Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2015/9665 E. 2018/4335 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2015/9665
Karar No
2018/4335
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2021/485 KARAR NO : 2023/1729 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/12/2020 NUMARASI : 2018/659 Esas 2020/579 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 31.12.2018 KARAR TARİHİ : 30.11.2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 30.11.2023 İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.12.2020 tarih 2018/659 Esas 2020/579 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve asli müdahil vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, 29.01.2018 müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araca, karşı istikametten gelen, davalı ... tarafından ZMMS ve İMMS poliçeleri ile sigortalanan, dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın şerit ihlali yaparak çarptığını, müvekkilinin aracının yol kenarındaki araziye doğru taklalar attığını, İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/19 D.İş sayılı dosyasında tespit yaptırdıklarını, müvekkilinin aracında 179.863,64 TL hasar meydana geldiğinin, aracın tamirinin ekonomik olmadığının, 2. el rayiç değerinin 130.000,00 TL, sovtaj bedelinin 25.000,00 TL olduğunun, böylece gerçek zararın 105.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, raporun davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalının rapora itiraz ettiğini, ayrıca 07.02.2018 tarihinde ve 07.04.2018 tarihlerinde davalı ... şirketine ait mail adresine başvuru yapıldığını ancak ödeme yapılmadığını, davalı ... şirketinin temerrüde düştüğünü iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketine müracaat tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, tespit dosyasında sarf edilen 766,60 TL masrafın ve 485,00 TL vekalet ücretinin yargılama masrafı olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı tarafça cevap dilekçesi verilmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Mersin Emniyet Müdürlüğünün yazı cevabında ... plakalı aracın kaza tarihinde dava dışı ... adına kayıtlı olduğu, 13.02.2018 tarihinde Manisa Akhisar 2. Noterliğince elektronik ortamda dava dışı ...'a satıldığı ve halen bu kişi adına kayıtlı olduğu, kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsünün %100 oranında tam ve asli kusurlu olduğu, araçta yedek parça ve işçilik olmak üzere KDV dahil toplam 179.863,64 TL hasar meydana geldiği, aracın kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değerinin 130.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, aracın hurda bedelinin 40.000,00 TL olduğu, gerçek zararın 90.000,00 TL olduğu, dava dışı ... vekilinin davaya asli müdahale talep dilekçesi ibraz ettiği, araç sürücüsü sıfatıyla davanın ikame edildiğini, kaza tarihi itibariyle ... plakalı aracın malikinin müvekkili olduğunu ve aracın maliki sıfatıyla araç mülkiyetine dayalı öncelikli tazminat hakkının müvekkilinde olduğunu bildirerek 90.000,00 TL maddi tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davacı vekilinin müdahale talebini kabul etmediklerini, aracın müvekkili tarafından tamir ettirildiğini ve daha sonra araç sahibine teslim edildiğini, ancak tamire ilişkin ellerinde herhangi bir belgenin bulunmadığını beyan ettiği, asli müdahil vekilinin de aracın müvekkili tarafından kendi imkanlarıyla tamir ettirildiğini ve satıldığını, tamire ilişkin ellerinde herhangi bir belge bulunmadığını bildirdiği, davaya konu kazanın 29.01.2018 tarihinde meydana geldiği, kaza tarihi itibariyle davaya konu aracın kaza görmemiş ikinci el piyasa değerinin 130.000,00 TL olmasına karşın aracın kazadan 15 gün sonra kaza görmüş haliyle 152.000,00 TL bedel ile satılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davanın aracın satış tarihinden sonra 31.12.2018 tarihinde açılması ve davacı ile asli müdahilin aracı tamir ettirdiklerine ilişkin dosyaya herhangi bir belge ibraz etmemeleri nazara alındığında davanın ve asli müdahil tarafın davasının sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın ve müdahil tarafın davasının reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili ve asli müdahil vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, kaza sonrası müvekkilinin aracı tamir ettirerek müdahale talep eden ...'a teslim ettiğini, araç sahibinin herhangi bir zararının mevcut olmadığını, mahkemece tamire ilişkin bir belge mevcut olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, asli müdahil olan araç sahibinin, iş bu davada değil, müvekkiline karşı ayrı bir dava ikame ederek, aracın zararının kendisi tarafından giderildiğini ve tazminat hakkının kendisinde olduğunu iddia ve ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin kaza sonrası aracı sahibi olan asli müdahile aynen teslim mükellefiyetinin bulunduğunu, ilk derece mahkemesince aracın kaza görmemiş ikinci el piyasa değerinin 130.000,00 TL olmasına karşın aracın kazadan 15 gün sonra kaza görmüş haliyle 152.000,00 TL bedel ile satılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna dair gerekçesinin de hatalı olduğunu, ikinci el piyasasındaki fiyatların araç alıcılarına, araca ve talebe göre değişkenlik gösterdiğini, davalı ... şirketinin davaya süresinde cevap dilekçesi ve delil dilekçesi sunmadığını, bilirkişi raporlarına ve ek raporlara, ıslah dilekçesine itiraz etmediğini, mahkeme gerekçesinin davalı ... lehine düşecek şekilde olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Asli müdahil ... vekili, mahkemece alınan rapor içeriğine davalı yanca yargılamanın hiçbir aşamasında itiraz edilmediğini, ancak mahkemece aracın tamir edildiğine dair herhangi bir belge ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, faturanın varlığının hasar bedelinin tahakkuku için zorunlu unsur olmadığını, onarım faturası olmaksızın uzman bilirkişi marifetiyle tespit edilen hasar bedelinin zarar görene ödenmesi gerektiğini, davalı yanın, rizikonun ihbar edilen yerden farklı şekilde oluştuğunu