkün görülmeyerek reddedilmiş ve davacı dava dışı şirketleri de taraf göstererek İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava ikame etmiş açılan dava yeni esasa kaydedilmiş ve bu dava dosyası ile birleştirilmiştir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanununa göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar (Yargıtay 6. H.D. 2022/198 E., 2023/1154K. ). Davacı kurum ile davalı arasında yapılan hizmet sözleşmesi ile davalı yüklenici bir işi kendi işçileri ile yapmayı üstlenmiştir. Çalışan işçiler davalı işçileridir. Davacı işverenin iş hukukuna göre işçiye karşı sorumlu olmasına ilişkin hükümlerin taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine yansıtılması mümkün değildir. İşçinin davacı işveren ile bir ilişkisi bulunmadığından sözleşmede aksine bir hüküm bulunmaması halinde yüklenici işçinin tüm sosyal ve maddi haklarından sorumludur(Yargıtay 6. H.D. 2021/6426 E., 2023/1085K. ) Somut olayda, dava dışı işçinin ... Genel Müdürlüğü davalı olarak gösterdiği, kıdem tazminatı, fazla çalışma ve yıllık izin alacağının tahsili için İzmir 4. İş Mahkemesi' nin 2023/136 Esas sayılı dava dosyasında yargılama yapıldığı, mahkemece 10.000-TL net kıdem tazminatına hükmedildiği, diğer taleplerin reddedildiği verilen hüküm Yargıtay 7. H.D.' nin 13/04/2015 tarihli onama kararı ile kesinleştiği, işçi tarafından başlatılan takiplere davacı tarafça toplam (dava dilekçesinin ekinde yer alan kurum ödeme emri ve celp edilen takip dosyalarının yazı cevapları sonucu) 43.316,44-TL'nin ödendiği, İşçinin davacı işveren ile bir ilişkisi bulunmadığından (davacıda çalıştığı dönem dışında) sözleşmede aksine bir hüküm bulunmaması halinde yüklenici işçinin tüm sosyal ve maddi haklarından asıl ve birleşen davada davalılar işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak sorumlu olduklarından yerel mahkemece de hüküm kurmaya elverişli son alınan bilirkişi raporundaki hesaplama, dava dışı işçinin dosya arasında bulunan SGK kaydı ile uyumlu olduğundan ve bu verilere göre işçinin asıl ve birleşen davalılar ile dava dışı 3. Kişide ki çalışma süreleri üzerinden hesaplama yapıldığından hükme esas alındığı, birleşen davada ki davalılar ile işçi arasında ibraname düzenlendiğinden ve ibranamenin tarihi nazara alındığından geçerli olduğu anlaşılmakla karar usul ve yasaya uygun olmakla asıl ve birleşen dava yönünden davacı vekilinin tüm istinaf sebeplerinin HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/05/2023 Tarih ve 2016/25 E.2023/451 K. sayılı kararı usul ve yasaya uygun olmakla asıl ve birleşen dava davacı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf talebinde bulanan davacı tarafından ayrı ayrı yatırılan toplam 359,80 TL istinaf karar harcının mahsubu ile kalan 67,80 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ve müzakere neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 08/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.