Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2015/5275 E. 2016/2424 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2015/5275
Karar No
2016/2424

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/238 Esas KARAR NO: 2024/604 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/10/2020 NUMARASI: 2019/124 Esas, 2020/456 Karar DAVA: MENFİ TESPİT (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 16/05/2024 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında müvekkili aleyhine takip başlattığını, ancak takibe dayanak fatura bedelleri toplamı 9.839,06 TL'nin 18/05/2018 tarihinde davalı alacaklının banka hesabına ödendiğini, bu nedenle borçları bulunmadığını, ancak davalının takibe devam ettiğini, davadan önce arabulucuya başvurmuşlarsa da anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek müvekkilinin takip dosyasında borçlu olunmadığının tespitine ve müvekkili lehine % 20 oranında icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevabında; davacı borçlunun takipten bir gün sonra asıl alacağı ödediğini, ancak taraflar arasındaki sözleşmede ödemede gecikme halinde aylık % 2 oranında gecikme faizi alınmasının kararlaştırıldığını, tarafların sözleşme ile kararlaştırdıkları bir ödeme günü var ise borçlunun temerrüdü için ayrıca bir ihtara gerek olmadığını, takibe dayanak faturalarda da vade tarihine kadar ödenmeyen fatura bedelleri için aylık % 1 gecikme faizi uygulanacağı ibaresinin yer aldığını, bu nedenle vadesinde ödenmeyen fatura bedelleri için takipte 106,17 TL işlemiş faiz de talep ettiklerini, ayrıca davalının takip harç ve masrafları ile icra vekalet ücreti yönünden de sorumluluğunun devam ettiğini savunarak davanın reddine ve müvekkili lehine % 20 oranında icra tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının takip tarihi 16/05/2018 tarihi itibariyle 9.839,06 TL borcu olduğu, ancak 18/05/2018 tarihinde borcu banka kanalı ile davalı alacaklıya ödediği ve borcu kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, davalı alacaklı kötü niyetli takip başlatmadığından davacının icra tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacı borçlunun takipten sonra ve ödeme emrinin tebliğinden önce asıl alacağı ödemesinin, borçlunun işleyen faiz, takip masrafları, takip harçları ve vekalet ücreti yönünden sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davalı alacaklının 9.839,06 TL asıl alacak, 106,17 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.945,63 TL alacağın tahsili için davacı borçlu aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip başlattığı, takibin itiraz edilmeyerek kesinleştiği, davacının borçlu olmadığının tespiti için bu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacı borçlunun takipten sonra ve ödeme emrinin tebliğinden önce asıl alacağı ödediği, bu nedenle borcu kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 1-Hukuki yarar dava koşulu olup, mahkeme dava şartlarını re'sen incelemekle görevlidir. Hatta, hukuki yararın sadece dava tarihi itibariyle değil, dava devam ettiği sürece ve hükmün kesinleşmesine kadar devamı da gereklidir.( Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2015/5275 E. 2016/2424 K. Sayılı kararı ) Somut olayda davacı borçlu, takibe konu fatura bedeli 9.839,06 TL'yi ödediğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Ancak dava sırasında davalı alacaklı 06/04/2019 tarihli dilekçesi ile, asıl borcun ödendiğini icra dairesine bildirmiştir. Bu durumda davacının asıl alacak yönünden de borçlu olunmadığının tespitini istemesinde hukuki yararı kalmamıştır. O halde mahkemece asıl alacak tutarı yönünden borçlu olunmadığının tespiti isteminin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, bu alacak kalemi yönünden de davanın kabul edilmesi doğru olmamıştır. Bununla birlikte dava tarihinde asıl alacağın ödendiği icra dosyasına bildirilmemiştir, asıl alacak için de icra işlemlerine devam edilme riski mevcuttur. Bu nedenle davacı borçlu, dava tarihi itibariyle asıl alacak kalemi yönünden borçlu olunmadığının tespitini istemekte haklı olduğundan, bu tutar yönünden yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulması gerekir. 2-Ayrıca icra takibinde 9.839,06 TL asıl alacak ve 106,17 TL işlemiş faizin, asıl alacağa yasal avans faizi yürütülerek tümünün masraf ve vekalet ücreti ile birlikte, kısmi ödeme halinde BK 100.madde uygulanarak borçludan tahsili talebinde bulunmuştur. Takipten sonra menfi tespit davasından önce asıl alacak ödenmiştir. Bu durumda Yargıtay HGK'nın 2020/(19)11-445 Esas, 2022/1077 Karar sayılı kararı uyarınca işlemiş faiz, asıl alacağın ödendiği tarihe kadar işleyecek faiz ile icra harç ve masrafları yönünden takibe devam edilmesi gerekeceği gözetildiğinde, mahkemece takipte talep edilen bu kalemler yönünden de davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kısmen hukuki yarar yokluğu nedeniyle, kısmen esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenlerle KABULÜ ile İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/124 Esas, 2020/456 Karar ve 14/10/2020 tarihli kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a) 9.839,06 TL asıl alacak tutarı yönünden borçlu olunmadığının tespiti isteminin hukuki yarar yokluğu nedeniyle REDDİNE, b)Fazlaya ilişkin borçlu olunmadığının tespiti isteminin esastan REDDİNE, c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 169,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 257,75‬ TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, davalı tarafından yatırılan 509,51 TL bakiye karar harcının istek halinde davalıya İADESİNE, d)Davacı tarafından karşılanan 816,50 TL yargılama giderinden dava tarihindeki haklılık oranına göre hesaplanan 807,75 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, e)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, f)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 9.839,06 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, g)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 106,57 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 169,84 TL harcın mahsubu ile bakiye 257,76‬ TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davalı tarafından yapılan 36,50 TL istinaf yargılama gideri ile 318,44‬ TL istinaf başvurma ve karar harçları olmak üzere toplam 354,94‬ TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,5-Davacı tarafından karşılanan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,6-HMK'nun 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştikten sonra yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b/2 bendi ile aynı yasanın 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.16/05/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2015/5275, K. 2016/2424, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2015-5275-e-2016-2424-k-2c9f8f27ce50