aracın sigorta teminat dışında ve başka yerde hasarlanıp olay yerine getirildiğini soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlaması gerektiğini, 01.04.2008 tarihinde yürürlüğe giren Yalnız Maddi Hasarla Sonuçlanan Trafik Kazalarında Taraflarca Doldurulacak Kaza Tespit Tutanaklarına İlişkin Genelgede belirtilen esaslara göre düzenlenen tutanağın, trafik zabıtasınca düzenlenen Trafik Kaza Tespit Tutanağı hükmünde olduğunu, aksi ispat edilinceye kadar geçerli resmi belge niteliğinde olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ile ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olan davalı şirketten hasar bedeli istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davacının ve asli müdahilin davalarının reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Kaza tespit tutanağı içeriğine göre davacı ..., asli müdahil ... adına kayıtlı aracın sürücüsüdür. Her olaya göre, araç maliki yerine, sürücünün tazmin davası açmasında aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Tazminat davasında davacı olma ehliyeti, kural olarak mal varlığından doğrudan doğruya zarar gören kişiye aittir. Ancak, bir şeyi sözleşmeyle (kira, ariyet v.s.) elinde bulunduran kişi, onu aldığı gibi malikine aynen iade etmekle yükümlü olup, ödemek zorunda olduğu onarım giderlerini isteyebilecektir. Ne var ki, somut olayda kaza tarihindeki araç maliki asli müdahale talebinde bulunarak, bilirkişi raporunda belirlenen 90.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dolayısıyla, kazaya karışan araç sürücüsü olan davacının hasar tazminatı yönünden zilyet olarak dava açmakta hukuki yararı ve aktif dava ehliyetinin bulunmadığının kabulü gerekir. (Yargıtay 17. HD 19.04.2018 tarih ve 2015/9665 E. 2018/4335 K. Sayılı ilamı) Sonucu itibariyle davacı ... tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi yerindedir. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, davalı şirket tarafından sigortalanan ... plakalı araç sürücüsü ...'ın seyir halinde iken viraja girdiğinde hızını azaltmadığı, yola gereken dikkati vermediği, aracının hızını kullandığı aracın görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadan davacının sürücüsü olduğu aracın seyir şeridine girip seyir düzenini bozarak kazaya sebebiyet verdiği, KTK'nın 84. Maddesi gereğince kazanın meydana gelmesinde %100 oranında tam kusurlu olduğu, davacının ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı, kaza tutanağı, sürücü beyanları, fotoğraflar, bilgi ve belgelerin incelenmesinden davacının sürücüsü olduğu araçtaki hasarların nitelik ve boyut anlamında kaza tespit tutanağını doğrular şekilde uyumlu olduğu, tespit bilirkişi raporunda değişmesi gerekli yedek parçaların, bahse konu araca ait yedek parçalar olduğu ve değişmesinin gerektiği, yedek parça ve işçilik fiyatlarının piyasa rayiç değerlerine uygun olduğu, sonuç olarak araçta KDV dahil 179.863,64 TL hasar meydana geldiği, aracın kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değerinin 130.000,00 TL olduğu, onarımının ekonomik olmadığı, sovtaj bedelinin 40.000,00 TL olduğu, gerçek hasar bedelinin 90.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Hasar bedelinin talep edilebilmesi için aracın onarılmış olması zorunlu olmayıp, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli, usul ve yasaya uygun, dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince bu rapor doğrultusunda asli müdahil araç maliki ... tarafından açılan asli müdahale davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, aracın onarıldığının kanıtlanamadığı ve rayiç değerinden daha yüksek bedelle dava dışı üçüncü kişiye satıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Asli müdahil vekilinin istinaf sebepleri yerindedir. Bu durumda, davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, asli müdahil ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Asli müdahil ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08.12.2020 tarih 2018/659 Esas 2020/579 Karar sayılı sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; Davacı ... tarafından açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle REDDİNE, Davacı ... tarafından açılan dava yönünden alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 683,10 TL harçtan mahsubu ile bakiye 413,25 TL harcın talep halinde davacı ...'e iadesine, Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalı ...'ye verilmesine, Davacı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Asli müdahil ...'ın davasının KABULÜ ile, 90.000,00 TL maddi tazminatın asli müdahale dava tarihi olan 03.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile asli müdahil ...'a verilmesine, Asli müdahil ... tarafından açılan dava yönünden alınması gereken 6.147,90 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.540,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.607,90 TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, Asli müdahil ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak asli müdahil ...'a verilmesine, Asli müdahil ... tarafından peşin yatırılan 1.540,00 TL harcın davalı ...'den alınarak asli müdahil ...'a verilmesine, 4-İstinaf yoluna başvuran asli müdahil ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde asli müdahil ...'a iadesine, 5-Davacı ... yönünden istinaf karar harcı olan 269,85 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 210,55 TL'nin davacı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, 6-İstinaf başvurusu nedeniyle asli müdahil ... tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvuru, 24,50 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 186,6‬0 TL istinaf yargılama giderinin davalı ...'den alınarak asli müdahil ...'a verilmesine, 7-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı ... tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.30.11.2023

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2015/9665, K. 2018/4335, T. 30.11.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2015-9665-e-2018-4335-k-35474a065fc8