Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2016/20400 E. 2018/5505 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2016/20400
- Karar No
- 2018/5505
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/775 KARAR NO : 2024/403 DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 24/11/2023 KARAR TARİHİ : 11/06/2024 Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava dışı ... dan taksitli ticari kredi kullandığını, borcunun bir kısmını ödeyemediğini ve Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi ... E.Sayılı dosyası ile Asıl Alacak ... TL ile takip başlatmış Yıllık % 38,84 sabit faizi talep edildiğini, dava Tarihi itibari ile ... TL borçlu bulunduğunu ve yine Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile Asıl Alacak ... TL ile takip başlattığını, Yıllık % 38,84 sabit faizi talep edildiğini, dava Tarihi itibari ile ... TL borçlu bulunduğunu, ...'ın alacağını ...'ye Temlik ettiğini, davalı bankanın müvekkilinin kullanmış olduğu Ticari Kredide ödeme planında görüleceği üzere Temerrüt faizi konusunda anlaşma yapılmamış ise Akdi faizin % 50 fazlası Temerrüt faizi uygulanacağı Ek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Antalya Bölge Adliye Mahkeme kararında da açıkça belirtildiği gibi '' Ticari Kredilerde her kredi yönünden kredi ödeme planı ve kredi sözleşmesindeki Akdi ve Temerrüt Faizleri yazılı ise bu miktar üzerinden Temerrüt faizi konusunda anlaşma yapılmamış ise müşterinin kullanmış olduğu kredi akdi faiz oranın % 50 fazlası baz alınarak Temerrüt faizi uygulanması gerekeceğinin açık olduğunu beyan ederek; müvekkilinin ticari kredisine ilişkin icra dosyasından dava Tarihi itibari ile dosya kapak hesabı alınarak Yargıtay Kararları dikkate alınarak konusunda uzman bir Bilirkişi incelenmesi ile dava Tarihi itibari ile borçlu olmadığı miktarın tespitini talep etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; harçtan muaf olduklarını, görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, işletilen faizde hukuka aykırılık olmadığını beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, menfi tespit davasıdır. Dava dilekçesindeki anlatım içeriği dikkate alındığında, talebin faize yönelik menfi tespit talebi olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Menfi tespit davası, normal bir hukuk davası gibi açılır. Borçlu, itirazın kaldırılması sırasında tetkik merciinde (m. 68-68a) ileri sürüp ispat edemediği itiraz ve def’ilerini, menfi tespit davasında yeniden ileri sürebilir; çünkü itirazın kaldırılması kararı, menfi tespit davasında kesin hüküm teşkil etmez. Nitekim aynı ilkeler, T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.03.2010 gün ve 2010/19-123 E. 2010/154 K; 07.12.2011 gün ve 2011/13-576 E. 2011/747 K sayılı kararında da vurgulanmıştır. (T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2011/19-622 esas, 2012/9karar, Tar. 18/01/2012) İlkesel olarak yargı kararlarına bakıldığında; Kısmi menfi tespit davası açılamaz. Böye bir durumda, mahkemece harcın tamamlattırılması gerekir.(Yargıtay 19. HD., 2016/20400 E., 2018/5505 K., 2012/8341 E, 2013/3997 K, 2015/14071 E, 2016/2564 K, 2015/7720 E, 2016/4845 K, 2016/7775 E, 2017/4600 K, 2016/14070 E, 2017/7936 K, 2016/19417 E, 2018/4868 K, 2017/2989 E, 2019/798 K sayılı emsal ilamları ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. HD., 2019/151 E, 2019/1938 K sayılı emsal ilamı) Ancak, somut olayda, talep faiz oranına ve dolayısıyla sonuç miktara ilişkin olduğundan kısmi dava açılmasında bir usulsüzlük yoktur. Menfi tespit davalarında tarafların haklılık durumunun dava tarihi itibariyle tespiti gerekir.(Yargıtay 19. HD., 2018/3676 E, 2020/106 K; 2017/3407 E, 2019/2006 K; 2014/20597 E, 2015/11667 K) İcra dosyası uyap üzerinden dosya arasına alınmıştır. Mahkememizce, dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiştir. 10/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında, asıl alacağa işlemiş faizin icra müdürlüğünce ... TL olarak hesaplandığı ancak kendi hesaplamalarına göre ... TL olduğu; Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında, asıl alacağa işlemiş faizin icra müdürlüğünce ... TL olarak hesaplandığı ancak kendi hesaplamalarına göre ... TL olduğu hususu bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir ve itirazlar/beyanlar alınmıştır. Davacı vekili, aşamalarda talep sonucunu ıslah etmiştir. Davacı vekilinin, rapordaki ilgili kısımda, faize ilişkin farkı değil, sonuç farkı dikkate alarak ıslah dilekçesi verdiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen). Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu dikkate alınarak; Davanın kısmen kabulü ile; Davacının, Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında; takip konusu asıl alacak olan ... TL'ye işleyen faiz olan ... TL'nin, ... TL'sinden borçlu olmadığının tespitine, Davacının, Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında; takip konusu asıl alacak olan ... TL'ye işleyen faiz olan ... TL'nin, ... TL'sinden borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davacının, Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında; takip konusu asıl alacak olan ... TL'ye işleyen faiz olan ... TL'nin, ... TL'sinden borçlu olmadığının TESPİTİNE, Davacının, Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında; takip konusu asıl alacak olan ... TL'ye işleyen faiz olan ... TL'nin, ... TL'sinden borçlu olmadığının TESPİTİNE, 2-Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, 3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... ₺ başvurma harcının, davalı harçtan muaf olduğundan, karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... ₺ peşin harç ve aşamalarda yatan ... ₺ ıslah harcı toplamı ... ₺ harç toplamının, davalı harçtan muaf olduğundan, karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... ₺'nin, haklılık durumu gereği; ... ₺'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... ₺'nin, haklılık durumu gereği, ... ₺'sinin davalıdan, ... ₺'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... ₺ vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... ₺ vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ...'in ve davalı vekili ...'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/06/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır